(Adalet Yayınevi, Ocak 2016)




Önsözden…




Milenyuma girişin
yarattığı heyecanla birlikte hemen hemen her olay, her mesele, her konu
küreselleşme kavramıyla açıklanmaya çalışıldı ve çalışılıyor. Akademik endişeye
sahip herkes yeni çağın neler getireceğini analiz etmeye çalışırken 11 Eylül
2001’de İkiz Kuleler’e yapılan saldırı, yapılan analizlerin ve tartışmaların
kapsamını genişletti.




Küreselleşmeye
dair çok yoğun şekilde yapılan analiz, değerlendirme ve tartışmalardan dolayı,
artık insanların küreselleşen dünyamız tabirini dalga konusu bile yapabildiğini
gözlemledik. 2015 yılının Ağustos ayında bu tartışmaları hatırladığımızda ve
bugünü değerlendirdiğimizde nispeten yeni ve farklı görüşlerin hızı ve sayısı
azaldı. Aslında insanlar genel çerçeveden ziyade biraz daha olayların kökenine
inmeye, sorunların çözümüne, daha mikro analizlere ağırlık vermeye başladı.
Kimilerine göre ise, her olayı küreselleşmeyle açıklama veya belli bir alanda
küreselleşmenin etkilerini irdelemek bir -endüstri- haline geldi.




Küreselleşmenin
moda veya popüler bir kavram haline geldiğini söylemekte bir sakınca yoktur
fakat küreselleşmenin açıkça ortaya çıkan etkilerini küçümsemek doğru bir tavır
değildir.




Genel olarak
küreselleşmenin var olduğu herkes tarafından kabul edilen bir realite.
Küreselleşmeyi reddedenleri okuduğumuzda, aslında itiraz ettikleri konunun küreselleşmenin
kendisi değil; boyutu ve hızı olduğu anlaşılıyor. Küreselleşmenin yeni bir olgu
olmadığını, eski dönemlerde de bu kavramın belirtilerine rastlanabileceğini
belirtmek, küreselleşmeyi reddetmek demek değildir. Bu görüş genelde
küreselleşmeyi, sadece farklı kültürdeki insanların etkileşiminden yola çıkarak
okuyan yorumlardır. Küreselleşmeye en yoğun olarak karşı çıkanlar, bu süreci
sadece Batı emperyalizminin yeni bir formu, ‘bizi ele geçirmek isteyenler’in
kültürel propagandası veya kapitalizmin yayılmacılığı olarak görenlerdir. Bu
görüşlerin de kendi içerisinde makul sebepleri olabilir; fakat bu, realiteleri
reddetmemiz gerektiği anlamına gelmemeli.




Günümüzde dahi
küreselleşmenin etkileri hâlâ sınırlı ölçüdedir; fakat içinden geçtiğimiz,
birincil gözden takip edebildiğimiz, müdahale edebildiğimiz ve içinde
olabildiğimiz bu süreçte özellikle iletişim teknolojileriyle birlikte bir
sıçrayış yaşanmıştır. Bundan 100-200 sene sonra bu kitapları okuyacak insanlar,
bizleri, bu sıçrayışa tanık olanlar diye hatırlayacak ve bugünkü yazılanları
buna göre değerlendireceklerdir. Yani bugün bizim, süregiden zamanın
gelişmelerini nasıl yorumladığımız, geleceği şekillendirecek kadar önemlidir.




“Küreselleşmenin
istihbarat, güvenlik ve teröre etkisi, derinden ve köklü olmuş; yeni
tanımlamalara gitmek zorunda kalınmıştır. İstihbarat, güvenlik ve terör
alanında da teorik ve akademik olarak küreselleşmenin etkileri geç okunmaya
başlanmıştır. Üç alanda da sadece teori ve akademik bakış açısı, çağın
getirdiklerini yakalamanız için yeterli olmamaktadır. Pratikte de yapılan
tespitleri uygulamak ve değişimlerin farkında olmak, çağın getirdiği sorunlarla
daha rahat başa çıkmanız ve geleceği daha iyi öngörmeniz için elzemdir.
 

Müstakilen
küreselleşmenin sadece istihbarat, güvenlik ve terör boyutunu anlatan nadir
kitaplardan biridir. Türkiye’de bu alandaki eksikliği bir nebze de olsa
giderilmeye çalışılmıştır. Ayrıca güvenlik-özgürlük paradoksu ve Anglo-Sakson
cüretkârlığı gibi konulara da değinilmişitir.”




İÇİNDEKİLER


BİRİNCİ BÖLÜM


KÜRESELLEŞME


A. -Küreselleşmenin Tanımı, Tarihi ve Genel
Değerlendirme-1


A. 1. -Küreselleşme Tartışmaları ve Gelecek-21


A. 2. -Küreselleşmenin Çok Boyutlu Etkileri-24


B. -Bilgi-38


C. -Küreselleşmeyle Birlikte Ortaya Çıkan Mücadele
Alanı: Kültür-45


D. -Kimlik ve Küreselleşme-53




İKİNCİ BÖLÜM


İSTİHBARAT


A. -İstihbaratın Tanımı, Doğası ve Özellikleri-57


B. -İstihbaratın Ortaya Çıkışı-67


C. -Teknolojik Gelişmeler ve İstihbarat-70


D. -İnternetin Etkileri-75


E. -İstihbarat Toplama-80


F. -Açık Kaynak İstihbaratı-83


F. 1. -Açık Kaynakların Olumlu Yanları-86


F. 2. -Açık Kaynakların Olumsuz Yanları-88


G. -Değişen İstihbarat Paradigması ve Yeni
İstihbarat Kurgusu-92


G. 1. -SWOT Analizi-102


G. 2. -Memur Zihniyeti İstihbarat Örgütü İçin
Tehlikelidir-103


G. 3. -İstihbarat Örgütü Dinamik, Proaktif ve
Manevra Kabiliyeti Yüksek Olmalıdır-104


H. -NSA ve Anglo-Sakson Cüretkârlığı-106


İ. -Bazı Genel İstihbarat ve Güvenlik Konuları-107


J. -Türkiye’ye Dair Kısa Bir Değerlendirme-109


K. -İstihbarat Örgütleri ve Medya-114


K. 1. -Medya ve İnternet Gizli veya Örtülü Bir
Operasyonun Parçası Olabilir mi?-127




ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


GÜVENLİK


A. -Güvenliğin Tanımı ve Yaşadığı Dönüşüm-133


B. -Küreselleşme ve Güvenlik-140


C. -Bilgi Savaşları-172


D. -Birey Güvenliği-181


E. -Ön-Alıcı (Önleyici) Saldırı-186


F. -Güvenlik ve Özgürlük Paradoksu-190


G. -Tehdit-192


G. 1. -Asimetrik Tehdit-197




DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


TERÖR VE TERÖRİZM


A. -Terör, Terörizm: Tanımlar, Anlamlar,
Özellikler-203


B. -Küreselleşme ve Terör-213


C. -Teknolojik Gelişmeler ve Terör-219


D. -Terörün Kullanılması, İstihbarat Örgütleri ve
Devlet-227




KAYNAKÇA-235


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet