Biraz da ezber bozalım-5

Zeki Sarıhan : TÜRKİYE’Yİ BÖLMEK Mİ İSTİYORLAR?

Türkiye’de geniş bir kesim, İngiltere, Fransa, Almanya gibi
Batı Avrupa ülkelerinin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’yi bölmek
istediğine inanıyor. Bu inanç pek çok insanın kafasına bir İngiliz çivisi gibi
çakılmıştır ve çıkarılması çok zordur. 
Batı kamuoyunda nasıl Osmanlı Devletinin istila politikalarından kalma
bir Türk korkusu varsa, Türkiye’de Avrupa’ya karşı bu korkunun temeli de yüz
yıl önceki emperyalist politikalardır.

Tarih bazı devletlerin düşman oldukları başka bir devleti
bölme çabalarına tanık olmamış değildir. Osmanlı İmparatorluğunda İngiliz
dostluğu hâkim iken başlıca düşman olan Rusya Balkanlar’daki ayrılık hareketini
zaman zaman desteklemiş, zaman zaman da kışkırtmıştır. Birinci Dünya Savaşı
yıllarında da bu Türkiye’deki farklı dinlere mensup insanları, hatta Arapları kışkırtarak
Türkiye’yi içeriden çökertmek isteyen düşman devletler eklendi.

Ancak bu, yalnız İtilaf devletlerinin bir taktiği değildi.
Alman politikalarına uygun olarak Osmanlı Teşkilatı Mahsusası da Kafkasya,
İran, Hindistan gibi kimi Rusya’nın, kimi İngilizlerin elindeki ülkelerde
bağımsızlık ve ayrılıkçı hareketleri desteklemek için epeyce para harcadı. Ders
kitaplarında işin bu yanı üzerinde durulmaz. 
(Bakınız: Stanford J. Shaw, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu-Savaşa
Giriş, Türk Tarih Kurumu, 2014. Özellikle Dördüncü Bölüm: Osmanlı Ordusu
İstihbarat Servisi ve Gerilla Ordusu, Teşkilatı Mahsusa ve İlk Faaliyetleri)

Osmanlı Devleti yenilince İtilaf Devletleri Türkiye’yi kendi
aralarında paylaşmaya niyet ettilerse da Sevr Anlaşmasının yürürlüğe girememesi
nedeniyle bu plan gerçekleşemedi

Lozan Anlaşması’yla Türkiye’nin sınırları kesinleştikten ve
Türkiye bu devletlerle tek tek de anlaşmalar da yaptıktan sonra “Bizi bölmek
istiyorlar” söylemine rastlanmıyordu. 
Barış düzenine geçen ve yurtta olduğu gibi dünyada da barışı dış
politikasının temel ilkesi yapan Türkiye de başka ülkelerin iç işlerine
karışmaktan uzak durmuştur.

1960’tan sonra Türkiye’de güçlü bir anti Amerikan dalga
yükseldi. Ancak o zamanki yurtseverlerin iddiaları arasında Amerika’nın
Türkiye’yi bölmek istediği yoktu. Amerika Türkiye’nin hükümeti eliyle bütün
ülkeye egemendi. Onun Türkiye’den kovulmasıyla tam bağımsızlığın yeniden
kazanılması hedefleniyordu. Avrupa devletlerinin ve ABD’nin Türkiye’yi bölmek
istediği inancının yayılması 1980’lerden sonra Kürt sorununun ortaya çıkmasıyla
oldu. Böyle bir sorunla yüzleşmeye hazır olmayan Türk milliyetçiği, Kürtlerin
kimlik taleplerinin mutlaka Türkiye’yi bölünmeye götüreceğini, bunun da olsa
olsa Türkiye’nin tarihi düşmanları olan devletler tarafından kışkırtıldığını
ilan ve bunda ısrar etti.

MANTIĞA AYKIRI

Avrupa Birliği ülkelerinin ve ABD’nin Türkiye’yi bölme ve
ondan yeni devletler çıkarma istemelerinin akla uygun bir açıklaması bulunamaz.
Bu devletlerin hiç biri böyle bir niyet açıklamamıştır. Bu konuda gizli bir
karar aldıklarına veya başka devletlerle bu konuda ortak bir anlayışa
vardıklarına ilişkin de hiçbir belge ortaya çıkmamıştır.  Bu devletler Türkiye’nin düşmanı değil siyasi
ve askerî müttefikidirler. Dahası Amerika Birleşik Devletleri, her iki devlet
yetkililerinin de sık sık ifade ettikleri gibi “Stratejik ortak”tırlar. Türkiye
ABD’nin patronu olduğu NATO’nun savunma şemsiyesi altındandır. Aynı zamanda
gene ABD’nin tavsiyesi ile Avrupa Birliği’ne girmeye çalışıyor. (Tayyip
Erdoğan’ın bir yıl önceki politikalarına kadar). 

Diplomaside şimdiye kadar hiç görülmemiş olan şey, bir
devletin müttefik olduğu başka bir devleti parçalamak için faaliyet
göstermesidir. Böyle bir çaba karşısında ittifaklar ve dostluklar bir gün bile
yürürlükte kalamaz. Ne Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, ne Demokrat Parti
döneminde, ne de 27 Mayıs’tan sonra hükümetler böyle bir iddiada bulundular.
Zaten bu nedenledir ki güvenliklerini Batı İttifakında, NATO’da ve Avrupa
Birliğinde gördüler.  Bunun tersi
olsaydı, Türkiye Sovyetlerle ittifak halinde veya Bloksuz ülkeler safında
bulunsaydı Batı ülkelerinin Türkiye’ye alttan alta da olsa husumet göstermeleri
akla gelebilirdi.

Türkiye’nin bölünmesi, örneğin Amerika’nın ne işine
yarayacaktır? Amerikalılar, Türkiye toprakları üzerinde küçük bir Kürt devleti
kurulsun diye Koskoca bir Türkiye’yi kaybedecek kadar akıl yoksunu mudurlar?
Batı ülkelerinin malları, sermayesi, teknolojisi ve kültürü Türkiye’ye girmekte
zorluklarla mı karşılaşıyor ki, Türkiye’nin yerine başka küçük bir ülkeyi ikame
etsinler?

Batı’da Ortadoğu halklarının yaşadıkları yerleri gösteren bir
takım haritaların yayımlanması bu devletlerin bölgede yeni bir devlet projesi
olamaz. Bunu ABD’nin Suriye ve Irak politikalarında da görüyoruz. ABD, Suriye’nin
bölünmesini değil bütünüyle ABD’nin hegemonyasına girmesini istedi. IŞİD sorunu
çıktıktan sonra nerdeyse bundan bile vazgeçti. Irak’ta da amacı kendi dostu
haline gelen Birleşik bir ülke yaratmaktı ki bunu başardı ve bu nedenle Barzani
ile ilgilenmiyor.  Ortadoğu’da yeni
devletler kurulması hiçbir devlerin resmî tezi değildir. Sorumsuz bazı
kişilerin yayımladıkları kimi haritalara gelince, böyle haritalar Türkiye’nin
sınırlarını genişletme çabası içindeki Türk milliyetçileri tarafından da
yayımlanıyor. Irak, Suriye, Gürcistan, Yunanistan topraklarında hak iddia eden
Türkler var. Ancak böyle bir niyetin gerçekleşmeye kalkışması savaş nedenidir.

Türkiye Batı ülkeleriyle savaş halinde değildir.






















































Türkiye Kürtlerinin merkezi devletten çeşitli taleplerde
bulunmasını bir bölünme neden saymak yanlış olmakla birlikte bunu Türkiye’nin
batılı müttefiklerinin kışkırttığını ileri sürmek büsbütün yanlıştır.
Türkiye’nin Kürt sorunu yeni değildir ve bunun tarihsel, sosyolojik nedenleri
vardır. Bunları sorun olmaktan çıkarmak için uygulanan ve uygulanabilecek
çeşitli çözüm yolları da vardır.  (22 Ekim 2017)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet