CİHATÇILAR – EL KAİDE VE IŞİD’E
KATILANLARIN HİKAYESİ (KİTAP ÖZETİ)


Hafize AÇIKGÖZ

 

Yakın Plan
Yayınlarından 2016 tarihinde yayınlanan ve SASAM Başkanı Süleyman Erdem’in
kaleme aldığı bu çalışmada; birey ve grupların nasıl bir radikalleşme
sürecinden geçerek şiddete varan eylemlere katıldıkları analiz edilmekte ve
ideolojinin radikalleşme üzerindeki etkileri ortaya konulmaktadır. Erdem,
kitapta terör örgütü El-Kaide ve IŞİD’e üye olmaktan hükümlü veya tutuklu
bireylerle görüşmeler yapılıp profil incelemelerinde bulunmuş ve bu bireylerin
radikalleşme süreçlerinden yola çıkarak, bugüne kadar radikalleşme konusunda
yapılan çalışmalara katkı sunacak şekilde bir radikalleşme teorisi
geliştirmiştir.  Kitapta işlenen konu başlıkları şöyledir;

 

·       
Terör ve
Terörizmin Tanımı

·       
Terörizmin Amacı

·       
Terörizmin Tarihi Gelişimi

·       
Tarihin Eski Dönemlerindeki Terör Hareketleri

·       
Modern Dönem Terör Hareketleri

·       
Terörizmin Unsurları

·       
DİN REFERANSLI BİR TEROR ORGUTU OLARAK EL-KAİDE

·       
Din Referanslı Terör

·       
El Kaide

·       
“El Kaide” Kavramı ve El Kaide’nin Kuruluşu

·       
El Kaide’nin Amacı

·       
El Kaide’nin Yapılanması

·       
El Kaide’nin İdeolojisi

·       
TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİNİN RADİKALLEŞME SÜREÇLERİ

·       
Radikalleşmenin Tanımı

·       
Radikalleşme, Şiddet ve Terör İlişkisi

·       
Radikalleşmenin Arkasındaki Nedenler

·       
Radikalleşmenin Önlenmesine Yönelik Ulusal ve Uluslararası
Çabalar

·       
TERÖR ÖRGÜTLERİNİN ELEMAN KAZANMA YÖNTEMLERİ

·       
Aşağıdan Yukarıya (Bottom-up) Eleman Kazanma yöntemi

·       
Yukarıdan Aşağıya (top-down) Eleman Kazanma yöntemi

·       
TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİNİN RADİKALLEŞME SÜREÇLERİ

·       
Kişisel Mağduriyet Nedeniyle Bireysel Radikalleşme

·       
Siyasi Hoşnutsuzluk Nedeniyle Bireysel Radikalleşme

·       
Radikal bir Gruba Katılmak Suretiyle Bireysel Radikalleşme

·       
Basın, Medya ve İnternet Yoluyla Bireysel Radikalleşme

·       
Aynı Düşünceden Gruplar içinde Grup Radikalleşmesi

·       
İzolasyon ve Tehdit Altında Grup Radikalleşmesi

·       
Aynı Destek Tabanı İçin Rekabet Sırasında Grup Radikalleşmesi

·       
Devlet Gücü ile Rekabet Esnasında Grup Radikalleşmesi

·       
Grup İçi Rekabet Nedeniyle Grup Radikalleşmesi

·       
Amaca Ulaşmada Terörün Kestirme Yol Olarak Görülmesi Nedeniyle
Grup Radikalleşmesi

·       
Marjinalleş(tiril)me Nedeniyle Grup Radikalleşmesi

·       
Başka bir Grup ile Mücadele Esnasında Kitlesel Radikalleşme

·       
Başka bir Grup ile Uyuşmazlıktan Kaynaklanan Kitlesel
Radikalleşme

·       
TERÖRÜN MEŞRUİYET KAYNAKLARI

·       
“Amaçlar, araçları meşru kılar!” Anlayışı

·       
Bir Topluluğa Duyulan Nefret

·       
Dini ve İdeolojik Gerekçeler

·       
EL KAİDE TÜRKİYE YAPILANMASI VE IŞİD’E TÜRKİYE’DEN KATILANLAR
BAĞLAMINDA RADİKALLEŞME VE RADİKALLEŞME TEORİSİ

·       
El Kaide’nin Türkiye Yapılanması

·       
Değişik Kaynaklara Göre El Kaide Türkiye Örgütlenmesi Şemaları

·       
El Kaide Türkiye Yapılanmasının Gerçekleştirdiği Eylemler

·       
TÜRKİYE’DEN EL KAİDE VE IŞİD’E KATILANLARIN PROFİLLERİ

·       
TÜRKİYE’DEN EL KAİDE VE IŞİD’E KATILANLAR BAĞLAMINDA RADİKALLEŞME
VE RADİKALLEŞME SÜREÇLERİ

·       
Siyasal Ortam

·       
Sosyal Ortam

·       
Çevre

·       
İdeoloji

·       
Bireysel Etkenler

 

Bu başlıklardan
bazılarının özetini istifadeniz için sunuyorum:

 

Cihatçılar
üzerine Süleyman Erdem ile Söyleşi

 

Terör ve Terörizmin Tanımı

 

Terör; korkutulmuş
olma, dehşete düşürme korkuya neden olan eylem anlamlarına gelmektedir.

 

Terörün amacı ise;

 

§  Devleti yıpratmak

§  İdeolojilerini yani
davarlını tanıtmak

§  Toplum üzerinde
korku yaratmak ve toplumun düzenini bozmak

 

Terörizmin
unsurları;

 

§  İdeoloji: terörün
oluşabilmesi için ilk zemindir. Örgüt bu fikir üzerine birleşip bu zemin
çerçevesinde eylemlerinin meşruiyetini kabul ettirmeye çalışır. Aynı zamanda
siyasal bir yapıdır. Yeni örgüt elemanlarının kazanılması için de önemlidir.
Dünyada ve Türkiye’de terörizmin ideolojileri bu 3 eksen üzerinden
oluşmaktadır. Etnik, Komünizm ve Dini kaynaklı terörizimdir.

§  Örgüt Unsuru: Aynı
ideoloji çerçevesinde birleşen birey veya grubun bir araya gelip birleşmesidir.
Bunun nedeni örgütün varlığının uzun süreli olması için, ideolojilerinin
tartışılmasız tek doğru olarak kabul edilmesi için.

§  Şiddet Unsuru: Örgüt
amaçlarına ulaşmak için şiddet içeren eylemlere başvururlar. Bu eylemler
örgütün tanıtılması için gereklidir. Eylem yapılan yerlerin ses getirecek yerler
olması da önemlidir. Eylem nedeniyle örgütlere sempati duyanlar olacaktır.

 

Din Referanslı Terör

 

Dini istismar etmek
terör örgütleri için en kolay yöntemdir. Özellikle İslami kavramlar üzerinden
yapılmaktadır. Cennetlik, Şehitlik, Halifelik gibi İslami terimler istismar
edilmektedir. Dini istismar eden terör örgütlerinin tek doğruları yanlış
yorumladıkları dini inançlarıdır. Bu yüzden “kendileri“ ve “ötekiler“
tanımlaması yaparlar. Kendi gibi inanmayanların yanlış olduğunu tek doğruların
kendileri olduğu varsayımında bulunurlar. . Ayet ve Hadisleri kendi durumlarına
göre yorumlayıp, bu bağlamda yaptıkları kanlı eylemi dini anlamda gerekçe bile
oluştururlar. Örgütler yaptıkları kanlı eylemleri amaçlarına ulaşmak için meşru
göstermektedir. Pişmanlık hissetmeyip, cinayet olarak görmemektedir. Örneğin;
İslami Cihad Örgütünün 1996 yılında Pakistan’ın başkenti İslamabad’ta Mısır
Büyükelçiliğini bombalaması ve sivillerin ölmesi üzerine Mısır Merkezli İslami
Cihat Örgütünün lideri suan ki El-Kaide’nin lideri Eymen El-Zevahiri bir makale
yayınlayıp,  ölenlerin masum olmadığını  Mısır Hükümetine çalıştığını
ve onların suçlarına ortak olduğunu ve bu yüzden hedef olduğunu belirtmiştir.

 

“İSLAM DİNİNİ
İSTİSMAR EDEN TERÖR ÖRGÜTLERİ BAĞLAMINDA RADİKALLEŞME VE RADİKALLEŞME İLE
MÜCADELE” KONULU SÖYLEŞİ NOTLARI

 

“El-Kaide” Kavramı ve El-Kaide’nin Kuruluşu

 

Arapça bir
kelime  olan ‘‘kaide’’operasyon üssü, kuruluş , ilke, yöntem anlamlarına
gelmektedir. El-Kaide’nin  temellerini Abdullah Azzam  atmıştır.
Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal ettiği dönemde Cidde’de öğretim
görevlisidir. Afgan mücahitlerle tanışmıştır örgütün finansman ayağını kontrol
etmek için Mekteb el-Hidemat’ı kurmuştur.

 

Ehli Sünnet
alimlerine göre savaş ve cihat ilan etme yetkisi devlete aittir. Bir bireye
gruba tek başına eline silah alıp cihat etme yetkisi vermez. Sebebi ise bu
grupların daha sonra birbirlerine düşüp kargaşaya neden olasından dolayıdır.
Mekke’de inen Kur’an ayetlerinde cihat emrinin olmamasının ve Medine’de inen
ayetlerde cihat emrinin olmasının sebebi de Müslümanların Medine’de bir devlet
olmasından dolayıdır.

 

Azzam Seyyid
Kutub’un yorumlarından çok etkilenmiştir. Cihadı kendilerine göre
yorumlamışlardır. Cihadın farz-ı kifaye olduğu zamanlarda devletin onayı
gereklidir. Ancak farz-ı ayın olduğu zaman buna gerek yoktur.  Ayrıca
sivil masum insanların, yaşlıların, kadınların, çocukların din adına
öldürülebileceğini savunmaktadır.

 

Bin Ladin 1998
Pakistan’ın Peşaver kentinde El-Kaide’yi kurmuştur. Usame Bin Ladin 1957
yılında Suudi Arabistan’da Ortadoğu’nun en zengin müteahhit bir babanın oğlu
olarak dünyaya gelmiştir. Ladin 1998’de Kral Abdülaziz Üniversitesi Ekonomi ve
Kamu Yönetimi bölümünden mezun olmuştur.

 

El-Kaide’nin Amacı

 

El-Kaide tekrardan
Halifeliği ilan edip, Osmanlı Devletinin fethettiği topraklarda tekrardan
hakimiyet kurmak, Ortadoğu’da ve Körfezdeki bütün Müslümanları tek çatı altında
toplamaktır. Aynı zamanda Endülüs İspanya’yı tekrardan ele geçirmek Batılı
güçleri Müslüman topraklarından temizlemek, en büyük hedeflerden birisidir.

 

Bunun ilk önceliği
Müslüman Ülkelerdeki Batı güdümünde bulunan rejimleri değiştirmekle
başlanmaktadır.

 

El-Kaide’nin Yapılanması

 

Örgütün hiyerarşik
ve hücresel yapısı vardır. Diğer terör örgütlerine nazaran yönetimden bağımsız
yerel dinamiklere bağlı hücresel faaliyetler göstermektedir. Her bölgede ve
ülkede hücresel faaliyet göstermektedirler. Bu bağlamda aynı milli ve etniğe
bağlı olmamasına rağmen aynı ideoloji etrafında birleşmektedirler.

 

El-Kaide’nin lideri
Usame Bin Ladindir. Eymen El-Zevahiri ve Süleyman Ebu Geyt’ten oluşan bi üst
şura vardır. Aynı zamanda Danışma Kurulları bulunmaktadır. Bunlar; Askeri
Komite, Dini Komite(fetva komitesi), Ticari Komite, Medya Komite, Seyahat
bürosundan oluşmaktadır.

 

El-Kaide’nin İdeolojisi

 

El-Kaide’nin
beslendiği ideoloji Cihadi Selefilikten kaynaklanmaktadır. Örgütün temeli olan
eleman toplanmasından, sempatizanlığa kadar her şeyde Selefilik çıta
oluşturmaktadır.

 

Selef kelime anlamı
“bir işte bir makamda kendinden önce bulunmuş olan kimse öncel “ anlamına
gelmektedir. Peygamberimizin (sas); “En hayırlı nesil benim dönemimde
yaşayanlardır, sonra onları izleyenler, sonra onların arkasından gelendir“
Hadisi Şerifinde “en hayırlı nesil“ dediği üç kuşak olan Sahabe, Tabiin, Tebe-i
Tabiin aynı zamanda bunlara Selef  veya Selef-i Salihin denilmektedir.
Selefilik ise; dini  Selefi Salihin’in yaşadığı gibi anlayıp yaşama arzusu
sonucu ortaya çıkmıştır.

 

Selefilik şimdilerde
ise çok farklı bir anlayış çerçevesinde ilerlemektedir. Bunlar; Suudi
Selefiliği(Vahhabiliği), Cihadi Selefilik ve Tekfirci Selefilik şeklindedir.

 

Selefi anlayışta
Kur’an ve Hadiste yer alan kavramların yorumları olmada, yazılı metinlerin
lafızlarıyla olduğu gibi kabul edmektir. Kur’an ve Hadisin akılla
yorumlanmasına karşı çıkılmış ve bu şekilde fetva verilmeyeceği belirtilip,
bunların dinde bidata neden olacağı savunulmaktadır.

 

Selefiler,
görüşlerini dört büyük mezhep imamından Ahmed Bin Hanbel’e dayandırmaktadır.
Ancak Selefilik İtikadi(inanç) durumudur. Hanbelilik ise ameli (uygulama)
durumudur.

 

Selefi harekette
Ahmed Bin Hanbel’den sonra ise 1263-1328 yılları arasında yaşayan  İbn-i
Teymiye gelmektedir. Selefilik İbn-i Teymiye ile bir ideoloji haline gelip
kurumsallaşmıştır. Moğolların işgali, Abbasilerin çöküşüyle birlikte İslamın en
buhranlı döneminde yaşamıştır. Bu buhrandan çıkmak için  İbn-i Teymiye,
Peygamberimiz(sas) döneminde ki Medine toplumunun İslami yaşamına geri
dönülmesi gerektiğini savunmaktadır. Bugünkü terör örgütlerinin kullandığı
Tekfir etme durumunu ise İbn-i Teymiye’nin Müslüman olmalarına rağmen
Moğolların şeriata göre kafir olduğunu, onlarla ölünceye kadar cihat etmek farz
olduğu fetvası, bu  bugünkü durumu açıklamaktadır. Bu durum birçok
örgütleri ve düşünürleri etkilemiştir. Bunlar; Osmanlı döneminde Kadızadeleri,
18.yy Vahhabileri ve 20yy.da ise Seyyid Kutub gibi düşünürleri ve El-Kaide gibi
örgütlerin oluşumuna zemin hazırlamıştır.

 

Selefilik, Ahmed Bin
Hanbel ve İbn-i Teymiye’den sonra ise önemli bir isim ise 1703-1792 yılları
arasında yaşayan Muhammed Bin Abdülvehhab’tır İbn-i Teymiye’nin selefilik
anlayışını teoriden çıkartıp radikalleştirerek pratiğe dönüştürmüştür. Aynı
zamanda Vahhabilik ile birlikte Selefilik bir devlet sistemi haline gelmiştir.
Bugün halen Suudi Arabistan’da hakim dini inanıştır.

 

Kur’an ve Sünneti
zahiri anlamlarıyla kabul edip geleneksel ehli sünnet anlayışının kabul ettiği
icma kıyas gibi kavramları kabul etmeyen Selefilik, İslam dünyasının yaşadığı
sorunları daha da büyütüp radikalleşmesine neden olmaktadır. Kendileri gibi
inanıp yaşamayan insanları kafir ilan edip tekfirci  selefilik 
ve  Cihat kavramının  içeriğini geleneksel İslam anlayışından
uzaklaştırıp radikalleştirerek Cihadi Selefilik haline gelmektedir.

 

Radikalleşmenin tanımı

 

Bireylerin ve
grupların yasal ve şiddet içermeyen siyasal faaliyetlerini de içerebilmekle
birlikte daha çok yasadışı faaliyetleri içermektedir. Radikalleşme 11 Eylül
2001 yılındaki saldırının ardından daha da şiddetlenmiştir. Radikalleşme bir
ideoloji ve fikir etrafında olabileceği gibi etnik, dini, kültürel ve ekonomik
nedenler çerçevesinde de gerçekleşmektedir.

 

Radikalleşme
yöntemlerinde “yukarıdan aşağıya“ veya “aşağıdan yukarıya“ şeklindedir.
Yukarıdan aşağıya radikalleşmede örgütün yeni eleman arayışı içindeki
faaliyetleridir. Aşağıdan yukarıya radikalleşmede ise bireylerin veya grupların
kendilerinde radikal hisler veya farklı ideolojiler oluşmaya başladığında bir
yere ait olma ve arayış içinde olma isteğidir.

 

Radikalleşmenin Arkasındaki Nedenler

 

Radikalleşmenin
arkasındaki nedenler Çevre, Siyasal kültür, Bireysel yaşantı şeklinde
oluşmaktadır. Yakın çevresinin arkadaşlarının, akrabalarının radikal gruplara
üye olması bireyi etkileyip bu şekilde iletişime geçebilir.  Radikalleşme
de yaşadığı ülkenin siyasi yapısından da kaynaklanmaktadır. Baskıcı aşağılayıcı
ve kutuplaştırıcı yönetimden dolayı bireyde öfke ve kızgınlık oluşmaktadır.

 

Bireyin siyasi
olarak kendisini ifade edeceği ortamın oluşmaması hukuki anlamda dışlanmanın
olması bireyi radikalleşmeye iter. Bundan yararlanan IŞİD ve El-Kaide gibi
terör örgütleri ise bireye siyasi anlamda ideolojileri için savaşacak ortam
hazırlamaktadır.

 

Radikalleşmede birey
aynı zamanda okuduğu kitaptan, gittiği derneğin faaliyetlerinden, izlediği
videolardan, sosyal medyada gezdiği sitelerden bireysel yaşantısını etkiler. Bu
bağlamda da bireyin ideolojik radikalleşme sürecinin zemini oluşmaktadır.
Bireysel yaşantı çevreyle doğru orantılıdır.

 

SSCB’nin 1979’da
Afganistan’ı işgali ile El-Kaide’nin zemini oluşmuştur. ABD’nin ve Batı
koalisyonuyla birlikte Irak’ı işgali işin içinden çıkılmaz bir hal ortaya
koymuştur. Bu işgal Ortadoğu’da ki sistematik, siyasi ve mezhepsel bütün
dengeleri altüst etti. Sünni halkın işgal sırasında işkenceler, tecavüzler ve
baskılar, aynı zamanda ABD’nin Ortadoğu’dan çekildikten sonra Maliki yönetimin
Sünnilere karşı baskıcı tutumu IŞİD’in oluşumuna zemin hazırlamıştır.

 

Radikalleşmenin Önlenmesine Yönelik
Ulusal ve Uluslararası Çabalar

 

Terörle mücadelede
sahada askeri faaliyetler kadar aynı zamanda bireyi çözümleme durumu da vardır.
Birey neden radikalleşir? Her ideolojide radikalleşen terör örgütü üyesi midir,
veya terör örgütü üyesi olan her birey gerçekte ideolojide radikalleşmiş midir?
Bu bağlamda ulusal ve uluslar arası kurumlar çalışmalar yürütmektedir. Bu
kurumlardan biri olan Radikalleşme Farkındalık Ağı (RAN) üye devletlerde
bireylerin şiddete ve terör olaylarına katılımlarını önlemek için dini
liderleri siyasi liderleri, polisleri ve araştırmacıları bir araya getirip
sosyal medyanın radikal gruplar tarafından provoke edilmesini önlemek aynı
zamanda bireyin radikalleşmede şiddete varan aşırıcılığına dönüşmeden
engellenmesi için çalışmalar yürütmektedir.

 

Türkiye’de ise
radikalleşme ile mücadelesinde tek kurum ise Polis Akademisi bünyesinde kurulan
Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Araştırma Merkezi (UTSAM)’dir 
UTSAM’da insan ticareti, göçmen kaçaklığı, uyuşturucu kaçakçılığı, organize
suçlar,siber saldırı için kurulan güvenliği ilgilendiren bir kurumdur.

 

Radikalleşmede birde
Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde olan Toplum Destekli Polislik(TDP)
‘dir  amacı ise eğitim durumunda ki gençlerin suça ve kötü alışkanlığa
bulaşmasını engellemektir.

 

TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİNİN RADİKALLEŞME SÜREÇLERİ

 

·       
Şiddete giden
yollarda radikalleşme süreçleri Bireysel, grup ve kitlesel düzeydedir.

·       
Bireysel
radikalleşmede; kişisel mağduriyetler, siyasi hoşnutsuzluklar, bir gruba ait
olma durumu, sosyal medya basın, internet, bunlar etkendir.

·       
Grupsal
radikalleşmede; grup içinde rekabet, amaca ulaşmak için grupsal birleşme, aynı
ideoloji etrafında grupsal radikalleşmeye bunlar etkendir.

·       
Kitlesel
radikalleşme; başka bir grup esnasında kitlesel radikalleşmeye bunlar etkendir.

·       
El-Kaide’nin Türkiye Yapılanması

·       
El-Kaide’nin Türkiye
yapılanmasını tespit etmek için Emniyet birimlerinin hazırladığı raporlara ve
15-20 Kasım 2003’te meydana gelen bombalamalara ilişkin hazırlanan fezlekelere
ve operasyonlara bakmak gerekir.

·       
El-Kaide’nin üst
düzey yöneticisi olan Lui Sakka İstanbul’da ki eylemi gerçekleştirenlerin
El-Kaide’ye biat etmeyen ve bağlı olmayan bir gruptur. Eylemin içinde yer alan
Yusuf Polat ise “El-Kaide’den farklı ama görüş olarak aynı olan bir yapı
gerçekleştirdi“ dedi.

·       
Emniyet birimlerine
göre ülkemizden Afganistan’a giderek  askeri ve siyasi eğitim alarak
El-Kaide’nin Türkiye yapılanmasını oluşturmuştur. Örgüt üyelerinin Selefilik
akidesini benimsediklerini ve dini yaşantılarını bu doğrultuda
gerçekleştirdikleri belirlenmiştir.

·       
El-Kaide’nin Türkiye
yapılanmasının lideri Habib Akdaş’tır. Habib Akdaş, Baki Yiğit, Harun İlhan,
Adnan Ersöz organizasyonu ve diğer selefi grupların ve kişilerin birleşmesiyle
El-Kaide’nin Türkiye yapılanması oluşturuldu. Bu yapılanmadan sonra örgüt
üyeleri  Afganistan’a askeri ve siyasi eğitim almak için gittiler.

 

El-Kaide Türkiye Yapılanmasının Gerçekleştirdiği
Eylemler

 

Beyoğlu
Neve Şalom Saldırısı

 

15 Kasım 2003
tarihinde Beyoğlu’nda bulunan Neve Şalom Sinagogu’na Harun İlhan koordinesinde
Gökhan Elaltuntaş tarafından bomba yüklü araçla intihar saldırısı
gerçekleştirilmiştir. 11 kişi hayatını kaybedip,87 kişi yaralanmıştır.

 

Şişli
Beth İsrail Sinagogu Saldırısı

 

Neve Şalom
saldırısıyla eş zamanlı olarak Mesut Çubuk tarafından bomba yüklü araçla
intihar saldırısı 15 kişi hayatını kaybedip, 134 kişi yaralanmıştır.

 

Beşiktaş
HSCB Bank Saldırısı

 

Sinagog eyleminden 5
gün sonra İlyas Kuncak tarafından gerçekleştirilen intihar saldırısında 15 kişi
hayatını kaybedip,139 kişi yaralanmıştır.

 

Beyoğlu
İngiliz Konsolosluğu Saldırısı

 

Aynı gün düzenlenen
Feridun Uğurlu tarafından intihar saldırısında 19 kişi hayatını kaybedip, 380
kişi ise yaralanmıştır.

 

TÜRKİYE’NİN EL-KAİDE VE IŞİD’E KATILANLARIN
PROFİLLERİ

 

350 kişiyi kapsayan
1977 yılındaki profil çalışmasında yaş ortalamasının 22-25 arasında örgüt
üyelerinin %80’ini erkek %75’inin üniversite mezunu çoğunluğunu, bekar ve
sosyo-ekonomik olarak orta ya da üst sınıf oldukları,

 

§  Bireylerin örgüte katılma yerlerinin üniversite ortamları,

§  İdeolojileri ise çoğunlukla anarşist, Marksist-Leninist ya da
milliyetçi ideolojiler olduğu, genelde eğitimli kimseler olduğu,

§  Aile, arkadaş, çevre, dini yaşantılar, okudukları kitaplar, dergi,
internetten etkilendikleri,

§  Aynı zamanda dinsel kimlik arayışları içinde olup,
Selefi-Vahhabi çizgi içinde olup, kendi gibi inanmayan ve düşünmeyenleri tekfir
etme,

§  Geneli evli olup, Afganistan ve Pakistan’da siyasi ve askeri
eğitim almışlardır,

§  ABD ve İsrail’i dünyada ki bütün kötülüklerin merkezi olarak
görme,

 

El-Kaide ve IŞİD’e
katılımlarda; Aile yaşantıları, katılımlara kısmen etkili olduğu gibi,

 

Sosyal yaşantılar da
ise; bireyin önceki sosyal yaşantısının IŞİD ve El-Kaideye katılmasında hiçbir
etkisinin olmadığının yaşadıkları süreçten sonra radikalleşip örgütlere
katıldıkları gözlenmektedir.

 

 Dini
yaşantılarda ise; IŞİD ve El-Kaide gibi örgüte katılanların dini yaşantılarının
örgüte katılmadan öncede ne İslami İlimlerde, ne İlahiyat Fakültesinde, ne
Medreselerde öğretilen bir dini mitolojilerinin olmadığını hatta İslami
İlimlerin ana omurgasını oluşturan kelam, usul-u fıkıh, tefsir, hadis benzeri
derslerin tahsil etmediklerini ve bu yüzden IŞİD ve El-Kaide gibi örgütlere
aldanmalarının kolay olduğu anlaşılmaktadır.

 

Arkadaş çevrelerinin
ise; Bu örgütlere katılmada arkadaş çevresinin etkisinin olduğu
anlaşılmaktadır.

 

Okuduklar kitaplarda
ise Bu örgütlerin ideolojilerini benimsetmek için kitap ve diğer matbu eser
okudukları anlaşılmaktadır.

 

İnternet kaynaklarda
ise; Bu örgütlerin ideolojilerini başlatan süreçte internet ve sosyal medyanın
etkili olduğu görülmektedir. Örgütün internet üzerinden yayınladıkları
içeriklerle ideolojilerini bu şekilde daha çok kişiye ulaştırmaktadır.

Radikalleşme süreçlerinde
kişiler ailelerini ve önceki sosyal çevreleri bırakıp, yeni bir sürece
giriyorlar. El-Kaide ve IŞİD örneğinde olduğu gibi dini hassasiyeti bulunan
kişilerin dini mitolojiden yoksun olarak ulaştıkları bilgilerin en doğru bilgi
olduğuna inanmaları gözlenmektedir.

 

Sosyal çevrelerinde
büyük değişiklik yaşayan kişiler, özellikle gittikleri dernekler ve vakıflar,
okudukları kitaplar ve girdikleri internet sitelerinden de etkilenirler.
El-Kaide’nin yasal olmayan sohbet halkaları, IŞİD’in ise kurduğu çok sayıda
dernek, vakıf ve kitapevleri sayesinde kişilerin radikalleşme süreçleri ve
sosyal çevreleri değişmektedir.

 

El-Kaide ve IŞİD
gibi dini motifli örgütlerin amacı ise, Suriye, Irak, Afganistan ve Filistin
gibi zulüm altında bulunan Müslüman ülkeleri tek bir çatı altında toplayıp
İslam Devletini kurmak, bunun önünde ki tek engelin ABD, İsrail ve Batı
ülkelerinin oluşturduğu ve aynı zamanda Müslüman ülkelerin rejiminin engel
olduğu görüşü hakimdir. Bu bağlamda Türkiye’yi Dar-ül Harb(dinden dönme) olarak
görme, demokrasiyi ve oy vermenin şirk olduğu, camilerde ve diyanetin
imamlarının arkasında namaz kılmama gibi durumları söz konusudur.

 

Günümüzün Ulusal ve
Uluslararası en büyük sorunu terörizimdir. Bunun için ülkeler güvenlik
anlamında politikalarını düzenlemektedir. Çünkü karşımızda ki terör
örgütlerinin hukuki, ahlaki ve sosyolojik toplumsal düzenini bozarak ırk,
cinsiyet, mezhep ve masum sivil gözetmeksizin herkesi hedef almaktadır. Bu
yüzden terör örgütüne katılan bireylerin ve grupların nasıl bir radikalleşme
süreci geçirip, ayrılıkçı şiddet eylemlerine başvuracak hale nasıl geldikleri
incelenmektedir. Bireyi radikalleşme sürecinde sempatizanlıktan nasıl başkasına
yaşam hakkı tanımama evresine nasıl getirdiğine bakılmaktadır.

 

Bu bağlamda terörle
mücadelede sahada askeri hareket kapsamının yanı sıra, aynı zamanda sahada
birey ve grupların radikalleşme evreleri hakkında araştırma yapılıp, bununla
etkin mücadele için raporlar hazırlayıp sorunun köküne inmek gerekir.

 

Özetleyen: Hafize
AÇIKGÖZ
 – SASAM Stajyeri

Selçuk Üniversitesi
İktisat Bölümü 4. Sınıf Öğrencisi






































































































































































































































































































































































































































KİTABI BURADAN
SATIN ALABİLİRSİNİZ.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet