Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Ey Kıbrıslılar Kulağınıza Küpe, Beyninize Nakış Olsun…


“Efendiler, Kıbrıs’a çok dikkat ediniz!..Kıbrıs düşmanın elinde
bulunduğu sürece bu bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz.
Bu ada bizim için çok önemlidir” (Mustafa Kemal Atatürk)


Kıbrıs…

Deniz… Deniz… Akdeniz

Suları Berrak Deniz

Karşıda Yâr ağlıyor.

Bırak gideyim deniz.

Dünya, Ay’sız geceler karanlık olur.

Anadolu’ nun Ada’sız geleceği karanlık olur.


Kıbrıs’a 1974’de Rahmetli Başbakan Bülent ECEVİT zamanında çıkartma
yaptık veya yapmaya mecbur bırakıldık. Çünkü Ada’da zalim vardı. Enosis denilen
vahşi bir plan vardı. Makarios denilen Türk kanına doymayan din adamı kisveli
bir vampir vardı. 1974’deki müdahale hakkımızı nereden alıyorduk… (Bunun da
faturasını ülkemize yapılan Ambargo ile ziyadesiyle ödedik.  Kaddafi o
günlerde de dostluk göstermişti) 1959 yılında Londra ve Zürih anlaşmalarından…

Dış İşleri Bakanımız Rahmetli Müteveffa (Katledilmiş) Fatih Rüştü Zorlu’ydu.

Tarihsel haklarımızın savunmasını çatır çatır yaparak Kıbrıs’ta garantörlük
hakkımızı tescil ettirmişti.

Ada; İngilizlere ilişkilerimizin dostane olduğu, askeri olarak da müttefik
olduğumuz dönemde 1878 yılında cennetmekân Abdulhamit Han tarafından Kiralık
olarak verilmişti ve imzalar atılırken, imzasının üzerine koyduğu ibare bugün
dahi bize diplomaside şefaatçi oluyor: “Egemenlik hakkımız mahfuz kalmak
kaydıyla…”

Uyut,  Avut,  Dondur.

Diplomasinin vazgeçilmez Trio’su…

Önce uyuturlar,

Sonra unuttururlar,

Fark edersen; Avuturlar,

Israr edersen Astırırlar.

Demokrat Parti ve üst yönetimi: Türkiye’nin kuruluş ve paylaşım projelerine
hayır dedi, diyebildiği kadar.

Bağdat Paktı neydi işte bugün. BOP denilen melanetin içinde anasırı İslam’dan
başkasının olmadığı pakt idi. Ama onlara kemik yoktu. “Bu Bir”

Kıbrıs görüşmelerine giderken içinde Adnan Menderes’in de bulunduğu TC uçağına
sisin içinde yanlış koordinat verip ormana çaktıranlar Kıbrıs konusunda
haklarımızın üzerine yatmak isteyenlerden başkaları değildi “Bu İki”

Musul Meselesi, Bağdat Paktı içerisinde daha da geniş bir alanda çözüme
kavuşturulacaktı. “Bu Üç”

Yalta Konferansında 11 Şubat 1945’te çırak çıktığını anlayan komşumuz Rusların
yakınlaşma teklifine olumlu yaklaşan Menderes ve Arkadaşları artık çok
olmuşlardı.

Uyanmışlar, Unutmamışlar, Avutulamamışlardı.

Öyleyse Asılmalıydılar…

“Sizi içeri tıkan zihniyet böyle istiyor.”

(Salim Başol) 27 Mayıs zulmünün Yassı Ada Hakimi

Yakın tarihimizde ve yakın çevremizde imparatorluktan cumhuriyete geçerken feda
ettiğimiz topraklar, insanlar,canlar, ocaklar… binlerce roman unutalım mı
Elif’i A yapmakla, kafaya şapka takmakla Ankara’yı başkent yapıp Avrupa’dan
uzaklaşmakla ve daha nicelerine rıza göstermekle olmadı, olmuyor beyler.

Bizi Batılı saymıyorlar ve aralarına almıyorlar… Kelâmi Atatürkçü Aydınlarımız,
Batının kalemşörleri, bakınız Gazi Mustafa Kemal Batıya ne yakıştırma yapmış,
ne anlam yüklemiş:  Avrupa Emperyalizmi demiş.  Avrupa devletleri
dememiş, bugünleri daha 1937’de görmüş,  söylemiş.

Cumhuriyet gökten mi geldi, 3. Meşrutiyet miydi yoksa, hain Naum’un torbasından
mı çıktı. Cumhuriyetin değerleriyle Emperyallerle aynı masada oturamazsınız.
Masada karnınız doymadığı, sözünüz dinlenmediği gibi Narkozsuz ameliyatla organ
mafyasınca iç organları çalınan zavallıya dönersiniz.

Yazma, Dizme Cumhuriyet Tarihi gözlüğüyle arkaya bakarken ati’yi hem de yarını
göremiyoruz.

Biz artık Imperior bakış zamanı geldi diyoruz. Yalnız mıyız? Hayır.

Düzmece tarih düşmanlıkları 80- 85 yıllık sosyolojik asırda siliniyor.

Arap – Türk düşmanlığı bitiyor, siliniyorken Kürt – Türk’e dönüşüm zorlanıyor.

Ama papuç pahalı o da olmıyor. Türkler artık oyuna da mı gelmiyor ne…?

Birileri fena afalladı. Politikaları geri tepiyor.

Terörü sonlandıracağız, demokrasi, hürriyet, adalet, eşitlik, müsavat, uhuvvet,
be hey millet biz bu dolmaları zaten yemiştik.

Kıbrıs’la başladık. Imperior bakış bizi nerelere getiriyor görüyorsunuz.

Kıbrıs’ta ne İngilizler, ne de Kıbrıs Rumları ne de Yunanlılar isteklerine
ulaşabildiler…

Yunanlılar bundan böyle bizimle eşgüdüm dış politikalar izleyecekler, çok sıcak
olacak ilişkilerimiz

Neden mi, onlarla ipler gerilince biz birlik oluyoruz. Çünkü iç isyanlar
bitiyor, sönüyor… Bu da başka bir garabet değil mi?

Artık Kıbrıs Avrupa Emperyalizminin gündemidir. Yunanın görevi Türkiye’de
birlik ve dirliği sağlayabilecek uyanışa sebebiyet vermemektir. Bizi hasımsız
bırakmaktır.

Kıbrıs’ı AB Labirentinin karanlık dehlizlerinde hukuken bitireceklerdir.

İşte, önce Lozidu Davası, sonra Arestis Davası ve kaybedilince Orams Davası…

Ne isteniyor Orams’lardan (Oramslar Kıbrıs’ta mülk almış bir İngiliz
karı-kocadır). Türklerden aldığınız arazi Biz Rumlara aittir, kullandığınız
dönemin Kirasını ve de Arazinin parasını bize ödeyiniz.

Fatih Rüştü Zorlu Rahmetli Kabrinden haykırıyor:

Bre densizler, 1878’de Adayı Kiralık aldığınız bizlere bunu unutturdunuz. Kira
Borçlarınız vardı, uyuttunuz İstedik 13 Temmuz 1924 anlaşmasını ortaya attınız
üzerine yattınız. Uyumlu partilerinizle ve onların sadık Genel Başkanlarıyla
bugünlere geldiniz .

Şimdi; Kayıp Haklar Hukuku Kavramını siz geliştirdiniz. Aynı hukuka Biz’de
dahil olmak istiyoruz.

Batı Trakya Türk Cumhuriyeti

12 Adalar – Girit

Kıbrıs

Musul Vilayeti Konseyi

Batum Plebisiti

Ve de Eski Coğrafya da Mısır’da, Mekke ve Medine’de ve Adriyatiğe kadar Balkan
coğrafyasında vakıf mallarımız ve de haklarımız ortada duruyor.

Tarih de bize haykırıyor.

Uyumayın, Unutmayın

Kayıp Haklarımız bizi bekliyor, Yan gelip yatmayın…


Yalçın Koçak


“24 ARALIK 1963 GÜNÜ” KIBRIS’TA TÜRK ALAYINDA GÖREVLİ ALBAY DR.
NİHAT İLHAN’IN EVİNİ BASAN; KIBRIS’I YUNANİSTAN’A BAĞLAMAK İSTEYEN EOKA
ÇETELERİ DOKTORUN EŞİ VE ÜÇ  ÇOCUĞUNU
HUNHARCA KATLETTİLER…


Yalçın BAYER  ybayer@hurriyet.com.tr


Kıbrıs
Loizidou Arestis, Orams davaları


 


EFENDİLER,
Kıbrıs’a çok dikkat ediniz!.. Kıbrıs düşmanın elinde bulunduğu sürece bu
bölgenin ikmal yolları tıkanmıştır. Kıbrıs’a dikkat ediniz. Bu ada bizim için
çok önemlidir.” (Mustafa Kemal Atatürk)


Kanla alınmış Kıbrıs’ı Avrupa emperyalizminin
entrikayla masa başında vermeye razı olanlara insan diyememe maruzatlısıyım.


Kıbrıs’ı ve önemini
biliyorum, hem de çok iyi biliyorum. Ama Kıbrıslıyı da tanıyorum.


Ankara’daki zihni sinirleri
de, akıllarını da, akıl yollarını da fevkalade biliyorum.


Kıbrıs’a bulaşmamaya, daha
doğrusu üzerimize pislik bulaştırmamaya özen gösterdiğimiz içindir, kendi
devletimiz ve onun memurlarıyla didişmemek için ayak sürdük, uzak durduk,
gitmedik.


Kıbrıs, kendi kahramanına hem
de yaşayanına Oğuz  Kalelioğlu’na sahip çıkmayarak vefaya
uzaklığının sinyallerini çoktan vermişti.


Arestis davasıyla Kıbrıs
üzerinden Türkiye’yi toplam 40 milyar Euro tazminat ödeme mahkum
ettirmekti oyunun galası… ASAM’ın ve şahsınızın ısrarlı takibi
ile oyunları ve mali hülyaları bozulmuştu.


Orams davası 3. taktik…


AİHM, ATAT Rum yargıçlardan
geçilmiyor, karıları da davaların avukatları, nasıl baş edeceksiniz?


Karşılığı İngiliz üslerinin işgal rüsümiyelerini
istemektir.


Kıbrıs‘ta yenilen yenilmiş,
içilen içilmiştir. Kalan vakıf arazilerini tapulayın Abdullah Paşa varislerine,
Lala Paşa vârislerine, Köprülü vakıflarına iade edin, olayın
pratik çözümü budur.


Tapuları isteyen olursa da beri gelsin…



Yalçın
KOÇAK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış