Milletler tarih sahnesine çıkıştan günümüze inanç ve kültür dağarcıklarında
taşıdıklarını dinsel inançlarıyla harmanlaştırır. Tarihin belirli bir yol
ayrımında sil baştan yeni bir din tercihinde bulunsalar bile süreç içinde
inanca kattıkları kültürel tortularıyla onu millileştirirler. İngilizlerin Hıristiyanlığı
Anglosaksonlaştırması, Rusların Slavlaştırması
bunun örnekleri olarak
verilebilir. Batı Hıristiyanlığının emperyalist yayılmacılığın meşruiyet
dayanağına dönüşmesi, kendi dışındaki inanç ve kültür coğrafyasının
yağmalanabileceğini vazetmesinin sömürgeci vicdanları rahatlatıcı etkisi
üzerinde düşünülmelidir.


Yurttaşlarımızın ezici çoğunluğu açısından dinsel tercihle milli kimlik
çatışan iki ayrı değer olmanın tam tersi, birlikte anlam kazanmakta ve bütünlük
göstermektedir. Bu inanç prizmasından bakıldığında ülke, ulus, bayrak kutsallaşmakta, uğruna her türlü özverinin
gösterileceği dokunulmaz değerlere dönüşmektedir
. Bağımsızlığın ve egemenliğin kaybı yine bu
prizmadan bakıldığında dinsel değerlerin de yok edilmesi anlamına gelmektedir.


Kolektif bir algının bireysel kimliğe dönüşmesi ve her yurttaş için ortak
payda haline gelmesi ülkenin zor zamanlarının direnç kaynağını oluşturmaktadır. Kurtuluş Savaşı’nda ülkeyi
paylaşmaya, milleti köleleştirmeye yönelik emperyalist çullanmaya karşı
direncin mucizevi gıdası bahsettiğimiz milli dini kimlik alaşımıydı.


Türk halkı açısından milli
kimlik özelliği taşıyan din algısını değiştirmeden milli duyarlılığın yok
edilemeyeceğini anlayan emperyalizm uzun süredir aradığı çözüme ulaşmanın
keyfini sürmektedir. İnsan, hayvan, bitki, kısacası tüm canlıların genetik
özelliklerinin, keşfiyle araştırmacılar gerektiğinde onların savunma
mekanizmalarını çökertip istenilen hastalığı bulaştırabilme imkanına
kavuşmuştur.
Bu keşif toplum
mühendislerine tek tek bireyler yerine milletlerin psikokültürel kodlarının,
etnokültürel gen haritalarının çıkarılması durumunda toplumsal algılarını değiştirme,
yeni ve yönlendirilebilir kimlikler verme olanağını bahşetmiştir.


Emperyalist sistemin
işbirlikçisi yöneticiler, modelleştirme yöntemiyle halklarına Yaradan’ın
kendilerine bahşettiği kutsal kişilikler olarak pazarlanabilmektedir. Böylece
otoritesi tartışılmaz efendi hazretlerinin kutsadığı emperyalizm cemaat
nezdinde de kutsallaşmaktadır.
Millileşen din algısı süreç
içinde buharlaştırılırken, kitlelere hoca efendinin biat ettiği emperyalizme
itaat, dindarlığın gereği olarak şırıngalanmaktadır. Değişen din algısıyla milli duyarlılığın ve milli direncin kaynağı olan
Halk İslamı’ının ( Wolk İslam ) yerine laboratuar ürünü uyuşturucu teslimiyet
yazılımı geçirilmektedir.


Ulus devleti ve tekilliği esas alan Türkiye
Cumhuriyeti
’nin kuruluş felsefesi bu gün devlete hakim olan anlayış
tarafından reddedilmektedir. Milli Mücadele Ankara’sı karşısında İngiliz
altınları hatırına kimi hoca efendiler İstanbul’un Mütareke Hükümetleri’ nin
yandaşlığını tercih etmişlerdi. Onların günümüzdeki manevi mirasçılığına soyunanlar
da kendi ulusları ve mazlum halklar yerine BOP, GOP projeleri için dünyayı
ateşe verenlerin eşiğine yüz süren duacıları durumundadırlar.


Emperyalizm, ekonomik ve
siyasal çıkarlarını dini açıdan kutsayıp, direnci itaate dönüştürecek hoca
efendilere ihtiyaç duymaktadır.
Sistemin sadık müttefiki bu
efendiler aracılığıyla bölge halklarının direncinin manevi dayanağı içeriden
çökertilmek istenmektedir. Milliliğini kaybetmiş, saldırganla uzlaşan,
sulandırılmış Soft İslam ve emperyalizme itaati ibadetten sayan Klonlanmış
Müslüman imal edilmek istenmektedir.


Dinin ana kaynağı kutsal kitap
yerine, modelleştirilen Hoca Efendinin tercihlerini benimseyen Klonlanmış
Müslümanların ortaya çıkmasıyla Türk ulusu tarihinin en tehlikeli inanç
yarılmasını yaşamaktadır.
Emperyalizmin çıkarlarıyla
ülkenin çıkarları arasındaki stratejik tercihi emperyalizmden yana yapan bir
cemaatin bağlıları devlette güç ve inisiyatif sahibidirler. Emperyalizme
direnen kadroların tasfiyesiyle Türkiye’nin sisteme uyumlu hale getirilmesine
yönelik operasyonlar bu kadrolarca ibadet vecdiyle gerçekleştirilmektedir.


Ulus ötesi güç odaklarına direncin çökertilmesiyle, Türk Halkını sistemin
ebedi kölesi haline getirecek teslimiyet yazılımı uyuşturulan bilinçlere din
olarak kazınmaya çalışılmaktadır.


Kendi ulusuna düşmanlığı
cemaat ritüeli haline getiren emperyal tekkelerin klonlanmış müntesipleri de
hiç kuşkusuz tarihe layık oldukları biçimde geçeceklerdir!


Av. Hüseyin Özbek


İLK KURŞUN