LAİKLİĞİ
DOĞRU ANLAMAK KİTABI 

Kitabın temel amacı laiklik
hassasiyeti olan kurum ve vatandaşların laiklik algılarındaki hata, yanlış,
eksiklerini gidererek doğru bir laiklik mücadelesine yöneltmektir.

“Cumhuriyetçi kesim”  olarak
adlandırdığım sağdan sola geniş bir yelpazeyi içeren bu kitle, laiklikten
ödünler vermekte, laiklik karşıtlarının uygulamalarına “halkla birleşememe”
tedirginliği nedeniyle yeterince tepki göstermemektedir.

Laiklik ilkesini toplumun
huzurunu, milletin birliğini, vatanın savunmasını sağlayan temel bir ilke
olarak ele alınması yaşadığımız geri gidişi durdurmak açısından hayatidir.

Cumhuriyetçi kesim verilen tavizlerin kendilerini halkla
buluşturmadığını, dahası laiklik karşıtlarını daha da cesaretlendirdiklerini
görmeye, bu durumu sorgulamaya başladılar. Toplumumuzun sağ tabanında da o
kadar “düşman”,”hain” gösterilmemize rağmen bu farkındalığı görüyorum. 15
Temmuz bu noktada kırılmadır. Bundan sonrasında farkındalığın artması, laik
cumhuriyeti savunduğunu söyleyen dernek, parti, sendika, oda, vb kurumların
netleşmesine, tutarlı olmasına bağlıdır. Ders çıkarmazsak halkın kafasının
karışmasına bu kurumlar aracılığıyla bizler de niyet etmesek de yardımcı olmuş
olur. Din bireysel, vicdani alan olmaktan uzaklaştırılıp gerekçelerimizin
onaylandığı araç haline getirdikçe bu yanlışlara ortak olacağız.
 

Laikliği
yaşam tarzının savunulması olarak gören kimiler bugün bunun mücadeleyi dahi
önemsiz görüyorlar ve ekonomik mücadeleye odaklanmış durumdalar. “Bugüne
kadar yaşam tarzına dayalı laikliği savunduk da ne oldu” denerek bun­dan
vazgeçiliyor. Laiklik denerek halk ürkütülmemeliydi. Bunun yerine emekçinin
ekonomik taleplerinin yanında olunmalıydı. İyi ama “iş yerinde aşırı tedbir
Allah’a güveni sarsar”,  “fıtrat gereği öldüler”, “sigorta
yaptırmak tevekküle aykırıdır” denilen ortamda emekçinin hak arama bilinci
körelmez mi?

Bu soruya yanıt vermekten kaçındılar. Laikliğin özünde aklın
özgürleşmesi olduğunu, aklını günah, sevap, haram, helal, caiz, mekruh
kavramlarıyla meşgul eden emekçinin hakkını arama bilincinden uzaklaşacağını
görmediler, görmek istemediler. Bazılarına göre ekonomik refah otomatikmen
insanları laikleştirecekti.  Geçenlerde konferans için gittiğim İzmir’de
bir kadın dinleyici Afyon Emirdağ’da yurtdışında çalışan yurttaşların yoğun
yaşadığını ve her evde mercedes olduğunu, buna rağmen referandumda “evet”in
önde çıktığını belirtti. Demek ki zenginleşme her şeyi apaçık görmeyi
sağlamıyor. Şimdi bunu kavratmamız lazım.




















Hava, su, ekmek gibi yaşamsal bir
ilke olan laikliğin birleştirici bir ilke olarak değerlendirilmesi umuduyla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet