IŞİD’den
kurtulan genç kadın anlatıyor : “Tek ayağımı keserseniz ötekiyle gene
kaçarım dedim”




dailymail.co.uk


Ian
Birrell


Sanık
sandalyesinde baş eğmez bir tavırla ayakta dikiliyordu. Onu kaçıran İslam
Devleti üyelerinin yumruk ve tekmelere ek olarak kablolar ve silahlar
kullandığı bir başka acımasız dayağın ardından ağzı burnu kan içinde kalmış,
vücudu morluklarla dolmuştu.


Lamiya
Hacı Başar bir kez daha işkencecilerinden kaçmaya çalışmış ve Ezidi genç kadın,
bir kez daha yakalanmıştı.


Musul
şeriat mahkemesinde bir kadı ona bakıyordu. Lamiya’nın sürekli kaçmaya
çalıştığı söylendikten sonra – bu kez terör grubunun kaçırdığı birçok başka
kızla birlikte kaçmaya çalışırken yakalanmıştı – kadı kararını açıkladı.


‘Beni
ya öldürmeleri ya da kaçmamı engellemek için ayağımı kesmeleri gerektiğini
söyledi,’ diyor Lamiya.


Peki
böylesine dehşet verici bir cümleye tepkisi ne olmuştu?


‘Tek
ayağımı keserseniz ötekiyle gene kaçarım dedim. Kadıya asla vazgeçmeyeceğimi
söyledim. Onlar da ‘Sen kaçmaya devam edersen, biz de işkence yapmaya devam
ederiz,’ dediler.


Muazzam
bir cesaret örneği sergilemişti ama bu onun karakterinde vardı. Sonunda hayatı
ve ayakları, onu yeni ‘sahibe’ satacağını söyleyen üst düzey bir IŞİD üyesi
sayesinde kurtuldu.


Lamiya
barbar fanatikler tarafından seks köleliğine maruz bırakılan, hayvanlar gibi
pazar yerlerinde satılan, taciz edilen binlerce Ezidi kadından biriydi. Korku,
ıstırap ve saldırılarla dolu bu hayat daha bir yıl devam edecekti. Yaralı
cihatçıları tedavi etmediği zamanlarda kaçırılan kadın ve çocukları alıp satan
zalim bir askeri doktorun elinde tutsaktı.


Lamiya,
kaçışı da acı dolu ve trajik olmasına rağmen artık özgür. Yüzünde, ruhundaki
derin psikolojik yaralara eşlik eden derin fiziksel yaralar bırakan bir
patlamada yaralandı.


Onunla
Almanya’daki sakin bir otelde buluştum. Orada bu sıra dışı, yumuşak sesli genç
kadın bana kendi hikayesini anlattı – insanın en kötü kabuslarının bile
ötesinde bir vahşet hikayesi.


Babası
ve erkek kardeşlerinin kurşuna dizilmesine şahit oldu, zalim katiller
tarafından köle yapıldı ve ardından neredeyse iki yıl boyunca bir dizi yaşlı
adamın dayak ve tecavüzüne maruz kaldı.


IŞİD’in
Suriye ve kuzey Irak’taki merkezinde sıkışıp kaldığı süre boyunca Lamiya
çocukların seks kölesi olarak yaşlı adamlara satıldığını gördü ve intihar
bombacılarının hazırlanmasına yardım etmeye zorlandı. Öyle bir an geldi ki
Lamiya bir odaya atılıp 40 fanatik tarafından toplu tecavüze maruz bırakıldı.
Yine de kırılmadı. ‘Bu adamlar canavardan da beter,’ diyor. ‘Bu yüzden güçlü
kalmayı sürdürdüm, çünkü bana verdikleri hayatı değiştirmek istiyordum.’


Şimdi,
gösterdiği bu muazzam cesaretin ardından, kendi cinsiyeti, bölgesi ve dini
açısından alışılmadık bir şey yapıyor ve başına gelen korkunç şeyler konusunda
çekinmeden konuşuyor.


Hala
sadece 18 yaşında olduğuna inanmak güç. Lamiya’nın duruşu geçtiğimiz ay AB’nin
en üst düzeydeki insan hakları ödülü olan Sakharov Ödülü ile taltif edildi.
Seks kölesiyken kurtulan bir başka kadın olan Madya Murat da bu ödülü aldı.


Hikayeleri
tüm dünyaya onlar gibi daha nice Ezidi kadının, onları kadim inançları
nedeniyle kâfir ilan eden yobazların elinde hala aynı dehşeti yaşadığını
hatırlatıyor.


400.000
kişilik Ezidi toplumu, kadim Ortadoğu geleneklerini birleştiren dinleri, mavi
bir tavus kuşu biçimini alan bir meleği kutsal saydığı için, şeytana taptıkları
gerekçesiyle aşırı uç Müslümanlar tarafından zulme tabi tutuluyorlar. Dramları
ilk kez 2014’te haberlere çıktı.


Lamiya
kuzey Irak’ın Ezidi köyü Koço’dan geliyor. Köyün 1800 sakinine IŞİD tarafından
İslam’a geçmeleri, yoksa öldürülecekleri söylenmiş. O zaman kadar mutlu bir
çocukluk yaşıyormuş. Zengin bir ailenin sahip olduğu büyük ve güzel bir
çiftlikte büyüyormuş. Okula gitmiş, çok çalışmış ve öğretmek olmak istiyormuş.


‘DAİŞ’i
televizyonda ilk duyduğumda, bunun yeni bir hayvan olduğunu sanmıştım,’ diyor,
ne kadar küçük olduğunu vurgulamak için. ‘Bir terör çetesi olduklarını
bilmiyordum.’


IŞİD
Koço’nun 80 mil batısında bulunan Irak’ın ikinci büyük şehri Musul’u işgal
ettiğinde, büyükler köylerinin iki ateş arasında kalabileceğini fark etmişler
ama kendileri gibi barışçıl sivillerin hedef alınacağı akıllarına gelmemiş.


Ama
Ağustos 2014 başında, yakındaki Sincar şehrini ele geçirdikten sonra IŞİD
militanı dolu iki araç köylerine gelmiş.


‘Bize
din değiştirmemizi söylediler ama zarar vermeyeceğiz dediler,’ diyor Lamiya.
Köy kuşatılmış ama birkaç aile kaçmayı başarmış.


Ardından
15 Ağustos’ta, siyahlar içinde erkeklerden oluşan kalabalık bir grup köyü
basmış, köy sakinleri bunlardan bazılarının komşu kasabalardan olduğunu
tanımışlar.


Herkes
okula götürülmüş, üzerlerinde ne varsa alınmış ve kadınlar birinci kata
çıkarılmış.


‘Çok
korkmuştum. Babamı, ailemi, canımı düşünüyordum,’ diyor Lamiya. ‘Sonra tüm
erkeklerimizi götürdüler – babalar, oğullar, kardeşler.’


Babası
ile iki erkek kardeşini son görüşü olmuş bu. IŞİD korku içindeki kadınlara
erkeklerin birçok Ezidi’nin sığındığı Sincar Dağı’na götürüldüğünü söylemiş.’On
dakika sonra silah sesleri duyduk,’ diye hatırlıyor Lamiya.


Erkekler
kasabanın sokaklarında katledildiler. Ardından kadınlar ikiye ayrıldı: evli
kadınlar ve küçük çocuklar Tel Afer yakınına götürüldü. Bekar kadınlar ile
küçük kızlar ise Musul’a gönderildi. Yaşlı kadınlar ertesi gün kurşuna dizildi.


Lamiya
üç kız kardeşi ile birlikte kendilerini bekleyen kaderin ne olduğunu kısa süre
içinde görmüşler. ‘Erkekler oramıza buramıza elleyip bizi öpmeye çalışarak
saldırmaya başladılar.’


Musul’da
tutsaklar benzer yaşlardaki yüzlerce Ezidi ile dolu büyük bir binaya
dolduruldu. Burası militanların seks kölesi alıp satmaz için kullandıkları yer
çıkacaktı. ‘Erkekler sürekli kızları seçmeye geliyorlardı. Biri gitmeyi
reddederse kablolarla dövülüyordu,’ diyor Lamiya. ‘O yaşlı adamların, o
canavarların kızlara saldırdığını görmek çok acı vericiydi. Dokuz on yaşlarında
kız çocukları bile ağlıyor ve lütfen bize bir şey yapmayın diye
yalvarıyorlardı. Dehşeti size anlatamam.’


Lamiya’yı
ve kız kardeşlerinden birini 40’larındaki bir Suudi adam satın aldı, onları
IŞİD’in merkezi Rakka’ya götürdü ve çoğu zaman elleri kelepçeli vaziyette
bekletti. ‘Çok kötü bir adamdı,’ diyor Lamiya.


‘Onunla
olduğumuz üç gün boyunca bizi dövdü. Bir keresinde, ona direndiğim için boğazımı
sıkıp beni öldürmeye çalıştı.’


Kız
kardeşleri yumuşatmak için adam onları bir IŞİD üssüne götürmüş ve bir odaya
atmış. ‘Bize 40 kadar adam saldırdı. Aklınız almaz – bu kadar canavarın eline
düşmüş iki küçük kız. Başımıza feci şeyler geldi.’


Daha
sonra kızlar başka başka militanlara satılmış. Her birinden yaklaşık 100 pound
alınmış. Lamiya sonunda Musul’dan gelen daha da zalim bir adamın eline düşmüş.


Kilitli
bir odada tutulmalarına rağmen ilk beş kaçma girişimini apartmanda tek
başınayken pencereden atlayarak yapmış. Musul’un yerel sakinlerinden biri ile
karşılaşınca ondan yardım dilenmiş ve adam da onu üç gün evinde saklamış.


‘Aile
bana beni gelip alabilecek akrabam var mı diye sordu ama akrabalarım da esir
durumdaydı. Aile Daeş’ten korkuyordu, bu yüzden üç gün sonra adam iki militanı
çağırdı ve bir kız buldum dedi.’


IŞİD’in
kadın satışı için kullandığı bilgisayarlı bir kayıt sistemi sayesinde
‘sahibine’ hemen ulaşmışlar. Daha da beter dayak yiyeceği adama teslim
edilmeden önce Lamiya altı adamdan işkence görmüş.


İkinci
kaçma girişiminden sonra adam onu satmış. Lamiya’ya ‘Seninle başa çıkamamış’
dediğimde ilk kez çekingen bir şekilde gülümsüyor.


‘Her
kaçmayı denediğimde bana işkence yaptı ama bu beni daha da güçlendirdi. Hiç
vazgeçmedim. O kadar çok zulüm, o kadar suç gördüm ki… bu bana onlara direnmeye
gücü verdi.’


Eşi
ve oğlu ile yaşayan Musullu beyaz saçlı bir adam satın almış onu bu sefer. ‘Ona
beni ailenin kölesi yapamazsın dedim,’ diyor Lamiya. ‘Lütfen bana orda bir
şeyler yapma, dedim. Ama bana tecavüz etti.’


‘Bir
keresinde karısından ve annesinden beni cinsel istismardan korumalarını istedim
ama bana, ben kâfir olduğum için bunun onun hakkı olduğunu söylediler.’


Bu
adam onu iki ay tutmuş. Sonrasında Lamiya adamın başka bir karısı olduğunu
keşfetmiş. Almanca konuşan, sarışın, mavi gözlü, daha genç bir kadın. ‘Çok iyi
biriydi ama onun bu adama razı olmuş olmasına inanamadım.’


Başka
bir kaçma girişiminden sonra Lamiya bir IŞİD emirine devredilmiş. ‘Her adam bir
öncekinden beter oluyordu,’ diyor. ‘Herkes baş belası olduğumu söylediği için
daha baştan beni dövmeye başlıyorlardı. Sürekli dövüyor, sürekli taciz
ediyorlardı.’


IŞİD
lideri bomba yapımında uzmanmış. Musul’da araç, sıvı patlayıcı ve elektrik
ekipmanı dolu büyük bir bodrumu varmış. Lamiya intihar yeleği üreten adamın
yanında çalışmaya zorlanmış. Her gün 50 aracı donatacak kadar kablo bağlamayı
öğretmiş adam Lamiya’ya.


Çalışırken
hava saldırılarının ve civarda patlayan füzelerin seslerini duyabiliyormuş.


‘Bize
de saldırsalar da ölsem diyordum,’ diyor Lamiya. ‘Çektiğim çile bitsin
istiyordum. Bu korkunç yerin de yerle bir edilmesini istiyordum çünkü orada
bomba yapılıyordu.’


Bodruma
başka Ezidi kızlar da getirildiğinde, Lamiya onları kaçmaya ikna etmiş. Bu
denemenin de başarısız olması üzerine gaddarca dayak yemiş ve şeriat
mahkemesine çıkarılmış.


Sonrasında
onu bir askeri doktor satın almış. Bu adam ona hastanesinde ayak işleri
yaptırmış. Bu işleri yaparken onu denetleyebilmek için Lamiya’ya bir cep
telefonu da vermiş ama Lamiya telefonu Kürdistan’daki amcasını aramak için
kullanmış.


O
vakit, bir Kürt cephesinin yakınında tutuluyormuş ve amcası onu ordan çıkarması
için bir kaçakçıya 7500 dolar vermiş.


Gece
boyunca Koço’dan getirilen bir başka genç kız olan Katherine ve dokuz yaşındaki
Almas adlı bir kız ile birlikte yürümüşler. Ama sabah 4 civarı, Katherine bir
mayına basmış ve kendisi ile birlikte dokuz yaşındaki Almas da ölmüş. Lamiya
feci şekilde yaralanmış vaziyette tek başına kalmış.


Lamiya
dokuz ay önce yaşanan patlamayı çok az hatırlıyor. Kürt askerler onu hastaneye
taşımışlar. Burada doktorlar gözlerinden birini almak zorunda kalmış. Amcası
gelmeden önce diğer yaralarını da tedavi etmişler.


Sonrasında,
çocuklara ve terör kurbanlarına yardım eden bir yardım kuruluşu olan Luftbrucke
Irak (Irak Kava Köprüsü) tarafından Almanya’ya götürülmüş. Kuruluş iki
ameliyata daha yardım etmiş ve bu sayede sol gözünde görme yetisini kısmen geri
kazanmış. Lazer tedavisi ile de yüzündeki yara izleri yumuşatılmış.


Lamiya
halen travmatik durumda, geceleri kabuslarla uyanıyor. ‘Diğer kızların
çektiklerini düşünüp duruyorum,’ diyor.


Dokuz
yaşındaki kız kardeşi Mayada da onların arasında. Elinde bir tek IŞİD
bayrağının önünde duran bir fotoğrafı var. Diğer beş kır kardeşi cihatçıların
elinden kaçmayı başarmış.


Lamiya
bir gün eğitimine geri dönmek ve üniversiteye gitmek istiyor. Ama şimdilik bu
cesur genç kız dünyaya 3600 Ezidi kadının halen IŞİD’in elinde esir olduğunu
hatırlatmak için hikayesini yüksek sesle anlatıyor.


‘Bu
insanlar halkımı ve dinimi ortadan kaldırmak istediler ama ayakta kaldık,’
diyor Lamiya. ‘Benim işim bu kadınlara ve kız çocuklarına yalnız olmadıklarını
söylemek. Ve bize bu kadar acı çektiren o canavarların da cezalarını
bulmalarını talep edeceğiz.’


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet