Sahi büyük oyun neydi ??

5
Temmuz öncesinde, – FETÖ’nün bütün faaliyetleri deşifre olmuş muydu?

– Terör örgütlerinin eylemleri
neden engellenemiyordu?

– Uluslararası anlamda
yaşanacak krizlere neden önceden tedbir alınamadı?

Sorular yerindeydi ve izaha
muhtaçtı.

Bu soruların cevaplarını 15
Temmuz sonrasında hepimiz izleyerek öğrendik. En kritik noktalardaki bazı
kişilerin aslında devlete hiç çalışmadıklarını gördük.

İstihbarat çalışmasını yapacak
veya önleyici tedbirler alacak kişilerin bu görevlerini bırakın layıkıyla
yapmayı örgütlerle işbirliği içine girdiği mahkeme kayıtlarına girdi.

Bu derin konuyu tartışırken
yaptığımız en önemli hatalardan biri de, İstihbarat faaliyetlerini yalnızca bir
kurumun yaptığını ve onun şekillendirdiğini düşünmektir. İstihbaratın tek
merkezde toplanmasıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Ancak bunun
gerçekleştiğini söylemek oldukça iddialı bir söylem olur.

Çünkü istihbarat faaliyetleri
basit anlamda cari (anlık) ve stratejik  istihbarat olarak ikiye ayrılır.
Cari istihbarat faaliyetlerini farklı merkezlerden yürütüp tek bir havuzda
toplayarak başarıya ulaşabilirsiniz. Stratejik istihbaratta ise yalnız
olamazsınız. Devletin bütün istihbarat kurumlarıyla ortak hareket etmek
zorundasınızdır. Peki bu nasıl olacak? Elbette siyasi otoritenin size bir
gelecek vizyonu çizmesi ve direktif vermesi ile…

Türkiye’nin anlık istihbaratta
başarısızlığının sebeplerini üç ana başlıkta toplamak gerekir;

Birincisi , istihbarat
faaliyetini icra edecek kişilerin bazıları terör örgütü üyesiydi.

İkincisi , kurumlar arası
çekişme sonucunda meydana gelen körlük.

ve son olarak da bilgilerin
istihbarata dönüştüğü noktadaki tecrübe eksikliği.

Türkiye’nin cari olarak
yaşadığı her olay aslında başka bir istihbarat biriminin bize dayattığı
stratejik hedefin sonucudur. Bu nedenle büyük resmî gören gözlere ihtiyaç
vardır. Normalde cari istihbaratı günlük bir olay olarak değerlendirdiğinizde
stratejik istihbarata bilgi aktaramazsınız. Çünkü  cari istihbarat
stratejik istihbaratı besleyen en önemli kaynaktır. Bu nedenle stratejik
istihbaratta çalışmış olanları cari istihbaratta çalıştırmak bazen büyük avantaj
oluşturur. Geneli bilen özelde ihtiyacı daha kolay kavrar. Türkiye’nin en büyük
sorunu bomba düzeneginden çok bombaların neyi hedeflediğine eğilmemesidir.

Türkiye bütün zor süreçleri
maalesef bu kripto yapı ile sürdürmek zorunda  kaldı. Geçmişte görev yapan
bakanların FETÖ yapılanmasının sayısal büyüklüğü ile ilgili açıklamaları
ortada iken tekrar bir rakam söylemeye gerek yok. Her şey net ve açık olarak
ortadadır.

Normal hayatta dahi güvenlik ve
yargı bürokrasisinin hataları da çoğunlukla istihbarat kurumlarına kesilir.
Bunun en büyük örneği Reyhanlı patlamasıdır. MİT patlamayı önceden bildiriyor,
polis soruşturma için savcılığa başvuruyor ama savcılıktan izin çıkmayınca
patlama gerçekleşiyor. Bu söylediğim olayın bütün detayları şu anda iddianamede
yer alıyor ve hatta izni vermeyen o savcı FETÖ’den dolayı meslekten ihraç
edildi.

Gelelim uluslararası arenanın
istihbarat örgütleri üzerindeki etkilerine. Türkiye’ni

NATO’ya girmesinden sonra
yaşanan olayların seyrine baktığınızda istihbarat kurumlarının seyrini de çok
net olarak görebilirsiniz. Oradaki dalgalanmalar ve siyasi değişimler birebir
istihbarat kurumlarını da etkilemiştir. Bazen manipüle edilerek, bazen siyasi
baskı kurularak, bazen de başarısız olması için uğraşılarak istihbarat
biriminin bağımsız çalışması engellenmiştir.

Dev bir organizasyonun içinde
yer alıp bağımsız politika üretmek istiyorsanız milletin bu bağımsızlığı
destekleyecek faaliyetler içinde olması gerekir . Manipüle edilen devletlerin
istihbarat birimleri de aynı şekilde etkilenir. Siz tek başınıza direnemezsiniz.

Ayrıca MİT’in neden terör
örgütlerine sızamıyor (sızmıyor) sorusunun cevabı da yukarıda saydığım
nedenlerin bütününde yer alıyor.

Büyük oyunlar dönemlik
çözümlerle değil kalıcı değişimlerle bozulur. Türkiye’de kurumların tehdit
algısı birbirinden farklı olursa istihbarat kurumları yalnızca konuşmakla kalır.

İstihbarat icra yeri değil
önleyici bir mekanizmadır .

 Büyük önlemeyi ise 10 yıl
sonra yaşanacak soruna çözüm üretmekle başarır.

***
















































Yıllardan beri bize doğru ve
zamanında bilgi aktarmak için yoğun mesai harcayan Genelkurmay Basın Halkla
ilişkiler Daire Başkanı Tuğgeneral Ertuğrulgazi Özkürkçü emekliye ayrıldı.
Günün hangi saati olursa olsun aradığımızda  bize göstermiş olduğu sabır
ve anlayış için hem bir basın mensubu olarak hem de eski bir asker olarak
teşekkür ediyorum. Emeklilik hayatında uzun ve sağlıklı bir ömür diyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet