ÇOCUK & KADIN & GÖRME – BEDENSEL VE ZİHİNSEL ENGELLİLER

Kadına Şiddet Çeşitleri ve Verileri

Hemen her
kadının yaşamının bir döneminde şiddet görme olasılığı vardır ( eş, aile,
kapkaç ya da hırsızlık vs ). Fakat en çok şiddet gören kadınların oranlarına
baktığımız zaman düşük sosyo-ekonomik ve eğitimde, daha az sosyal destek gören,
yaşı görece genç, ekonomik olarak kocalarına bağımlı ya da kocasından daha
fazla kazanan, kendi annesi babası tarafından dövülmüş kadınlar arasında
şiddete uğrama oranının daha fazla olduğunu görüyoruz.

Şimdi biraz
şiddet çeşitlerine göz atalım;

PSİKOLOJİK
ŞİDDET ÇEŞİTLERİ;

Kadına
bağırmak, hakaret etmek, aşağılamak, başka kadınlarla kıyaslamak, korkutmak,
aşırı kıskanmak, kadının nasıl giyineceğine, nereye gideceğine, kimlerle görüşeceğine karar vermek, kadına veya
çocuklara zarar vermekle, öldürmekle tehdit etmek, diğer insanlarla
ilişkilerini sınırlamak, kendini geliştirmesine engel olmak, kültürel
farklılıklarını reddetmek, bastırmaya çalışmak veya bu gerekçeyle kötü
muamelede bulunmak gibi davranışlar kadına yapılan psikolojik şiddet
davranışlarıdır. 

Psikolojik
şiddet de aynı fiziksel şiddet kadar kadını zedeleyici, ruh sağlığını bozacak
bir şiddettir.

Kadına Şiddet
Çeşitleri

CİNSEL ŞİDDET
ÇEŞİTLERİ;

Kadını
istemediği yerde, istemediği zamanda ve istemediği biçimde cinsel ilişkiye
zorlamak, çocuk doğurmaya zorlamak, kürtaja zorlamak, fuhuşa zorlamak, cinsel organlarına
zarar vermek, cinsel özellikleri bakımından başka kadınlarla kıyaslamak kadına
yapılan cinsel şiddet çeşitleridir. Bir kadına uygulanan cinsel şiddet kadında
depresyona, intihara, değişik psikozlara sebep olabileceği gibi, kadının
gelecekteki bütün hayatına, ilişkilerine, insanlara olan güvenine, yaşam istek
ve planlarına fazlasıyla zarar  verebilecek bir etki yapacaktır.

EKONOMİK
ŞİDDET ÇEŞİTLERİ;

Kadının
çalışmasına izin vermemek,  istemediği işte zorla çalıştırmak, kadının
para harcamasının kısıtlamak, az para vererek çok şey beklemek, aileyi
ilgilendiren ekonomik konulardaki kararları  kadının fikrini sormadan tek
başına almak, kadının parasını, şahsi mallarını elinden almak, kadının terfi
etmesini engelleyecek kısıtlamalar getirmek. (İş gezilerine,
toplantılara,kurslara katılmasına engel olmak), kadının iş bulmasını
kolaylaştırıcı becerileri geliştirecek etkinlikleri engellemek, iş yerinde olay
yaratmak suretiyle kadının işten atılmasına neden olmak gibi davranışlar kadına
uygulanan ekonomik şiddetin göstergeleridir.

Kadına
ekonomik şiddet uygulamak kadının daha az söz sahibi olması, güçlü ve ayakta
kalamaması ve erkeğe muhtaç olması böylece erkek baskınlığının daha rahat
sürdürebilmesi için uygulanan bir şiddet türüdür ve kadının psikolojisi
üzerinde toplumda yer alamama, yaratıcı ve faydalı davranışlarda bulunamama,
öğrenilmiş çaresizlik, aşağılık kompleksi gibi etkiler yaratır.

FİZİKSEL
ŞİDDET ÇEŞİTLERİ;

İtip kakmak,
tokatlamak, tartaklamak, tekmelemek, kesici ve vurucu aletlerle ya da yakıcı
maddelerle bedene zarar vermek, sağlıksız koşullarda yaşamaya mecbur bırakmak,
sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel olmak suretiyle bedensel zarara
uğratmak ve benzeri davranışlar fiziksel şiddet göstergeleridir. Fiziksel şiddet
kadının ruh sağlığını zedelemekle kalmaz fiziksel sağlığını da bozarak bazı
durumlarda ilerde kalıcı izlere sebep olacak sağlık sorunlarına, kadının bir
daha anne olamamasına, fiziksel görünüşünde bozulmalara sebep olabilir.

Şimdi de
biraz kadına şiddet de ülkemizdeki resmi rakamlara göz atalım:

TUİK
verilerine göre: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından
gerçekleştirilen Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması 2014 sonuçlarına
göre; ülke genelinde yaşamının herhangi bir döneminde eşinden veya birlikte
yaşadığı kişiden fiziksel şiddete maruz kalan kadın nüfus oranı %35,5’dir.

Orta Anadolu
bölgesi %42,8 ile yaşamın herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz
kaldığını belirten kadınların en fazla olduğu bölgedir. Yaşamın herhangi bir döneminde
fiziksel şiddete maruz kaldığını belirten kadınların en az olduğu bölge %26,8
ile Doğu Karadeniz bölgesidir.

Verilere
göre, kadına yönelik cinsel saldırı suçlarında son beş yılda yüzde 30 artış
meydana gelmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi kayıtlarına göre, Şubat
2010- Ağustos 2011 arasındaki 19 ayda 78 bin 488 aile içi şiddet vakası
yaşandı. Bu da, kayıtlara geçen haliyle her 10 dakikada bir aile içi şiddet
olayının yaşandığı anlamına geliyor.

Yılda
yaklaşık 2000 boşanma başvurusunun yapıldığı İstanbul’da başvuruların yüzde
85’inin nedeni  ‘şiddet’.

Kadın ölüm
oranlarıysa;

2005 ….. 317

2006 ….. 663

2007 ….  1011

2008  …. 806

2009  …..1126

2010  ….. 226

2011   …. 257

2012  .…. 312

2013  ….. il 9 ay 842 kadın şiddet nedeniyle
hayatını kaybetmiştir.

2016 ya
baktığımızda ise ; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın  Kadına
Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması’na göre her 10 kadından 4’ü eşi ya da erkek
arkadaşından fiziksel şiddet görüyor. Kadının en çok şiddet gördüğü yer Orta
Anadolu bölgesi. Buradaki kadınların yüzde 42,8’i yaşamının herhangi döneminde
fiziksel şiddete maruz kaldığını söylüyor. Kadın cinayetleri ise her yıl
artıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre 2015 te
303 kadın öldürüldü.

Biz ülke
olarak gerek zekalarıyla, gerek gelişmiş duygu ve mantıklarıyla, fedakar ve
mücadeleci ruhlarıyla, annelik içgüdü ve sevgisiyle toplumun birçok alanında
faydalı olabilecek, toplumun gerek kültürel gerek eğitim gerekse siyasi
alanlarında ileri gidebilmesi için fazlasıyla yardımcı ve destek olabilecek,
bugüne kadar girdikleri her alanda başarılı olmuş kadınlarımızı gerek şiddet
uygulayarak gerek yasa ve kanunlarla engelleyerek birçok faaliyetten uzak
tutuyor ve toplumun gelişmesine engel oluyoruz.

Uzm. Klinik
Psikolog Pelin ÖZAYDIN

ALINTI : http://www.iyipartibakirkoy.com/kadina-siddet-cesitleri-ve-verileri.html 




































































DOKUMANI BURADAN
İNDİREBİLİRSİNİZ.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir