Bir şirkette havuç yöntemi ile çalışan sadakati nasıl sağlanır ?
Hepimizin çok iyi bildiği bir atasözü olan meyve veren ağaç taşlanır, sözü iş hayatında da geçerli. Ama o ağacın meyvesini değerlendirirseniz ve ya sizin meyvelerinizden en kötü meyve suyu yaparlarsa, onunda sizin için nimet sayılabileceğini düşünmek gerek. Birey önem görmek ister. İster çalışan olsun isterseniz de müşteri, değerli olduğu ve terfi, kıdem mekanizmasının aktif olarak anlam kazandığı iş geliştirme süreçlerinde şarap gibi zaman geçtikçe tecrübe ile değerlendirilmek ister.
Yapılacak görev paylaşımlarında yapılan işlemler olmazsa olmaz statüsünde olamasa bile, sözlü veya yazılı bir teşekkür, ödüllendirme şeklindeki bir motivasyon havucu olaya bakış noktasını değiştirir. Tüm çalışmalarına emeklerine karşın, onlardan daha kıdemsiz birisini daha iyi noktaya taşırsanız, yaptıkları iş ve emeklerin hiçleştiğini gördükçe motivasyonları düşecektir.
Bütün mesele motivasyon ve lider ruhlu yönetimdir. !
Lider tarafından ne kadar değer görür yani takdir edilirse personel, çalışma azmi o kadar artacağı hepimizin bildiği bir şey, ancak bizlerin atladığı temel nokta şudur, göreceği takdir ile yaptığı işe bağlılığı artacak ve para talebi azalacaktır. Para ya da diğer beklentiler eğer yapılan hizmetin farkında olduğunu hissediyor ve hissettiriyorsanız ikinci hatta üçüncü planda kendisine sıralamada yer edinirler. Başka bir değiş ile verdikleri hizmetin farkında olduğunuzu ve memnuniyetinizi dile getirmeniz işletme yetkilisi olarak size bir şey kaybettirmez ancak, çalışanınızın işine görev bilinci ile bağlanmasını sağlar.

Her işin kendine göre kademesi vardır. Uygulanan güç arttırdıkça, verilen değer arttıkça, başarılı sonuçla, duyulan güven ve gururda artar. Birey yaptığı işte, harcadığı emeği ve ilerleyen vakitsel süreci, oranında sunduğu hizmete ücret değeri biçer. İşin zorluğu zahmeti hizmetin / ürünün maddesel değerini şekillendirir. Emeği sergileyen kadar hiçbir kişi aynı değeri biçemez. Önemli olan anlamlandırdığımız düşünce kalıbıdır.
Bazı değerler evrensel olsa da milletimizin her bir davranışı kendine göre evrenseldir. Batı medeniyetlerinin bizden öğrendiği medeniyet ile, insanlığı eklediğimizde milletçe fazla havuca ihtiyaç duymadan da sakatimizin sonsuz olduğu işimize bağlı olduğumuzu hissettirmek ve bu yolla da olsa insanlara yardım edildiğini bilmek bize huzur ve motivasyon sağlar. Yaptığınız işin uygulandığı süreçte yaşadıklarınız size işinizde daha çok motivasyon sağlar. Mesela satışında görev aldığınız bir el aleti olan matkap ile duvarını delen bir misafirimiz dolabını kendi kendine duvara L demir ile monteleyerek deprem anında kendini güvence altına alabilir. Bunun sonucunda eğer bu hayat kurtarıcı hamlenin sonucunu öğrenme imkanınız olursa bu da sizin işinize ilginizi arttırır.
Eğer çalışma arkadaşlarınıza yaptıkları işin ürün satışı veya ticareti de olsa bir nevi yardım etmek olduğunu aşılayarak motive ederseniz, performansı da artacaktır. Mesela bir cafeterya işlettiğinizi varsayalım. Covid- 19 tedbirlerini de ekleyerek, orada tovaletlere iki farklı yazı asalım. Birine “El yıkamak sizi hastalıklardan korur” . Ötekine de “El yıkamak çevrenizdeki insanlara hastalık bulaştırmanızı engeller.” yazarsanız, insanlar başkasına yardım etmenin mutluluğunu yaşayarak kişisel temizliklerine de dikkat etmeyi ekleyerek, aslında yapmaları gereken davranış modelini uygularlar.

Testiniz negatif yorumunuz Pozitif olsun. Böylelikle beden dili performansı da artar.
Her bir hareket ekip içinde farklı anlamlar taşısa da her anlama çekilmeye müsait güzide Türkçemiz’ de de olsa, bedensel hareketler evrensel olarak aynı anlamı taşırlar. Gülümseyen birisinin nefret edebilmesini hayal edebiliyor musunuz ? Psikopat değilse zor bir durum olsa gerek.
Karşınıza aldığınız ekip arkadaşınıza asla tasvip etmediğim bir şekilde, kaş çatıp öfkeli bakıp hatta kollarınızı iğne vurmayı bekleyen hemşire gibi, silah çatan asker misali bekleyin. Bu durumu siz yaşasaydınız diye empati ile kendiniz ile sesli düşünmeye başlayın. Sonuç ürkütücü olmalı.

Olumsuz davranış modelini tecrübe eden ekip arkadaşlarınız, motivasyonu düşecek ve iş yapma, insiyatif alma sorumluluk isteme gibi istekleri de düşecektir. Birde tam tersini hayal edin. İşte ekibinize vereceğiniz en temel havuçlardan biri de olumlu düşünme ve pozitif davranış modelidir.
Yaptığınız işte gördükleriniz ve yaşadıklarınız size ve ekibinize performans arttırıcı gibi etki edebilir.
Şöyle düşünün,
Ben ilk okulda iken, iş eğitimi adında bir dersimiz vardı. Müfredat güncelleme adıyla onu da kaldırdılar. Haliyle el becerisinden yoksun düz yolda yürümesini beceremeyen bir nesil türedi. Ders içeriğinde el becerimizi geliştirecek vazo çizimi de olurdu. Origami yapımı da, gerçi biz kağıda genelde tüfeksiz asker çizerdik. Hep nöbette olurdu, o asker. ama olsun ödevimizi de yapardık Bir derste, öğretmenimiz büyük ve küçük hayvanlar içeren yıldız şeklinde kesilmiş kartondan canlılar getirmiş ve bunları çizmeyi denememizi istemişti. İlk önce, büyük boyutlu ayı, gergedan, at, zürafa gibi hayvanları çizmeyi denedik, çünkü onlar bize daha kolaymış gibi geldi. Ama sonrasında fark ettik ki hayvan büyüdükçe, ayrıntısı da büyüyor. Ama zorlansak’ ta tecrübe edinmiştik. Sonra ikinci aşama olarak küçük hayvanlardan olan kuş, yılan, fare, ördek resimleri çizmeyi denedik. İkinci resimlerde de benim çöp adam kadar becerim olmasa da pek çok arkadaşım güzel bir çalışma hazırladılar. Bunun nedenini çok sonraları anladım. Küçük olan daha sempatik ve sıcak geliyor, böylece pozitif enerji yayarak bizleri sınıfça motive etmişti.
Özetle eklemek lazımdır ki, ekibinize ne sunarsanız onu alırsınız. Tavşan havuç sever ama yeşillik içerisinde yaşamayı da çok sever.
Yazının Sözü Uygulaması :
İşletme yönetirken ektiğiniz tohumun meyvesi olursa pozitif olmazsa negatifir. Ama o tohumu sizin ektiğinizi unutmayın.