DERİN DEVLET & İSTİHBARAT SERVİSLERİ & İSTİHBARAT KONULARI & MİT VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

Almanya’daki yabancı ajanlar

Vietnam istihbaratı adına
Berlin’de Vietnamlı bir işadamını kaçırmakla suçlanan Vietnamlı Long N.


H.’nin yargılanmasına Salı günü Berlin’de başlanması, Almanya’daki yabancı
ajanlarla ilgili tartışmaları gündeme getirdi.Almanya kısa süre önce adeta
politik bir polisiye, bir casusluk romanı ve Soğuk Savaş’ı andıran bir hikayeye
sahne oldu: Vietnam istihbaratının başkan yardımcısı Duong Minh Hung bir grup ajanı
koordine etmek amacıyla bizzat Berlin’e geliypr ve şehrin göbeğinde, herkesin
gözü önünde bir memleketlisini kaçırıyor. Kaçırılan Vietnamlı Trinh Xuan
Thanh’ın avukatı Petra Schlagenhauf, “Tüm bu olay Vietnam’daki komünist
partiden kaynaklandı, bu bir patron işiydi” diyor.

Schlagenhauf’un müvekkili,
Vietnam’da siyasi olarak göze batmaya başlamasının ardından Berlin’e kaçmış.
Avukatı, Trinh Xuan Thanh’ın Almanya’nın başkentinde kendisini güvende
hissettiğini söylüyor. DW’ye konuşan Schlagenhauf, “Vietnam’ın bir iade
talebinde bulunacağını düşündük. Böyle bir talep olsaydım, müvekkilim de buna
uyardı” dedi. Avrupa’nın kalbinde bir kaçırılma olayını ikisi de hesaba
katmamış. Bu bir hata çünkü yabancı ülkelerin istihbarat servisleri bunu
Almanya’da da yapabilecek durumda.

Berlin’de özellikle İranlı ajanlar
aktif

Sosyal Demokrat Partili (SPD)
politikacı Reinhold Robbe de tehlikeyi başlangıçta hafife almış. Robbe
hayatının tehlikede olduğunu anladığında, Alman-İsrail Topluluğu’nun başkanı
imiş. İran’ın istihbarat servislerinden olan Kudüs Gücü, bir kaçırma hatta
suikast hazırlayabilmek amacıyla onu “7/24” izlemiş, hareket
profillerini çıkarmış. Yaşadıklarından ötürü Robbe, o zamandan beri yabancı
servislerin “kötü şeyler yapabileceğini” biliyor.

Robbe, Vietnamlı’nın kaçırılması
vakasını “korkunç bir hikaye” ve aynı zamanda Alman istihbarat
servisinin “zayıflığını kanıtlayan bir olay” olarak nitelendiriyor.
Casusluk savunmasından sorumlu olan Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Trinh Xuan
Thanh’ın “Vietnam istihbaratının odağında bulunduğunu” bilmesi
gerektiğini söyleyen Robbe, Alman makamlarının Vietnamlı’yı korumakta başarısız
olmasının bir “felaket” olduğu görüşünde. Robbe, Alman istihbaratının
“dikkatli bir şekilde gözden geçirilmesini” ve daha iyi bir şekilde
donatılmasını talep ediyor.

“Çok ama çok zor
zamanlar”

İstihbarat servislerinin
kontrolünden sorumlu olan Yeşiller partili siyasetçi Konstantin von Notz,
casusluk savunmasında bir sorun olduğu görüşünde. Soğuk Savaşın bitimiyle
insanların durumun sakinleşeceğini düşünmesine atıfta bulunan von Notz, DW’ye
yaptığı açıklamada, “Durum asla böyle değil” diyor. Von Notz, Edward
Snowden’dan bu yana Avrupa’daki istihbarat servislerinin bugün nasıl
işlediğinin bilindiğini söylüyor. Ve en geç Trinh Xuan Thanh’ın kaçırılması ya
da Salisbury’deki zehirli gaz saldırısının “çok ama çok zor
zamanların” içerisinde bulunduğumuzu gösterdiğini belirtiyor.

Von Notz’a göre Almanya’nın
Vietnam istihbaratının ajan eylemine “net bir şekilde” tepki vermesi
gerekiyor: “Bu can yakabilir ama yoksa benzer davranışlarda bulunma
noktasında başkaları da motive hissedebilir.” Yeşiller partili siyasetçi,
Alman hükümetinin bu noktada “tüm imkanlarını henüz tüketmemiş
olduğu” görüşünde. Peki, Merkel hükümeti başka nasıl imkanlara sahip?

Vietnam “ne yapılması
gerektiğini biliyor”

Alman Dışişleri Bakanlığı’nın bir
sözcüsü, DW’ye yaptığı açıklamada, aslında kısa süre öncesine kadar çok iyi
olan ilişkilerin bugün nasıl göründüğünü anlattı: Stratejik ortaklık askıya
alınmış ve üst düzey hükümet temasları sekteye uğramış durumda. Bunun yerine
Vietnam tarafıyla “yakın bir diyalog süreci” sözkonusu. Sözcü,
“Vietnam, ikili ilişkilerin aldığı zararları onarmak için ne yapılması
gerektiğini biliyor” diyor.

Bunu Trinh Xuan Thanh’ın avukatı
Petra Schlagenhauf da biliyor: Çözüm, kaçırılıp tutuklanan müvekkilinin serbest
bırakılması. Schlagenhauf, artık Berlin’deki davada kendisi için önemli olanın
müvekkilini “nasıl bir haksızlığa uğradığının tespit edilmesi”
olduğunu belirtiyor. Schlagenhauf, siyasi baskının nihayetinde müvekkiline
yardımcı olabileceğinin farkında. Ne var ki, yaşananın bedelinin Vietnam için
son derece yüksek olacağı şimdiden belli: Vietnam’ın Almanya’yı kaybetmesi,
önemli bir siyasi ve ekonomik ortağın yitip gitmesi anlamına geliyor.




























Öte yandan Berlin’deki davadaki
Vietnamlı zanlı Long N.H.’nın karşı karşıya olduğu “tek” tehditse
özgürlüğünün elinden alınması cezası. Başsavcı kendisine “Vietnam
istihbarat servisinin bir operasyonunda yer almak” suçlaması yöneltiyor.
İddianamede Long’un işadamının kaçırılmasında kullanılan iki aracı Prag’da
kiraladığı ve sürdüğü belirtiliyor. Yani iddianameye göre kendisi, olayda küçük
bir yan rolden daha fazlasına sahip. Savcılık, zanlının Vietnamlı işadamının
kaçırılmasına dair bütün planları bilerek onayladığını belirtiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir