Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

KAYNAYAN DOĞU AKDENİZ
SULARI VE KIBRIS’A ETKİLERİ


KAYNAK : http://politikaakademisi.org/2019/07/24/kaynayan-dogu-akdeniz-sulari-ve-kibrisa-etkileri/


Bu günlerde Kıbrıs’ın siyasi gündemi,
yeniden görüşmelerin (Kıbrıs müzakereleri) başlatılması söylemleriyle dolu…
KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın Rum tarafına hidrokarbon
araştırmaları için Türk ve Rum tarafının ortak bir komite kurması önerisi Türk
tarafında tüm kesimlerde olumlu bir adım olarak kabul görülürken, bu öneri, Rum
lider Nicos Anastasiades tarafından hemen reddedildi. Bu konunun yankıları
basında sürerken, Akıncı, bu kez de gayrıresmi beşli görüşme yapma önerisi
getirdi. Bu kez, Rum tarafı, bu teklifi görüşmelerin Crans-Montana’da kaldığı
yerden devam etmesi şartıyla kabul edeceklerini bildirdiler. Halbuki
görüşmelerin Crans-Montana’da kaldığı yer diye birşey yoktu. Görüşmeler
tıkanmış, federasyon çözümünün artık imkânsız olduğu ve Rum tarafının Türk
tarafı ile siyasi eşitlik, adil bir güç paylaşımı ve Kıbrıs servetinin ortak
kullanılması konularında anlaşmaya hiç niyeti olmadığı anlaşılmıştı…


Benim değerlendirmelerime göre; eğer
tekrar çözüm arayışları için görüşmeler başlayacaksa, bunun federasyon
zemininde değil, iki ayrı devlet, örneğin konfederasyon veya “Tayvan modeli”
şeklinde yeni bir yol için yapılması gerekir. İkinci olarak, Kıbrıs Türk
halkının çoğunluğunun hemfikir olduğu bir husus, Türkiye’nin etkin ve fiili
garantisinin değil kaldırılması, sulandırılması konusunun bile görüşme masasına
getirilmemesinin uygun olacağıdır. Kıbrıs Türk halkı, Rum tarafının çözümden
yana olmadığının ve görüşmeleri sadece “dostlar
alışverişte görsün
” mantığıyla Avrupa Birliği ve Birleşmiş
Milletler’i uyumsuz taraf olmadıklarına inandırmak amacı ile sürdürdüklerinin
farkındadır. Burada önemli olan, ikili buluşmada liderlerin neler konuşacağı ve
beşli görüşmeye neleri taşıyacaklarıdır. Eğer liderler eski söylemlerini geride
bırakarak, federal çözümün artık mümkün olamayacağı gerçeğini kabul edip yeni
çözüm önerilerini beşli görüşmeye götürürlerse, belki de bu defa bir başarı
şansı olabilir. Aksi takdirde ise, görüşmeler tamamen zaman kaybı olacak ve
Kıbrıs Türklerinin çözüm olmayacağına olan inançlarını arttıracaktır. Benim
gözlemlediğim kadarıyla, Rum lider Anastasiadis’in ne istediği de pek belli
değil… Bazen söylemleriyle iki devletliliği savunur gibi görünüyor, bazen de
egemenlik ve güç paylaşımında üniter devlet yetkilerinde ısrar ediyor.


Son yıllarda Doğu Akdeniz bölgesi ise bir
cadı kazanı gibi kaynamakta; sadece coğrafi olarak Türkiye, İsrail, Mısır,
Kuzey ve Güney Kıbrıs, Yunanistan, Lübnan, Suriye ve Libya gibi sözkonusu
denize kıyısı olan ülkeler için değil, süpergüç ABD ve büyük güçler Rusya, Çin
ve Avrupa Birliği ülkeleri  için de bu bölge giderek ilgi odağı haline
gelmektedir. Son dönemlerde, genelde Doğu Akdeniz’de, özelde de Kıbrıs’ta
artan gerilimin başlangıcı, buralarda olan zengin doğalgaz kaynakları ile
ilgili bilimsel tahminlerin ortaya çıkmaya başladığı 2000’li yılların başlarına
dayanıyor. 2002’den beri, Güney Kıbrıs;  Mısır, İsrail, Suriye ve Lübnan
gibi Doğu Akdeniz kıyı ülkeleri ile Münhasır Ekonomik Bölge (EEZ) 
anlaşmaları yapmaktadır. Türkiye, haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile
Birleşmiş Milletler’e müracaat etmiş olmasına rağmen, halen  hakkı olan
145.000 kilometre karelik deniz alanını Münhasır Ekonomik Bölge olarak BM’ye
tescil ettirememiştir. Kuzey Kıbrıs’ın TPAO’ya verdiği imtiyaz alanı ise, Güney
Kıbrıs’ın hak iddia ettiği bir parselle kesişmektedir. 2010’dan itibaren
Türkiye ile Güney Kıbrıs arasındaki gerilim, Güney Kıbrıs ile anlaşarak büyük
uluslararası enerji şirketlerinin bölgede hidrokarbon yataklarını keşfetmeleri
neticesinde bayağı artmıştır. Ayrıca sözkonusu araştırmalar, Kıbrıs
Sorunu’ndaki çözüm sürecini de olumsuz etkilemektedir. Türkiye de, Rum
politikalarına karşılık olarak Türk savaş gemilerinin koruması altında sondaj
gemileri Fatih ve Yavuz’u kıta sahanlığında gaz aramak üzere görevlendirmiştir.
Kıbrıs Türklerinin çeşitli hakları gasp edilirken sessiz kalan Avrupa Birliği
ve ABD ise, bu hamle karşısında hemen araştırmadan vazgeçmezse Türkiye’ye
yaptırım uygulayacaklarını açıkladılar. Hatta Rusya Federasyonu da bu konuda
Türkiye’yi kınayan bir açıklama yaptı.


Ocak ayında Kahire’de buluşan  Güney
Kıbrıs, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve Mısır yetkilileri, Doğu
Akdeniz Gaz Forumu’nu kurduklarını açıkladılar. Forumun amacı; bölgesel
kaynakların üretimi, tüketimi ve pazarlamasında işbirliği yapmak ve Doğu
Akdeniz’i yeni bir enerji tabanına dönüştürmektir. Ancak Akdeniz’de en uzun
ikinci  kıyı şeridine sahip olan Türkiye, ne kadar ilginçtir ki söz konusu
Forum’a çağrılmamıştır. Bu sürece paralel olarak, Güney Kıbrıs, Yunanistan,
Mısır ve Ürdün ile birlikte üçlü işbirliği oluşturmuşlar ve bu konuda ABD ve
AB’nin desteğini almışlardır. Rum tarafı 15 yıldan beridir tek-taraflı
kararlarla, Türk tarafını hiçe sayarak, Doğu Akdeniz hidrokarbon yataklarından
yararlanmaya çalışmaktadır. Ancak Türkiye de, Fatih ve Yavuz araştırma
gemilerini göndererek Rum tarafına kesin ve net bir mesaj iletmiştir. “Türk tarafı ile bulunan veya bulunacak
olan zenginliği paylaşmazsanız tek başınıza kullanmanıza izin vermeyiz.

Bence görüşmelerin gündeme geldiği bu günlerde, bir moratoryum başlatılarak
çözüm bulunana kadar veya paylaşma konusunda anlaşma sağlanana kadar
hidrokarbon çalışmalarını durdurmaları doğru bir yaklaşım olacaktır.


Doğu Akdeniz’de çıkacak doğalgazın en ucuz
maliyetle Avrupa’ya ulaştırılması için, Anadolu’dan geçerek Trakya’ya ve oradan
da Avrupa’ya iletilmesi en uygun yoldur. Bir diğer alternatif ise,
İsrail-Lübnan-Suriye-Türkiye-Avrupa boru hattıdır. Ancak başta Rum tarafı ve
Doğu Akdeniz’deki doğalgaz ile ilgili diğer ülkeler, -Türkiye’yi bu sürecin
dışında tutmak için- maliyeti çok yüksek olmasına rağmen, Doğu Akeniz’den
Girit’e, sonra Yunanistan’a, oradan da İtalya’ya geçecek bir boru hattı
planlamaktadırlar. “East Med” olarak isimlendirilen bu boru hattı projesi, Rum
tarafı eski İçişleri Bakanı ve eski AKEL’li AB milletvekili Neoklis
Sylikiotis’e göre, Rum hükümetinin bir imaj yaratma oyunundan başka birşey
değildir; çünkü bu konuda henüz bir anlaşma  yoktur ve sadece anlaşmaya
varılması yönünde siyasi irade vardır. Yine Rum tarafı siyasetçilerinden AKEL
Genel Sekreteri Andros Kiprianu’ya göre ise, “East Med”, Avrupa’nın enerji
güvenliğine yönelik bugünkü mevcut durumdan kaynaklanan tekeli değiştirme
gayretidir.


Sonuçta, 50 yıla yakın bir süreden beri
siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu ve iki kesimli bir federal ortaklık
modeline ulaşmak için yapılan çalışmalar hiçbir sonuç vermemiş; bu da Kıbrıs
halkları için zaman kaybından başka birşey olmamıştır. Bu nedenle, artık yeni
seçeneklerin ele alınması gerekmektedir. Kaldı ki, bir federasyon temelinde
ortaklık kurulsa bile, siyaset uzmanlarına göre bunun -geçmişteki gibi- uzun
ömürlü olamayacağını tahmin etmek zor değildir. Çünkü iki taraf arasında ortak
bir vizyon bulunmamaktadır ve hedefler farklıdır. Ayrıca Türk ve Rum tarafı
arasında halen kapanamayacak bir güven bunalımı mevcuttur. Rum tarafına geçen
Kıbrıs Türklerine karşı yapılan bazı fiziki ve manevi fanatik saldırılar da
taraflar arasındaki güven uçurumunu derinleştirmektedir. Yine taraflar arasında
ekonomik güç farklılığı, Rum tarafının BM Güvenlik Konseyi’nin 1964 tarih ve
186 sayılı kararının verdiği meşruiyet ile statükodan yararlanması ve bu
nedenle de uluslararası platformlardan sınırsız destek almaları federasyon
çözümünün kısa ömürlü olacağının göstergesidir. Federasyonlarda, taraflar
arasında eşit güç paylaşımı olmalıdır. Ancak Rum tarafı doğalgaz
araştırmalarında ortak komite kurulması önerisini reddederek, Kıbrıs Türkleri
ile güç paylaşımını istemediklerini göstermiştir. Rum tarafının hidrokarbon
arama girişimlerini de Doğu Akdeniz’de egemenlik kurmak amacıyla başlattığı
aşikârdır. Siyaset uzmanı, eski görüşmeci ve eski Cumhurbaşkanı müsteşarı Ergün
Olgun’a göre, bu girişimler, Kıbrıs Sorunu’nu daha da karmaşık hale sokmakta ve
Doğu Akdeniz’i istikrarsızlığa sürüklemektedir. Kıbrıs Sorunu, artık salt
Kıbrıs adasında yaşayan Türkler ve Rumlar arasında yaşanan bir sorun olmaktan
çıkmış, çok boyutlu uluslararası bir sorun haline gelmiş ve içine petrol ve
doğalgaz eklenince yeni bir nitelik kazanmıştır. İki taraf arasında veya beşli
görüşmeler başlayacaksa, konular arasında mutlaka doğalgaz arama çalışmaları da
yerini almalıdır. Çeşitli konularda KKTC Cumhurbaşkanı ile hükümeti arasında
birtakım anlaşmazlıklar var gibi görünse de, doğalgaz konusunda tüm Kıbrıs Türk
tarafı aynı görüşte birleşmektedirler. Doğalgaz konusunda paylaşmaya hazır
olmayan Rum tarafının federal çözümde güç paylaşımına da yanaşmayacağı
belirgindir. Rum tarafının yeniden görüşmelere başlamak için ortak hedeflere
sahip olduğunu ve düşüncelerinin olumlu yönde değiştiğini Türk tarafına
göstermesi gerekmektedir. Aksi takdirde, Türk tarafı, 50 yıla yakın süredir devam
eden kısır döngü içerisinde yer almak istememektedir.


Ayrıca 2020 yılında KKTC yeni
Cumhurbaşkanı’nı seçecektir. Halen görev yapan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı “Federasyondan başka bir çözüm yolu
olamaz
” derken, hükümet ortakları artık federasyon yolunun
tükendiğini ve Kıbrıs Sorunu’nu çözmek için başka alternatiflerin düşünülmesi
gerektiğini söylüyorlar. Eski görüşmecilerden Ergün Olgun ve Osman Ertuğ’un
önerileri olan “kadife ayrılık”, “Tayvan modeli” veya “Monaco modeli”
önerileri, Kıbrıs için federasyon modeline alternatif modellerdir.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda, Cumhurbaşkanı’nın aynı kalması veya başka
bir sol partinin adayının seçilmesiyle Kıbrıs Sorunu’na çözüm arayışları “Tek
yol federasyon” çizgisinde devam edecek veya sağ partilerden birisinin adayının
seçilmesiyle  federasyon yolunun tek seçenek olmadığı ortaya konarak yeni
alternatifler üzerinde durulmaya başlanacaktır. Bekleyelim ve görelim bakalım…


Dr. Hasibe ŞAHOĞLU


Emekli Büyükelçi/Girne Amerikan
Üniversitesi Öğretim Görevlisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış