ZORLUKLARLA MÜCADELE (KİTAP ÖZETİ)


13
Mayıs, 2017
 KİTAP ÖZETİREHBERLİK & GELİŞİMSüleyman
Erdem Yazıları
 957

Prof.Dr. Heybert N. Gasson’un
kaleme aldığı “Zorluklarla Mücadele” adlı kitaptan bazı bölümleri istifadenize
sunuyorum:

 

* Hiç kimse, işini başarısızlık
zamanında terk etmemelidir. Evvela zorluklar aşılmalı, gerekiyorsa ondan sonra
çekilmelidir.

* Bir gün bir baba, oğluna timsah
ve kaplumbağanın hikayesini anlatır ve der ki;

– Bir timsah kaplumbağayı yutmak
ister. Kovalamaya başlar. Tam yakalayıp yutacağı sırada kaplumbağa kenara
sıçrar ve bir ağaca tırmanır.

 

Hikâyenin burasında çocuk
haykırır;

 

– Baba, hiç kaplumbağa ağaca çıkar
mı?

 

Babası şu cevabı verir;

 

– Çıkması lazımdı oğlum… Çıkması
lazımdı… Kurtulması için çıkması lazımdı…

 

* Herkesin yedek kuvvetleri
vardır. Bu yedek kuvvetlerin yardıma koşması için insanın zorlanması gerekir.
Savaş şartları zorlamadan, yedekler askere alınmaz.

 

* Genç bir boksör altıncı raunda
kadar önemli rakibi karşısında iyice hırpalanmış ve iki defa yere düşmüş.
Altıncı raundtan sonra antrenörünün şu fısıltısı ile kendine gelerek dev
rakibini devirmişti;

 

– Dayan ve vur! Rakibinin de
sadece iki eli var.

 

* Yarışa kötü başlayan çok atlet,
yarışı şampiyon bitirmiştir. Bugün yapamadığınızı yapabilirsiniz. Siz yarın
başka bir insan olmayı başarırsanız, yarın da dünden farklı bir gün olacaktır.

 

* Adi bir at ile cins bir
arasındaki fark nedir? Adi at, bir adım daha atamayacak hale gelene kadar yürür
ve durur. Cins bir at ise bir adım daha atamayacak hale gelir, bir adım daha
atar ve ondan sonra durur.

 

* Hayatın ümidi, tahammül
gösteren, usullerini icabına göre değiştirebilen ve hiçbir zamana gayesinden
soğumayan insanlardadır.

 

* Bir adam mağazadan yeni bir
şapka satın alıp çıkar. Yeni şapkayı başına koyar ve eskisini kağıda sarıp
kolunun altına sıkıştırarak yürür. Kuvvetli bir fırtına, yeni şapkayı başından
kapar ve sürükler. Nihayet bir su kanalından içeri atar. Bu adam

telaşlanmaz, koşmaz ve tereddüt
etmez. Büyük bir soğukkanlılıkla kolunun altındaki eski şapkayı başına geçirip
yoluna devam eder. İşte size hayatta mağlup edilemeyecek bir insan tipi!
Başarısızlık karşısında ne pişmanlık, ne esef, ne telaş ve ne de geri çekilme…

 

* Vapurlar yelkenlileri
denizlerden kovdular. Çünkü onlar, rüzgâr olsa da olmasa da ileriye gidiyor.
Vapur, kendisini tahrik eden ve öne iten kuvveti içinde taşıyor. Hiçbir
fırtına, onu yolundan çeviremiyor. Onun dışarıdan kuvvete ihtiyacı yok.

 

* Mücadelenin zor tarafı
fedakârlıktadır. Fedakârlık, başlı başına mücadeledir. Gecelerini feda eden, en
sevdiklerini ve zevklerini feda eden kişiler galip gelebilirler.

 

* Bir müessesenin başındaki adam,
ancak gelecekteki büyük meselelerin halli ile uğraşmalıdır. O, daima ileriye
bakmalı; bakmak da yetmez, ileriyi görebilmelidir.

 

* Az çalışır ve az kazanırsanız,
zaten mecburen aza kanaat edeceksiniz! Mesele çok kazanıp aza kanaat
etmektedir.

 

* Tam süratle gidemiyorsanız, hiç
olmazsa yarım süratle devam edin. Öyle bir yola çıkabilirsiniz ki, kaybolan
zamanı fazlası ile kazanma imkanı doğabilir.

 

* Denizcilikte olduğu gibi bir
hayati meselede de çabuk karar vermek, en iyi yoldur. İnsan, bugünün meselesini
bugünden halletmelidir. Yarının başka meseleleri vardır. İnsan, kararlarında
hata edebilir. Ama verilmiş bir kararda olumlu netice oranı vardır. Verilmemiş
bir karar ise olduğu gibi olumsuzluktur.

 

* Vazifeyi çabuk alınmış
kararlarla idare etmek, bekleme, tereddüt ve kararsızlıkla arkadaşlarının ve
adamlarının maneviyatlarını bozmaktan bin defa iyidir.

 

* Hiç karar vermemektense, yazı
tura atmak daha iyidir. Hiç olmazsa işlerin yarısı iyi gider!

 

* Korku, iradeyi güçsüz bırakır.
İnsan bir defa korktu mu, iradesi allak bullak olur. kanaatime göre irade,
insanları birbirinden ayıran en önemli farktır. On kişi aynı şeyi bilir, bir
tanesi karar verir ve yapar.

 

* Harekete geçen ilk kişi, lider
olur. Bekleyenlerin ve bocalayanların başına o geçer.

 

* Bir zorluk ya da engel
karşısında en iyi hareket, taarruzdur. İlk vuran, daima mücadelenin yarısını
baştan kazanmış demektir.

 

* Devamlı müfafaa yapan bir
boksörün maç kazandığı görülmemiştir. Ne kadar iyi müdafaa yaparsa yapsın,
saldıran isabet ettireceği tek yumrukla işini bitirir.

 

* Hiçbir hususta teslimiyet
göstermeyiniz. Tek bir konuda bile zayıflık gösterirseniz, ipin ucu kaçar.
Korkağa bütün zorluklar musallat olur ve her düşman aslan kesilir.

 

* Tenkit (eleştirme), zayıfların
kuvvetlilere ödediği bir vergidir.

 

* Çocuktum. Kanada’nın batısındaki
bir kasabada bir dükkana girmiştim. Arkamdan aynı dükkana kasabadan öte-beri
almak için gelen bir çiftçi girdi. Dükkan sahibiyle konuşurken içeri giren bir
çocuk telaşla çiftçiye;

 

– “Efendi, atınız ipini kopardı,
kıra doğru kaçıyor.” dedi.

 

Çiftçi hiç istifini bozmadı. Ne
korktu, ne de kızdı. Sukunet içinde çocuğa şöyle dedi;

 

– Merak etme, ne kadar kaçarsa
kaçsın, dünyadan dışarı çıkamaz.

 

* Kötümserliğin en büyük zararı,
kabiliyetli insanların cesaretini kırmasıdır.

 

* Bir insan, kötümserlere çok
fazla kulak verdikten sonra cılız bir cesaretle bir işe girişirse, bütün
korktukları başına gelir.

 

* Düşmanlarınızı unutunuz.
Çalışkan, başarılı ve vazifesini çok seven her insanın birkaç düşmanı vardır.
Fakat bunlara kafa yormak doğru değildir.

 

* Karşılaştığı zorlukların
herhangi birini alt edebileceğini düşünecek ve kabul edecek bir seviyede ve ruh
hali içinde olan her fert, zorlukların imhası için derhal bir harp ciddiyeti ve
düzeni içinde vaziyet almalıdır.

 

* Kuvvetliler ve cesurlar,
önlerindeki hendeğin derinliğini ve uzunluğunu ölçerler, hız alırlar ve
sıçrarlar…

 

* Daima istikbale bakınız. Maziye
bakmak, istikbali görmek için yararlıdır ama maziye çakılıp kalmayın. Dünü iyi
bilip, yarını yaşayın.

 

* Başarmanın en kolay yolu,
başkalarının durduğu zamanlarda da yürümeye devam etmektir.

 

* Geminin motorları, yakıtı,
personeli ve radarı vardır ama iyi bir kaptan, süratle yol almak için
gerektiğinde fırtınalardan da istifade eder. Aynı fırtına kimini batırır,
kimini varacağı limana daha hızlı ulaştırır.








































































































































































Alıntılayan: Süleyman ERDEM


KİTABI BURADAN
SATIN ALABİLİRSİNİZ.