Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


İSTİHBARAT NEDİR ? NE
DEĞİLDİR ?
 

İstihbarat kelimesi herkeste kendi bilgi
ve anlayış kabiliyetine göre farklı anlamlar çağrıştırmaktadır. Günlük yaşamda
karşılaştığınız herhangi bir kişiye bu kelimeyi sorsanız, herkesin istihbarat
konusundan haberdar olduğu ancak istihbarattan anladıklarının ise birbirinden
çok farklı olduğunu görürsünüz.




İstihbarat, bu konuda araştırma yapan ve
hatta kitap yazan kişiler arasında bile farklı anlaşılmakta ve
tanımlanmaktadır. Tanımlar genellikle kişilerin mesleklerine, ilgilendikleri
istihbarat dalına vb. göre değişmektedir. Dolayısıyla herkesin üzerinde
uzlaştığı bir istihbarat tanımı bulunmamaktadır. Bu sebeple, öncelikle değişik
kaynakları inceleyerek istihbarattan ne ne anladıklarını anlamaya, bundan sonra
adım adım ilerleyerek bir sonuca varmaya ve genel bir istihbarat tanımlaması
yapmaya çalışacağız.
 

İstihbarat; Arapça, ‘’istihbar etme’’,
‘’haber ve bilgi alma’’ kelimesinin çoğuludur. 
Türk Dil Kurumu’nun Güncel Türkçe Sözlüğüne göre istihbarat; ‘’Yeni öğrenilen
bilgiler, haberler, duyumlar, bilgi toplama, haber alma.’’  olarak ifade edilmektedir.  Eş ve Yakın Anlamlı Kelimeler Sözlüğüne
bakıldığında ise istihbarat için; ‘’duyum / haberler’’  karşılığı bulunmaktadır.




Aslında bu tanımlar; kelimenin halk arasında
güncel kullanımına ve sıradan insanların bu kelimeden ne anladığına da tamamen
uymaktadır. Henüz kimsenin bilmediği bir hususu bilen bir kişi; ‘’Bir
istihbarat aldım.’’ derken ‘’bir haber aldığını’’ kast etmektedir. Bir yerde
belirli konularla ilgili olup biten çoğu şeyi bilen kişilere de; ‘’İstihbaratı
kuvvetli.’’ denmesinin sebebi, onun her türlü haberi duyduğunu veya geniş
tanıdık çevresi sayesinde her konuda haber ve bilgilere kolayca ulaştığına
inanılmasındandır. Yine, bir konuyu merak eden bir kişi; ‘’Gidip bu konuda
biraz istihbarat toplayayım.’’ derken bilgi toplamayı kast etmektedir. Yani
halk dilinde de istihbarat; ‘’haber ve bilgi alma’’ anlamına gelmektedir.


Türkçe’de kullanılan istihbarat için
Arapçada; ‘’Haberleşmeler, haberleşme dolayısıyla yapılan yazışmalar.’’
anlamına gelen ‘’Muhaberat’’ kelimesi kullanılmaktadır. Arap ülkelerinin
çoğunda İstihbarat teşkilatları da ‘’El Muhaberat’’ ismiyle görev yapmaktadır.
İstihbarat kelimesi için Fransızca ve İngilizce’de kullanılan İntelligence kelimesi
ise; ‘’akıl, zekâ, akıllılık, kafa, istihbarat’’  anlamlarına gelmektedir. Yine istihbarat
kurum ve teşkilatları da aynı kelime kullanılarak ifade edilmektedir.
 

İstihbarat için bizim kullandığımız
kelime ve Arapların kullandığı kelime daha çok haber elde etme, gizlice bir şey
öğrenme, haberleşme, rapor etme vb. anlamlar çağrıştırırken Fransızca ve
İngilizce’de akıl, zekâ vb. olumlu bir anlam taşıması belki de toplumların
kültürel farklılıklarından kaynaklanan bir durumdur. Bu kelime farklılığı insanların
üzerinde de sözlük anlamlarına paralel bir şekilde değişik etkiler
yaratmaktadır. Bizde ve Araplarda istihbarat/muhaberat; genelde insanlarda
endişe uyandıran, korku hisleri uyandıran ve daha çok içe dönük kelimelerdir.
Bu sebeple istihbarata dar ve kısır bir anlam yüklenmektedir. Ancak olumlu
anlam ifade eden Fransızca ve İngilizce İntelligence kelimesi, insanlar
üzerinde aynı olumsuz etkiyi yaratmadığı gibi istihbarat konusunun daha geniş
bir şekilde anlamlandırılmasına da imkân sağlamaktadır.




Özetleyecek olursak, istihbarat; bir
toplumda yaşayan kişilere göre farklı anlamlara geldiği gibi, değişik
ülkelerde; ülkeler arasındaki kültürel farklılıklara ve hatta yönetim biçimi
farklılıklarına göre de değişik anlamlara gelebilmektedir. Hal böyle olunca herkesin
kabul edebileceği bir istihbarat tanımı yapmak daha da zor görünmektedir. Ancak
yine de mevcut tanımları inceleyerek bir sonuca varmaya çalışacağız.
 

Türkiye’de istihbarat konusunda
yayımlanan kitaplar incelendiğinde; bu kitapların bazılarının konuya ilgi duyan
ve daha çok uluslararası ilişkiler konusunda eğitim almış akademisyenler
tarafından yazıldığı görülmektedir. Bu yazarlar istihbaratı genel bir teoriye
oturtmak çabası içinde olmuşlar, oldukça yararlı bilgiler vermişler fakat
uygulama sahasında hiç görev yapmadıklarından anlatımları hem çok karmaşık, hem
de biraz fazla teoride kalmış görünmektedir. Diğer bir grup yazar ise asker
kökenli yazarlardır. Bu yazarlar; askerlik hayatları boyunca istihbarat
faaliyetleri içinde ya bir istihbaratçı veya istihbaratı kullanan kişi olarak
bulunduklarından oldukça pratik bilgiler vermişlerdir. Bu yazarların
kitaplarında ise; teorik bir altyapı eksikliği hemen göze çarpmakta,
istihbaratın, bir istihbarat türü olan askeri istihbarat anlayışıyla
anlatıldığı görülmektedir. Bunlar da oldukça yararlı bilgiler verilmekle
birlikte bizim aradığımız istihbarat tanımına tam olarak bizi götürememektedir.
Üçüncü bir yazar grubu vardır ki bunlar ne akademik anlamda ne de pratik
anlamda istihbarat konusu ile bir ilişkileri olmamıştır. Ancak kişisel ilgileri
sebebiyle istihbarat konularında araştırmalar yaparak elde ettikleri bilgileri
yayımlamışlardır. Bu gruptaki yazarların bazıları oldukça faydalı bilgiler
sunmakla beraber büyük bir kısmı oldukça sınırlı ve derinliği olmayan bilgiler
vermektedir. Diğer bir yazar grubu ise, daha çok MOSSAD gibi yabancı istihbarat
servislerinde çalışmış olan kişilerden oluşmaktadır. Piyasada en çok bulunan ve
ilgi çeken kitaplar da MOSSAD hakkında yazılmış kitaplardır. Ancak bu
kitaplarda sadece anılar ve olaylar anlatılmakta, istihbarat kavramıyla ilgili
teorik bilgi ya hiç verilmemekte veya konu içerisinde ancak istihbarata vakıf
kişilerin anlayabilecekleri şeklinde uygulamaları anlatılmaktadır.




Görüldüğü gibi her yazar grubu olayın
belirli bir yönünden bahsetmiş, konu hakkında bütüncül bir eser sunmamışlardır.
Biz bunların tamamından yararlanarak bütüncül sonuçlar çıkarmaya çalışacağız.
Bu kitapların yanında, internet ortamında başta ABD askeri istihbarat
talimnameleri olmak üzere NATO ülkelerine ait (bizim talimnamelerimiz de
bunlarla hemen hemen aynı içeriğe sahiptir.)birçok resmi talimname ve yardımcı
yayın bulunmaktadır. Bu yayınlardan da faydalanacağız. Ve tabii ki benim meslek
hayatım boyunca istihbarat okulunda ve değişik askeri eğitim kurumlarında
aldığım istihbarat eğitimlerden ve görevim esnasındaki uygulamalarımdan
zihnimde kalan bilgilerden de yararlanacağız.
 

Bizim ve NATO ülkelerinin çoğunun askeri
talimnamelerinde verilen tanıma göre İstihbarat: ‘’Durum muhakemelerin
yapılmasında, hareket tarzlarının, plânların ve harekâtın geliştirilmesi ve
uygulanmasında yakın veya muhtemel önemi bulunan ve yabancı ulusların veya
bölgelerin bir veya birden fazla yönü ile ilgili bütün mevcut bilgilerin
toplanması, değerlendirilmesi, yorumlanması ve birleştirilmesinden çıkan
sonuçlardır. Kısaca İstihbarat = Bilgi + Analizdir.’’




Görüldüğü gibi bu tanım tamamen askeri
istihbarat ile ilgili olarak yapılmıştır. Ancak askeri talimnamelerde bu tanım
istihbarat tanımı olarak verilirken ‘’askeri istihbarat’’ diye ayrı bir tanım
da yapılmaktadır. Bu tanıma göre askeri istihbarat; ‘’Düşman ve düşman olması
muhtemel taraf ile harekât bölgesine ait (hava ve arazi dâhil) haber ve
bilgilerin toplanması, değerlendirilmesi ve yorumlanmasından elde edilen
sonuçtur.’’ Bu tanımlara baktığımızda aslında aralarında çok fazla bir fark
olmadığı görülmektedir. Bu iki tanım birleştirilerek bunlardan bazı önemli
sonuçlar çıkarılabilir.
 

Tanımlara göre istihbarat bir amaca
hizmet etmek için yapılmaktadır. Burada bu amaç; planların yapılması ve
uygulanmasına yardım etmek olarak belirtilmiştir. İkinci belirtilen husus;
istihbaratın sadece düşman hakkında değil hava ve arazi hakkında da
yapıldığıdır. Üçüncü husus ise istihbaratın, bir dizi işlemden sonra elde
edilen sonuçlar olarak belirtilmiş olmasıdır. İstihbarat bilgi veya haber
değildir. Haber ve bilgiler; toplama, değerlendirme, yorumlama ve birleştirme
diye dört bölüme ayrılan bir süreçten geçtikten sonra ortaya çıkan ürün
istihbarat olmaktadır. Yani istihbarat; bilgi ve haberlerin analize tabi
tutulması sonucu kendisine sunulacak makamın karar vermesine yardımcı olacak
bir son üründür. Burada dikkati çeken diğer bir husus ta toplanacak bilgilerin
niteliğidir. İnsanlar istihbaratı genellikle; 
gizli yollarla, kendisi de gizli olan bilgilerin toplanması yani
casusluk olarak anlamaktadırlar. Ancak burada gizli veya açık olmasına
bakılmadan amacımıza hizmet etmesi mümkün her türlü bilginin toplanmasından
bahsedilmektedir.  Yani istihbarat bir
casusluk faaliyeti içine sıkıştırılmamakta, kapsamı genişletilmektedir.




Ümit Özdağ istihbaratı; ’’Örtülü
operasyon diye tanımlanan operatif faaliyetlerden ziyade bilginin toplanması ve
analizidir.’’  diye tarif
etmektedir.  Görüldüğü gibi burada da bilgi
artı analizden bahsedilmekte ancak istihbarat bir sonuç değil bir süreç olarak
tanımlanmaktadır. Özdağ, aynı kitabında daha sonra şöyle demektedir;
‘’İstihbarat; her türlü politik, ekonomik, sosyal ve askeri olayı anlamayı ve
geliştirmeleri öngörmeyi amaçlayan evrensel bir sosyal bilimdir.’’ ifadesi,
istihbaratın yapılmış en iyi tanımlarından birisidir.
 

Bu ifade incelendiğinde; daha önce
yapılan tanımdan farklı olarak istihbarat bir sosyal bilim olarak
belirtilmiştir. Ayrıca burada istihbaratın mevcut durumu anlaması ve geleceğe
ait öngörülerde bulunması gerektiği de söylenmektedir. Yani istihbarat; kuru
bir ham bilgi değildir, olayları anlamayı ve gelecekte olacakları da öngörmeyi
gerektirir.




Sıddık YARMAN istihbarat için biraz daha
farklı bir tanım yapmaktadır. ‘’İstihbarat; seçilen bir hedefe dönük toplanan
düzenli bilgilerin, hedefin muhtemel davranış biçimini ortaya koyacak bir
şekilde değerlendirilmesi sonucu elde edilen işlenmiş bilgi yumağı, üründür.’’
 

Bu tanım diğer tanımlara göre daha
özelleştirilmiş hususlar ihtiva etmektedir. Askeri talimnamelerdeki tanımda
düşman veya düşman olması muhtemel hedeflerden bahsetmekle birlikte bu
tanımda;  seçilen bir hedefe dönük bilgi
toplamaktan bahsederek istihbaratın bir hedefe yönelik olarak yapılması gerektiği
daha net bir şekilde ortaya konulmuştur. Tanımda bu hedefe ait düzenli olarak
bilgi toplanmasından bahsedilerek istihbaratın sürekli ve planlı bir faaliyet
olduğu da vurgulanmıştır. Bu tanımda ayrıca; hedefin muhtemel davranış
biçiminin ortaya çıkarılmasından bahsederek istihbaratın elde edilen bilgilerin
değerlendirilmesi sonucu ortaya konacak daha rafine bir bilgiyi değil, düşman
hareket tarzlarının tahminini gerektirdiği anlatılmaya çalışılmaktadır. Bu
tanımda da daha önceki bazı tanımlar gibi istihbarat bir süreç değil bir sonuç
olarak tanımlanmaktadır.




Ertuğrul GÜVEN istihbaratı; ‘’Bilgilerin
toplanması, mevcut bilgilerle karşılaştırılması, bu bilgilerin analizi,
değerlendirilmesi, birleştirilmesi ve yorumlanması sonucunda ortaya çıkan bir
hâsıladır.’’ diye tanımlarken şimdiye kadar bahsedilenlerden farklı olarak;
istihbaratın bir bilgi havuzu, bir arşivi olması gerektiğinden ve yeni elde
edilen bilgilerin bu mevcut bilgilerle karşılaştırılması gereğinden
bahsetmektedir.
 

Kendisi bir emniyetçi olan Ünal Acar
istihbaratı; ‘’Genel anlamda, gelecekte gerçekleşebilecek olaylarla ilgili en
doğru tahmini yapabilmek için gizlilik, tarafsızlık, doğruluk ve süreklilik
ilkelerine göre toplanan bilgilerin değerlendirilmesi ile ilgili
çalışmalardır.’’  şeklinde tanımlamaktadır.
Burada ilk dikkati çeken husus bu tanımın; sürekli bir bilinmezle, her gün
değişen suç çeşitleri ve her gün ortaya çıkan yeni suç örgütleri ile mücadele
eden polisimizin de bakış açısını yansıtmasıdır. Polis istihbaratın hem
üreticisi ve hem kullanıcısıdır. Bu sebeple önünü görmek ve geleceği tahmin
etmek isteği tanıma da yansımıştır. Burada dikkati çeken diğer bir husus;
istihbaratın ilkeler bazında tanımlanması ve bir süreç olarak algılanıyor
olmasıdır.




Askerler, akademisyenler, araştırmacılar
ve polislerin bakış açısına göre istihbarat tanımlarını inceledikten sonra son
olarak MİT’in istihbaratı nasıl tanımladığını inceleyerek araştırmamıza son
vermenin uygun olduğunu değerlendiriyorum. Elbette yerli ve yabancı daha birçok
kaynakta yapılmış değişik istihbarat tanımları da mevcuttur. Ancak bunlara
bakıldığında bazı küçük farklılıklar haricinde bizim şimdiye kadar
incelediğimiz tanımlardan çok ta farklı olmadıkları görülmektedir.


MİT istihbaratı; ‘’Devlet tarafından
belirlenen ihtiyaçlara karşılık olarak çeşitli kaynaklardan derlenen haber,
bilgi ve dokümanların işlenmesi sonucu elde edilen üründür.’’  Olarak tanımlamaktadır. Burada ilk dikkat
çeken husus MİT’in istihbaratı devlet için yaptığını tanımda da vurgulamış
olmasıdır. MİT Stratejik seviyede istihbarat ihtiyaçlarını karşılayan ve
doğrudan başbakana bağlı bir kurum olduğundan kendisinin doğrudan devleti
ilgilendiren bir kurum olduğunu düşündüğü anlaşılmaktadır. Peki devlet derken
ne kastedilmektedir? MİT; hükumet başta olmak üzere devletin tüm ana kurumları,
TSK ve Emniyete istihbarat sağladığı gibi stratejik seviyede İKK (İstihbarata
Karşı Koyma)’dan da sorumlu olan kurumdur. MİT aynı zamanda Türkiye’de diğer
istihbarat teşkilatları ile istihbaratın koordinesinden sorumlu üst kurum
durumundadır. Bu sebeple olsa gerek, kendisinin devletin ihtiyaçlarını temin
ettiğini belirtmektedir. MİT’in tanımında da istihbarat bir sonuç ve bir ürün
olarak değerlendirilmekte, diğer tanımlarda bahsedilen haber ve bilgiden başka
işleme tabi tutulacaklar arasında dokümanları da saymaktadır.
 

Şimdi tüm bu tanımlamaları inceleyerek
istihbaratın ne olduğuna adım adım ulaşmaya çalışalım.




1. Tanımlardan çoğundan da anlaşılacağı üzere istihbarat sözlük
anlamında ifade edildiği gibi haber veya bilgi demek değildir. Bunlar
istihbaratın sadece birer girdileridirler.


2. Hangi kurum tarafından yapılırsa yapılsın istihbaratın bir
hedefi vardır. Bu hedef bir devlet, bir suç örgütü veya bir terör örgütü
olabilir.


3. İstihbarat sadece hedefi değil o hedefin içinde bulunduğu;
hava, arazi, dünya üzerindeki konumu vb. diğer koşulları da inceler.


4. İstihbarat rastgele yapılan bir faaliyet değildir. Bir amacı
ve ulaşmak istediği bazı sonuçlar vardır.


5. İstihbarat; haber, bilgi, belge, doküman vb. girdilerin
belirli bir işleme tabi tutularak bazı değerlendirilmiş sonuçların/ürünlerin
elde edildiği bir süreç içinde gerçekleşen bir faaliyettir.


6. İstihbarat sadece gizli bilgilerin elde edilmesi ile
ilgilenmez, açık kapalı her türlü kaynaktan elde edilen ve amaca hizmet edecek
tüm bilgilerle ilgilenir.


7. İstihbarat; örtülü operasyonlar, psikolojik harp, bilgi
harbi, propaganda gibi hususları kapsamaz. Olsa olsa bunları yapacak birimler
için gerekli bilgileri sağlar.


8. İstihbarat; sadece askeri harekâtlar, polis operasyonları ve
hükumet organları için faaliyette bulunmaz. Devletin tüm kurumlarının
ihtiyaçlarına göre hareket eder.


9. İstihbarat sürekli bir faaliyettir. Askeri istihbarat; barış
zamanında da, emniyet istihbaratı; emniyeti ihlal eden bir durum henüz ortada
yokken de, diğer istihbarat organları da herhangi bir kritik durum ortaya
çıkmamışken de, yani tüm yıl boyunca, tam zamanlı olarak faaliyet gösterirler.


9. Bu faaliyetler esnasında sürekliliği olan bilgiler bir arşiv
veya bilgi havuzunda toplanır. Yeni bilgiler bu bilgilerle karşılaştırılarak
elde edilen sonuçlar kullanılır ve bunlardan gerekli görülenler bu havuza ilave
edilir.


10. İstihbarat geçmişle de ilgilenir, ancak geçmişe ait bilgiler
genel bir bilgi altyapısı oluşturmak için kullanılır. İstihbaratın asıl
ilgilendiği; mevcut durumu anlamak ve gelecekte neler olabileceğine dair
öngörülerde bulunmaktır.


11. İstihbaratta kaynakların çeşitliliği önemlidir.


12. İstihbarat önceden tespit edilen ihtiyaçlara göre yürütülür.
Yani planlı bir faaliyettir.


13. İstihbarat; devletin değişik kademelerinde görev yapan
planlayıcılara, karar vericilere ve uygulayıcılara, bu faaliyetleri daha doğru
ve uygun bir şekilde yapmalarına yardımcı olacak şekilde faaliyet gösterir.
 

Bu tespit ettiğimiz temel hususlara
başka bazı konular da ilave edilebilir. Ancak tespit ettiğimiz bu hususları göz
önüne alarak bütüncül bir istihbarat tanımı yapmanın mümkün olduğunu düşündüğümüzden
değerlendirmelerimize burada son veriyoruz.




Konuyu tüm yönleriyle ele alarak
değerlendirdikten sonra şöyle bir istihbarat tanımı yapmanın uygun olduğunu
düşünüyorum: İstihbarat; ‘’Devletin her kademesindeki planlayıcıların; doğru
planlama yapmaları, karar vericilerin; doğru karar vermeleri ve
uygulayıcıların; uygun hareket tarzlarını doğru bir şekilde uygulamaları için,
faaliyet gösterdikleri alanlarla ilgili olarak önceden belirlenen hedefler
hakkında, her türlü kaynaktan elde edilen haber ve bilgilerin; (toplanması,
değerlendirilmesi, yorumlanması ve birleştirilmesi suretiyle) analiz edilmesi
ile hedefin mevcut durumunun ortaya konulması ve gelecekte neler yapabileceğine
dair öngörülerde bulunulması sürecidir.’’
 

İstihbarat bir sürecin adıdır. Haber
veya bilgi istihbaratın sadece girdileridir, istihbarat değildir. İstihbarat
süreci sonunda elde edilen yeni bilgiler de istihbarat değil, istihbarat
sürecinin çıktıları, ürünleridir.




Yani bir örnek vererek açıklamak
gerekirse; bir askeri birliğin karşısındaki bir düşman birliğine taarruz
etmeden önce düşman, hava ve arazi ile ilgili bazı bilgilere ihtiyacı vardır.
Bu bilgiler; düşmanın mevcut gücü ve konumlanması, savunma, oyalama veya geri
çekilme gibi hareket tarzlarından hangisini uygulayacağı, kuvvet çoğunluğuyla
hangi bölgede savunabileceği, arazide doğal ve suni engellerin yerleri, bu
engellere ve düşmanın niyet ve maksadına göre hangi istikametlerin uygun
yaklaşma istikametleri olduğu, havanın aydınlanmaya ve kararmaya başladığı
zaman, yağış durumu ve bunun ilerlemeye muhtemel etkileri vb. gibi konuları
içermektedir. İstihbarat subayı değişik kaynaklardan elde ettiği bu bilgileri
elinde olan düşman doktrini vb. mevcut bilgilerle de karşılaştırarak analizini
yapar. Bu analiz sonucunda harekâtı planlayacak karargâh subayına ve kararı
verecek olan komutana şu bilgileri verir. Düşman şu hatlarda savunma yapabilir.
Bu savunmasını şu noktalarda ihtiyatları ile takviye edebilir. Bu harekâtını şu
kadar ateş gücü ile destekleyebilir. Birliklerin taarruz için gündüz süresi
olarak şu kadar zamanları vardır. Düşmana en uygun yaklaşma istikametleri şu
hatlardır.
 

Bu bilgileri alan harekât subayı
istihbarat subayının düşman, hava ve arazi hakkındaki bu bilgileri dikkate
alarak düşmanın muhtemel hareket tarzlarına en uygun kendi hareket tarzlarını
seçer. Bu hareket tarzları için uygun yaklaşma istikametlerini belirler.
Taarruz eğer gündüz süresi içinde gerçekleştirilecekse, mevcut aydınlık süresi
içinde hedeflerin ele geçirilmesi i,çin uygun tedbirleri planlamasına dâhil
eder. Sonra yapılan plan Komutana arz edilir. Komutan istihbarat subayının
düşmanın muhtemel hareket tarzları ile hava ve arazi bilgileri hakkında verdiği
bilgilere bakarak harekât subayının hazırladığı alternatifli planlaradan an
uygun gördüğü hareket tarzını seçer.




Kararın verilmesinden sonra da
istihbarat subayı bilgi toplamaya ve analizine devam eder. Durum değiştikçe
karargaha ve komutana düşmanın yeni muhtemel hareket tarzları hakkında
öngörülerini iletmeye devam eder.
 

İstihbarat eğer devlet için değil de;
bir şirket, bir sivil toplum kuruluşu veya başka bir organizasyon için
yapılıyorsa, tanımdaki ‘’devlet’’ ifadesinin yerine kendisi için istihbarat
yapılan organizasyonun adının yazılması yeterli olacaktır.




İLETEN :

Erkut Ersoy


İstihbarat Uzmanı

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış