AYI

Ayı, ininden çıkmaya hazırlanıyor. Gidişat, Ayı’nın
yakında harekete geçeceğini gösteriyor. Ayı, İngiliz’lerin (İngiltere
anlaşılmasın) kurduğu oyunun farkında. İngiliz’ler, Ayı’yı ABD’yle karşı
karşıya getirmeye çalışıyorlar. Kolombiya Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümü
profesörlerinden Robert Legvold’a göre,”Uluslararası ortam, ABD’li ve Rus
liderlerin ayaklarının altından kayıyor. Karşı karşıya oldukları meydan okuma,
halen onların farkında olduklarından çok daha büyük.” (http://eng.globalaffairs.ru/valday/Into-the-Unknown-US-Russian-Relations-Unhinged-18675)
 

İngiliz’ler, Ayı’yı
ABD seçimlerine müdahale etmekle suçluyorlar, oysa ABD seçimlerine Ayı’nın bir
müdahalesi olmadı, müdahale içeridendi. Plan, ABD’nin
Ayı’yla ilişkilerini bozması üzerine kurulu. 
Ayı’ya
intikamının peşinden gitmesi, ABD’ye ise Orta Doğu’daki hesaplarının
bozucusunun Ayı olduğu söyleniyor. 

KKTC
Cumhurbaşkanlığı Müzakere Heyeti Danışma Kurulu üyelerinden Prof. Dr. Ata
Atun’a göre “İngilizlerin politik dili biraz farklıdır. Ne vücutları gerçeği
konuşur, ne de ağızlarının içindeki dilleri.  Davranışlarını iyi analiz
etmek gerekir, ne demek istediklerini tam olarak anlayabilmek için. Ne
söyledikleri çok önemli değildir. Vücut dilleri ile ima ettikleri de. Önemli
olan, zamanlamaları ve yaptıkları davranışın hangi olayla ilgisi olduğunu
tanımlayabilmek ve ne söylemek istediklerini anlayabilmektir.” (Ata Atun’un 3
Nisan 2015 tarihli, “Hammond’un Kıbrıs Ziyareti (1/2)” başlıklı yazısı) 

İngiliz’ler eski
günlerin özlemi içerisindeler. Eskiden İngilizler istediklerini istedikleriyle,
istedikleri an kolayca karşı karşıya getirebiliyorlardı. Eskiye kıyasla bugün İngiliz’ler oyun kurma becerilerini önemli ölçüde kaybetmiş durumdalar. Hizmet
ettikleri felsefe de -Nihilizm, başta devlet olmak üzere bütün otorite ve
kurumların ortadan kalkması gerektiğini savunur, her şeyi, her gerçeği ve
değerleri inkâr eder, metafizik ve ahlaki güçleri yok sayar, hiçbir düzen
tanımaz. Nihilizm’e göre “Öncelikle elimine
edilmesi şart olan, Allah’tır”
– çöktü. 

Ayı’nın,
İngiliz’lerin oyunlarını boşa çıkarmak için ince istihbarat operasyonları
yapması muhtemel. İngilizler, eski günlerdeki gibi hâlâ büyük operasyon
yapabileceklerine inanıyorlar ancak o günler geride kaldı, savaşı da, yıkmaya, yok etmeye çalıştıkları “devlet”
kazandı. 
Zamanında dünyanın en büyük güçlerinden biri olan
İngiliz’lerin artık eskisi gibi operasyon kabiliyetinin olmadığını, birçok
imparatorluğun sonunu getiren kibir ve “büyüklük hastalığı”nın onları da zaafa
düşürdüğünü Ayı biliyor. 

 “Politik ahlak
övgüye layıktır ancak amaca ulaşmak için gözardı edilebilir, siyasetin ahlaka
ihtiyacı yoktur” diyen kalıp düşünce, İngiliz siyaseti olarak hep benimsendi.
Bugün de etnik, dini ve benzeri ayrılıkları körüklemek hâlâ kazandırıyor. Uluslararası ilişkilerde vicdan, merhamet, adalet gibi kavramlar
birer değer değil, güçlü olanın oynadığı kâğıttır. 

Uluslararası
ilişkilerde operasyonlar anında güçlüler anlık zayıf düşmelerde psikolojik üstünlük
sağlamak için adalet, vicdan, merhamet, insan hakları der. Üstün duruma geçince
bunların tam tersini en yoğun şekilde icra eder. Yine uluslararası ilişkilerde
güçlü devletler adalet, vicdan, merhamet, özgürlük, insan hakları gibi
kavramları, üstünlüğünü pekiştirmek veya      rakiplerini
çözmek için kullanır. 

İngilizler, Ayı’yı
ABD ile karşı karşıya getirebilirse, ABD, Ayı’yla ilişkilerini bozarsa kazanan
İngilizler olur. Ayı, ABD’nin İngilizler tarafından etki altına alınmasından
endişeli. 

Perşembe günü devam
edelim. 

AYI (2)

Ayı, İngiliz’lerin
istihbarat operasyonlarından kaygılı. İngilizler istihbarat alanında oldukça
iyiler. İstihbaratı en eski örgütler kadar rafine olan İngilizler, ABD’nin oyun
kurma alameti olarak ileri sürdüğü “bir yabancı ülkede ahalinin istenilen yöne
sevki” konusunda da çok iyiler. İstihbarat alanında, Almanya’dan, İsrail’den,
Fransa’dan ve hatta ABD’den daha ileriler. 

Peki İngilizleri
istihbaratta bu kadar iyi yapan ne, çok çalışmaksa, diğerleri çalışmıyor mu?
Onları bu kadar iyi yapan; maddi şartları en ileri seviyede yerine getirmenin
yanı sıra önemli ezoterik gruplarla irtibatlı olmaları. Kadim ezoterik gruplar,
insanla rekabetinde İngiliz’lere inanılmaz üstünlükler sağlıyor. Riayet
ettikleri ilim sayesinde bu irtibatı çok uzun yıllar önce elde ettiler. 

Ayı ise İngilizlerden istihbaratta çok daha iyi. Peki Ayı, dünyasal şartları
yerine getirmenin yanı sıra başka ve sıra dışı yaklaşımlara sahip olan
İngiliz’lerden daha iyi olmayı nasıl sağlıyor? Ayı istihbaratta İngilizlerden
iyi olmayı okült gruplarına borçlu. Türkler de istihbaratta İngiliz’lerden iyi,
onlar da bunu Horasan Erenleri’ne borçlu. 

İngiliz’lerin, operasyon yapma kabiliyeti, ettiklerinden dolayı zayıfladı.
Başta müttefiklerine müttefikliğe uymayan davranışları, etrafına topladığı
ülkeleri köle-asker ve mal kaynağı kaynak olarak görüp sömürmek, insanlara
zulmetmek, eline geçen fırsatları insanlığın aleyhine kullanmak, ulusal
arzuları şiddetle bastırmak, ordularını işgal gücü olarak kullanmak
İngiliz’lerin eskiye nazaran küresel etkilerini tamamen bitirmese de azalttı. 

Ayı ile İngiliz aslında müttefikler ve aralarındaki ilişki çok değişik, çok
özel, ama bu, aralarında çatışma ve rekabet olmadığı anlamına gelmiyor.
İngilizler Ayı’dan eğer istihbaratta daha iyi olsaydı o zaman dünya daha
emniyetsiz bir yer olurdu. Ayı, iyi istihbaratıyla küresel emniyeti
İngiliz’lerin insafına bırakmıyor. 

İngiliz’ler gibi ciddi sayıda ülkeyi sömürgeleştirmiş ve dünyaya yayılmış bir
gücün uluslararası ilişkiler dünyasında çok sayıda senaryoyla etkinlik
göstermesi doğaldır. İngilizler, geçmişteki gücüne sahip olmamakla beraber
geçmişte yazdığı senaryolardan daha etkili senaryolar üretme ve uygulama
konusunda tecrübe ve yetkinlik kazanmıştır. Buna rağmen kendisinin de
oluşmasına katkıda bulunduğu asitmetrik uluslararası ilişkiler dünyasında şimdi
yeni ve karmaşık asitmetrik bir networkler ağı ve yeni aktörler sahnededir. 

Pazar günü devam edelim.

AYI (3) 

İngilizler ile
Ruslar uzun zamandır müttefikler. Bu müttefiklik zaman zaman kesintiye uğrasa
da istikrar ve süreklilik arzetmiştir. ABD ile İngiltere’nin hep iç içe
olduğunu düşünürüz. Bu durum Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya için de
söylenebilir. ABD’nin uluslararası ilişkiler ağının oluşması, içeriği ve
dinamikleri, İngilizlerinkinden farklıdır. 

İngilizlerin uluslararası alanda her zaman oyun kurucu olma potansiyeli vardır
ve bunu yakın tarihte de sürekli göstermiştir. İngiltere’nin AB’den ayrılması da
bir oyun kurmadır, ABD ve Rusya ile bundan böyle daha fazla ilgilenecek,
ABD-Rusya denkleminde kendi senaryosu ile yer almak için çaba harcayacaktır. 

İngilizler şüphesiz bugün uluslararası ilişkilerde hegemonya kurma
parametrelerinin değiştiğini bilmektedir. Acaba İngilizlerin bu değişikliğe
karşı elinde yeni enstrümanlar var mıdır ve bunları uygulama gücü nedir? Bu
bağlamda İngilizler oyuna sokmak üzere oyuncu ve bunlara ilişkin yeni senaryo
sıkıntısı çekmez, çekmeyecektir. 

Bugün İngilizlerin oyunlarının, yeni senaryo ve aktörlerinin deşifre edilmesi
çok zaman almamaktadır ve hatta bu oyun ve senaryolar kolayca akamete
uğratılabilmektedir de. Böyle olmasına ve bunun biliniyor olmasına rağmen
uluslararası ilişkilerde tecrübe, istihbarat ve stratejiye yatırım yapacaklar
için İngiltere daimi adrestir. Askeri güce ve operasyonel potansiyele yatırım
yapacaklar için ise ABD önemlidir. Uluslararası ilişkilerdeki network ve
derinliğe yatırım yapacaklar için İsrail önemlidir. Afrika söz konusu olunca
Fransızlar, Uzak Doğu için de Çin ve Japonya izlenir. Bu tabloyu en iyi okuyup
değerlendireceklerden biri de İngilizlerdir ve isterlerse buna benzer farklı
paktlar oluşturabilirler. Ancak bunlar ne derece etkili olur, burası belirsiz. 

İngiltere bu değerlendirmeler ışığında Rusya ve ABD’yi etkileme gücüne tabii ki
sahiptir. Fakat acaba ABD’nin ve Rusya’nın İngilizler için aykırı bir pozisyonu
var mıdır, varsa İngilizler bunu değiştirmek için hangi enstrümanlar demetini
kullanmaktadır? 

Çin, Hindistan, Ortadoğu, Afrika, Amerika ve tüm dünyada İngilizlerin olmadığı
nokta yoktur. Fakat uluslararası ilişkilerdeki, dünyadaki ve ekonomideki temel
değişimler döngüsü yeni bir başlangıcı haber vermektedir. İngilizler, geçmişte
de bu döngüleri hem oluşturan hem de erken gören bir güç olmalarına rağmen
gelişmelerden olumsuz etkilenmişti. Bugün de benzer bir olguyu yaşayıp
yaşamayacağı tartışılmaktadır. 

Doğal olarak siyasi, askeri ve ekonomik güçler hep teknolojiyi ve bilimi
ellerine ya da yanlarına almaya dikkat ederler. İngilizlerin ABD ve Rusya
politikası bu faktörler bağlamında da açmaz ve imkânlara sahip. 

Şimdi daha da önemli soru şudur: Tüm dünya yeni bir döngünün eşiğinde ise
İngilizler ve diğer baskın aktörler, bu döngünün neleri değiştireceğini
biliyorlar mı? Biliyorlarsa bunun sonuçlarından kendilerini korumak için ne tür
önlemler gerektiğini okuyup insanlığın ve tabii kendi insanlarının önüne
koyabilecekler mi?  

Bu seriyi yarın bitirelim. 

Ayı (4)

“Uluslararası
ilişkilerde ebedi dostluklar yoktur, ebedi çıkarlar vardır” kuralını dünyada en
iyi işletenler İngilizler ve Ruslardır.
 “Zor ülkelerde kolay diplomat ve
politikacılar, kolay ülkelerde de zor diplomat ve politikacılar vardır” kuralı
yine Ruslar ve İngilizler tarafından iyi işletilmiştir. 

Ruslar ve
İngilizlerin dünya coğrafyasının önemli bir bölümünde bir birini destekleyen
ilişkileri olmuştur. Rus aklı ve İngiliz aklı, sıkı stratejik işbirlikleri
kurmuş, Osmanlı bu iki aklın makası ile kesilip, biçilip doğranmış,
imparatorluğun güneyi İngilizlerce, kuzeyi de Ruslarca paylaşılmıştır. 

Devletinizin gücü, istihbaratınızın gücü kadardır
kuralını yine bu iki güç optimal şekilde kullanmıştır. Yine İngilizler, Rus
akademik ve istihbari kompleksinin etnik, dini ve askeri üretimlerinden, Ruslar
da İngilizlerin küredeki her yere uzanan kollarından iyi yararlanmıştır. Her
iki gücün de istihbari yetenekleri üst düzeydedir. Zaman zaman Ruslarla
İngilizler belli coğrafyalarda çatışsalar da karşılıklı çıkara yönelik
işbirlikleri oldukça niteliklidir. 

Rus devlet aklının
en temel özelliklerinden biri de hangi uluslararası ve ulusal aktörleri ne
zaman karşısına alacağını bilmedeki ustalığı ve zamanlama becerisidir. Bunlar
devlet hafızası ve istihbaratının etkin kullanımı ile ilgilidir. İngilizlerin
de bu hususta uluslararası bir üne sahip oldukları konusunda tartışma
yoktur. 

Rusya bugün de çok
önemli bir stratejik akılla dünya siyasetini ve ekonomisini etkilemektedir. 10
farklı saat diliminin kullanıldığı muazzam büyüklükteki coğrafyasının tüm
avantajlarını kullanmakta zorlansa da Rusya için de
“üzerinde güneş batmayan ülke” nitelemesi kullanılabilir
 ve
kullanılmaktadır. 

Rus edebiyatı
toplumsal analiz ve süreçlerin analizleri konusunda geniş bir veri tabanı
sunmakta ve Rus yazarların toplumsal ve siyasal süreçlerle, kitle ve birey psikolojisi
ile ilgili üretimleri istihbarat teşkilatlarına yeni teknikler ve esinlemeler
sağlamaktadır ve bu anlamda gerçekten tam bir klasiktirler. 

İngiliz
felsefecileri ve edebiyatçıları da uluslararası ilişkiler dünyasında ciddi
şekilde izlenirler. Onların da yaklaşım, analiz ve teknikleri; istihbarat,
diplomasi, askerlik ve ekonomide etkin şekilde kullanılır . İngiliz ve Rus
entellektüel dünyası birlikte incelendiğinde iki ülkenin dünyada dayandıkları
kültürel arka planı ihmal etmek mümkün değildir. 

Doğu’nun ve Batı’nın
entellektüel ortak kümesinin bu iki ülke tarafından bu kadar etkin kullanılması
onların diplomatik, antropolojik, istihbari ve askeri başarısını anlamamızı
sağlamaktadır. Bu anlamda İngiliz ve Rus mütefekkirler birer hazine vasfını hala
korumaktadır. 

Batı’nın
entellektüel dünyası analiz edildiğinde Alman, Fransız, İngiliz ve Rus
başarılarının tesadüfi olmadığı ortadadır.
 Batılıların
yaptığı aslında basittir: Türklerin ve İslam coğrafyasının yükselişini sağlayan
Türk-İslam mütefekkir ve devlet adamlarını iyi etüd ederek kendilerine
uyarlamak ve elde ettikleri bilimi kullanarak devletlerini kuvvetlendirmektir.
 

İngilizler bu konuda
büyük gayret sarfetmişler, Ruslar ise içlerindeki ve komşu coğrafyalardaki
egemen Türkler tarafından itilip kakılan, kıymeti bilinmeyen mütefekkirlere,
bilim insanlarına ve sair elite, ama kesinlikle
darbeci ve devlet düşmanı olmayanlara
, kapılarını açarak ve
rasyonel bir ortaklık kurarak müthiş birikimi değerlendirmişlerdir. Bütün
bunlarla birlikte iki gücün de ciddi sorunları bulunmakta ve bunları aşmakta
zorlanmaktadırlar. 

Uluslararası
ilişkiler asansörünün hangi ülkeleri ve insanları yükselmek için aşağı iteceği
ve bu aşağı inenlere karşılık hangi devletlerin ve aktörlerin yukarı çıkacağı
henüz netleşmiş değildir. Bunu netleştiren, netleştirecek olan da devletlerin
ve milletlerin kollektif ve bireysel eforlarıdır.
 






















































İngilizlerin İngiliz
Milletler Topluluğu’nu, ekonomik, siyasal, dini, toplumsal ve teknolojik
istihbaratını ne kadar etkin ve akıllı kullanacağı merakla izlenmektedir.
Rusların da Doğ’unun tüm bilimsel, kültürel mirasını ne kadar etkin, bilim
 ve teknolojiyi ve elindeki stratejik ürünleri ne kadar akıllıca
kullanacağı merak konusudur. (bitti)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet