Murat Kirişci
: Kolay Kontrol
Edilebilir İnsanlığa Doğru Bir İmkan : Corona


12 Mart 2020


Coronanın, yeni dünya
düzenine geçişteki yeri nedir? Bu gidişatın başat aktör müdür? Aktörlerinden
birisi midir? İlk darbe vuran unsuru mudur?


Murat KİRİŞCİ


Bu virüs meselesi tıbbi bir salgın sorunu olmaktan çok
algı operasyonlarının ürettiği korku salgınına dönüştü. Sosyal medyanın da
gücünün zirve yaptığı bir zamanda öyle haberler öyle videolar öyle bilgiler
“anlık” koduyla paylaşılıyor/servis ediliyor ki insanlığın ortalama korkuları
tetiklenerek kalabalıklar kolayca yönetilebilir/yönlendirilebilir hale
geliyorlar. Bu hastalığın çıktığı günden beri insanlar üzerinde yaptığı
psikolojik baskı/panik çok ilginç.


Hayatın seyri, rutinler aksadı, aksamaya devam ediyor.
Uluslararası mobilite neredeyse durma noktasına geldi. Haberlerin ilk çıktığı
dönemlerde korku oluşmaya başlamasına rağmen uluslararası hareketlilikte bir
sorun yoktu. Ani ölüm vakalarının ürpertici bir şekilde sosyal medya
hesaplarına düşmesinin ardından kişi bazında korku körüklenirken devletler
bazında önlemler alınmaya başlandı.


Gerçekten tüm insanlığı tehdit eden bir yönü var mı
diye bakıldığında bu virüsün öldürücü yönü olmakla beraber daha tehditkar
virüsler, salgın hastalıklar mevcut. Aslında çeşitli ölüm vakalarının
istatistiki değerlerine bakıldığında bu virüsün ölmcül etkisi çok az ve
özellikle yaşlı kişilerin ölümüne sebep olduğu açıklanıyor.


Sanayi devriminin üretim tarzının getirdiği zorunluluk
ile şehirlerde yoğunlaşan nüfusun bu salgınlarla baş edebilecek gücü yok.
Kalabalıklar arttıkça kontrol zayıflıyor, sadece hastalıklarla ilgili değil her
tür sosyal problemde de kontrolsüz/fıtrat dışı bir hayat var şehirlerde.
İnsanın duyguları üzerinde ağır bir yük var. Çünkü insanlar arasına ciddi bir
mesafe koyuluyor ve bu mesafe güç eliyle değil insanlara rıza imal edilerek,
insanlar bu mesafeyi sanki kendileri tercih ediyormuş inancını yerleştirerek
yapıyorlar. Birbirine yabancılaşmış insanların yalnızlıklarını da unutturacak
sosyal medya vasıtaları da “anlık” olarak hizmet ediyor bu rıza imaline. Kimseye
gerek duymadan yalnız, bireysel yaşayabileceğine ikna ediliyor insanlık. Hatta
artık işe gitmeye gerek olmadan home office (uzaktan/internet ile iş, eğitim,
sağlık, hukuk vs) çalışma modeli geliştirilerek dışarıya çok az çıkarak, hatta
çıkmadan yaşayabilecek bir hayat üretiliyor. Evden çıkmadan her tür tüketimi de
dijital olarak elde edebilme imkanı da bu modeli güçlendiriyor. Evinde otur,
evinde çalış, evinde tüket.


Evlere mahkum etmenin, insanların birbiriyle doğal
temasının azaltılmasına dikte edilmesinin, mümkünse görüşmemelerini, dışarıda
çok az/minimum zaman geçirme önerilerinin arkasında ne murad edilmiş olabilir
ki? Birbirine dokunmayan, temas etmeyen, birbirinin doğal aurasından
yararlanmayan, sosyalleşemeyen, dertleşemeyen, bir kahve/çay muhabbeti
üretemeyen, illa görüşmek isteniyorsa güvenli bir ortam(!) olarak internet
aracılığıyla, telefon aracılığıyla görüşen insanlık isteğinden beklenen nedir?
Kolay kontrol edilebilir, kolay yönlendirilebilir, düşünmeyen, tartışmayan,
gelişmeyen bir insanlıktır beklenti.


Bu virüsle beraber yeni bir öneri var insanlığa.
Evlerine kapanmaları, kendilerini izole etmeleri, arkadaş, dost meclislerinden
uzaklaşmaları isteniyor insanların; bulaşıcılık riskinden –ve dolayısıyla
öldürücü etkisinden- korunmak/kurtulmak için. İnsanların uluslararası
gezilerin, iş ilişkilerinin, turizmin, dini seyahatlerin dondurulması, değil
ülkeler arası, kendi şehrinde ve kendi sokağında bile gezmesini istemiyorlar.
Küreselleşmenin paradigmasını tümüyle ortadan kaldıran yeni bir propaganda ile
karşı karşıya tüm dünya.


Küreselleşmenin en önemli imkanıydı ulus/devlet
ötesi iletişim, dolaşım, ticaret vs. İnsanlara evlere tıkılıp kalmayın, dışarı
çıkın çalışın, gezin, dolaşın, yurt dışında yeni deneyimlere yelken açın
diyordu küreselleşme. Dünya küresel bir köydü ve her yere ulaşmak, her konuya
müdahil olmak çok kolaydı. O halde takip edilmeyen bir nokta vardı ki bu
pompalanan haz ve hız dünyası yeni bir yapıya evriliyordu ve insanlar bunun
farkına varamıyordu. Aslında yaklaşık üç yıldır küreselleşmenin yavaşlatılması
kavrasamlaştırması altında küreselleşmenin kapısına kilit vurulmaya
başlanıldığı ilan ediliyordu. Akademik makalelerden uluslararası haber, fikir,
yorum sitelerine kadar çok çeşitli sahalarda konuşuluyor, tartışılıyordu bu
kavram. Elbette Türkiye’de ne bu kavram konuşuldu ne çalışıldı ne tartışıldı.
Ezberler bozulmadan, şablonlar kırılmadan, akletmeye gerek duymadan,
entelektüel bir çaba sarf edilmeden, günü anlamadan, öngörüsüz bir şekilde
küreselleşme konuşulmaya devam etti. Nimetlerinden yararlanma konusunda mutlu,
mesut hiç bitmeyecek bir dönem tanımlanıyordu. Çünkü, bilgiye ihtiyaç duymayan,
hatta bilgiye savaş açmış bir yapıdan gelecek öngörüsü değil, günü bile anlamak
mümkün değildir.


Coronanın, bu yeni dünya düzenine geçişteki yeri
nedir? Bu gidişatın başat aktör müdür? Aktörlerinden birisi midir? İlk darbe
vuran unsuru mudur? Dünyanın gidişatında ilk büyük darbe ekonomi ile yapıldı.
Tüm dünyanın ekonomik düzeni özellikle son beş senedir çökmenin ötesinde bir
duruma sahip. Petrol fiyatlarının aşırı düşük olması virüsün etkisi değil tabii
ki. Ancak virüsün etkisi ile beraber düşünüldüğünde dünya ekonomisinin çöküş
hızını arttırıken, bu olumsuz etkinin dalga boyunu da uzatmaktadır.


Corona virüsünün Çin’in en büyük, en stratejik ve en
önemli üretim merkezi Wuhan’nda çıkmış olması çok önemli bir ekonomik simgedir.
Çünkü bu merkezin karantinaya alınması tüm dünyadaki arz-talep dengesini yerle
bir etti. Sadece Çin değil tüm ekonomiler durma noktasına geldi. Borsalar
çöktü. Hatta virüsün bulaşmasının en kolay yolunun para ile olduğu ifade
edilerek para kullanmayın denilmeye başlandı. Parasız bir dünyanın nasıl
çalışacağını, dönemin insanının hafsalası almıyor olabilir ama yeni ekonominin
yapısında para yok artık. Blockchain teknolojisi, paradan arındırılmış bir
ekonomik hayat sunacak/sunuyor dünyaya.


Bu ekonomik etki, virüsün psikolojik etkisi,
sermayenin ve iş gücünün dramatik düşüşü yeni dünya düzenine geçişte tüm dünya
nüfusunun tepkilerini ölçmede bir deneme olurken, yeni modele insanların
hazırlanmasını da sağlamıştır. Böylece dünya bu sıkışmışlık içinde yeni bir
siyasi yapı, yeni bir ekonomik model istemeye başlıyor artık. ABD’nin faiz
indirimleri, petrolün dip fiyatları görmesi ile aynı zamanda virüsün korku
algısı, bu isteğin organize edilmesini kolaylaştırmaktadır. Güncel izolasyonist
hayat içerisinde doğru düşünebilmek, doğru karar alabilmek, yalnızlık
dolayısıyla karşılıklı görüşülecek kişilerden uzaklaşmak, yani bir fanus
içerisinde yaşayabilmek mümkün mü? Elbette zor, ama korkutulmuş, sindirilmiş
insanların bu tarza itiraz edebilecek takati kalmamıştır ki. Evlerinde
hapsedilmiş insanlar birbirinden ayrıştırıldıktan sonra nasıl kollektif bir
bilinç oluşturabilir ki? Ama böyle bir yaşama istekli ya da zorunlu olarak
katılmak kolayca kontrol edilebilirliği getireceğinden güç sahipleri/hegemonlar
açısından mükemmel bir dünyaya uyanmaktır. Dijitalleşen dünyada evden çıkmadan
yaşanacaksa, küçük yerlerde yaşamak metropollerde olmaktan çok daha uygun hale
gelmektedir. İnsansız fabrikalar, parasız alışveriş her yerden her koşulda
mümkün olacaksa büyük şehirlerin zorluğunu çekmeye gerek de kalmayacaktır.


Corona virüsünün biyolojik bir silah olarak üretildiği
gibi bir fikir -olabilirlik şerhi koymakla beraber- çok makul müdür bilinmez,
ama virüs çıktığı dönemden itibaren öyle bir algı üretmiştir ki biyolojik bir
silahtan çok, bireyde psikolojik, toplumlarda sosyal psikolojik dehşet
etkileriyle, dünyadaki hayatı derinden etkilemiştir. Ayrıştırılmış, özel alana
hapsedilmiş bir insanlığın geldiğini görmeliyiz artık. İnsan ilişkilerinin
içeriği değişiyor, yeni bir üretim, yeni bir tüketim, yeni bir sosyal (dijital)
hayat, yeni bir kültür, yeni bir ekonomi, yeni bir siyasal yapı oluşuyor. Yeni
bir dünya düzenine doğru gidildiği bu dönemin altyapısı ekonomik, siyasi,
teknolojik olarak sağlık ile, eğitim ile insanları evcilleştirerek kuruluyor.
Bu düzen kurulana kadar da dünyada çok büyük değişiklikler olacaktır. Hiç
beklenmeyen devletlerin çöküşü ya da dağılışından parasız ekonomilere geçişe,
teknolojik büyük hareketliliklerden yapay zekalı cinsiyetsiz toplumlara
hazırlık gibi çok geniş alanlarda büyük dönüşümler gördüğümüzde şaşırmayacağız.
Bu, sadece virüsün etkisi değildir ama hatırı sayılır bir altyapı da kurduğu
aşikardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet