ÜMMETÇİLİK MÜSLÜMAN
ÜLKELERİN FELAKETİ OLDU
 

11.07.2019




Son günlerin en
büyük tartışması Ümmetçilik. Erdoğan’ın Ali Babacan için “ümmeti
bölmenin” çıkışı Google’da en çok aranan kelime oldu. Sosyal medya da buna
dair yorumlar paylaşımlar derken televizyonlarda açık oturumlarda bile
tartışıldı.


Muharrem Kılıç / Ankara


Peki nedir bu
Ümmetçilik?


Gerçekten
Müslümanlara daha iyi bir idari ve yaşam tarzı mı sunuyor?


En basit tanımı ile
Ümmetçilik; insanlar arasında hangi milliyete mensup olduğuna bakılmaksızın
İslam dinine inanan insanların bir araya gelerek oluşturdukları bir çatı.
Ümmetçilikte Müslüman olmak dışında hiçbir şart aranmaz. Daha ileri ki
safhalarda ise bütün dünya Müslümanları bir araya gelerek bir halife seçip
İslami kurallara göre bir devlet kurup halifelerinin idaresinde yaşamlarını
sürdürmektir. Öne sürdüğü tezler ise insana dünya da cenneti yaşatmaktır. Peki
gerçek ne? Tarih boyunca Müslüman ülkelerde iktidara gelen ümmetçi partiler
bunun ne kadarını gerçekleştirdi. ?


Tarih boyunca
ümmetçilik yaygın olduğu toplumların felaketi olmuştur.


Mısır Türkiye
Afganistan Afrika Ülkeleri buna en güzel örnektir.


Ümmetçilik siyasal
İslam’ın başlangıç noktası olup sözde İslami terör örgütlerinin de alt yapısını
oluşturur. IŞID İBDA-C FETÖ ve Hizbullah ve bunun gibi daha onlarca sözde
İslami terör örgütlerinin dayandığı temel görüş ümmetçiliktir. Allah-u Ekber
diyerek Müslüman kafası kesmek bu örgütler için bir ibadettir.


Ümmetçiliğin
Müslüman toplumlara verdiği zararları daha iyi anlamak için Türkiye Mısır ve
Afganistan’ın son 20 yılını incelemek yeterli olacaktır.


Türkiye’de ümmet
fikrini savunan sözde İslami cemaatlerin para ve makam hırsları devlete ne
kadar zarar verdiğini son 20 yılda açık açık gördük. Devletten maaş alan kamu
görevlilerinin iş yapmak bir yana şeyhinden emir alıp masum insanları nasıl
katlettiğini devletin kaynaklarını nasıl hortumladığını bunları yaparken de
“ümmete hizmet” bahanesine sığındığını ibretle izledik. İslam adına
insanları domuz bağı ile boğan hükümetten istediği makam ve ihaleleri alamayan
FETÖ yapılanmasının bir gecede devletin verdiği silahla kendi vatandaşlarını
katleden sözde ümmetçi İslami cemaatlerin yaptıklarının hep birlikte izledik.


Kısaca Millet
olamayan bir toplum ümmet olmaya kalkarsa kendi felaketini kendisi hazırlar.


AKP Genel Başkanı
Erdoğan’ın savunduğu ümmetçiliğin gerek ekonomik gerek siyasal ahlak açısından
Türkiye’yi getirdiği noktaya başlıklarla baktığımızda görülen şu manzara itiraz
eden olmaz sanırım.


Şimdi okuyacağınız
satırlar artık AKP iktidarına yakın gazeteci ve siyaset bilimciler tarafından
bile açık açık konuşulmaya başlandı.


İktidarı gücü
devleti ele geçiren İslamcılar makam ve paraya hükmedince kısa sürede
bozuverdi.


İktidara gelmeden
önce mücahit olanlar iktidara gelince müteahhit oluverdiler.


Müslümanlar süslüman
oluverdiler.


Dün Mazlumdular
bugün zalim oluverdiler.


İslamcılar kul hakkı
haram rüşvet faiz yiyen çalıp çırpan hakkı olmayana el uzatan komşusu açken tok
yatan gösteriş şatafat israf içinde yaşayan işi ehline vermeyip cemaat
kontenjanından kifayetsiz adamlara verilen makamlar ayaküstü kırk yalan
söyleyen ahlaksızlığı yaşam tarzına dönüştüren vicdansız merhametsiz adaletsiz
zalim insanlar haline geliverdiler.


İlahiyatçıların
İmamların tecavüz davalarında yargılanıp ceza alırken bir bakanın bir kereden
bir şey olmaz deme ücreti göstermesi ise anlamsızlığın boyutunu anlatmaya
yeterde artar bile.


Müslüman aleminde
hukuksuzluk mezhebi en büyük mezhep oldu. Bendensen ceza yok sal gitsin
muhalifse tutuklayın anlayışı artık yadırganmaz hale geldi. Artık iktidar
sahipleri bile adalete olan güvenin yerle bir olduğunu inkar etmiyor. Konu ile
ilgili veriler ise vahim. Halkın yüzde 80’i hukuk bağımsız diyorsa tablonun
korkunçluğunu düşünmeye bile gerek yok.


Müslüman bir ülkede
Müslümanın zulmünden kaçan Müslümanların Hıristiyanların adaletine sığınmak
için okyanuslarda boğuluyorsa burada bir terslik var demektir. Neden Müslüman
Müslümanın adaletinden kaçar ki? Hani Hz. Ömer’in adaleti?


Ümmetçiler iktidara
gelirken bütün vaadlerinin tam tersini yaparlar.


  • Güya İslamcıların iktidarı diğer iktidarlardan farklı olacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında adil düzen kurulacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında adaletsizliğin yerini adalet
    alacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında ahlaksızlığın yerini ahlak alacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında zalimliğin yerini müşfiklik alacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında Harun gibi gelenler Karun gibi
    olmayacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında rüşvet yolsuzluk olmayacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında çalıp çırpma hırsızlık olmayacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında iş ehline verilecek; adam
    kayırmacılık torpilcilik olmayacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında komşusu açken tok yatılmayacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında kimsesizlerin kimsesi olunacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında ihtiyaçlarından fazlasına sahip
    olanlar ihtiyaçlarından fazlasını ihtiyacı olanlara dağıtacaklardı.
  • Güya İslamcıların iktidarında toplumsal barış sağlanacak
    farklılıklar bir arada barış içinde yaşayacaktı.
  • Güya İslamcıların iktidarında ahlak dürüstlük adalet vicdan
    merhamet infak müşfiklik iyilik paylaşma en yüce değerler olacaktı.


İktidarda İslamcılar
olup da böyle olan bir Müslüman ülke var mı?


Ne acıdır ki


Hristiyanlar
Yahudiler Şintoistler Budistler Hinduistler ateistler deistler bilimsel
teknolojik buluşlar yaparlarken Ümmetçiler niçin bilimsel teknolojik buluşlar
yapamıyor. Dünyanın en zengin petrol kaynaklarına sahip İslam ülkeleri neden
üretimde en son sıradalar. İnsan hakları demokrasi adalet kısaca insan
yaşamında güzele dair hiçbir alanda örnek teşkil ediyor mu?


Şu kısa ekonomik
veriler bile ümmetçiliği anlatmaya yeter


63 İslam ülkesinde 1
milyar 700 milyona yakın nüfusun toplam üretimi 80 milyonluk nüfusa sahip
Almanya’nın üretimine bile yetişmiyor.


Dünya uyuşturucu ve
erin üretiminde 1. Sırayı bir İslam ülkesi paylaşıyor.


İşte Erdoğan’ın
“ümmeti bölme” hikayesinin altında yatan sır. Cahil Müslüman
toplumları kitleler halinde bir partiye kanalize etmenin yolu Ümmetçilik ve boş
hamasi nutuklardır. Ümmetçilik her dönem cahil Müslüman toplumlar için sihirli
bir söylemdir.


Ümmetçiliğin
panzehiri ise başta millet bilincini savunan Türk Milliyetçiliği ve daha geniş
anlamda Gelişmiş Demokrasidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet