KAMPANYAYA KATILMAK
İÇİN BURAYA
TIKLAYIN.


Türkiye’de Basına Ağır Baskı


4 Kasım’da
Cumhuriyet gazetesinden dokuz gazeteci ve yönetici, yargılanmak üzere
tutuklandı.  15 Temmuz darbe girişiminden ve 21 Temmuz’da OHAL ilan
edilmesinden bu yana yargılanmak üzere en az 112 gazeteci ve medya çalışanı
tutuklu, yine aynı dönemde toplam 169 medya organı kanun hükmünde kararnameler
(KHK) ile kapatıldı.


Türkiye
yetkililerini, keyfi bir şekilde yargılama öncesi tutuklanan gazetecileri
derhal serbest bırakmaya ve yetkilileri uluslararası hukuk çerçevesinde tanınan
ve ceza gerektiren suçlara dair güvenilir kanıtlar sunamadıkları takdirde
gazetecilere yönelik tüm suçlamaları düşürmeye, gazetecileri taciz etmek ve
tutuklamak için uydurma terörizm suçlamalarını kullanmaya son vermeye, 668
ve 675 sayılı KHK’ları kaldırmaya ve keyfi bir şekilde kapatılan basın
organlarının tekrar çalışmaya başlamasını sağlamaya çağırın.


4 Kasım’da
Cumhuriyet gazetesinden dokuz gazeteci ve yönetici yargılanmak üzere
tutuklandı. Bu tutuklamalarla birlikte 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana
tutuklanan gazeteci ve medya çalışanı sayısı 112’ye yükseldi. Onlarca muhalif
basın organında çalışan diğer gazeteci ve medya çalışanları gibi bu gazeteci ve
yöneticiler de uydurma terörizm suçlamaları ile karşı karşıya bulunuyor.


112 gazeteci
ve medya çalışanından bazıları üç aydan uzun bir süredir yargılanmak üzere
tutuklu durumda. Yargılanan kişilerin tutuklanması keyfi bir biçimde, cezalandırma
aracı olarak uygulanıyor. Tutuklu gazeteciler, Fethullah Gülen ile bağlantılı
yayınlardan, Kürt, seküler veya sol görüşlü yayınlara kadar geniş bir siyasi
yelpazedeki muhalif basın organlarında çalışıyorlar. Gazeteciler, hükümet
tarafından adlandırıldığı şekliyle “Fethullah Gülen Terör Örgütü”,
silahlı Kürdistan İşçi Partisi (PKK) veya her ikisi ile bağlantılı olmakla
suçlanıyor. Tutuklu tüm gazeteciler keyfi tutuklanmalarına son verilerek derhal
serbest bırakılmalı ve yetkililer uluslararası alanda tanınan ve ceza
gerektiren suçlara dair güvenilir kanıtlar sunamadıkları sürece onlara yönelik
tüm suçlamalar düşürülmeli.


27 Temmuz’da
kabul edilen 668 sayılı KHK ile “milli güvenliğe tehdit oluşturduğu veya
terör örgütleri ile irtibatı olduğu” iddiasını temel alarak, Fethullah
Gülen ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle 131 medya organı kapatıldı.
 Ağırlıklı olarak muhalif Kürt ve sol görüşlü 23 medya organı 28 Eylül’de,
15 medya organı da 29 Ekim’de (son grup 675 sayılı KHK ile olmak üzere)
kapatıldı. Kapatılan medya organları arasında başta askeriyenin olmak üzere
insan hakları ihlallerini ortaya çıkaran Taraf gazetesi, araştırmacı
gazetecilik konusunda uzmanlaşmış Nokta dergisi, Türkiye’de Kürtçe yayın yapan
tek gazete Azadiya Welat ve Kürt kadın haber ajansı JINHA da yer alıyor.


EK BİLGİ


İfade
özgürlüğüne ve medyaya yönelik saldırılar Türkiye’nin ardı ardına iktidara
gelen hükümetleri döneminde on yıllardır tekrarlanan, değişime en dirençli insan
hakları ihlallerin arasında yer alıyor. Son üç yılda medyanın, hükümetle yakın
ticari bağlantıları olan medya sahiplerinin elinde toplanması ve muhalif
sesleri susturmak için cezai kovuşturmaların kullanılmasıyla, ifade ve basın
özgürlüğü alanında gözle görülür bir kötüleşme yaşandı ve bu durum giderek daha
itaatkar hale gelen bir medyaya sebep oldu.  Yetkililer, hakaret suçu ve
terörle mücadele kanunları gibi kanunlar uyarınca binlerce adil olmayan cezai
kovuşturma başlattı ve siyasi aktivistleri, gazetecileri ve kamu görevlileri ya
da hükümet politikalarını eleştiren diğer kişileri hedef aldı. İnsanlar sık sık
sosyal medya paylaşımları nedeniyle mahkeme önüne çıkarıldı. 2016 Mart’ında
yetkililer muhalif Zaman grubuna, sürmekte olan terörle mücadele soruşturmasına
dayanarak kayyum atadı, hükümet yanlısı manşetler atılmasını sağlayacak
bir  yayın politikasını dayattı.


15 Temmuz’da,
insanların tanklara karşı sokaklara dökülmesi de sayesinde bir darbe girişimi
başarısızlıkla sonuçlandı. Yetkililer ölü sayısının 161 olduğunu, 100’den fazla
darbe girişimcisinin de öldürüldüğünü ve şiddet gecesi boyunca 1150’den fazla
kişinin yaralandığını açıkladı.


Muhalif
medyaya yönelik saldırılar 15 Temmuz darbe girişimiyle birlikte ciddi oranda
arttı. 21 Temmuz’da hükümet üç ay süreli OHAL ilan etti ve 19 Ekim’de OHAL üç
ay daha uzatıldı. 48.500 öğretmen, akademisyen ve diğer Milli Eğitim Bakanlığı
personeli ile 7000’den fazla hakim, savcı ve diğer Adalet Bakanlığı personeli
dahil olmak üzere 110.000’den fazla hükümet çalışanı kamu hizmetinden alındı.
OHAL döneminde, gözaltında tutulanların haklarını tehlikeye atacak şekilde,
adil yargılama tedbirleri ve işkence ve kötü muameleye karşı kritik önemdeki
koruma tedbirleri kaldırıldı. Bu uygulamalar işkence ve diğer acımasız, insanlık
dışı ve aşağılayıcı muameleye karşı uluslararası hukukun mutlak yasağını ihlal
etme riskini de beraberinde getirmektedir. OHAL hükümlerinin uygulanması ayrıca
gözaltına alınanların insan hakkı ihlallerine itiraz etmelerini ya da ihlallere
karşı hukuki yollara başvurmalarını engelleyen geniş kapsamlı
gözaltılara da olanak sağlamaktadır.


Muhalif medya
organlarının KHK’lar uyarınca kapatılması sonucunda, 2500’den fazla gazeteci
işsiz kaldı ve 777 gazetecinin basın kartı iptal edildi. Tutuklu 112 gazeteciden
78’i  “Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması”
(FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınırken, 25’i Kürt medya
organları mensubu. Cumhuriyet gazetesinden dokuz gazeteci ve yönetici de FETÖ
ve PKK terör örgütleri adına propaganda yapmak suçlaması ile karşı karşıya.


Türkiye,
Kişisel ve Siyasi Hakları Sözleşmesi’nin 19. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’nin 10. maddesi uyarınca ifade özgürlüğü hakkını güvence altına
almakla yükümlüdür ve bu hak her türlü bilgi ve düşünceyi araştırma, edinme ve
açıklama özgürlüğünü de içerir. Yetkililerin, bu hakkın kullanımına
getirebilecekleri kısıtlamalar, ulusal güvenliğin ve kamu düzeninin veya sağlık
ve ahlakın korunması için bariz bir biçimde gerekli ve belirtilen amaçlar
açısından orantılı olmalıdır; aynı zamanda savaş propagandasını ve insanlara
yönelik nefrete teşvik etmeyi yasaklamalıdır.


Adlar:
Aralarında Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, karikatürist Hacı
Musa Kart ve yönetim kurulu üyeleri Kadri Gürsel, Güray Tekin Öz, Mustafa Kemal
Güngor, Turhan Günay, Hakan Karasinir, Önder Çelik and Bülent Utku’nun da
bulunduğu 112 tutuklu gazeteci ve medya personeli, ve kapatılan 169  medya
organı


UA: 253/16
Endeks: EUR 44/5112/2016 Tarih: 8 Kasım 2016


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet