DERİN DEVLET & İSTİHBARAT SERVİSLERİ & İSTİHBARAT KONULARI & MİT VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

‘Türkiye’nin NATO’ya
girişiyle beraber Amerika ve istihbarat birimleri bu ülkeye sızdı’

Kayseri
Büyükşehir Belediyesi ve Boydak Holding tarafından ‘Asrın İhaneti FETÖ’ konulu
konferans düzenlendi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa,
tarihçi yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil konuşmacı olarak katıldı. Şimşirgil,
Türkiye’nin NATO’ya girişiyle beraber Amerika ve istihbarat birimlerinin
Türkiye’ye sızdığını söyledi.

FETÖ’nün 1980 tarihine kadar uyuyan hücre olduğunu
ve bu tarihten itibaren uyandırıldığını kaydeden Şimşirgil, “Bizim NATO’ya
girişimizle beraber bu ülkeye Amerika ve istihbarat birimleri sızdılar. Aynen
tazminatla beraber mason devlet adamlarıyla sızdıkları gibi. Bu tarihten
itibaren de her 10 senede bir darbe yapıldığını görüyoruz. Bu darbeler çeşit
çeşit rollerde yapılabiliyor ve bu çeşit çeşit rolleri uyuyan hücre olarak
bulunduruyorlar. Mesela FETÖ 1980 öncesine kadar ilerler. Bana göre 1965 ve
1970’deki bütün faaliyetleri varsa bile uyuyan bir hücredir ama 1980’de bu
hücrenin uyandığını düşünüyorum. Bu hücrelerin uyandığını ben şahsen görmüştüm.
Faaliyetleri ve bir takım söylemleri ile görmüştüm. Mesela 1980 öncesi bu adam
bir numaralı aranan adamdı. Türkiye’de en fazla Cumhurbaşkanına, Genelkurmay
Başkanına, Başbakana hakaret eden adam. Bugün Cumhurbaşkanına hakaret edilse
yarın savcı kapınızı çalmaz mı? Bir adam en ağır hakaretleri yapıp da, savcı
kapısını çalmıyorsa, buradan uzak durmak lazım. Nasıl oluyor da bu adam hakaret
edilmesine rağmen alınmıyor. Demek ki, içeride bir koruyanı var Türkiye en
fazla Cumhurbaşkanına ve Başbakana hakaret eden FETÖ, 1980’den sonra legal bir
hale geldi. Eski halinden hiç eser yok. Okullar ve yurtlar açıyor. Abdullah
Öcalan’ı verdiler. Öcalan’da bir darbe hazırlığıydı ama FETÖ’yü aldılar”
ifadelerini kullandı.

 

“FETÖ Türkiye’nin yok edilme planıdır”

 

FETÖ’nün Türkiye’nin yok edilme planı olduğunun
altını çizen Şimşirgil, “Çünkü FETÖ bu ülkenin yok edilme planıydı. Abdullah
Öcalan’ı bile verdiler. Abdullah Öcalan’da onların kullandığı bir adam. Bunu
çok ifade etmek lazım. FETÖ’yle başlangıçtan itibaren yabancılar tarafından
kullanıldığı düşünüyorum. Öyle çıkartıldığını düşünüyorum. Çünkü 1970’den
itibaren Papa’nın da üzerinde irtibatı var. Bu FETÖ’nün Papa irtibatının iyi
değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. FETÖ daha sonra 1980’den sonra
çıktığı zaman ‘Ilımlı İslam’ söylemiyle çıktı. Bu FETÖ’nün dini bağlamda dışarı
bağlı olduğunun ifadesidir” diye konuştu.

 

“Boydak Holding çok titiz çalışıyor”

 

Kayseri ziyareti kapsamında Boydak Holding’e
gittiğini kaydeden Şimşirgil, önceden Boydak Holding’den FETÖ’ye para akımının
yapıldığını herkesin bildiğini belirtti. Şuanda Boydak Holding’in çok titiz
çalıştığının altını çizen Şimşirgil, “Bunların sızmadığı yer yoktu. Kolay bir
şey değil. Her tür adam var. Bunu tam seven, yarı seven, az seven, muhabbet duyan
ve tam düşman olan. Buda onlardan. Böyle gözüküyor. Yarına öyle hazırladılar.
Bu çok farklı bir şekil ve biz bununla çok uğraşacağız. Öyle basit bir şey
değil. Bana göre savcılar bugün 20 saat çalışmalıdır. Haklıyı haksızdan
ayırmalı, mağdur etmemelidir. Her mağdur Cumhurbaşkanımıza gidiyor. BİMER’e ve
CİMER’e yazıp ‘Bu FETÖ’cü’ diyorlar ve anında görevden alınıyor. Araştırılması
ve soruşturulması gerekiyor. FETÖ’cü denildiği zaman adamın düştüğü durumun
düşünülmesi lazım. Bugün Boydak Holding’e gittik. Orada gördüm ki, arkadaşlar
çok titiz çalışıyor. Onların oraya para kaynaklarını akıtmadıklarını bilmeyen
var mı? Mısır’daki sağır sultanda, gözü kör olanda, kulağı sağır olanda herkes
bilir. Herkes duydu ama oradaki her çalışanı suçlayamam. Ben iş arıyorum, orada
iş buluyorum ve girip çalışıyorum. Oraya doğrudan para akıtanları, hala
akıtanları titiz bir şekilde kontrol ediyorlar ki savcılık bugün ‘Devlet el
koysun’ diyor. Bu devletin. İhanet olarak paralar gidiyor. Bu ülkede
Cumhurbaşkanı bile ‘Bizi aldattılar’ dedi. Ben bu sözün siyaset olduğunu
düşünüyorum. Bu sözü hala söyleyemeyenler var. Bunları görüyoruz. Aslında
Cumhurbaşkanı bunu bizim için söylüyor. Bugün ihanet derecesine varan şeyden
bahsediyoruz. Bugün gerçekten asıl ağ babaları ile çarpışıyoruz” ifadelerini
kullandı.

 

“15 Temmuz, son 300 yılın en büyük harekatı”

 

15 Temmuz hain darbe
girişiminin son 300 yılın en büyük harekatı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ahmet
Şimşirgil, konuşmasını şöyle tamamladı:

“15 Temmuz bizi biraz uyardı, kendimize getirdi.
Gerçekten direkten döndük. Bugün Türkiye Cumhuriyeti diye bir şey yoktu. 15
Temmuz başarılı olsaydı, Türkiye 3’e bölünmüştü. Türkiye’de en az 5-10 milyon
arası insan ölmüştü. Türkiye’de bugün Cumhuriyet yoktu, halifelik vardı.
Demirel bile ‘Bu ülkeye halifelik gelebilir’ demişti. Şimdi niye tartışmıyoruz
halifeliği. Şimdi öyle bir adam yok. O gelecekti ve kurtarıcı gibi halife
olarak bu ülkeye oturacaktı. İlk 1 ay Avrupa kendine gelemedi. 15 Temmuz son
300 yılın en büyük harekatıdır. Bunu tarih ilerde çok daha iyi yazacaktır.
İnşallah şu savaşı kazanırsak tarih bunu yazacaktır. 15 Temmuz’un ardından
Avrupa ve Amerika kendine gelemedi. 1 ay sonra ‘Ne oldu?’ dedi. Bu defa yeniden
savaşı başlattılar. Şunu asla unutmayalım, bu ülkenin üzerini 1980’de çizmişler.”






















Konferansa, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Talas Belediye Başkanı
Mustafa Palancıoğlu, Kocasinan Kaymakamı Mustafa Kılıç, Boydak Holding İdari
İşler Koordinatörü Burhan Artuç ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir