JEO-POLİTİK & JEO-STRATEJİ


GRAHAM FULLER


TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK GELECEĞİ : BÖLGESEL FEDERATİF
YAPI İLE BÜYÜME SEÇENEĞİ


Abd Başkanlık seçimleri, Suriye meselesi ve Astana, Avrupa Birliği’nin
geleceği, küresel sermaye ulusal devlet çekişmeleri gibi çok önemli
gelişmelerin yaşandığı hassas ve farklı bir sürecin Türkiye’ye yansımaları ne
olabilir? Türkiye yeni anayasa taslağı ile en önemli gündemlerinden birini
yaşıyor. Türkiye’nin üniter yapısı federatif bir sisteme yönelebilir mi? Bunun
cevabını kesin olarak vermek mümkün değil fakat tabiiki bir takım saptamalarda
yapılabilir. Türkiye’nin yüz ölçümü federasyona müsait değildir argümanıda
doğru değil örneğin Almanya Türkiye’den daha küçük bir yüz ölçümüne sahiptir
fakat eyalet sistemiyle yönetilmektedir. Siyasi tarih analizi sosyal bilimler
için bir laboratuvar olduğundan başvurabileceğimiz önemli kaynak Osmanlı
İmparatorluğu olacaktır. Çünkü Türkiye, bu İmparatorluğun bakiyesi bir
Cumhuriyet’tir . Osmanlı’da eyalet modeli ile yönetilir eyaletlerin başında
Valiler vardır. Bu sistem devlet güçlü dönemindeyken iyi işlerken devletin
hassas dönemlerinde oldukça büyük problemlere yol açmıştır. Vali Kavalılı
Osmanlı’yı üç kez mağlup etti hatta Kütahya önlerine kadar geldi. Paris Barış
Konferansında özerklik verilen Eflak Boğdan ve Sırbistan, diğer çoğu özerk
eyalet gibi bağımsızlıklarını ilan ettiler. Yani Türk siyasi tarihi eyalet sisteminin
sancılarını derinden çekmiştir.


 


Fakat bir gerçekte vardırki eyalet sistemi günümüzde yerel katılımın
verimliliğini arttıran bürokratik yükü hafifleten pekçok ülkeninde uyguladığı
modeldir. Örneğin bir vilayette yaşayan kişilerin o vilayet ile kararları
kendilerinin vermesi kadar doğal birşey olamaz. Kısacası sancılı bir eyalet
geçmişi ile postmodern dönemin büyük başarılarda sağlamış federatif devletler
modeli arasında sıkışan bir Türkiye’yi görüyoruz. Yeni Dünya’ya baktığımız
zaman Ortadoğu’da dengelerin değişeceği çok açık. Evet ülkelerin şehir
devletleri olarak tasnif edileceği bir evreye giriliyor bu sebeple Suriye’nin
kuzeyinde de defacto bir kürt yönetimi oluşturulması kanımızca mümkün
olacaktır. Çünkü bunu Rusya’da desteklemektedir. 1800’lerden beri Ruslar ve
kürt siyaseti iç içedir. 1806-1812 Rus Türk muharebesinde ayaklanan
Babanzadelerden başka, Kırım harbinde Bitlis ayaklanması, 1877-1878 yani meşhur
93 harbinde Ubeydullah ve Bedirhan ayaklanması ile Cihan Harbinde Ruslar ile
yapılan çarpışmalarda Bitlis ve Irak kürt ayaklanmaları göstermiştirki kürt
siyaseti Rus diplomasisinin ürünü olarak doğmuştur.  Kürt kültür ve
edebiyatı hakkında önemli ve ilk çalışmaları yapan Ruslardır. Bugünde Rusya’nın
bölgede faaliyetleri üsleri olduğu gibi ülkesinde de Pyd’nin irtibat ofisleri
bulunmaktadır. Öte yandan Abd’de eskiden beri pkk’yı desteklemekte halen
Suriye’de Pyd’ye zırhlı araçlar teslim etmektedir. Özellikle Körfez Savaşından
itibaren Oetadoğu’da varlık sebeplerinden yeni bir gelişme kürt siyaseti ve bu
siyaseti yönetebilme isteğidir. Suriye’de Pyd halen Abd ve Rusya tarafından
terör örgütü olarak ilan edilmemiştir.  Yani Suriye’nin kuzeyi hususunda
Abd ve Rusya’nın anlaştığı/anlaşacağı açıktır. Zaten bu durum daha öncede Çeçen
meselesi ve Afganistan olaylarında görülmüştü. 


 


Irak’ın kuzeyinde ise ayrı bir kürt yapılanması artık kabul ediliyor. Biz
buna Kafkasya’da ki Acaristan’ı da ekleyebiliriz. Yani kürt vilayetlerinin ve
Acaristan’ın da yer aldığı bir ittifakın Türkiye ile entegresi Türkiye’de eyalet
sisteminin önünü açacaktır. Çünkü artık “yüz ölçümü müsait deği”
mottosuda delinmiş olacaktır. Tarihe baktığımız zaman 1915 Bunsen raporu ve
1965 CIA MİT projesi büyüyerek federatif bir sistemi önermekteydi. 1986
Pentagon’u temsilen William Taft ve 1990’ların hemen başında bizatihi Turgut
Özal tarafından da gündeme taşınan proje hayata geçirilemedi fakat ilerisi için
bir referans noktası oldu. 


 


Ortadoğu’da dengelerin değişmeye başladığını belirtmiştik. İsrail’in
kuruluş onayının Anglosakson siyasetinin iktisadi iradesiyle alındığı gerçeği
vardır. Pekiyi fosil kaynaklı yakıtlar misyonunu tamamladıklarında İsrail’e
ihtiyaç kalacak mı? Dış çevre ve teolojik mezheplere mensup insanların
motivasyon kaynaklarının büyük payı dini inançlarıdır bu da Ortadoğu merkezli
bir dünya savaşını belirttiğinden önemli ülke ve lobilerin Ortadoğu olmadan bir
strateji geliştirmeleri mümkün değildir. Petrol misyonunu tamamladığında bu
durum temel gelir kaynağı petrol olan arap ülkelerinin içten parçalanmasından
başka bir işe yaramaz. Bu da şehir devletleri modeline uygundur. İşte bu
parçalı Ortadoğu’ya önce İsrail hamilik edecek ardından ise Türkiye ile ittifak
geliştirme eğiliminde olabilecektir. Zaten bunun mesajı çok öncelerde Cia
uzmanlarınca servis edilen ısmarlama kitaplarla verildi. 


 


A) David Passing; İsrail’in Ortadoğu’da
büyüme eğilimi göstereceğini Türkiye’nin ise bunu destekleyeceğini
yazmıştı. 


 


B) Yeşil Kuşak projesinin mucidi Brezenski
Türkiye’nin büyüme eğilimi göstereceğini bu sebeple Rusya ile karşı karşıya
geleceğini kitaplarında defalarca yazmıştı. 


 


C) Samuel Hantingon yani dünyaca ünlü
proje kitap Medeniyetler Çatışması’nın teorisyeni; Türkiye’nin büyüyeceğini
hatta İslam dünyasına önderlik edeceğini vurgulamıştı.


 


D) Cia’dan meşhur Henry Berker Türkiye’nin
kürt federasyonu ile büyüyeceğini çok kez yazmıştı. 


 


E) Cia’dan meşhur Graham Fuller kaleme
aldığı Türkiye’nin Kürt Meselesi adlı kitapta Türkiye’ye bölgesel bir
federasyon önermişti. 


 


Irak ve Suriye’nin federatif yönetime dahiliyetinin ardından Ürdün ve
Lübnan’da entegre olabilir. 1958 Irak Ürdün Federe Cumhuriyeti gibi bir
uygulama geçmişine sahip ortadoğu tarihi olduğuna göre Ürdün ve kozmopolit
yapısıyla dikkat çeken Lübnan’da yeni sistemin birer parçalarıdır. Bu modelin
Balkanlar ayağı unutulmamalıdır. Bir süredir Selanik’in Makedonya’ya bağlanma
ve Makedonya’yı Balkanların İkinci İsrail’i yapma programı mevcuttur. Geçmişte
de İttihatçılar Yahudilere Arzı Mevud olarak Makedonya bölgesini
önermişlerdi. 


 


Abd yeni başkanı Donald Trump her ne kadar fosil kaynaklı yakıtları
desteklediğini belirtip Suudi Arabistan’ın desteğinide alsa ileride bu kaynak
tamamiyle rafa kaldırılacaktır. Çünkü ultra küreselcilerin insan fıtratına
müdahale projeleri için bir takım teknolojik projelerin hayata geçmesi şart
fakat tabiki bu seçkinler Trump Kraliçe işbirliği ile tamamiyle tasfiye
olmazlarsa. ( Bu çok düşük ihtimal olmakla birlikte bir süre evvel İngiliz
Kraliyet Mekanizmasıda seçkin ailelerle çekişmeye girdi hatta bu sebeple Kraliçe
koruması tarafından “yanlışlıkla” vuruldu) 


 


Şu unutulmamalıdır sınırların fiziksel büyümesi kof veya etkisiz bir büyüme
olabilir bunun önüne geçebilmek için Türkiye’nin bu düzende kendi önceliklerini
belirlemesi ve uygulamaya koyması önemlidir. Öyle ya da böyle Dünya’da bazı
değişiklikler yaşanacak. Fransız İhtilalinin önüne kimse geçemedi. Özel olarak
tasarlanan Birinci ve İkinci Dünya ile Soğuk Savaş engellenemedi. Yugoslavya
parçalandı kimse engel olamadı. Irak, Libya, Afganistan düştü kurtarılamadı. 


 


Sınırlar değişecek, yeni yönetimler kurulacak bunu önceden okumak ve
hazırlıklı olmak kaçınılmazdır. Türkiye bu değişimleri tek başına
durduramayabilir fakat bu değişimde menfaati ölçeğinde söz ve pay sahibi
olabilir. Bu model; Türkiye’nin piyon olması veya vahşi sömürgeci dünyaya adım
atmasından ziyade varlığını olumlu seyirde devam ettirebilme isteği olarak
tanımlanırsa rasyonel politik bir tavır sergilenmiş olunacaktır. Pekiyi ulus
devlet modelini yaşatma gayreti içine giren Abd ve İngiltere ile ittifak
halinde hiçin birtakım tasarılara meydan okunmasın? Gibi makul bir soru da
sorulabilir. Abd ve İngiltere’nin yeni tavırları Dünya’da ulusal yapıları
yaşatmaktan çok ülkeleri ve coğrafyalarındaki sermaye sistemini kendi
ülkeleriyle sınırlı olarak daha etkin devlet gözetimine almaktır. Yoksa Abd ve
İngiltere’nin bu yeni ulusal tutumları ile ultra kürselcilerin kozmik projeleri
dışında bariz fark yok bunu Trump’ın Pyd’ye hayranlığını dile getirmesi ve
İngiltere’nin Türkiye ve Irak’ta yeniden hakimiyet kurmak istemelerinden
anlayabiliriz. 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir