Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Prof.
Dr. Tülay Özüerman : KARŞI DEVRİM HIZ KAZANIRKEN ?!…

Yazının başlığını “geriye sürükleniş” diye de okuyabilirsiniz.

Çok değerli(!) ana akım medyamız tüm dikkatleri siyasette eskimiş belediye
başkanlarının koltuklarından indirilme öyküsüne çekerek algı operatörlüğü
görevini(!) yerine getirirken, özellikle kadınları ama aslında tüm toplumu
ilgilendiren bir yasayı ayağının tozu ile açılır açılmaz komisyondan geçirdi
meclis. Müftülerin de artık nikah yetkisi olacak… Bu tasarı gündeme geldiğinde,
yazdığımız şu satırları dikkatli okur anımsayacaktır: “Medeni hukuk’tan……
Noktalar ile bıraktığımız boşluğa toplumu daha güçlü kılacak bir düzen gelmeyecek.
İslam coğrafyasına bir bakmak yeterli. Neden o coğrafyanın en güçlü ülkesi
Türkiye idi? Neden coğrafyamız ülkelerine yeni biçim vermek isteyenler
Türkiye’nin rejimini İslamlaştırmayı seçtiler? Üzerinde düşünmemiz gereken bu
çok önemli başlıklar gündemle açılan gedikler içinde kaybolup gidiyor. Fena
halde güç yitiriyoruz. Aklı geçtim, biraz olsun sağduyumuz kaldı ise, “Nüfus
Hizmetleri Kanunu’nda Değişiklik” adı altında sunulan bu yasa tasarısı
meclisten geçmez.”

Sanki biz seçmişiz gibi iş başına getirilen ve
kendisine verilen ev ödevlerini harfiyen yerine getiren bir Meclis aracılığı
ile dönüşüyor rejim. Çok kanallı, tek sesli Türkiye’de, itiraz edenlerin
sesleri ülke genelinde yankı bulamaz, boğulur oluyor.

Kadın örgütlerinin,
CHP’nin bazı vekillerinin itiraz seslerine yer verilmiyor. Tuhaf olan; kadından
yana olduğunu sürekli vurgulayan yayıncıların bile gündeminde de belediye
başkanı değişimi konusu öncelikli.

İktidara konuşlanmış tek partinin kendi içindeki tasfiyesi pek hayra alamet
değil. Karşı devrim, kendi çocuklarını yeme aşamasına geldi ise, giderek
radikalleşecek demektir. Bir de önemli bir mesaj var belli koltuklarda oturan
herkese; iktidardaki partinin en has gibi görünen adamlarının bile yeri garanti
değil, ayağınızı denk alın!.. Taraf olmazsanız, bertaraf olursunuz. Gücünü
kendinden çok koltuktan alanlarla var edilen bir sistemde önemli bir “itaat et”
mesajı bu!… “Vay be!… Onu bile!…” dedirtecek bir güç gösterisi…

Önce terör, şimdi de savaş tehdidi altında suskunlaşan, hep tedirgin, bekleme
modundaki toplumun üzerindeki baskı giderek artmakta. OHAL şemsiyesi açıldıktan
sonra adeta toplama kampına dönen ülkede, tutukluluk zincirine dahil edilenler
üzerinden ve de bozuk gittiği artık herkesçe görünen ekonominin tüm ağırlığının
yurttaşın üzerine bindirildiği yoksullaştırma, ya da toplumu “yoksullukta
eşitleme” politikaları ile de desteklenen bir psikolojik baskıdan söz ediyorum.

Bu iki cümleye
sıkışan parantezi açmaya kitaplar yetmez.

Konumuz; medyanın gözden kaçırmaya çalıştığı kadının gasp edilen hak ve hukuku…

Kadını ikincil konumundan çıkaran en önemli adımdır Medeni Kanun.
Kabul tarihi 17 Şubat, yürürlüğe girmesi 4 Ekim 1926. Ne tesadüftür ki,
müftülere nikah yetkisinin verilmesi, içişleri komisyonundan geçtiğinin
duyurulduğu tarih, 5 Ekim… Rövanş gibi…

Bir yazımda diyordum ki; Cumhuriyet kadındır.

Kadını Cumhuriyetle yüceltmiştir Atatürk. Hukuk ve haklar alanında erkekle
eşitlenecek adımların atılmasında, toplumsal ve ekonomik yaşamda kadının
çoğaltılmasında, aileden başlayıp toplumun tüm katmanlarında eşit yurttaş
olmada Medeni Kanun’un önemi yadsınamaz. Medeni Kanun’un kabulü; Mecelle’nin
kaldırılması, dolayısı ile erkeğin çok eşlilik hakkının(!) ortadan kalkması,
tek eşlilik, kadının erkek kardeşle eşit miras hakkı, evliliği iki tarafın
rızasına dayandırması, kadının da boşama hakkına yer vermesi, nikah yetkisinin
imamdan alınarak, belediyelere verilmesi gibi kadının hak alanını hukuk ile
sağlamlaştırmıştır. Dini olandan resmi olana geçiş, laik düzenin gereği olan
bir düzenleme, kısaca hukuk sisteminde laikleşme diyebiliriz.

Bugün Meclis’te olan vekillerin özellikle kadın kimliği ile orada yer buluyor
olmasının sebebi de diyebiliriz. Medeni Kanunla evin dışındaki yaşamda
çoğaltılan kadın daha sonra, 1930 ve 1934 de Meclis’ten çıkarılan yasalarla
siyasal haklarına kavuşturuldu. Tüm örtme çabalarına karşın, hepimiz biliyoruz
ki; Meclis’te masum gibi sunularak gündeme getirilecek olan bu değişiklik,
toplumsal yaşamın dini kurallar ve dini yetkilerle donatılmış kişilerle
düzenlenmesinin önemli bir adımıdır. Daha açık ifade ile laik sistemin özüne
dokunmaktır. Hiç kimsenin, ama özellikle Meclis’te bulunan kadınların böyle bir
düzenlemeye olur vermesi akılla açıklanamaz. Bir toplumun yüz yıl öncesine geri
dönmek için kazanımlarını boşaltmasına aracılık etmek kadar, bunun
seyirciliğini yapıyor olmak da ağır bir vebaldir. Üniversitelerin böyle bir
yasa çıkarken sessizliğe bürünmesi kabul edilebilir değildir. Gelecek
nesillerin kaderini belirlerken, onların özgürlük alanlarına olumsuz dokunmalarla
müdahale etme hakkı ile hiç kimse, hiçbir kurum yetkilendirilemez. Ortada bir
vebal var. Ve sorumluluk bu vebale ortak olan herkesin olacaktır.

Medeni hukuk 91 yaşında. Medeni yaşam hala emekleme
devresinde… Kadınlarımızı erkek zulmüne karşı koruyamıyoruz. Cinayetleri
durduramıyoruz. Hukuk alanında 91 yıl önce başardığımızı, toplumsal alanda
katıksız bir başarıya dönüştüremedik. Haklar hukukla tanındı ama
kullanılabilirlik alanı sorunlu kaldı. Cumhuriyet özgürlüklerin kapısını
araladı, demokrasiye tutunarak gelenler, demokrasinin en önemli alanını
özgürlük alanını boş bıraktılar. Yetmedi, şimdi hukuk alanı da boşaltılmaya
başlandı.

Medeni hukuk üzerine konuşulacak, yazılacak yine; yıl dönümü nedeniyle… 91 yıl
önceki Meclis bugünün Meclisinden daha ileri ve daha akılcı kararlar
alabiliyordu dememek için Meclis’in önemli bir sınavının arifesindeyiz.
Konuşmayı bırakıp, tüm kadın örgütlerinin ve muhalefet çevrelerinin Meclis’i
kendisini de var eden anlayışa rövanş niteliğinde kararlar almasına karşı
durdurması zamanıdır. Siyasal muhalefeti suçlamanın ötesine geçebilmesi için de
bir fırsattır toplumsal muhalefet için… Meclis’in önünde mi toplaşılır, tek tek
tüm vekillere mektuplar yazılıp tarihi uyarılar mı yapılır… Üniversite
senatoları bildiriler mi yayımlar… herkes üzerine düşeni yapmalı; demokraside,
özgürlüklerde ve haklarda ısrarcı olmalıyız. Meclis gündemine 10 Ekim günü
gelecekmiş… Meclisin böyle bir yasaya olur vermesinin vebaline ortak olmamak
adına, hem toplumsal, hem de siyasal muhalefet için önemli bir sınav.

Ulus yerine, ümmeti; Türkçe yerine Arapçayı, Medeni Kanun yerine, Mecelleyi
tercih ederek daha güçlü bir ülke olmayacağımızı anlatmak zorunda kaldığımız
günlerden geçiyor olmak vahimden öte. Akıllarını tatile çıkarıp, sadece
bulundukları yere konuşlanarak suskunlaşanlara duyurulur. Kimsenin yeri
garantili değil. Neden mi? Hukuk yoksa güvence yok. Bu yasa ile kadının hukukla
elde ettiği hakların kemirilmesine izin verenler, alet olanlar, kendilerinin
hak alanlarına dokunulduğunda çok geç kalmış olacaklar.

TEOG’la ilgili “ne yapıyorlar?” diye eleştiren
birisine, yaptıkları bir şey yok, sadece önceki eğitim sistemini yeni bir şey
yapıyor gibi yıkıyorlar. Şimdilik yerine ne geldiği önemli değil, asıl olan
önceki sistemin aşındırılması dedim. Şu an Meclis’e gelen yasa da farklı değil…
Önceki tahrip edilsin de; sonrası nasılsa gelir!…

Kurumsal yıkıntılar üzerinden inşa edilmeye çalışılanla toplumun dokuları
uyuşmuyor. Uyuşuyor olsaydı, tüm “yeni” denilen eskiye/geriye dönük adımlar
daha özgür bir ortamda toplumsal ve siyasal diyalogla atılırdı. Muhalefetin
dizaynına gerek kalmaz; muhalefet edenlere tahammülsüzlük, görünür baskılara
dönüşmezdi… Demek ki; Cumhuriyetçi refleksler kemirilmiş hali ile bile çok
güçlü…

Medeni Kanunumuzun 91. yılı kutlu olsun. Nice yılları kutlayacağımız özgür bir
Türkiye düşümüzden ve Cumhuriyetin bizleri özgürleştiren, yurttaş yapan
kazanımlarından asla vazgeçmeyeceğiz.


















































Hani hep yazılarda birilerinin veciz sözlerine yer verilir ya!… Bir sahil
kasabamızda ağaca yazılı bir deyiş ile noktalamak istiyorum. Büyük olasılıkla
denizciler asmışlar… “Dalgasız denizde herkes kaptan be reis!” AKP’nin toplumu
kıskıvrak sarmalayan baskı politikasını özetlemişler diye düşündüm… Yanlış mı
düşünmüşüm?!…



İLK
KURŞUN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış