“İran’da Ehlisünnet: İmkânlar ve
Sorunlar” başlıklı bu kitap, Lübnan’da İmam Avza’i Üniversitesi İslami
Araştırmalar Bölümü’nde Abdulzahir Sultani tarafından yapılmış bir doktora
tezidir. 2011-2014 yılları arasında Arapça olarak kaleme alınan bu tez, yazarın
kendisi tarafından Farsçaya tercüme edilmiş ve 2016 yılında İran’ın Kürdistan
eyaletine bağlı Senendec şehrinde Aras Yayınları tarafından basılmıştır.
Kitabın yazarı İranlı ve Ehlisünnet mensubu olup hem İran’da Ehlisünnete ait
medreselerde ilim tahsil etmiş hem Ehlisünnetle ilgili çeşitli araştırmalar
yapmıştır.  

Adından da anlaşılacağı üzere kitap
İran’da Ehlisünnetin imkânları ve güçlükleriyle/sorunlarıyla birlikte mevcut
durumunu ortaya koymayı ve sorunların çözümüne yönelik bazı öneriler sunmayı hedeflemektedir.
Yazarın da ifade ettiği üzere İran’da Ehlisünnet konusuyla ilgili bu kapsamda
bir çalışma, hem İran’da hem diğer ülkelerde bir ilk olma özelliğini taşıması
bakımından önemlidir. Şüphesiz bundan önce de İran’da Sünnilerle ilgili
yazılmış çeşitli bilimsel makaleler, köşe yazıları ve bildiriler söz konusudur.
Ancak bu kitap İran’da Ehlisünnet olgusunu tarihi, coğrafi, kültürel, siyasi ve
iktisadi açıdan olduğu kadar; dil, kavim, nüfus, sahip oldukları medreseler,
dini/kültürel merkezler, hayır kuruluşları vd. boyutlarıyla da ele alması
bakımından en kapsamlı ilk eser olma özelliğini taşıyor. Bu açıdan bakıldığında
Türkiye’de, İran Sünnilerinin durumu; ilgi, merak ve gündem konusudur. Ancak
buna rağmen Türkçe kaynaklarda İran’da Ehlisünnetin varlığı, durumu, imkânları
ve sorunlarıyla ilgili sağlıklı, objektif ve yeterli malumat bulunduğunu
söylemek güçtür. Zira mevut bilgiler genelde ilmi hüviyete haiz olmaktan uzak
ve yanlı olmaktadır. Nitekim yazarın kendisi de İran’da Ehlisünnet konusuyla
ilgili ifrat ve tefrite kaçan kanaatlere dikkat çekmekte ve kendi çalışmasında
bu durumdan kaçınmaya çalıştığını şu ifadelerle dile getirmektedir.

“Çalışmamın temel amacı ve esası,
gerçekliğe dayanmaktadır. Bu nedenle İran’da ehlisünnet konusunu ifrat ve
tefritten uzak bir bakış açısıyla yazmaya çalıştım. Zira kimi zaman bu Sünni
azınlığın durumuyla ilgili o kadar çok duygu sömürüsü yapılıyor, mazlumiyet
havası estiriliyor ve ifrata kaçılıyor ki; sanırsınız ki bütün Sünniler
hapisteler, ölümcül bir baskı altında yaşamaktalar ve hiçbir hareket, faaliyet,
kımıldama ve hayat hakları yok! Yine kimi zaman da tam tersine öyle bir hava
estiriliyor ve tefrite kaçılıyor ki; sanki İran’da Sünniler en ideal devlette,
bir medinetü’l fâzılada, bir ütopyada yaşıyorlar ve hiçbir sorunları yok,
durumları da diğer vatandaşlardan çok daha iyiymiş gibi!” (s. 32).

İşte bu nedenle kitabın öncelikle
Türkiye kamuoyuna tanıtılmasının, ardından tüm eserin tercüme edilerek Türkçeye
kazandırılmasının önemli olduğu kanaatindeyiz. 









ANALİZİ BURADAN
İNDİREBİLİRSİNİZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet