Corona Virüsün Jeopolitiği :
Corona Virüs Popülizmin Sınırlarını Ortaya Çıkarıyor







THOMAS WRIGHT


Uzmanlık
önemlidir. Kurumlar önemlidir. Küresel topluluk diye bir şey
var. Sistem yeniden işlevine kavuşturulmalıdır.


2008-09 finansal
krizinde, borsa, küresel ticaret ve ekonomik büyüme
1929-33 arası yaşanılan büyük buhrana
kıyısala daha büyük marjlarda düşüş
yaşandı. Ancak, 1930’ların aksine, hükümetler küresel ekonomiyi kurtarmak
için iç politikaları koordine ederek küçük anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp,
iç politikalarını küresel ekonomiyi korumak için uyarladılar.


Zorlu bir yılın ardından ekonomi istikrara
kavuştu ve ikinci büyük bir buhran önlendi.


Tufts Üniversitesinden uluslararası
ilişkiler profesörü Daniel
Drezner
’in belirtiği gibi önemli olan İlk şok değil, nasıl karşılık
verileceğiydi ve sistem çalıştı.


Şimdi COVID-19
denilen ve hastalığa neden olan corona virüs, bir yüzyıl içinde ikinci bir
burhan olabilir. Eğer
COVİD-19’un karanlık projeksiyonlarından bazıları ortaya çıkarsa
, dünya,
modern zamanların barış dönemlerindeki en kötü krizlerinden biriyle karşı
karşıya kalacaktır.


Ne yazık ki bu
krizin, 30’lu yılların başlarında beggar – thy
neighbor policies
* , yani komşu ülkelerin ekonomik olarak tahrip edilip,
adeta birer dilenci haline getirilmesi, Smoot
Harley tarifeleri
* gibi milliyetçi politikalar izlediği, uluslararası
işbirliğinin sınırlı olduğu bu dönemle benzerliği oldukça çok. Dünya, son on
yılda daha otoriter, milliyetçi, yabancı düşmanı ve unilaterist / tek boyutlu
ve vasat hale geldi. Politikanın ve jeopolitikanin bugünkü hali krizi stabilize
etmeyip daha da kötüleştirdi.


Wuhan yetkililerin’in sorunun boyutunu
zamanında görmek istememeleri, sağlık çalışanlarına yönelik baskılar, virüsü
kontrol altına almak için değerli zamanın yitirildiği anlamına geliyordu.


Uluslararası toplum bir zamanlar, Çin‘in
uluslararası toplumda büyüyen etkisini olumlu olarak değerlendirmişti.


Simdi ise oldukça yaygın olan kanıya göre,
Dünya Sağlık Örgütü yöneticilerinin Pekin’e yönelik tarafgir tutumları
nedeniyle, bu ilişki, Dünya Sağlık Örgütü nezdinde
çetrefilli / komplike bir etkiye sahip. Bu durum Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO)
olan kamuoyu güvenini sarsabilir.


Yanlış atılan ilk
adımlar bakımından Çin yalnız değil. Kendini bir hijyen fanatiği (germophobe)
olarak nitelendiren başkan Trump ise patlayan salgını menkul değerler piyasası
ve yeniden seçilmesinin penceresinden görüyor.


Ulusal Güvenlik Konseyi’ne ayrılan fonları
azaltıp ve salgın hastalıklarla mücadeleyle görevli Ulusal güvenlik Konseyi’ne (NSC)
bağlı kurumu hâlihazırda lağvetmişti. Virüsün oluşturduğu riskleri önemsiz
göstermeleri için yetkililere baskı yapıyor gibi görünüyor.


Trump ve bazı yöneticileri “Virüs bizim
için çok iyi sonuçlanacak, istihdamı artırıp Amerikan ekonomisinde istihdamı
artıracak.” diye bilfiil açıklamalar yaptılar.


Trump Güney Carolina’da virüsün
kontrol altında olduğunu
ve aksi yöndeki herhangi bir açıklamanın
demokratlar tarafından kendisinden kurtulmak için ileri sürülen “yeni bir
aldatmaca” olduğunu söyledi.


Ama gerçeklikten
kaçış olmayacak. Virüs yayılır ve daha fazla insan ölürse, Trump 2015
ebola salgını sırasında, daha başkan olmadan önce acımasız önlemler alınması
yönünce yaptığı çağrılar gibi, otoriter yüzünü gösterebilir.


Diğer hükümetler de salgınla mücadele
ediyor. Japonya, Diamond Princess yolcu gemisinde virüsün hızla yayılması ile
başa çıkmakta başarısız oldu. Kamboçya, en az bir yolcunun salgına
yakalandığı başka bir yolcu gemisi Westerdam’ın rıhtımlarına yanaşmasına ve
seyahat etmelerine izin verdi. En az yedi İranlı yetkili virüse yakalanıp, biri
yaşamını yitirdi. Virüs
şu anda körfezin her tarafına yayılıyor
ve bunun olası sismik jeopolitik
sonuçları var.


Güney Kore, virüsün yayılmaması için ciddi
adımlar atıp, önlemler alıp, önlemekte gizemli bir şekilde tereddüt etti. 


Tamamen
yayılmış bir salgın, 2008 ile eşdeğer ciddi bir ekonomik krize neden olabilir.

Dünyanın en büyük ekonomilerinden bazıları durma noktasına geldi. İnsanlar
seyahatlerini kısıtlıyor. Okullar kapanıyor ve konferanslar iptal edildi.


Dow Jones geçen hafta yüzde 13’ten fazla
düştü ve istikrarsızlık devam ediyor. Tedarik zincirleri altüst oldu ve yeniden
düzene koymak zor olacak. Krizin, desentegrasyon ve de-globalizasyon
eğilimlerini güçlendirilmesi ve derinleştirilmesi kesin görünüyor.


Salgın yaz aylarında biraz yatışıp,
sonbaharda da sürer, bazı şirketler iflas eder ve istikrarsız ülkeler artan
borçlanma maliyetleriyle karşılaşırsa finansal bir risk oluşabilir.


Buna ek olarak, bilgi ve dezenformasyon
sosyal medya da serbestçe dolaşıp, panik alıverişleri ve sürü davranışlarını
teşvik ediyor.


Sivillerin maskeleri stoklaması ve ilaç
tedarik zincirlerinde aksamalar, birçok ülkede tıbbi ekipman ve ilaç kıtlığına
neden olabilir. Seyahat engelleri en savunmasız yerlere hayati malzemeleri
tedarik etme çabalarını zorlaştırır. 


*Bu
makale The
Atlantic’ten
 çevrilmistir.
Çeviri: Turan Altuner







Dipnotlar:


1) “Bir
ülkenin işsizlik, durgunluk gibi ekonomik sorunlarını diğer ülkelere ihraç
ederek kurtulması amacını güden politikalar bütünü için kullanılan İngilizce
deyim. Özellikle 1929 büyük buhranı bağlamında kullanılmıştır. O
zamanlarda uluslararası ticarete tarife ve kota gibi engeller koyarak veya
1930’larda görüldüğü üzere devalüasyon yarışına girerek, toplam talebi ithal
mallardan, yerli üretime kaydırarak tatbik edilir idi. Bu devalüasyonlardan
herkesin zarar gördüğü kafalara acı bir şekilde dank edince, ikinci dünya
savaşından sonra kurulan uluslararası mali sistemle, dolayısıyla IMF’nin
katkılarıyla şekil değiştirmiştir.
” (Eksi Sözlük)


2) “Büyük
bunalımın yol açtığı yaygın işsizlik ve millî gelir düşüşlerini önlemek
amacıyla Amerikan hükümetine birçok mal üzerindeki gümrük tarifelerini
yükseltme izni veren ve 1930 yılında yürürlüğe giren yasa.” (Greelane.com)
Dış ticaret fazlalığını ve altın stokunun yükseltilmesini hedef alan
merkantalist ekonomik politika.







Thomas
Wright
The
Atlantic’te katkıda bulunan bir yazar, Brookings Enstitüsü’nde kıdemli bir
araştırmacı ve All Measures Short of War: The Contest for the 21st Century and
the Future of American Power kitabinin yazarıdır.

*Görüş
gazetesi, farklı disiplinlerden, farklı görüş ve iceriklere açık bir platformdur
. Makaleler Görüş gazetesinin
editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet