KAMPANYAYA
KATILMAK İÇİN BURAYA
TIKLAYIN.


Servet
Avcı : Devlet aranıyor devlet !!!


Yaralanmanın
izahı vardır, ölmenin de… Vatan için, toprak için, devlet için gazi olmanın da
mukaddes izahı vardır, şehit olmanın da…


Ya
devletinin zannettiğin hastanede, maaşını senin vergilerinden alan doktor,
hasta bakıcı veya diğer görevlilerden küfür hakaret yemenin? Ağır yaralıyken ve
daha sedyede yatarken canınızın düşmana teslim edildiğini bilmenin?


Ya siz
can çekişirken, başucunuzda çırpınan annenizin, eşinizin, çocuklarınızın,
bacınızın alenî PKK’lılık yapan kimi doktorlar ve görevliler tarafından
hakarete uğramasının?


En
kestirmeden söyleyelim söyleyeceğimizi: Türkiye Cumhuriyeti devletse, devlet
olmanın gereğini yerine getirmeli ve herkesin bildiği o tıp fakültesini yeniden
‘devletin tıp fakültesi’ yapmalıdır… Bu ülke Nihal Atsız’ın şiirindeki Topal
Asker’in ülkesi değilse, bu analar bu bacılar bizim de analarımız ve
bacılarımızsa, devlet devlet olmalıdır…


O tıp
fakültesinde bu muameleye maruz kalmak ve ‘doktor görünümlü PKK’lı kamu
personeli’nden küfür yemek, roketle veya patlayıcıyla vurulmaktan daha ağır
geliyorsa eğer, bu rezalete el koyacak bir devlet olmak zorundadır…


O
hastanelerin yoğun bakımından çıkıp daha sonra başta Ankara GATA olmak üzere
Batı’ya sevkedilen gazileri tek tek bir dinlesinler bakalım…


Gazi
göğsünden vurulmuş yoğun bakımda yatıyor… Yanında kız kardeşi ve anası var…
Geliyor ağzı salyalı bir pratisyen dalga geçiyor resmen: “Bu p…i niye
doğurdun? Bak hevaller vurdu, nasıl da köpek gibi yatıyor!..”


Anne ve
bacı çaresizlik içinde bir kere daha vuruluyorlar… Ne üzülecekler, devlet
görevi için gittikleri bu topraklarda, düşmanla çevrili gözlere mi, oğullarının
vurulmasına mı, yedikleri hakaretlere mi, düştükleri acze mi? Anne o gün bu
gündür sayıklıyor “Benim oğlum p… değil” diye…


Bir başka
gazi roketten yaralanmış, başı sargılar içinde gözleri görmez hâlde acile
kaldırılıyor… O da aynı muameleye tâbi… Hakaret, küfür, tehdit hepsi peşpeşe…


Ağır
yaralı kaldırıldığı tıp fakültesi hastanesinde bir başka gazi… İhtiyacını
kendisi görecek durumda değil… Altından kasten ördeğini alıyorlar ve farkında
olmadan üstüne pislemek zorunda kalıyor…


Hasta
bakıcı “Lanet herif, senin pisliğini mi temizleyeceğiz?” dağ gibi
vatan evlâdına bağırıp çağırıyor… Sonra da diğer PKK’lı personelle gülüşüyorlar
“Bakın özel harekâtçı korkudan altına pisledi” diye…


Bunların
izahı yoktur, bunları kaldıracak bir ‘devlet midesi’ olamaz… Devleti yönetenler
ve bu asker, polis ve diğer kamu personeli kendilerine emanet olan yöneticiler
bu tabloya seyirci kalamaz… Kalırlarsa eğer, ne o devlettir artık, ne de o
devleti yönetenler yönetici…


Böyle bir
ortamda yaralıya doğru tedavi uygulandığından kim emin olabilir? “Sen p..
doğurdun” denilen hangi ana yastığa huzur içinde baş koyabilir?



Vatanı savunurken ölmek de var, vurulmak da… Çünkü seçilen mesleğin böyle bir
riski söz konusudur ve seçen kişi mesleğe başlamadan bu riski zaten almış
kişidir… Ama kendi topraklarında, kendisiyle aynı hazineden maaş alan başka
kamu görevlileri tarafından alçakça aşağılanması, kendisi yetmiyormuş gibi
analarının bacılarının da kahpe ağızlarca hakarete uğraması, biraz haysiyeti,
biraz şerefi, biraz izzeti olan herhangi bir vatan evlâdı için kaldırılabilecek
bir durum mudur?


Devleti
yönetenler şunu bilsin: Yolu Dicle’den geçen gazilerimize yedikleri mermiler
değil, yedikleri küfürler daha ağır gelmiştir… Vücutları parçalanmış, bazı
organlarını kaybetmiş oğulların anaları neye daha çok yanacaklarını
şaşırmıştır…


Bir
PKK’lı yaralı getirilince gece yarısı hastanelere koşan ama polis veya asker
getirilince istifini bozmayan başhekim ve doktor gerçeği vardır bugün doğudaki
birçok hastanede… Geçtik Hipokrat’ı filan, düşmanın bile mertini seçme şansına
sahip olmadığımız için talihimize böyle namert düşmanlar düştü… Sadece sosyal
medya hesapları incelense, ne kadar ‘PKK’lı’ veya ‘sempatizan’ düzeyinde,
doktor, öğretmen ve kamu görevlisinin varlığı görülecektir…


Değerli Yurtsever Hanımefendi & Beyfendi,


Servet Avcı beyin bu ciğerimize kadar işleyen yazısını okudunuz. Biz
de ÖZEL BÜRO olarak kısa bir dipnot ekleyelim.


Bunlar neden oluyor biliyor musunuz ? AKP hükümetinin AÇILIM SÜRECİ
adı altında belki iyi niyet ile başlattığı süreci, beceriksiz kriz yönetimi
nedeniyle eline yüzüne bulaştırmasından oluyor. Verilen tavizler, yanlış
personel politikası, terör örgütünü legal bir kurum olarak muhatap alma,
teröristle mücadele eden askeri uyduruk davalarla hapsetmesi ve mücadele azmini
kırması ve daha sayabileceğimiz bir çok yanlış bu sonucu doğurdu. Eminiz
hepiniz bu listeye en az bir madde eklersiniz.


Peki o zaman ne yapmalıyız ?


El ele vererek Şehidimize, Gazimize, Şanlı Ordumuza ve Polisimize
hak ettiği saygıyı göstermeyen tüm Sağlık Personelini, Doktoru, Hemşireyi,
Ambulans Şöförünü, hangi makamda oturursa otursun herkesi o kutsal meslekten
ihraç ettirmeliyiz. Bir daha o mesleği yaptırmamalıyız.


Bizim için gözünü kırpmadan hayatını veren Gazime, Askerime ve
Polisime saygı duymayan kişilerin o kutsal mesleği yapmasına seyirci
kalmamalyız. Ve Türk Milleti olarak gereğini yapmalıyız. Bu bizim Şehit ve
Gazilerimize borcumuzdur.


Lütfen bu kampanyayı sosyal medya irtibatlarınızla ve tüm çevrenizle
paylaşın.


Teşekkür ederiz.


ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU


www.ozelburoistihbarat.com


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet