DERİN DEVLET & İSTİHBARAT SERVİSLERİ & İSTİHBARAT KONULARI & MİT VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

Tunca Bengin

İdlib’de gizli servis oyunları

Afrin’den sonraki hedefler arasında yer
alan İdlib’de TSK’nın
gözlem noktaları kurma çalışmaları devam ediyor. Tamamlan-masının ardından da
bölgedeki terör örgütü mensuplarını etkisizleştirme, silahsızlandırma
çalışmaları başlayacak. Bu bağlamda da uzlaşanlar ayrılacak , diğerleri DAEŞ gibi
imha edilecek. Dolayısıyla da sıcak çatışmalara gebe zor ve karmaşık bir süreç
söz konusu. Çünkü Hama’dan, Halep’ten kaçan
çok sayıda radikal terör örgütü mensubu şu anda İdlib’de.
Ve bunların arasında El Kaide, DAEŞ gibi
daha da radikal unsurlar var…Dahası bunların hepsi yabancı ülke gizli
servislerinin güdümünde. Yani onların manipülasyonlarıyla her an Türk
askerine 
yönelik bombalı saldırı, havan ve topçu atışları
yapabilirler. Nitekim yaptılar da…

İdlib’deki örgütlerle istihbarat
servisleri arasındaki bu kirli ilişkiyi ve olası gelişmeleri dün Genelkurmay
İstihbarat Dairesi eski Başkanı Em. Korg. İsmail Hakkı Pekin’
e
sordum. Öncelikle söylediği şuydu:

“Baktığınız
zaman El Bab arkasından Afrin sonra İdlib. Bütün bu bölgeyi, yani önemli bir
araziyi Türkiye kontrol ediyor. İdlib’i henüz tam değil ama buna dönük gözlem
noktalarının 7-8 tanesini kurdu 4-5 tane daha kuracak. Ondan sonra da o bölgede
çalışmalara başlayacak yani silahsızlandırma, çatışmaların önlenmesi gibi
faaliyetler yapacak. Bu çalışmalar içerisinde o bölgedeki teröristler nereye
gidecek, bunların silahları nasıl alınacak hepsi sorun. Çünkü farklı 
örgütler var ve bütün örgütler istihbarat servisleriyle bağlantılı. Onların
dediklerini yapabilirler para verildiği zaman.”

Neler örneğin?

“Türkiye
bu işe başladığı zaman gizli servislerin yönlendirme-leriyle o örgütlerden
bazıları TSK’nın gözlem noktalarına baskın düzenleyebilirler, sabotaj
yapabilirler. Bu durumda da Türkiye çok fazla kuvvet ayırmak ve çok daha fazla
uğraşmak zorunda kalır. Bu konuda Türkiye’ye Rusya ve İran yardım edecek ama
Rusya daha çok bu bölgenin dışından gelenleri önlemeye çalışıyor. İran’ın da bu
konuda yardım edeceğini sanmıyorum.”

Hangi gizli servisler bunlar?

“CIA,
MOSSAD, MI-6, SAVAMA, Fransız, Alman ve Suudi Arabistan istihbarat servisleri.
Hepsinin bölgedeki örgütlerle ilişkileri var.”

Bu
servislerin kolaylıkla İdlib’deki silahlı muhalifleri
yönlendirebileceğini belirten Pekin,devam ediyor:

“Bölgede
15-16 tane terör örgütü var. Bunların bir kısmı Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) adı
altında birleşmiş durumda. El Kaide, IŞİD grubu da var. 20-25 bin civarında da
bir terör örgütü  mensubu olduğu değerlendiriliyor. Yine o bölgede sivil
olarak da 1,5-2 milyonluk bir nüfus var. Belki daha da fazla. Bu da ayrıca bir
göç tehdidi demek.”

Yani?




























“Türkiye’yi
ekonomik açıdan zora sokmak için gizli servisler bunu da tetikleyebilirler.
Hatay, Reyhanlı üzerinden bir milyon kişi daha gelebilir. Herkes zamanı
geldiğinde satrançta taşların yerini değiştiriyor. Olaya böyle bakmak lazım,
daha sırası gelmedi onların. Yani Türkiye’nin üzerine aldığı uzun sürecek zor
bir görev. Diplomatik tarafı var istihbarat tarafı var, askeri tarafı var.
Umarım orada çatışmak zorunda kalmayız. Çatışmadan bu işi hallederiz…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir