Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

‘Beyaz
toros’ cinayetine kurban giden Ayten Öztürk’ün gözleri çıkartılıp derisi yüzülmüş
!!!!

“Ben, gözleri
çıkarılmış, kulakları kesilmiş, vücudu parçalanmış bir kızın babasıyım”


Milliyet
yazarı Gökçer
Tahincioğlu
, Tunceli’de 1992 yılında evinin önünden “Beyaz
Toros”a bindirilerek kaçırılan Ayten Öztürk‘e, o dönem JİTEM’e bağlı çalışan
Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın yaptığı işkenceleri köşesine
taşıdı. Tahincoğlu, “Ayten Öztürk’ün Yeşil ve bu isimlerce kaçırıldığı,
Diyarbakır’a götürüp sorgulandığı, öldürülüp, gözleri çıkartılıp, derisi
yüzülüp, gömüldüğü, her biri tanıklarca anlatıldı” dedi. 


Anayasa
Mahkemesi’ de evinin önünden “Beyaz Toros”a bindirilerek kaçırılan ve o dönem
JİTEM’e bağlı çalışan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından
işkence yapılarak öldürüldüğü belirtilen Ayten Öztürk olayında etkili soruşturma
yapılmadığı gerekçesiyle hak ihlali kararı verdi. Öztürk’ün anne ve babasına
50’şer bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmeden yüksek mahkeme, savcılığa
gönderdiği kararda JİTEM gibi grupların zorla kaybettirme, işkence ve kanundışı
öldürmeye dahil olup olmadıklarının araştırılmasını istedi.


Tahincioğlu’nun
Milliyet’te
“‘Kızımın gözlerini çıkarttılar’”
başlığıyla bugün (26.06.2016)
yazısı şöyle:


Tunceli’nin
Başakçı köyünde bir anıt mezar var. İşte o mezarda yatan Ayten Öztürk, Anayasa
Mahkemesi’nin “JİTEM araştırılsın” diye sunulan kararının ve üzeri kapatılan
karanlık hikâyelerinin özetidir. Ve o karanlık hikâye sadece Ayten Öztürk’ün
değil, fişlemenin, aile boyu mahkûm edilmenin, en görünür anda bile yok
sayılmanın da hikâyesidir.


Anayasa Mahkemesi
“JİTEM araştırılsın” kararı vermiş.


Hoş kararda da
öyle yazmıyor ya, yine de işte, “Etkili soruşturma yürütülsün” denilerek kayda
geçilmiş.


Keşke görüp de
yüz çevirenleri, duyup da duymazdan gelenleri de kayda geçebilseydi.


Keşke yapıp da
rahat uyuyanları, edip de yanına kalanları da yazabilseydi herhangi bir mahkeme
kararı.


***


Tunceli’nin
Başakçı köyünde bir anıt mezar var.


Gömüldüğü
toprakta sokak köpeklerinin bulduğu Ayten Öztürk’ün belki son bir yardım için
uzanmış eli uzanıyor mezar taşından.


İşte o mezarda
yatan Ayten Öztürk, Anayasa Mahkemesi’nin “JİTEM araştırılsın” diye sunulan
kararının ve üzeri kapatılan karanlık hikâyelerinin özetidir.


Ve o karanlık
hikâye sadece Ayten Öztürk’ün değil, fişlemenin, aile boyu mahkum edilmenin, en
görünür anda bile yok sayılmanın da hikâyesidir.


***


Ayten Öztürk,
ablası Aysel 1979’da bir yol araması sırasında gözaltına alınıp tutuklandığında,
örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 12 Eylül darbesinden sonra yargılandığında, ağır
işkencelerden dolayı hastalandığında, işkenceyi protesto için 49 gün açlık
grevi yaptığında henüz çocuktu.


Onca işkenceden,
ithamdan sonra 1986’da suçsuz bulunarak tahliye edildiğinde de bütün
yaşananların ne anlama geleceğini bilmiyordu.


Tahliye olan
ablası hasta yatağında yeniden gözaltına alınıp sonra yeniden serbest
bırakıldığında, en sonunda dağa çıkıp bir daha dönmediğinde bunun kendisini
nasıl etkileyeceğini de bilmiyordu elbette.


Babası Hıdır
Öztürk, memurdu, şef olarak çalışıyordu.


1992’de
jandarmaya bayramlaşmaya gittiğinde, komutan, asıl suçun ailede olduğunu
düşündüğünü gösteren cümleleri sıralayıp, elini havada bıraktı:


“Kızının cesedi
gelene kadar bayramlaşmam.”


Hıdır Öztürk’ün
diğer 3 kızı ise yanındaydı.


Ayten
fabrikadaydı, diğer iki kızından biri mühendis olmuştu, diğeri hemşire olarak
çalışıyordu.


1992’de bir gün,
Hıdır Öztürk ve 3 kızı garip bir davet aldı, komutan çağırmıştı.


Orada “Mahmut”
diye tanıştırılan, sakallı biri kendilerini karşıladı.


Kızların tek tek
adreslerini alıp, Öztürk ailesini geri yolladı.


Hıdır Öztürk, çok
sonra, “Mahmut” diye tanıştırılan, bütün bilgilerini alan kişinin, “Yeşil” kod
adlı Mahmut Yıldırım olduğunu anlayacaktı.


***


O buluşmadan kısa
bir süre sonra Öztürk’ün hemşire kızının aniden Kars’a tayini çıktı.


Mühendis kızı da
nasılsa Çankırı’da görevlendirilmişti.


Evde artık Ayten,
annesi ve babası kalmıştı.


27 Temmuz 1992’de
ise bir beyaz Toros’la Ayten Öztürk kaçırıldı.


8 Ağustos’a kadar
izine rastlanamadı.


8 Ağustos’ta,
Elazığ’da bir mezarlık yakınında sokak köpekleri toprağı aşındırmış, kim olduğu
yüzünden asla tanınamayacak Ayten Öztürk’ün toprağa yarı gömülü cesedi açığa
çıkmıştı.


Öztürk’ün cesedi
11 gün sonra bulunmuştu ancak otopsi raporuna bedenindeki eksiklerin 2 aya
yakın toprakta kalmasından kaynaklandığı yazıldı.


Otopsi raporuna
göre gözleri yoktu çünkü çürümüştü, kulağı yoktu çürümüştü, dudakları yoktu
çünkü çürümüştü, yüz derisi yoktu çünkü çürümüştü, saçları ve kafa derisi yoktu
çünkü üzerindeki toprak alınırken kazma ve kürek gelmişti.


Çürüyenin
Öztürk’ün bedeni olmadığı açıktı.


O otopsi
raporunun hesabı da hiç sorulmadı.


JİTEM komutanı
Cem Ersever, öldürülmeden önce Öztürk’ü Yeşil’in kaçırdığını söylemiş ancak kâr
etmemişti.


JİTEM itirafçısı
Abdülkadir Aygan da yıllar sonra aynı bilgiyi tekrarladı.


Hıdır Öztürk ise
bütün geçen o yıllarda, bu itiraflara rağmen olayın detaylı soruşturulmadığını
görmüş, diğer çocukları zarar görmesin diye ne kadar zehir varsa içine atmıştı.


***


Yıllar geçti,
2011’de TBMM’de İnsan Hakları Komisyonu’na Hıdır Öztürk de davet edildi.


“Ben gözleri
çıkarılmış, kulakları kesilmiş, vücudu parçalanmış bir kızın babası olarak
buradayım” dediğinde komisyonun bütün üyeleri susuverdi.


Dönemin Komisyon
Başkanı, bütün iddiaları dinleyip suç duyurusunda bulundu, dosya yeniden
açıldı.


Tunceli ve Elazığ
savcılıkları soruşturma başlattı, dosya özel yetkili Malatya Savcılığı’na
yollandı.


Mahmut Yıldırım
hakkında zaten verilmiş onlarca yakalama kararına ek olarak yeniden arama
kararları çıkartıldı.


O dönem
jandarmada görevli bazı isimler, JİTEM’in bölgedeki yapısını ve kimlerden
oluştuğunu tek tek anlattı.


O eylemlere göz
yumanlar, tek işlem yapmayanlar, o raporları yazanlar her biri belliydi.


Ayten Öztürk’ün
Yeşil ve bu isimlerce kaçırıldığı, Diyarbakır’a götürüp sorgulandığı,
öldürülüp, gözleri çıkartılıp, derisi yüzülüp, gömüldüğü, her biri tanıklarca
anlatıldı.


Bir bölüm kamu
görevlisinin ifadesi de şüpheli sıfatıyla alındı.


Ve sonra öylece
kaldı.


Zira savcılıklara
göre Mahmut Yıldırım, yani “Yeşil”, yani “Sakallı” bulunamamıştı, başka ne
yapılacaktı?


Aile, terörle
mücadeleden zarar gördüklerini belirterek tazminat talebinde bulundu ama bu da
uygun bulunmadı.


“JİTEM
araştırılsın” denilmiş, araştırıldı, duruyor oradaki Meclis raporunda.


Ayten Öztürk’ün
nasıl işkencelerden geçirildiği duruyor.


Çürümeyi
çürümeyle açıklayanlar duruyor.


Mezar taşından
buraya bir el uzanıyor.


Ama bir şey
olmuyor, en kabadayısı, “Bir araştırın bakalım” diyor ve o kervan mutlaka
yürüyor.


LİNK : AYM,
‘beyaz Toros’ cinayetinde hak ihlali kararı verdi, savcılığa “JİTEM’i
araştırın” dedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış