SON DAKİKA

16:21 - JİTEM DOSYASI /// VİDEO : TERÖRİSTLERİN GÖRMEKTEN BİLE KORKTUĞU EFSANE KOMUTANLAR – EŞREF BİTLİS VE EKİBİ

16:05 - HAVACILIK DOSYASI /// ERCAN CANER : En Ölümcül Helikopter Kayıpları

17:07 - JİTEM DOSYASI /// Sedat Peker’in iddiaları : JİTEM davalarında son durum ne ?????

17:13 - HAVACILIK DOSYASI /// VİDEO : ÜCRETSİZ DRONE EHLİYETİ NASIL ALINIR ????? DRONE LİSANS BAŞVURUSU – İHA-1 / İHA-0)

15:25 - HAVACILIK DOSYASI : Pilot Otorotasyon Eğitimi mi Yapıyordu ???

20:32 - HAVACILIK DOSYASI /// E. Hava Pilot Tümgeneral İrfan Sarp : Atatürk Havalimanı eski statüsüne yeniden kavuşturulmalıdır

17:00 - GLADYO DOSYASI /// FERHAT ÜNLÜ : NATO’nun gayrimeşru çocuğu : Gladyo

09:30 - GLADYO DOSYASI /// CEYHUN BOZKURT : GLADYO UNSURLARI ÜLKEMİZDE YENİDEN BİR DİZAYN PEŞİNDE !!

16:24 - HAVACILIK DOSYASI /// ERCAN CANER : Ölümcül Robinson R-44 Kazası

05:26 - HAVAYOLLARI DOSYASI /// VİDEO : Yolculara Asla Söylenmeyen 15 Uçuş Sırrı

15:19 - GLADYO DOSYASI /// FERHAT ÜNLÜ : Kasaturadan kuantum fiziğine Gladyo

15:43 - DENİZLERİMİZ DOSYASI : TARİHİN FIRTINALI SAYFALARINDAN * ERTUĞRUL FIRKATEYNİNİN TRAJİK YOLCULUĞU – (Bölüm I – II – III – IV)

22:30 - GLADYO DOSYASI /// Hikmet Çiçek : BİR GLADYO OPERASYONU KIZILDERE VE SAMANLIKTA SAKLANANLAR !!!

14:15 - KONTRGERİLLA DOSYASI : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU “YEŞİL” KOD ADLI MAHMUTT YILDIRIM İLE İLGİLİ 40 YILLIK SIRRI AÇIKLIYOR

19:00 - TAZİYE MESAJI : Tunceli’de Eren- 7 Operasyonunda yaralanan Jandarma Uzman Çavuş Burak Tortumlu hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

18:22 - AK PARTİ DOSYASI /// MÜYESSER YILDIZ : Erdoğan’ın Abisi İsmail Kahraman’ın Başkenti Neresi ???

18:17 - GÜNDEM ANALİZİ /// MÜYESSER YILDIZ : 82’nci Vilayetimiz Kerkük “Bölücü Kebapçılardan” Daha Mı Önemsiz ???

18:12 - AMERİKA DOSYASI /// ERCAN CANER : Trump geri mi dönecek ???

18:08 - YAHUDİLER DOSYASI /// ERCAN CANER : Yahudi Burnu Şakaları Neden Tehlikeli

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

KITALAR & BÖLGELER : BALKANLAR & KAFKASLAR & ORTADOĞU & KÖRFEZ

KAFKASYA DOSYASI /// Yağan Ümit Özveri : Man Adası ve Kafkasya

KITALAR & BÖLGELER : BALKANLAR & KAFKASLAR & ORTADOĞU & KÖRFEZ
Bu haber 12 Ağustos 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


Yağan Ümit Özveri
:
Man Adası ve Kafkasya


Man Adası aniden
gelip oturdu gündemimize. Şimdiye kadar pek bilinmeyen bu adanın Kelt öncesine
dayanan büyülü kültürü, bilim ve sanat çevrelerinin her zaman ilgisini çekmekle
birlikte pek bilinmiyordu. Aslında, adanın öldükten sonra yeniden canlandırılmaya
çalışılan dili de Kelt öncesi halkın da mirasını taşıyan İr kökenli farklı bir
dildir.


Ancak biz, adayı
yukarıda belirtilen özellikleri nedeniyle değil, bir Abaza klanıyla aynı olan
adı ve simgesi nedeniyle tartışıyoruz. Kimilerine göre bu halk ve kültür
Çerkeslerle ilişkilidir, kimilerine de göre de böyle bir ilişkinin mümkünü
yoktur. Bu ay, dizi yazıya ara verip bu güncel konuyu ele almak istiyorum.


Konuyu
aydınlatmak amacıyla, ilk önce etnik halklar için ad ve simgenin önemi üzerinde
durulacak, ikinci olarak Batı Avrupa ve Kafkasya arasında etnik ya da kültürel
bir ilişkinin mümkün olup olmadığı incelenecek, üçüncü olarak ise “Man/Maan”
adının yazılı kaynaklarda geçip geçmediği araştırılacak, son olarak da “Ma ve
Maan” adının Abaza dilindeki anlamının üzerinde durulacaktır.


Konunun çok
kapsamlı olduğunu, detaylı bir araştırmanın üç-beş kitap boyutunda olacağını,
çalışmamızda konunun çok genel ve yüzeysel şekilde ele alınarak yalnızca
bağlantıların gösterileceğini, çok fazla eksiğinin bulunacağını belirtmem
gerekmektedir.


Ad ve Simgenin Önemi


Yazılarımı takip
edenlerin çok iyi bileceği gibi etnik adlar üzerinde sıkça duruyorum, çünkü
Ortadoğu coğrafyasındaki pek çok eski halkın ya da tarihi yerin adı Adige-Abaza
klan adlarıyla çakışmaktadır. Buna önem veriyorum, çünkü sosyal bilimcilere
göre genelde adlar, özelde ise nehir, dağ tanrı ve klan adları çok önemlidir.


Bottero, Smith,
Thomson gibi yazarların adlara verdikleri önem üzerinde çok durduğum için
tekrarlamıyor, ilgilenen okurlar için kitaplarını kaynakçada belirtmekle
yetiniyorum.


Antik düşünüşte
ad ve sembol aynı şeydir; ad sesle, sembol şekille aynı kutsal özü ifade eder.
Klan adı ve sembolünde klanın soy mitine ilişkin mitolojik mesajlar gizlidir.
Klan adı çoğu kez, klanın çoktan ölüp tanrılara karışmış ilk kutsal atasının
adıdır, simge de aynı kutsal gizin şekille ifadesidir.


Klan ayinlerinde
sıkça dillendirilen soy miti, klan üyelerinin etnik bağlarını, yaradılışlarını,
kozmostaki ve dünyadaki yerlerini, soylarının kökenini, niçin bu adı
taşıdıklarını, acılarını, sevinçlerini ve kaderlerini açıklar. Sıkça
tekrarlanan ayinlerde bireyin zihni ve duyguları mitolojik mesajlarla
damgalanır, birey kendi benliğini yok ederek toplumsal gövdenin bir parçası,
bir organı haline gelir. Birey grupla bütünleşmekten mutluluk duyarken, grup da
yeni bir yaşam enerjisine kavuşur, büyük bir sinerji yaratılır.


Mitolojik
mesajların doğru şekilde iletilmesi, grubun üyeleri tarafından hiç sorgulanmadan
coşku ve inançla kabul edilmesi, toplumsal grup için yaşamsal önemde olduğundan
söz yeterli görülmez, mesaj daha çok, toplumsal grupça bilinen ve aynı anlam
yüklenen sembollerle iletilir. (Campbell-1994, s.15)


Man adasının
sembolüyle aynı olan Çerkes klanı Maan’ın (daha önce de yazdığım gibi Çerkesler
soy toplumunun temel özelliklerini halen sürdürürler) sembolünü yukarıdaki
görüşler çerçevesinde değerlendirmek gerekmektedir. Ancak ayrıntılı bir
değerlendirme yapmak bu yazının kapsamını çok aşacaktır. O nedenle bu simgeyi
neolitik kültürdeki ana tanrıça kültü ve ölen dirilen tanrı inancıyla
ilişkilendirdiğimi, Ege-Anadolu kökenli olarak değerlendirdiğimi belirtmekle
yetineceğim.


Avrupa ile Ortadoğu Arasındaki Halk Göçleri


Bilim adamları
dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan halkların kültürel kökenlerinin aynı
olduğunu, kültürel sürekliliğin en eski çağlardan itibaren devam ettiğini
saptadılar. Leo Frobenius’un ileri sürdüğü yayılım kuramı bu kültürel
sürekliliği doğru şekilde açıklamaktadır.


Kabul gören görüşe
göre dünyamızda üç büyük halk göçü yaşanmıştır. Birinci göçle, Batı Afrika ya
da Ortadoğu’da bir merkezde ortaya çıkan Homo Sapiens Sapiens Avustralya ve
Amerika dahil bütün dünyaya yayılmıştır. İkinci göçle zamanımızdan 35.000 yıl
önce Bask bölgesinde gelişen uzman avcı kültürü (Akdeniz halkının kültürü),
zamanımızdan 10-12.000 yıl önce doğuya doğru yayılmıştır.  MÖ 7.500
yıllarından itibaren Ortadoğu’da (Filistin, Suriye, Anadolu, Mezopotamya ve
Zagroslarda) gelişmeye başlayan Neolitik kültürse, yine halk göçüyle doğuya ve
batıya yayılarak beş bin yıl sonra MÖ 2.500 yıllarında Atlantik ve Çin’e
ulaşmıştır.


Frobenius, Bask
bölgesindeki kültürün doğuya yayılmasını “Doğu-Batı Sarkacı”, Neolitik kültürün batıya
yayılmasını ise “Batı-Doğu Sarkacı” adıyla adlandırmaktadır.


Magan Ülkesi


Sümer
tabletlerinde “Magan” adlı bir halkla karşılaşıyoruz. Sümer’le ticaret yapan bu
halkı, bilim adamları Mısır’ı birleştiren “Aha-Man” adlı ilk
firavun soyuyla özdeşleştirirler. (Kramer, s.89-363) “Aha-Man ya da Man-Aha”,
Mısır’da kullanılan biçimdir. Yunanca biçim Manes’dir. “Aha” adı kral olduktan
sonra alınan Horus unvanıdır. MAN (Maan) adı kral soyunun asıl adıdır.  Bu
ilk soyun Mezopotamya ve Filistin ile ilişkilerini gösteren çok sayıda kanıt
vardır. (D. Brewer, E.Teeter; s.41) Mezopotamya üzerinden gelerek Mısır’ı fethettikleri
kabul edilmektedir.


Aha-Man, Memphis
(Memfis) kentini kurdu ve ülkeyi Memphis’ten yönetti.


Aha/Ahı”
sözcüğünün Abaza dilinde “asil, prens, kral” anlamına geldiğini, Adige
dilindeki, “pışı” sözcüğünün tam karşılığı olduğunu eklersem, bir ilişki olup
olamadığını düşünmez misiniz?


Mana/Mania Ülkesi


Asur
tabletlerinde Mana adlı bir halk Urmiye Gölü civarında yaşayan bir halk olarak
kayıtlara geçmektedir. Asur kralı 2. Sargon M.Ö 714 yılında Mannai ülkesine
sefer yapmıştır.


 Pers Kralları
Ahamnlar


“Pers kral soyu
da Aha-Man/Aha-Maan adını kullanır!.. Bu adın yunanlılaştırılmış biçimi
Ahamaniş/Ahameniş’tir. Ahamanlar, Hint-Avrupalılara egemen olarak büyük bir
imparatorluk kuran bir Çerkes soyu gibi durmaktadır.


Minos Halkı ve Manes


“Minos”, Girit’in
efsanevi kralıdır.  Bazı bilim adamları Minos’la Mısır kralı Manes
arasında bir ilişki olduğunu düşünmektedirler. Bir Manes de Anadolu’da vardır.
Bu Manes, yerli Lidya tanrısı MEN/MEEN ile eşit tutulur. Efsaneye göre
Lidyalıların ilk kral soyu Manes’in çocuklarıdır ve bu nedenle Lidyalılar,
Homeros’ta “Meon” adıyla anılırlar. Daha önce yazdım, burada da belirteyim, “Homeros,
Maan’ın oğludur.”


Bilge Umar, Manes
adının öz biçiminin “Man” olabileceği görüşündedir. Afif Erzen ise Manes ve Ay
tanrısı Men ile Manes adlarının aynı kökenden geldiğini ve Anadolu’da belki de
MÖ 3. binden itibaren varolduğunu iddia etmiştir (Belleten, cilt 17, s.14,
1953)


Antik yazar
Dionysos’a göre Manes, toprak ana (ge/gaia) ile Zeus’un oğludur. Manes’in Kotys
(Khot), Atys(Ati) adlı iki oğlu olmuştur. Kotys’in  Asias (Asya, Aşuva)
adlı bir oğlu vardır; Atys’in Kar, Lydos, Misos (Mışa, Masa) ve Tyrsenos
(Etrüsk). Adlarını taşıyan dört oğlu bulunmaktadır. Lidyalı Manes’i Hint
Mitolojisindeki Manu ile (dolayısıyla tufan ve Nuh’la) eşitleyen görüşleri de
belirttikten sonra, Etrüsklerde diğer adı Man olan Manes adlı bir yer altı
tanrısının var olduğunu da belirtmemiz gerekmektedir.


“Ma” Adındaki Tanrıça


Anadolu’nun ana
tanrıçası Kibele’nin Kapadokya’da “Ma” adıyla anılması da konumuz açısından
önem taşımaktadır. Kibele, üçlek bir tanrıçadır; tesadüf müdür, bilimde böyle
“tesadüfler oğlan mıdır” bilemem, ancak Abaza dilinde “Kıpa” üç, “la” göz,
“Kıpa-la” üç göz anlamına gelmektedir. Kıpala’nın üçlekliğinin kökeninde
Hattilerdeki üç dünya (gökyüzü, yeryüzü ve yeraltı) inancı bulunmaktadır.
Ayrıca Kıpala, doğum, yaşam ve ölümün (yeniden doğuşun) efendisidir; toprak
anadır.


Arkaik Ortadoğu ve Kafkasya


Sümer, Elam,
Girit, Hurri ve Hatti medeniyetleri çeşitli yazarlar tarafından Kafkasya’nın
eski otokton kültürleriyle hep karşılaştırılmış, ilişkili oldukları hep
savunulmuştur. Sümer dışarıda bırakılırsa yukarıda sayılan diğer dört
medeniyetle Kafkasyalılar arasındaki ilişki büyük ölçüde kabul görmektedir.
George Thomson, Troyalıların Kafkasya asıllı olduklarını, bir kollarının da
Elam’da yaşadığını savunmuştur. Hitit belgelerinde de Troya AŞUVA
konfederasyonu içinde yer almaktadır.


Bu ilişkileri
ayrıntılı şekilde incelemek isteyenler için, Ruslan Betrozov’un “Çerkeslerin
Etnik Tarihi” adlı eseri önemli bir kaynaktır.


Ortadoğu ve İrlanda


Paleolitik
dönemde İrlanda’da yerleşim olmamıştı. Adaya ilk kez ilk kez “mezolitik dönem
olarak bilinen İlk Taş Çağı ile Yeni Taş Çağı’nın arasındaki karanlık dönemde”
ulaşıldı. İklimdeki değişiklikler nedeniyle koşullar değişmiş Bask bölgesinde
dünyanın en ileri Paleolitik uygarlığını yaratan halklar, eskisi gibi av
yapamaz hale gelerek göçe başlamışlardı. Kalan gruplarsa gıdalarını ormandan ve
denizden elde ediyorlar, balina, mors ve ayı balığı avlıyorlardı. İşte bu
dönemde, çok güçlü olasılıkla Bask ülkesindeki insanlar (Akdeniz halkı)
İrlanda’ya ulaştılar, ama yerleşmediler. (Campbell-1992, s.32)


Joseph Campbell
“Batı Mitolojisi” adlı eserinde Batı Mitolojik düşüncesinin kaynağının Anadolu,
Suriye, Filistin, Kuzey Irak ve İran’da bulunduğunu, doğuya ve batıya doğru
ilerleyerek MÖ 2500’de iki okyanusa ulaştığını açıklar. İrlanda’da kalıcı
yerleşimler de bu tarihlerde
görülmektedir.          Bu sırada
İrlanda çok çekiciydi. Atın ırmaklarda parıldıyordu. Ada, o dönemde altıdan da
kıymetli olan bakır yönünden de zengindi. M.Ö 2000 yılları civarında
Giritlilerin İspanya üzerinden İrlanda’ya ulaştıkları, aynı yıllarda İrlanda
kökenli bakırın kara yoluyla Orta Avrupa üzerinden Troya’ya getirildiği ileri sürülmektedir.


Ege’deki
Danao’ların M.Ö 1500 yıllarında karadan Danimarka üzerinden; Giritlilerin ise
2000-1500 yılları arasında denizden İrlanda’ya göç ettiklerini gösteren çok
sayıda kanıt bulunmaktadır.


Keltler ise
İrlanda’ya ilk kez MÖ 500 yıllarında ulaşmışlardır. Campbell, bu nedenle
İrlanda kültürünün Aryan, Germen, Kelt ataerkil kültürlerinden farklı olduğunu
belirtir.  Kelt öncesi İrlanda kültürü anaerkildir, Ortadoğu kültürüyle
benzeşir.  Akdeniz kültür birliğinin bir koludur. Bu ülkenin büyülü ve gizemli
mitolojisi, diğer Avrupa mitolojilerinden oldukça farklıdır. Bu nedenlerle olsa
gerek, Campbell İrlanda’yı “Kirke’nin adası” olarak niteler.


Görüldüğü gibi,
dönüp dolaşıp aynı yere geldik: Kafkasya’ya, Kolkhis’e!… Çünkü Kirke,
Kafkasyalı güneş tanrısı Helios’un kızıdır. Kolkhis kralı Aietes ile Girit
kralı Minos’un eşi Pasiphae’nın da kız kardeşidir.


Aietes’in babası
olan Kafkasya güneş tanrısı Helios, Olympos öncesi Titanlar kuşağındandır. Soyu
daha sonraki dönemlerde Girit’te Rhae, Anadolu’da Kıbele haline dönüştürülen
yer Tanrıça Gaia ile gökün kişileştirilmiş şekli olan Ouranos’a (Uranos’a)
dayanır.  Babası Titan tanrılardan Hyperion, annesi Titanid (Titan kızı)
Theia ya da Ay Tanrıçası Euryphaissa’dır. Şafak Tanrıça Eos ile Ay Tanrıça Selene,
Helios’un kız kardeşleridir.


Kolkhis ve Rodos
mitolojisi, İrlanda’nın arkaik mitolojisine çok benzediğinden üzerinde biraz
daha durmak gerekmektedir.


Rodos adası
Helios’un mülküydü. Helios, adada yaşayan Rhode adlı Nympha (ki Poseidon’un
kızıdır) ile evlendi ve yedi oğlu oldu. Bunlar yeryüzünün en büyük gök
bilimcileri olarak kabul edilir.


Rodos adası, aynı
zamanda Cameira, Ialysa ve Linda adlarıyla da anılan   ay tanrıçası
Danae’nin adasıdır. Danae, bir Pelasg tanrıçasıdır, daha sonraki dönemde
erilleştirilmiş, Belus oğlu Danaus’a dönüştürülmüştür. Danao halkının anasıdır;
Teselya’ya kadar olan bölgede tapıldı. Aynı tanrıça “Dana” adıyla İrlanda’da da
görülmektedir.


Man adasına adını
veren İrlanda deniz tanrısı Manannan Mac Lir Poseidon’un değişik şeklidir. Poseidon
ise Rodos adası ile ilişkilidir; Rodos’un yerlisi olan efsanevi Telkhinler
tarafından yetiştirilmiş ve kız kardeşleri Halia ile evlenmiştir.


Telkhinler yarı
insan, yarı balık (yılan) biçiminde varlıklardı. Bakışları kötülülük doluydu.
Tıpkı Manannan gibi kılıktan kılığa girebilirlerdi. Sihirbaz olduklarından kar,
yağmur, dolu yağdırma gücüne sahiptiler. (Grimal, s.754)


İrlanda’da
yaşayan Kelt öncesi Tuatha de Danaan halkının büyücüleri olan Sidler (Sidheler)
telkhinlerle aynı özelliklere sahiptir. Adları da ilginç şekilde Kafkasya
Pakh/Ubıkh kabilesinin büyük klanlarından Sidlerin adıyla aynıdır. Sid klanı
arkaik Anadolu’da, Telkhinlerle aynı bölgede görülmektedir. Bu ilişkiler
nedeniyle İrlanda’daki “Sid” adının, büyücülükle uğraşan bir Tuatha de Danaan
klanının adı olmasını büyük olasılık olarak görüyorum. Danaan halkı yenildikten
sonra klan adı unutulmuş, büyücülerin sanatlarını gerçekleştirdikleri tepelere
bu ad verilmiş olmalıdır.


İrlanda’da “Caer
sidi” adıyla anılan çok sayıda perili büyücü tepesi bulunmaktadır. Bunlar
yuvarlak höyük kalelerdir. Bunların en büyüğü bugün New Grange adıyla
bilinmektedir. Tuatha de Danaan’ın baba tanrısı Dagda’nın burada yaşadığı kabul
edilmektedir. Bu höyük (anıt mezar) on beş metre yüksekliktedir, elli bin ton kadar
küçük kuartz taştan yapılmıştır. M.Ö 2100 yıllarında inşa edildiği
sanılmaktadır. (Gravers, s.183)


Man adasında da
kadın büyücü Blanaid’in büyülü bir kalesi bulunmaktadır. Eski İrlanda
geleneğinde bu sihirli kaleler önüne konulan tekerleklerle korunurdu. Man
adasındaki büyülü kale de böyle bir tekerlekle korunmaktadır. Tekerlek
durmadıkça kimse kaleye giremez!


Mitolojik inanca
göre, Keltlere yenilen Tanrıça Dana’nın halkları perili Sid tepelerine
kaçmışlardır.  Man adasına adını veren İrlanda deniz tanrısı Manannan (tam
adı Manannan Mac Lir), onları korumasına alıp insanlar için görünmez yapmıştır.
Campbell’in deyimiyle bu halklar, “Bugünkü İrlanda köylülüğünün, Sidhe ve Shee halkları, Peri
Evsahibi, Peri Süvarisidirler.”


Kafkas Halkı Maanlar


Bu saptamalardan
sonra, Man adının Kafkasya ile ilişkili olup olmadığını inceleyebiliriz.


Büyüka’ya göre,
“Ma”, Abhazlarda “egemen, sahip, hükümdar” anlamına gelmektedir. “Ama” sözcüğü
ise, “en egemen, en üstün,” anlamındadır. “Man” sözcüğünü Büyüka “Ma’nın dişil
şekli” olarak niteler, “Melike, tanrıça” olarak açıklar. “Ma-nı=Ma-a-nı”
sözcüğü ise yine aynı yazara göre “yazı tanrısı, yazının hâkimi” anlamlarına
gelmektedir. (Büyüka, s. 11-228-232)


Abazalarda “Mama”
sözcüğünün de çok özel bir yeri vardır; soyun en yaşlı annesi için saygı
ifadesi olarak kullanılır. Başka deyişle “mama” bizi doğurmayan yaşlı anne için
kullanılan bir sıfattır. İhtiyarlayan öz anne için saygı ve sevgiyi belirtmek
amacıyla bazen kullanılsa da yaygın kullanımı yoktur.


“Mağan/Maan” adı
Abaza dilinde bileşik isimdir. “An/ğan” ve “ma” unsurlarını içermektedir. Bir
Abaza klanının da adıdır. Kanlı canlıdır Maan. Mağan halen yaşıyor; ama Kirke
öldü. Büyülü adasının yerini de   kimse bilmiyor. Yoksa onun adası
Man adası mıydı?


Belki onlar gibi,
Kirke de büyülü Man adasında yaşamakta, binlerce turisti karşılayıp konuk
etmektedir.


Sonuç


 Akdeniz halkının yarattığı arkaik inanç öğelerinin İrlandalılar
üzerinde çok derin izlerinin ve anılarının kaldığı, bu anıların İrlanda
mitolojisinin kaynağını ve temelini oluşturduğu hiç duraksamadan söylenebilir.


Öyle anlaşılıyor
ki, Akdeniz kültürel çevresinden ayrılarak İrlanda’ya yerleşen halklar,
atalarından miras aldıkları mitolojik öğeleri de birlikte getirdiler.
İrlanda’ya ulaşıldığında din ve mitoloji diğer Akdeniz halklarının
inançlarından pek farklı değildi. Bu inançlar adanın yalıtık ortamında uzun
süre yaşasa da adanın değişik koşullarında yeniden yorumlanarak bazı özgün
nitelikler kazandı. Yaşanılan çevrenin, ama daha çok da adaya daha sonra gelen
Hint-Avrupalı halkların etkisiyle yeni düşünceler ve inançlar eklendi. Yine de
eski kaynak hep gücünü korudu, güçlü bir ses olarak hep varlığını hissettirdi.


Aslında bu durum
dünya genelinde de böyledir. Ana tanrıça dininin klasik özelliklerini taşıyan
mitolojik figürler, ulaştıkları yerlerdeki halkların ulusal kahramanları,
dinleri ve inançlarıyla bütünleşip harmanlanarak değişen koşullara uyum
sağlamışlar, içten ve derin bir ses olarak yaşamlarını hep sürdürmüşlerdir.


  • Ümit
    ÖZVERİ


  Kaynakça


  • Geörge
    Thomson, Tarihöncesi Ege, 1. ve 11. cilt, çev: Celal Üster, Payel yay.,
    İst.
  • Ömer
    Büyüka, Abhaz Mitolojisi Anaç mı? 1971, İst.
  • Joseph
    Campbell, Batı Mitolojisi, Çev; Kudret Emiroğlu, İmge yay., 1992, Ank.
  • Joseph
    Campbell, Yaratıcı Mitoloji, Çev: Kudret Emiroğlu, İmge yay., 1994, Ank
  • Jean
    Bottero, Mezopotamya, Çev: M.E. Özcan, A. Er, Dost, 2003, Ank.
  • Antony
    D. Smith, Ulusların Etnik Kökeni, Çev:, S. Bayramoğlu, H.Kendir, Dost,
    Ank.
  • N.Kramer,
    Tarih Sümer’de Başlar, Çev: M.İ. Çığ, TTK, 1990, Ank.
  • J.
    Brewer- E. Teeter; Çev: Nihal Uzan, Arkadaş yay., 2011, Ank.
  • Pierre
    Grimal, Mitoloji Sözlüğü, Kabalcı Yayınevi, 2007, İst.
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER