KOMPLO TEORİLERİ (TÜRKÇE & İNGİLİZCE) & WIKILEAKS


Korona Komplo


Bugünlerde en fazla konuşulan konulardan birincisi
Koronavirüsü’nden (COVID-19) nasıl kurutulunulacak, ikincisi de bu bir komplo
mu? Bakalım.


Şuradan başlayayım, 11 Eylül 2001’de CNN International
naklen yayına başladığında, New York’ta Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz
Kuleleri’ne o yolcu uçaklarının ilki çarptığında izlemeye başlamıştım.
Sonrasını takip ettim, hatta Pentagon duvarına vuran uçağın enkazını
gösterdiklerinde de.


Nasıl mühendisler binaları, silah sistemlerini,
tesisleri inşa ederler, tam tersi mantıkla, bu tip işler için yetişmiş kimseler
tarafından amaca uygun verilen hedefler nasıl yıkılır, yok edilir, bununla
ilgilenilir. Yani bu teknik bir konudur. Bu İkiz Kuleler’e saldırının
teröristlerce ve bütün dünyanın gözü önüde gerçekleşmesi bir yana, teknik
açıdan nasıl yıkıldığını inceledim. Ancak uzmanlık açısından şurası önemli,
böylesi küresel etki yaratacak tarihsel bir vakıanın analizi başkadır, hedef
analizi çok başka.


Zaman içinde neler oldu? George W. Bush, ‘Küresel
Terörizmle Savaş’ ilan etti. Böylelikle Soğuk Savaş sonrası düşmansız kalan
dünyanın yeni ‘düşmanı’ tarif edilmiş oldu. Peşi sıra başta Ortadoğu olmak
üzere değişik coğrafyalarda onca yıkım ve (politik, sosyo-kültürel, ekonomik,
askeri,) değişim yaşandı, konu bütünüyle küreselleşti, halen radikal terörle
savaş (buna İslami terörle veya cihatçı terörle savaş ifadesini kasten
kullanıyorlar,) devam ediyor.


İşte ’11 Eylül’ olayına bu gözle bakıldığında, önce
komplo teorisyenleri devreye girerler. Peki, burada zor olan neydi? İspatı asla
mümkün olmayacak bir durumla karşı kalınması. Komplocuların iddia ettiği
bağlamda 11 Eylül’ün kurgu olmasının kanıtı ne? Belki en azından, ilgili
politikacıların, ‘Ben bu emri verdim,’ çalışanların, ‘Evet, ben de şu planı
yaptım ve şunlarla görüştüm,’ türünden ifşaatları ortaya çıkmadıkça, bu konu
bir komplo teorisi olarak kalmaya mahkumdur.


Sonuçlara bakıp konuşmak kolaydır, öyle değil mi? Burada
önemli olan ise böylesi küresel etki yaratan bir planı veya kurguyu henüz hiç
yokken tasarlayacaksınız ve tam başarılı olacaksınız, düşünün! Yoktan var eden
bir kişi veya grup olarak nelerle iç içe olacaksınız, imkanlarınız ne olacak,
süreci nasıl belirleyeceksiniz, yer, zaman ve şartlar ne ölçülerde bir araya
getirilecek, bütün bunları düşünün; en az 3-5 yıllık planlama ve sonra da
çalışma evresi geçecek, burada çok gizli ve kontrol etmeniz gereken sayısız
grubun olduğu bir konudan bahsetmekteyiz.


Bir uzman olarak böylesi bir konunun parçalarının
nasıl bir araya getirileceğini az çok biliyorum. Ama konu bu değil! Gelelim
bugüne, yine de diyorum ki, 11 Eylül ile ilgili açıklamalardan çok, şu an böyle
bir vakıanın mevcut olup olmadığı önemlidir, hepsi bu! Benzer yaklaşımla
diyorum ki, COVID-19 Biyolojik Savaş ajanı noktasından hareketle, küresel
etkisi olan bir kontrollu-kaotik durumun yaratılması neticesinde, dünyada
sosyo-ekonomik ve güç mücadelesi olayını açıklamak için kanıtımız yok, olması
da çok zor. Sonuçlara bakıp bazı savlarda bulunmak ise komplo teorisi
konusudur, böyle de kalmaya devam eder.


Komplo teorisi: Adı üzerinde, ortaya sürülen bir teori
var, ama ispatı söz konusu değil. Öylece ortada bırakıyorsun, tıpkı bomba gibi!
Bombalar yakıcı ve yıkıcıdır. Teoriler sözle yüklü olsalar da belli kesimlerin
düşüncelerinde yıkıcı etki yapabilirler.


Mevcut durumla ilgili bilinen gerçekleri
sıralandıralım:


Gerçek ne? Bu pandemi kendi seyrine bırakılırsa,
hesaplamalara göre, 3-4 ay gibi kısa bir zaman dilimi içinde, küresel açıdan en
az 1-2 milyar insan hastahaneye yatacak. Dünyada bu kapasite ile insanlara
sağlık merkezlerinde tedavi etmek mümkün mü? Hayır. Ne yapılmalı? Yayılma
önlenmeli ve mücadelede başarılı olma imkanları artırılmalı.


Aslında bütün konu bu! Ama tartışılanlara dair diğer
konulara da değinelim.


Gerçek ne? Bu dünya tarihinde görülen ilk pandemi
değil ki! Antik çağdan bu yana kayda geçmiş vakıalar var; Veba, Çiçek, İspanyol
Gribi, HIV/AIDS, Ebola, MERS, SARS, COVID-19. vs. Hepsi düşünülürse on
milyonlarca insan ölmüş bu güne dek ve yarın da olacak vakıalar bunlar.
Virüsler evrimleşiyorsa insanların öğrenmesi de söz konusudur ve gerekli
tedbirleri alarak gelecekte çok az kayıpla tehditlerin bertaraf edilmesi
düşünülmelidir. Değil mi?


Temel gerçek ne? Virüsler evrim içindeler. Sıradan
grip bile her yıl farklı formda ortaya çıkmıyor mu?


Başka temel gerçek ne? Elbette canlıların içinde güçlü
olanlar her daim ayakta kalırlar, insan bağlamında ise hükmetme gücüne sahip
olanlar fırsatlardan yararlanırlar. Hatta durumu her şartta kendi çıkarına
kullanmak isteyenler de olur. Bu da insanlık açısından çok normaldir.


COVID-19 halen dünyada belli alanlara yayıldı, bazı
alanlara ise çok az yayılmaktadır. Bu bize neyi işaret eder? Vakıanın az
görüldüğü bölgeler için Corona virüsünün yayılabileceği ortam yok, bir sebepten
dolayı bağışıklık ve virüsün tutunmasına engel olan bir hücre altyapısı var. Bu
da bir gerçek ama soru şu; acaba kesin olarak bu nedir? Bu tür konular
laboratuarlarda denenerek ispat edilir, başka türlü olmaz.


Biyoloji konusundan başka alanlardaki gerçeklere
bakalım. ABD içinde küreselciler ile ulusalcılar arasında savaş neredeyse
çeyrek asırdır var. FED sisteminin ABD yönetimlerine verdiği yük bir yana,
dünyaya verdiği yük de gerçek. Dünya bu konuyu 1971’den bu yana tartışıyor.
Dünya Bretton Woods sistemini de tartışıyor. İnsanlar Dünya Ticaret Merkezi’nin
ve Bretton Woods ofislerinin nelerde olduğunu da biliyor. Trump gibi Amerikan
Başkanlarından bazılarının özellikle FED’den kurtulmak için yasalar
hazırlattığı sır değil. Altın sisteminden sonra dolar sistemi ve yakın zamanda
yeni bir ödeme sisteminin daha kullanılacağı biliniyor, çalışmalar var. İnsan
bu, çalışıyor ve gelişiyor, nasıl yapay zekayı yaptı, dünyasını geliştirecek
tabii.


İnsanlar, ABD, Çin, Rusya başta, belli ülkelerin her
türlü savaş hazırlığı içinde olduğunu, laboratuarlarında biyolojik ajan ve
karşı tedbirler konusunda çalıştığını ve bunlara bütçe ayrıldığını biliyor.
Bugün COVID-19 tartışılırken Trump’ın arkasında duran askerlerin içinde Biyolojik Savaş uzmanlarının olduğunu da söylemek
çok bilinmeyen bir şey olmasa gerek; onların imkanları belli ve çözüm için
seferber olundu ise gayret gösterecekler elbette.


Bilinmeyen yok, gerçekler var, beklenti içinde olanlar
da. Hazırlıklılar var, zamanı yakalayamayanlar da. Futuristler, hayal dünyası
geniş yazarlar, araştırma imkanı olan kişi ve kuruluşlar tespitlerini yazarlar,
bizler de okur öğreniriz. Yakın zamana bakalım, 2011’de Fizikçi Prof. Dr. Michio Kaku bir kitabında Biyolojik Savaş
konusunu yazdı. 2015’de zengin işadamı Bill Gates TED konuşmasında virüsleri anlattı.
Hatta Bill ve eşi Melinda, Johns Hopkins ve World Economic Forum ile birlikte
15 katılımcının olduğu EVENT 201 adında bir ‘Küresel Pandemi Tatbikatı’ oluşumunda
bulundu. Başkaları da var bu konularda çaba gösteren, örneğin McKinsey Global Institute pandemi sonrasını
tartışıyor, IMF neler yapılabileceğine kafa yoruyor. Hemen her gün yazılar
yayımlanıyor. Şunu da söyleyeyim, bazı çalışmaların masum olmadığı da
değerlendirilebilir.


Soros, Rockefeller veya Rothschild aileleri ve
kurumlarınca yapılanların bir kısmı sır olsa da, ki ailelerin mahremiyeti
böylesi bir şeydir, bazıları açık; vakıfları var, onların adına çalışan
yazar-çizer insanlar ve medya kurumları var. The Rockefeller Foundation ve Global Business Network yayımları ortada. Bunun
özünde bir güç mücadelesi çabası olduğu aşikar diyenlere hayır denemez.
İnsanlık tarihi böyledir. Ama bu ifade bir belge niteliğinde değil, sadece
savdır.


Bunları örnek diye veriyorum, yeni spekülasyonlara
sebep olmasın isterim.


ABD gibi ülkeler pandemiyle uğraşıyorken, siber
otoritelerin raporlarında var, diğer yandan da Siber Savaş sürdüğüne dikkat
çekiliyor.


Son bir gerçek, Birleşmiş Milletler bu gibi
pandemilerde ne iş yapacak, bir daha tartışmak gerekiyor. Bu da tahmin
edilmeyen bir konu değil. WHO halen ellerinizi yıkayın diyor, neden olası
tehditlere karşı bir aşısı yok, cevap vermiyor.


Tekrar işaret ediyorum, bilimden ve gerçekten yana
duralım. Birçok bilinen gerçek zaten sürekli tartışma ve araştırma ile yeni
gerçekliklerin gelişmesine zemin hazırlıyor. Bilimin çalışma yöntemi de
böyledir; ister fen isterse sosyal bilimler olsun. Koronavirüsü üzerinden
akılları bulandıranlar konuşadursunlar, önce pandemiye önlem ne olacak, bunları
tartışalım. Hesap ortada; kaynak belli, önlenmesi gereken düşman çok açık. Kim
ne yaparsa yapsın veya planlarsa planlasın; zaten ispatı zor konular var
ortada. Bizler ne 11 Eylül sonrası varsayılan detayları açıklayabildik ne de
COVID-19 sonrası ortaya sürülen komploların detaylarını açıklayabilecek
imkanımız olacak.


İşte bu noktada medya daha dikkatli olmalı. Bu kritik
günlerde medya ispatı mümkün olmayacak teorileri yaymamalı. Şimdi pandemiye
odaklanalım. Bilgi kirliliği var olan tansiyonu artırıyor. Gereksiz konular
kafaları bulandırıyor. Komplolarla değil, gerçekle ilgilenelim. Virüslerin
etkisi kadar sosyo-ekonomik olumsuzluklardan da yaşamımız dara düşecektir, bunu
gözardı etmeyelim. Nasıl ticarette fırsatçılar var, fikirde de fırsatçılar
çıkar ve bunlar bilerek veya bilmeyerek birilerine hizmet edebilir.


Biz neyi bekliyoruz? Bu virüsün mutasyona uğrayıp
insanlardan elini eteğini çekmesini, COVID-19’a karşı bir aşı geliştirilmesini
ve doğru bir ilaç ile hastalığa tutulanların tedavinin yapılabilmesini. İleride
neler olabilir? Virüsler mutasyonuna devam edeceğinden, başka tip Corona ile
savaşacak hazırlık bu aşamadan sonra ivedilikle yapılmalıdır. Bu konuda teorisi
olan, bütçe ayırmak isteyen varsa da buyursun.


KAYNAK : https://politikmerkez.com/konular/guvenlik/korona-komplo/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir