TARİH : İSKİLİPLİ DE AKİF DE NURSİ DE İSLAMCILAR ABDÜLHAMİD’İ HİÇ SEVMEZDİ


İSKİLİPLİ DE AKİF DE NURSİ DE İSLAMCILAR ABDÜLHAMİD’İ HİÇ SEVMEZDİ
II. Abdülhamit’e Said Nursi ve İskilipli Âtıf çok sert ifadelerle nasıl yüklenmişti. İslamcılar II. Abdülhamit’e nasıl karşı çıktılar.
aring button
06.02.2021 16:49
Katıldığı konferanslarda cemaat ve tarikatlara yönelik eleştirileri nedeniyle hedef haline getirilen Karar gazetesi yazarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk II. Abdülhamit’in kendi döneminde İslamcılar tarafından çok ağır dille eleştirildiğini yazdı. Öztürk yazısında II. Abdülhamit’i Âkif Said Halim Paşa Said Nursi ve İskilipli Âtıf’ın sert sözlerle eleştirisine örnekler verdi.
Alev Coşkun ise Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde “Çorum Valisi ve yanındakiler İskilipli Atıf Hoca’ya saygı ziyaretinde bulunmuşlar” diye yazdı ve “Bu hareket Cumhuriyet değerlerine ve Milli Mücadele’ye karşı çıkan bir kişiye yapılan bir ziyarettir. Temelde Cumhuriyete ve Atatürk’e karşı bir gösteri hareketidir” ifadelerini kullandı. Çoşkun yazısının devamında İskilipli Atıf’in kim olduğunu ve Milli Mücadeleye karşı yaptıklarını detaylarıyla yazdı.
II. ABDÜLHAMİT’E İSLAMCILARDAN AĞIR SÖZLER
Mustafa Öztürk yazısında Mehmed Âkif Said Halim Paşa Said Nursi ve İskilipli Âtıf’ın II. Abdülhamit’e yaptığı eleştirilerden örnekler vererek “İslamcı çevrelerde ‘ulu hakan cennet mekân’ diye anılmasının yanında zaman zaman da “evliyâullah”tan sayılan II. Abdülhamid’in kendi dönemindeki İslamcıların hemen hepsi tarafından çok ağır bir dille eleştirilmesi siyasi idare ve iktidara yönelik her eleştirinin ‘vatan hainliği’ ‘teröristlik’ gibi saiklerden kaynaklanmadığını göstermesi bakımından hayli manidardır” ifadelerini kullandı.
Mustafa Öztürk’ün yazısının ilgili bölümü şöyle:
“İstibdâd başta Mehmed Âkif olmak üzere Said Halim Paşa Said Nursi ve İskilipli Âtıf Efendi gibi birçok İslamcı figürün II. Abdülhamid’i ağır bir dille eleştirmelerine çok esaslı bir gerekçe oluşturmuştur. İstibdâdı “siyasi iktidarın acziyeti” olarak gören ve Sebîlürrreşâd’daki bir yazısında “hiddetler şiddetler tazyikler cebirler hep aczin meşimesinden düşen bir sürü eksik mahlûklardır ki beşeriyet muztar kalmadıkça bunları agûş-i kabulüne alamaz; alsa da mümkün değil sevemez” diyen Âkif Köse İmam üzerinden II. Abdülhamid’in istibdâd politikasını şöyle kınamıştır: “Dedi: Çoktan beridir vardı benim bir derdim/Gideyim zalimi ikaz edeyim isterdim. /O bizim cami uzaktır gelemez mani ne?/Giderim ben diyerek vardım onun camiine/Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid/Koca şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid/Belki kırk elli bin askerle sarılmış Yıldız/O silahşörler o al fesli herifler sayısız/Neye mal olmada seyret herifin bir namazı/sade altmış bin adam kaldı namazsız en azı!/Hele tebziri aşan masrafı dersen sorma/Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma…”
İstibdâda yönelik muhalefet şiddetlendikçe vehimleri de artan vehimleri arttıkça istibdada vites attıran II. Abdülhamid’in yönetim tarzı Said Halim Paşa tarafından “kendi hakları dışında Meclis Anayasa filan tanımayan bir müstebitlik” diye vasfedilirken İskilipli Âtıf Efendi de keyfi idare icraat ve zulüm diye nitelendirdiği II. Abdülhamid yönetimindeki istibdâdî özellikleri “nifak ve şikâk” diye tanımlamıştır. Öte yandan Seyyid Bey müslüman milletin topyekûn gerileme ve çökmesini İslam ve/veya dönemin İslami anlayışıyla irtibatlandırmasının yanı sıra zulüm ve istibdadı da aynı noktaya bağlamıştır. Sonuç olarak bugün muhafazakâr milliyetçi ve hatta İslamcı çevrelerde “ulu hakan cennet mekân” diye anılmasının yanında zaman zaman da “evliyâullah”tan sayılan II. Abdülhamid’in kendi dönemindeki İslamcıların hemen hepsi tarafından çok ağır bir dille eleştirilmesi siyasi idare ve iktidara yönelik her eleştirinin “vatan hainliği” “teröristlik” gibi saiklerden kaynaklanmadığını göstermesi bakımından hayli manidardır. Sanırım bu yazıdaki meramımız ve maksadımız yeterince anlaşılmıştır…”
İSKİLİPLİ ATIF KİMDİR
Alev Çoşkun’un İskilipli Atıf’ın Milli Mücadeleye karşı yaptıklarını madde madde anlattığı yazısı şöyle:
“Çorum Valisi ve yanındakiler İskilipli Atıf Hoca’ya saygı ziyaretinde bulunmuşlar. Bu ziyaretin amacı nedir?
Bu hareket Cumhuriyet değerlerine ve Milli Mücadele’ye karşı çıkan bir kişiye yapılan bir ziyarettir. Temelde Cumhuriyete ve Atatürk’e karşı bir gösteri hareketidir.
Önce Iskilipli Atıf’a bakalım kimdir?
1. Teali İslam Cemiyeti başkanlığını yapmıştır. Bu cemiyet Aralık 1919’da kurulmuştur ve Milli Mücadele’ye karşıdır.
2. İngiliz Dostları Cemiyeti kurucusu casus Sait Molla ile birlikte çalışmıştır.
3. Bunların hepsini İngiliz casusu Rahip Frew yönlendiriyor destekliyor ve besliyordu.
4. İskilipli Atıf Hoca’nın başkanı olduğu Teali İslam Cemiyeti’nin Milli Mücadele’de Konya Niğde Nevşehir bölgelerinde örgüt kurduğu Gâvur İmam ve Anzavur ayaklanmalarında isyancılara destek verdiği tespit edilmiştir.
5. Milli Mücadele’nin en zorlu günlerinde Müderrisler Cemiyeti Başkanı Mustafa Sabri Milli Mücadele karşıtı bir bildiri yayımlamıştı. 26 Eylül 1919 tarihli bu bildiride Kuvayi Milliyecilere “adi” “eşkıya” “kudurmuş haydutlar” diye hakaret ediliyordu. İskilipli Atıf bu cemiyetin başkan vekili olarak bu bildiriye imza atmıştı.
6. İskilipli Atıf’ın başkanı olduğu Teali İslam Cemiyeti de ayrıca Kuvayi Milliyeciler aleyhine bir bildiri yayımladı. Bu bildiride Mustafa Kemal ve tüm Kuvayi Milliyecilere hakaret ediliyor “Bu asiler en kısa zamanda yakalanıp ortadan kaldırılmalıdır. Bu hepimiz için bir farzdır” deniliyordu.
Bu ihanet bildirisi 30 Ağustos 1920’de Yunan uçaklarıyla Anadolu kentlerine havadan atıldı.
7. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Atıf Hoca rahat durmadı. 25 Kasım 1925 tarihinde Şapka Kanunu kabul edildi. Bu kanundan sonra Erzurum Sivas Kayseri Maraş Giresun ve Rize’de bazı karşı hareketler ortaya çıktı. Bu illerde Istanbul’dan gelen bazı kişiler “şapka geldi din elden gitti” propagandası yapıyorlardı.
8. Bu illerde İskilipli Atıf’ın 1924 yılında yazdığı “Frenk Mukallitliği ve Şapka” (Batı Taklitçiliği ve Şapka) adını taşıyan kitabının halk arasında dağıtıldığı ve isyancılar üzerinde etkili olduğu tespit edildi.
9. Ankara Istiklal Mahkemesi İskilipli Atıf’ı 3 Şubat 1926’da idam kararı ile cezalandırdı. Burada 2 suç tespit edilmiştir:
a)- Basımı dağıtımı yasaklanan “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı kitabın isyan bölgelerine dağıtılarak halkı isyana teşvik etmek
b)- Milli Mücadele’de başkanlığını yaptığı Teali İslam Cemiyeti’nin hazırladığı bildirilerin Yunan uçakları tarafından Anadolu’da dağıtılması.
Ankara Istiklal Mahkemesi bu davada Ömer Rıza Doğrul Hafız Osman Tahirül Mevlevi gibi din adamlarına beraat kararı verirken Iskilipli Atıf’ı “ayaklanma çıkarmak” “halkı kışkırtmak” “dini politikaya alet etmek” ve “vatana ihanet etmek”(Ingilizlerle işbirliği yapmak) suçlarından idama mahkûm etmiştir.
Devletin valisi devletin kaymakamı seçimle gelmiş belediye başkanı ve AKP milletvekilleri ne yapmak istiyor?. . ”
Odatv.com
LİNK : odatv4.com/iskilipli-de-akif-de-nursi-de-islamcilar-abdulhamidi-hic-sevmezdi-06022150.html