Eski
bir Amerikan istihbaratçısı, IŞİD mensuplarının en az kendi elemanları kadar
iyi eğitimli olduklarını, IŞİD lideri Bağdadi’nin çok iyi korunduğunu ve
istihbaratlarının çok kuvvetli olduğunu belirtti.


Oda Tv’den Şıvan Okçuoğlu’nun TheGuardian’dan çevirdiği
habere göre;
IŞİD’in kalbine ulaşabilecekleri en yakın noktada bulunan Kürt
Peşmerge neredeyse düşmanlarını hissedebilecek mesafede. Çoğu gün IŞİD
savaşçıları ateşledikleri havanlar ya da mermiler Sincar’ın 10 mil güneyinde
bulunan sınırlarına kadar ulaşıyor, öyle zamanlar oluyor ki ateş etmek için
yeterli mesafeye gelebilmek için çimenlerin arasında dört saat sürünmek zorunda
kalıyorlar.


Güneye
doğru bir kaç mil ötede, IŞİD’in üst düzey liderleri, gurubun kuzeydeki
öncülerinin yer aldığı gri beton kasabalarda düzenli olarak bir araya
geliyorlar. Bu bölge on yıldan fazla zamandır onlar için Irak sınırına en yakın
ve en güvenli toplanma ve dağılma bölgesi oldu. Dünya’nın en çok aranan adamı
haline gelen Ebu Bekir el-Bağdadi’nin peşinde olan, bulundukları avantajlı
noktalardan ortamı gözlemleyen istihbarat elemanları ve uzandıkları zeminden
bölgeyi izleyen Kürtlere göre militanlar bu noktadan Ba’ej ve Billij’e doğru
dağılıyorlar.


YERİNİ SIK SIK DEĞİŞTİRİYOR


Bağdadi’nin
yerini saptamak için iki senelerini bölgede geçiren gizli servis elemanları,
kendisini kutsal bir pozisyona yüceltmiş olan Bağdadi’nin sınır noktasına
yaklaşmadan geride kaldığı pozisyonunu koruyarak kuzey-batı Irak ile kuzey doğu
Suriye arasında dar bir yay çizerek yerini sık aralıklarla değiştirdiğine
inanıyorlar.


Geçtiğimiz
yılın Mart ayından itibaren, bu süre içerisinde neredeyse altı ay boyunca,
Kürtler ve batılı yetkililer, Bağdadi’ye yakınlıkları ile bilinen IŞİD’in üst
düzey üyeleri ve o’nun vurulduğunu bilen diğerleri Ba’ej’den hiç çıkmadığını ve
bir hava saldırısı esnasında aldığı ciddi yaralarını iyileştirmeye çalıştığını
söylüyorlardı.


IŞİD’e
karşı en önemli savaşın verildiği Irak’ın kuzeyinde, gizli servis elemanları ve
peşmerge liderleri geçtiğimiz haftalar boyunca Bağdadi’nin kuzey batı Irak’ta
geniş bir alan boyunca hareket ettiğine emin olduklarını, Bağdadi’nin bilhassa
Ba’ej ve Tel Afar arasında sık sık yerini değiştirdiğini ve hatta Musul’a
gittiğini söylediler.


Geçtiğimiz
Kasım ayında Amerikan hava saldırılarının yardımı sayesinde Kürt güçleri
tarafından yeniden ele geçirilen Sincar’ın güney sınırında, devasa bir
tümseğin ardında iki milden az bir mesafede bulunan IŞİD saflarından
gelebilecek olan Sniper ateşinden korunmak için gizlenen Yarbay Halid Hamza,
Bağdadi’nin iki ay önce Ba’ej’e gittiğinden ve şehrin içerisinden aldıkları
güvenilir istihbarata göre bölgesel IŞİD lideri olan Vali’yi ziyaret ettiğinden
emin olduklarını belirtiyor. 


Hamza’nın
konuşladığı noktanın güneyinde bulunan Ba’ej’in üzerindeki devasa su tankı kulesi
ufuk boyunca görülebiliyordu. Ön planda üç tane toplu mezarda tahminen 150
Ezidi kadının cesetleri gömülü, Ağustos 2014’te IŞİD militanları Sincar ve
Ba’ej’e saldırdıklarında bu kadınları esir alarak köleleri haline
getirmişlerdi.


Hamza,
Bağdadi’nin kendisine bütünüyle sadık olan bölgedeki aşiretler tarafından
desteklendiğini, o’nun kasabaya ne zaman geldiğini bildiklerini çünkü
ziyaretinden saatler önce kasabada bulunan herkesin cep telefonlarının
toplanarak dışarıyla bağlantılarının kesilmeye çalışıldığını söylüyor.


Hemen
yanında bulunan ve görevi hava saldırıları için GPS koordinatlarını vermek olan
Peşmerge, bu görev için kullandığı bileğindeki saate benzeyen geniş ekranlı bir
cihaz bulunan kişi, sınırdaki dar ve uzun yol boyunca konuşlanan IŞİD üyelerini
ve uzun otların arasında emekleyerek ilerleyen keskin nişancıların vurulması
için günler boyunca çağrıda bulunduğunu söylüyor.


İki
yıl boyunca IŞİD ile sürdürülen savaşta 15’in üzerinde üst düzey örgüt üyesi
hava saldırıları esnasında öldürüldüler. Bağdadi’nin eski yardımcıları Ebu
Müslim el-Türmani ve Ebu Ali el-Anbari, Ömer el-Şişhani gibi Irak’ta bulunan
kimyasal silah programını yürüten grubun önderleri, Ebu Malik ve Anbar ile
Nineveh bölgesinde bulunan çok sayıda bölgesel lider de bu listeye dahil.
Geçtiğimiz sene neredeyse Bağdadi de bu listeye dahil oluyordu.


BAĞDADİ’NİN DURUMU NE?


TheGuardian
tarafından yıllar boyunca gerçekleştirilen röportajlar sayesinde hava
saldırısına maruz kalan Bağdadi’nin yaralarının boyutunun organizasyonunda
bulunan yakın korumaları tarafından gizlendiğini öğrenmiştik. Aslında başka
birilerine karşı düzenlenen saldırıda yaralanan Bağdadi’nin durumunu düşmanları
da duyurmakta isteksiz davranmışlardı.


Guardian’ın
araştırmaları ile bir araya getirilen parçalar Bağdadi’nin yavaş bir iyileşim
süreci gösterdiği saldırının, sonrasında tekrar örgüt içerisinde öne çıkma
sürecinin detaylarını ortaya çıkarmıştı.


Bağdadi,
Dicle nehri kıyısında bulunan küçük bir Irak kasabası olan, Musul’un güneyinde,
Bağdat’ın kuzeyinde bulunan Şurgat’ta vurulmuş, bölgedeki bir gizli servis
elemanı tarafından bu bilgi doğrulanmıştı.


The
Guardian, Bağdadi’nin yaralandığını doğrudan bilen sekiz ayrı kaynak ile
görüşerek bu bilgiyi doğrulamıştı. Saldırıda bel altından ciddi yaralar alan
Bağdadi aylar boyunca süren uzun iyileşme sürecinde seyahat edemeyecek şekilde
bütünüyle hareketsiz kalmıştı.


Tedavi
olma sürecinde sadece çok az sayıdaki özel doktoru ve hemşiresi durumu hakkında
bilgi sahibiydi. IŞİD içerisinde ise çok az sayıda üst düzey yetkili durumdan
haberdardı. Bağdadi’yi IŞİD’in kurulmasından önce de iyi tanıyan ve
sırdaşı olan güvenilir bir kaynak, patronunun düzenli olarak gerçekleştirilen
ve genelde mutlaka katıldığı toplantılara dahil olmaması nedeniyle saldırı
esnasında yaralandığından şüphelendiğini belirtmişti.


Üst
düzey bir IŞİD üyesi ve Bağdat’ta bulunan yetkililer 18 Mart günü Suriye
sınırında meydana gelen hava saldırısında bu olayın gerçekleştiğine
inanıyorlardı. Şurgat saldırısı da 100 mil doğusunda aynı anda gerçekleşmişti.


Örgütün
yabancı savaşçılarından olan ve üst düzey bir üyesi konumundaki Özbekistanlı
Hamid Khalilov kaynaklardan biri. Suriye’nin kuzeyindeki birliklerin komutanı
olan ve iki ay önce hava saldırısında öldürülen Şişhani ile birlikte Suriye,
Dabik’te bulunmuştu. Khalilov da daha sonra Şurgat yakınlarındaki Baiji’de
yaralanmış, yakalanarak tedaviye edilmişti. Khalilov, Iraklı gizli istihbarat
subaylarına Bağdadi ile görüşmesinin detaylarını anlatmış, aynı zamanda the
Guardian’ın sorularını yanıtlamıştı.


Şurgat’ta
yakalanan bir diğer tutuklu, kendisini sorguya çeken Iraklı ve Amerikalılara
Bağdadi’nin yaralanması hakkında bilgi sağlamış, bu bilgi ismi gizli tutulan ve
örgütün lideri ile doğrudan bağlantı kurma yetkisine sahip üçüncü bir kişi tarafından
doğrulanmıştı. The Guardian bağımsız kaynaklardan bu kişinin kimliğini
doğrulamıştı. Bilgileri teyit eden örgüt içerisinden dördüncü bir kaynak ise
The Guardian’ın bir kaç senedir bağlantıda olduğu bir başka kişiydi.


Dört
kaynağın da verdiği bilgiler önde gelen bölgesel istihbarat servis şefleri ve
saldırının detayları ile Bağdadi’nin iyileşme süreci bilgilerine erişim yetkisi
bulunan öteki iki batılı devlet yetkilisi tarafından doğrulanmıştı. İlişki
içerisinde bulunulan kişilerin isimlerinin gizli tutulması konusunda hassas
davranıldı. Bir istihbarat kaynağı, Bağdadi’nin uğradığı saldırının beklenmedik
olduğunu ve yaralarının ölümcül olmadığını, ancak iyileşmesinin uzun bir süre
aldığını söylerken, şimdi ise ne şekilde hareket ettiğine dair önceki sürece
göre daha iyi fikir sahibi olduklarını söylüyor.


Bağdat’ta
bulunan bilim insanı ve IŞİD hakkında makaleler kaleme alan Dr. Hişha el-Haşimi
her ne kadar şimdilerde Iraklı istihbarat servisleri tarafından gayet iyi
biliniyor olsa da, Amerikalı ve öteki kaynaklardan bu bilgiyi doğrulatmanın
uzun zaman aldığını, fakat olayın gerçekleştiği hakkında artık kimsenin kuşkusu
kalmadığını belirtiyor.


Bağdadi’nin
yaralanması hakkındaki bilgiler, ABD, İngiltere, Avustralya, Kanada ve Yeni
Zelanda’da bulunan ‘Five Eyes’ adlı istihbarat topluluğu üzerinden Kürtler,
Irak, Suudi Arabistan ve Körfez Bölgesi’nde bulunan Ortadoğulu ortaklarına
ulaştırılmıştı.


Ancak
olayı duyurmak isteyen istihbarat servisleri ile tam aksini düşünen
politikacılar arasında bu konuda bir ayrım yaşanmıştı. Tartışmanın merkezinde
eğer bu tesadüfi saldırı sonucunda gerçekleştiği söylenen Bağdadi’nin yaralanma
konusu gerçek çıkmazsa toplum önünde kimin hesap vereceğine yönelikti.


Gerçekleşen
olaylar hakkında tüm bilgiye sahip olan bir yetkili dahi, neden insanların bu
konuda konuşmak istemedikleri hakkında bilgi veremeyeceğini, çünkü kendisinin
de sebeplere tam manası ile vakıf olmadığını belirtiyor. Bununla birlikte
Bağdadi’nin geçtiğimiz yılın sonlarında tekrar ayağa kalkabilecek denli iyileştiği
konusunda herkesin artık emin olduğu belirtiliyor.


Tüm
bu bilgilere ve söylemlere rağmen ABD’li bir yetkili, Bağdadi’nin hava
saldırısı esnasında yaralandığına dair ulaşan bilgilerin yeterli derecede
güvenilir olmadığını ve bu konuda kesin bir şey söylenemeyeceğine dair
söylemlerine devam ediyordu. Bir istihbarat yetkilisi ise Bağdadi’nin IŞİD’in
emiri olarak görevine devam ettiğini, en azından propaganda faaliyetlerinde
halen kullanılan bir figür olarak görüldüğünü belirtiyor.


Irak’ın
Kürt bölgesinde bulunan ya da Avrupa’da ki yetkililer Bağdadi’nin büyük ölçüde
iyileştiğini ve Irak ile Suriye’nin kuzeydoğu bölgeleri arasında hareket etmeye
başladığına inandıklarını ifade ediyorlar. Güvenilir kaynaklardan aldıkları
bilgiler doğrultusunda Bağdadi’nin, Suriye’nin Şadadi ve sınıra yakın
kasabalarından olan Bukamel’de görüldüğünü, Ba’ej, Abbasi ve Tel Afar’ı ziyaret
ettiğini ve hatta 2014’te el-Nuri camisinde kendisini halife ilan ettiği
Musul’da görüldüğünü doğruluyorlar.


KÜÇÜK BİR BARAKADA KONAKLIYOR


Sincar’da
ki Asayiş olarak bilinen yerel güvenlik güçlerinin başında bulunan yarbay
Kasım, Bağdadi’nin ne zaman gelip gittiğine dair bilgi veren kaynakları
bulunduğunu belirtiyor ve IŞİD’in o dönemlerde farklı bir hareketlilik
içerisinde olduğunu, ortamı boşaltmak için tüm otomobillerini bölgeden
uzaklaştırdıklarını, bu tip durumlarda haber verdikleri Amerikalıların bu
bilgiyi kabul ettiklerini fakat spesifik bir koordinat verilmediği sürece
bölgedeki her yeri kapsayacak türde bir saldırı gerçekleştirmek istemediklerini
ifade ediyor. Kasım, Bağdadi’nin bölgeye geldiğinde kasabanın hemen
dışında bulunan küçük bir barakada konakladığını ve ne zaman gelip gittiğini
bildiklerini söylüyor.


IŞİD’İN TEKNOLOJİ EKİBİ EN AZ ABD’Lİ İSTİHBARATÇILAR
KADAR İYİ


Hava
saldırıları ancak telefon sinyalleri, email aktiviteleri ve kısa mesajlaşma
trafiğinin arttığı sinyal istihbaratına dayanılarak gerçekleştiriliyor. Eski
bir Amerikalı istihbarat elemanı, IŞİD’in enformasyon teknoloji birliğinin 30
kişiyi aşmayan bir ekipten oluştuğunu, bu kişilerin şifrelenmiş güvenli bir ağ
üzerinden halife ve dünyanın öteki yerlerine yayılmış örgüt elemanları ile
iletişim kurduklarını söylüyor ve bu konuda çalışan IŞİD elemanlarının en
az kendi elemanları kadar iyi eğitimli olduklarını belirtiyor.


Tel
Afar, Bilij ve Ba’ej’de bulunan telefon antenlerinin tamamı Kürt bölgesinde
bulunuyor ve IŞİD bunların bir kısmını daha önce vurmuştu, buna rağmen kasaba
ahalisi halen Kürtlerin ağı üzerinden görüşme gerçekleştirebiliyorlar, bu
sayede kasabada yaşananlar hakkında Kürt yetkililere bilgi ulaştırabiliyorlar.


Yarbay
Kasım, sonunda bir gün mutlaka Bağdadi’yi yakalayacaklarını söylerken, kasaba
halkının örgüt liderine sadakatle bağlı olduklarının gözlenebildiğini, fakat
buna rağmen halkın tamamının aynı sadakate sahip olmadığını söylüyor.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet