ALİ ŞAHİN : Rusya’nın Kafkasya’ya Yayılması



KAYNAK
: https://siyahcizgi.wordpress.com/2016/01/21/rusyanin-kafkasyaya-yayilmasi/


Köklü
bir devlet geleneğine sahip Rusya Devleti günümüz Dünya siyasetinde
aktif rol oynamaktadır. Sovyetlerin dağılması ile birlikte belli bir süre Dünya
siyasetinden çekilen Rusya, özellikle 2009 yılından itibaren eski gücüne
tekrardan kavuşmaya başladı.


1547
yılına kadar Ruslar Knezlikler halinde kendi aralarında mücadele etmekteydiler.
Bu tarihe kadar bölgenin kontrolü Altınordu Devleti’nin elinde bulunmaktaydı.
Bölgedeki siyasi istikrarı sağlıyor, Rusların güneye inmesine engel
oluyordu.  Timur’un Altınordu Devleti’nin mağlup edip yıkması üzerine
bölgede siyasi otorite boşluğuna neden oldu. Bölgede Türk Hanlıkları ortaya
çıktı. Bu hanlıklardan biri Kırım Hanlığı belli bir süre bu otorite boşluğunu
doldurmaya çalışıyordu. Öte yandan ise Ruslar bölgede güçlenmeye başlamışdı.
Kafkasya’da zulümlere başladılar. IV. İvan kendi Çarlığını ilan etmişti. İvan
yaptığı zulümlerden dolayı Korkunç İvan lakabını almış, Altınordu Devleti’nin
parçalanmasıyla oluşan Hanlıkları Rus topraklarına katarak büyük Rusya
hedefleri doğrultusunda topraklarını genişletiyordu. İlk iş olarak stratejik
bir nokta olan Kazan Hanlığını ele geçirdi, daha sonra ise Astrahan’ı Rus topraklarına
kattı. Astrahan’ı alarak Hazar’a açılarak İpek yolu ticaretini de ele
geçirmişti. 1555 yılında Moskova Knezliği, Rusları ve bölge halkını egemenli
altına alarak siyasi birliğini sağlamıştı. Kadim bir millet olan Ruslar ilk
olarak bu devirde siyasi teşekküllü bir devlet kurmuştu.


Bu
süre zarfında Kafkasya’da iki Müslüman Türk Devleti Osmanlı-Safavi mücadelesi
hüküm sürmekteydi. Ruslar, Osmanlı’nın dikkatini çekmemek için Kırım’a
saldırmıyor bölgedeki halkları egemenlikleri altına almaya çalışıyorlardı.
Bölgedeki etnik gruplar ise klanlar halinde yaşıyor ve sürekli olarak kendi
aralarında mücadele ediyorlardı. Öte yandan Ruslar bölgedeki etnik grupların
kendi aralarında birleşmelerini önlemek amacıyla bu etnik gruplar arasını
bozacak fitneler ortaya atıyordu.  Bölgede Hıristiyan prenslik olan
Gürcülerde Rusların boyunduruğunu kabul etmişti.


1700
ise Ruslar açısından bir dönüm noktasıydı. Rus iktidarında bulunan I.Petro
Rusya’nın kadim devlet politikasını çizecek ve bu politika 21.yüzyılda dahi
devam edecekti. Bu politika Rusların sıcak denizlere inmesini amaçlayan bir
politikaydı. Öte yandan Rusya bu her devir Dünya’nın gidişatına göre bu projeyi
restore ediyordu.


Öte
yandan Rusya’nın güçlendiğini gören Osmanlı Devleti bölgede direniş gösteren
Müslüman Kafkas halklarına destek vermeye başlamıştı. Müridizm akımıyla
başlayan ve ilk direnişi sağlaya İmam Mansur’un önderliğinde Kafkas milletleri
teşkilatlanarak Ruslara karşı koymaya çalışıyordu.


Osmanlı
Devleti’nde ise bölgeye atanan bir vali olan Soğucaklı Ali Paşa bölgeyi kendi
memleketi gibi imar edip bölgeyi elinden geldiğince sahip çıkmıştı.Hatta
bölgedeki etnik unsurları Rusya’ya karşı birleşmesi konusunda da faaliyetler
göstermişti. Soğucaklı Ali Paşa’dan sonra bölgeye atanan valiler bölgeye gitmemiş
gitseler dahi bölgeyi sahiplenmeyerek, bölgenin Ruslara kalmasına imkan
vermişlerdi. Ruslar bölge halkının birleşmesini önlediler.


Kırım
Savaşı’na kadar Osmanlı Devleti bölgedeki Kafkas milletlerine yeteri kadar
yardım yapamamış, Ruslar bölgede yerine göre büyük katliamlar yapmıştır.
Rusların büyük komutanı Yarmelenkof 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşında büyük
katliamlar yaparak, özellikle bölgedeki çocukları kılıçtan geçirdi. Yarmelof’un
bu katliam sırasında “Kafkasya’da bir dağlı çocuğun asılması, yüz Rus askerinin
sağ kalması demektir” söylemesi, Rusların bölgedeki halktan ne kadar
çekindiğinin bir göstergesidir.


Kırım
Savaşı’nda sırasında Osmanlı Devleti’nin İmam Şamil’e serdar-ı Ekremlik payesi
vermesi ve savaş stratejisini birlikte hazırlamaları Rusya’yı iki ateş arasına
alınmak istendi. Rusya’nın bu politikayı boşa çıkarmak için cephe gerisinde
asker bırakması gerekmekteydi.  Fakat Osmanlı Devleti’nin Şamil ile ters
düşmesi bu fırsatı değerlendirememesine neden oldu. Bu dönemden itibaren Rusya
ile Çerkesler arasında mücadele kanlı bir şekilde sekiz yıl kadar daha
sürmüştü. Son savaş 21 Mayıs 1864’te Kbaada’da yaşandı. Çerkesler son ana kadar
memleketlerini savundular. 21 Mayıs 1864’te Çarlık birlikleri Kbaada’da zafer
töreni düzenlediler. Bu günden sonra Kbaada’nın adı Krasnaya (Kızıl Çayır),
Saşe’nin adı Sochi’ye olarak değiştirildi. Bu tarihten itibaren 1.5 milyon
Çerkes ya katledildi ya da sürgüne yollandı. Artık Rusya Kafkasya’nın
hakimiyeti sağlamıştı.