• CIA DOSYASI /// Bir CIA projesi : FETÖ
  • Yayın Tarihi : 10 Ağustos 2019 Cumartesi
  • Kategori : İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ - SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT - MEH & MAH VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

Bir CIA projesi : FETÖ

Türkiye’yi, tarihinin en kalleş darbe planıyla yıkmaya çalışan FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ, devletin içine sızdırdığı hainlerle yıllarca kendini hissettirmeden, ülkemizi her alanda zaafa uğrattı

AJANLAR DÜNYASINDA TÜRKİYE GERÇEĞİ/ ZÜMRÜT YILMAZ

Daha önce defalarca darbelerle yıkılmaya çalışılan Türkiye'nin son dönemdeki en önemli sınavı olan Fetullahçı Terör Örgütü ve onun, devletin en küçük hücrelerine yerleşen kirli ağından, bu örgütle mücadeleden bahsetmemek olmaz. Yapılanmaya başladığı 1960'lardan, hain darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz 2016'ya kadar adım adım devletin her kademesini zehirli sarmaşık gibi saran bu örgüt, din kılıfı altında yabancı servislerin maşası oldu. Kandırdıkları gençleri yıllar sonra ülkeyi ele geçirme planları için sabırla yetiştirdi. Bu hain örgüt kirli emellerinde başarılı olsaydı, Türkiye şu an nasıl bir kaderi yaşıyor olacaktı bilinmez ama bu ülkenin vatanseverleri o karanlık gecede hainlere geçit vermedi.

ZEHİRLİ BİR SARMAŞIK

Bir CIA projesi olduğu farklı farklı olaylarda defalarca açığa çıkan FETÖ, elebaşı Fetullah Gülen'in darbe emrinden sonra Türkiye'yi bölmek için harekete geçti. Ancak Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla evlerine kapanmak yerine sokaklara dökülen Türk halkı, darbecilere direndi. Kendilerine yıllarca kol kanat geren devletlerine ihanet eden hainler böylece amaçlarına ulaşamadı. Türkiye darbe girişiminin gerçekleştiği tarihten bu yana enerjisinin önemli bir bölümünü bu kirli örgütün yıllardır devletin içine yuvalanan üyelerini temizlemek için harcıyor. Hainlerin okullar kurup dünyanın dört bir yanını ağ gibi sararak adım adım örgütlendiği yıllarda, dışarıdan bakıldığında masum bir cemaat gibi görünen FETÖ, devlet adamlarından bürokratlara, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komuta kademesinden Emniyet ve MİT'in üst kademelerine kadar ulaştı.

YARBAYIN İTİRAFLARI

Yasa dışı dinleme yöntemleri ve devlete sızdırdıkları casuslarıyla operasyonel bilgileri PKK gibi terör örgütleriyle paylaşarak Türkiye'nin terörle mücadelesini zaafa uğrattı. Düşünün bu ülkede Genelkurmay Başkanı'nın yaveri sıfatını taşıyan yarbay Levent Türkkan, darbe girişiminin ardından yargılandığı mahkemede, "Her hafta bana verilen dinleme cihazını komutanın odasına yerleştiriyordum. Bir hafta sonra da bana ulaştırılan yenisiyle değiştiriyordum" itirafında bulunuyor. Yani ordunun en kritik operasyonel bilgileri FETÖ eliyle yabancı istihbarat örgütlerinin eline geçiyor.

HER KADEMESİNE SIZDILAR

Bu tür dinleme faaliyetleri sadece TSK kademesine yönelik değildi. Hükümet mensuplarının bulunduğu tüm makamlar örgütün hedefine girmişti. Tabii kripto örgüt üyeleri hain emellerini gerçekleştirmek için Milli İstihbarat Teşkilatı'na da yerleşmişti. 15 Temmuz sonrasında teşkilat içindeki örgüt imamının da Güney Afrika'da bulunan 'Sinan' kod adlı Murat Karabulut olduğu FETÖ iddianamelerinde yer almıştı. Karabulut'un deşifre olması sonrasında bu göreve Hasan Doğan getirildi. Doğan, 17 Aralık 2013'te emniyetten sorumlu imam Albullatif Tapkan ile birlikte ABD'ye giderek darbe talimatını alanlardan biridir. Doğan'ın örgüt bağlantıları da çeşitli kaynaklar ve darbe girişimine ilişkin görülen davaların iddianamelerinde örgütün 'MİT abisi' olarak geçmektedir. Ancak adı iddianamelerde geçmesine rağmen Doğan'ın, Çatı davasında bırakın sanık olmayı, şüpheli sıfatıyla bile ifadesine başvurulmadı.

SESSİZCE TAHLİYE EDİLDİ

Darbe girişimi sonrası önce pasif göreve alınan daha sonra da FETÖ üyeliği iddiasıyla Emniyet'ten ihraç edilen Basri Aktepe, örgüt üyeliğinden yargılandığı Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın 7 Kasım 2018'deki celsesinde ev hapsi kararıyla serbest bırakıldı. Yapılan itiraz sonucu yeniden tutuklanmasına karar verilen Aktepe, halen firari olarak aranıyor. Aktepe'nin İstihbarat Daire eski Başkanı olan, şu an tutuklu bulunan Sabri Uzun ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı eski Yardımcısı Gürsel Aktepe'nin tanık olarak dinlenmesinden sonra serbest bırakıldığı biliniyor.

PARİS'TE 3 PKK'LI
KADININ ÖLDÜRÜLMESİ

Terör örgütlerinin amaçları uğruna yaptıkları işbirliğine verilebilecek en önemli örneklerden biri de Paris olayı. Türkiye'nin Kürt açılımı politikası yürüttüğü dönemde Norveç'in başkenti Oslo'da görüşmeler yapıldığı sırada 9 Ocak 2013 tarihinde, Fransa'nın başkenti Paris'te 3 kadın PKK'lı öldürüldü. Öldürülenlerden Sakine Cansız, terör örgütü PKK'nın kurucu üyelerinden ve en önde gelen kadın üyelerinden biriydi. Birebir teröristbaşı Abdullah Öcalan ile Suriye'de örgütsel faaliyetleri yürütmüştü. Daha sonra da PKK'nın Avrupa sorumlusu olmuştu. Cansız'la birlikte öldürülen Leyla Söylemez ve Fidan Doğan ise örgütün Avrupa ilişkilerinden sorumluydu. Yani birileri Avrupa'nın göbeğinde Türkiye'nin PKK terörünü bitirmek için başlattığı süreci adeta baltalamıştı.