KAYNAK : https://gencyazarlar.org/2017/09/02/aziz-dede/

AZİZ DEDE

DEFNE ILGAZ

Babamla aralarında çekişme gibi
bir şey vardı. Vardı da neydi o, tam anlayacak yaşta değildim. Gördüğüm, idrak
ettiğim, bu yazar amca çok tonton bir şeydi. Babam gibi ciddi, otoriter ve
kuralcı birine benzemiyordu.

Hissediyordum, ya beni gerçekten
seviyordu ya da babama inat seviyordu. Babamla ufak bir dalga illâ ki geçerdi
her görüşmemizde ama içinde kızgınlık olmadığını ayırt edebiliyordum.

Bir keresinde anneme, “aman Afet
ne çok benziyor Babasınaa, ayynı onun hâris dudakları” demişti. Gülüşmüşlerdi.
Demek ki babama benzemek kötü bir şey değildi.

Onun dizine çıkılabiliyordu, ondan
üst üste bir şeyler istenebiliyor, ona “mu ni mu ni” şeklinde sık sık sorular
sorulabiliyordu.

Lâfı her ortamda kesilebilen bir
yazar amcaydı. İsmi Aziz Dede’ydi.

Kadınlarla (birçokları gibi)
laubali olmayışını, çocuklara da birçokları gibi sıkıntı yaratan varlık
muamelesi yapmadığını tespit etmiştim. Ben olayın adını koymuştum: Bu adamı
seviyordum.

Daha küçücük bir çocukken onun
bütün kitaplarını okumuştum bile. Üstüne konuşurdum. Çok değer vererek
dinlerdi.

O benim sevdiğim bir yazardı,
diğer amcaların kitapları o kadar iyi olmuyordu. Hep devrimden falan
bahsediyorlardı onlar. Sıkıcı, dibine çöp dökülen gri duvarlardaki yazılar gibi
soğuk ve renksizdi onların hikâyeleri.

On altı yaşındayken bir gün, evde
bulduğum, çok eski basım kitaplarından birini, bizim ıssız sahilimizde
güneşlenirken okuyordum. Bir hikâyesinin içindeki bir şiir beni çok etkilemişti
ve çabucak besteleyivermiştim. Şiirin adı “Tahliye” idi. Kendisi
anımsayamamıştı bile o şiirini, konudan ona bahsettiğimde…

Ona bu bestemi çok özel bir
ortamda çaldım.

Buraya koyduğum gazete kupüründe
göreceğiniz gibi, Mina Urgan da vardı bu ortamda. Basın da. Cezaevindeki
koşulların iyileşmesi için mahkumların yaptığı açlık grevine destek vermişti ve
iki gün aç durmuştu. O gün bu eylemi sonlandırdığı bir gündü. Bu basın
toplantısı Pera Palas’ta gerçekleştirilmişti.

O günden bir anım daha var! Anneme
üstüne basa basa ciddi ciddi şöyle demişti, ” Afet dikkat et ha! Bak bunu
kaparlar, artist yaparlar!..”


































Güzelmişim de:)))



İlk
albümümde de yer alan bu besteyle, Cem Karaca’nın açtığı bir yarışmada aynı yaz
bir ödül almıştım. En İyi Genç Yetenek Ödülü’nü. ( Albümü spotfy’da dinlemek
mümkün)

Sadece on sekiz yaşındaydım;)

Cem Karaca’yı ve yarışmayı da bir
başka anı yazısında anlatırım.






İyi Bayramlar efendim.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet