• İRTİCA DOSYASI : YOBAZLIKTA SON NOKTA /// '6 yaşında çocukla evlenilebilir' sözlerini protesto ettiği için yargıç karşısına çıktı
  • Yayın Tarihi : 25 Mart 2018 Pazar
  • Kategori : İRTİCA & LAİKLİK & TÜRBAN KONUSU


Sinop Üniversitesi’nden ihraç edilen Yrd. Doç. Dr. İrfan Mukul’un da aralarında bulunduğu 22 kişinin, Sinop’ta, 9 yaşındaki kız çocuğunun evlenebileceğini ileri süren Nurettin Yıldız’ı protesto ettikleri için yargılandığı dava Nisan ayına ertelendi. Eğitim Sen’li öğretmenler, KESK üyeleri ve onlarca Sinoplunun katıldığı eylem, 12 Mayıs 2016’da yapılmıştı. Gözaltına alınanlar bir gün nezarette tutulmuştu.

Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki 16. oturumda savunma yapan Mukul, ifade özgürlüğünün bir insan hakkı olduğunu, anayasanın 34. maddesi gereğince izin almaksızın herkesin toplantı, gösteri düzenleme hakkının olduğunu belirtti. Nurettin Yıldız’ı protesto yürüyüşüne katılmanın hangi hukuki metinde suç sayıldığını soran Mukul, eylem nedeniyle öğrencilerinin gözü önünde mezuniyet yemeğinde gözaltına alındığını dile getirdi. Mukul, Yıldız’ı protesto ettikten sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: “Önce 667 sayılı KHK ile çalıştığım fakültedeki komisyon üyeliklerim sonandırıldı. Üniversite yönetimi tarafından iki ayrı soruşturma açıldı. Bu soruşturmadan aklandım. Sonra tekrar bir soruşturma açıldı. Soruşturmada Nurettin Yıldız protestosuna neden katıldığım soruldu. Soruşturma sonuçlanmadan 695 sayılı KHK ile ihraç edildim. Üniversiteden ihraç edilmeden önce Almanya Humbolt Üniversitesi’nde düzenlenen kongreye üniversitenin kaynak vermemesi sebebi ile katılamadım. Öte yandan Kıbrıs’ta düzenlenen ulusarası kongreye katılmaya giderken Ankara Esenboğa Havalimanı’nda pasaportuma el konuldu. 24 Aralık’ta açığa alındım. Üniversitede final sınavları dönemiydi. 12 ayrı derse giriyordum. Sınavlarımı yapamamamdan kaynaklı Eğitim Fakültesi’nde infaal yaşandı. Öğrenciler dolayısıyla tepki gösterdi. Bütün bunlar başıma Nurettin Yıldız prostestosuna katıldığım için geldi. Demokratik bir ülkede bir öğretim üyesi bunları yaşayabilir mi? Mahkeme heyetine soruyorum, yakında doçent, 5 yıl sonra da profesör olacaktım. Cumhurbaşkanı ve Danıştay Başkanı’nın da bizimle paralel söylemlerinden sonra mağduriyetimin bedelini kim ödeyecek ya da bana kim bir ‘pardon’ diyecek?”