• İRTİCA DOSYASI /// MUSTAFA SOLAK : Ehl-i İslam’dan Cinsel Fetvalar !!
  • Yayın Tarihi : 20 Mayıs 2019 Pazartesi
  • Kategori : İRTİCA & LAİKLİK & TÜRBAN KONUSU & İSLAMİ CİHAD


MUSTAFA SOLAK : Ehl-i İslam’dan Cinsel Fetvalar 

Ne yazık ki ülkemizde bulunan kasıtlı bilgi kirliliği ve sorgulamadan inanma arzusu insanımızı günden güne kasıp kavurmakla kalmıyor, ahlaki değerlerimizin din adı altında yozlaşmasına neden oluyor. Bu durum, eski siyasetçi ve mali müşavir olan Cazim Gürbüz’ün Berfin Yayınları’ndan çıkan “Ehl i İslam’dan Cinsel Fetvalar” adlı eserde başarılı bir şekilde eleştirilmektedir. Peki, nedir bu bahsedilen acınası durum?

“Ehl-i İslam” diye adlandırılan yobazlar gün geçmiyor ki “kadın onu yapamaz, böyle giyinemez, şurada gezemez” cümlelerini kurmasınlar. Hangi başlıklar altında kadının nasıl bir yaşam sürmesinden yana görüşlere sahipler? Kitapta ilgi çeken “İlişki Talebini Ret” isimli başlığa bir göz atalım. “Keyfi şekilde ilişki talebini reddeden eşin namazı olmaz mı?” sorusuna Ehl-i beyt haber ajansından gelen cevapta; “Kadının kocasına itaat etmesi gereken noktalar var.” ifadesinin ardından “Bunların başında da yatak ilişkisi gelmektedir” cümlesi bizi karşılıyor. Bu da yetmezmiş gibi erkeğin tıbbi bir rahatsızlığa ulaşmayacağı bir durumda, kadının erkeğin istediği herhangi saniyede onunla cinsel ilişkiye girmezse ardından kılacağı namazın erkeğin insafına bırakıldığı beyan ediliyor. Sadece bu başlık bile 21.yüzyıl Türkiye’sinde kadına verilen değeri gözler önüne sermekle kalmıyor, erkeğin inisiyatifine göre gelişen din sunuyor.

Kadınların cinsel obje olarak görüldüğü 21.yüzyıl Türkiye’sinden -güya- batının ahlaksızlığını eleştirenleri izleye durun, biz de bu sırada ahlak seviyemize yeni bir soluk katarak, kadın ile erkeği asansörde bile ayıralım! Evet ne yazık ki yanlış duymadınız… Bu rezilliği “Asansörde halvet fetvası” isimli başlık altında Cazim Gürbüz eleştirel bir yolla bizlere sunuyor: “Bir apartmanın giriş katından 8. katına kadar çıkacak olan asansör halvet ortamı oluşturur mu?” sorusuna dinin hassasiyetini öne sürerek, oldu da asansör bozulursa gibi basit bir yargıyla hem de… Fizyolojik ihtiyaçlarını dizginlemeyi ve insan olmayı başaramamış olan, Sosyal Doku Vakfı Başkanı ve fetvacı Nurettin yıldız’a göre asansör bir halvet ortamı oluşturabilmekte.

Kitaptaki baktığımızda“Ehl-i İslam” denilenlerin şu konurla yanıt  İşyerindeki erkeği emziren kadınlar tacizden kurtulur”, “Cinsel ilişki sırasında ezan okunmaya başlarsa”, “Deve sırtında cinsel ilişki”, “Ehlibeyt ve ehlisünnet ekolünde ters ilişki”, “aradığını görüyoruz:

“Tesettürlü olarak cinsel ilişki”, “Kocam porno izliyor, ne edeyim?”, “Pornaya karşı yusufaali virüsü”, “Sanal seks caiz midir?”, “Gerdek gecesi damat gelinin ayağını yıkayacak mı?”, “Besmelesiz ilişkiden doğan çocuk”, “Seks-shop’tan alınan ürünleri kullanmak”, “Banyoda cinsel ilişki mümkün, denizde ise olmaz”, “İşyerinde seviştik, günah mıdır?”, “Aşk oyununda kadına düşen görevler nelerdir?”, “Kadınların muza, kabağa, havuca dokunması yasak ve geline yasaklar”, “Kandil gecesi ilişki ve zina, damacana ile seks”, “Cübbeli’den penis duası”, “Babanın penisi oğluna takılırsa, ne olacak o zaman?”, “Vajina daraltma operasyonu caiz midir?”

İşte gün geçtikçe gelişen ve büyüyen (!) “Yeni Türkiye” adı altında aşılanmaya çalışılan “ahlak” diye sunulan böyle ne yazıktır ki…

Daha birçok konunun yer aldığı kitap cinsellik üzerinden yürüyen bu fetvalarla erkeğin kadına üstün olduğu, kadının sadece denilen yapan bir nesneye dönüştürüldüğü bir toplumsal düzeni arzuluyor. Bu durum sadece Ehl-i İslam” denilenlerle kalmıyor. Ders kitaplarında ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetvalarında Cazim Gürbüz’ün değindiği hususlar var. Çok eşlilik, boş ol sözüyle boşama, erkeğin cariye ve köleyle evlenmesi, üvey kızla üvey babanın evlenmesinin annesiyle zifaf yaşanmadıysa caiz olduğu, kadınların Hanefi değilse ayaklarını bile gösteremeyeceği, sms,-eposta ile boşama, kızların 15 yaşından önce de evlenebileceği, eşi kaybolan kişinin başkasıyla evlenebilmesi için gerekli sürenin mezhebe göre 120 yıla çıkması, cuma namazını mazeretsiz terk edenin nikahı düşmese de cezayı hak edeceği, 2 yaş içerisinde aynı kadından süt emen kız ve erkek birbirleriyle evlenemeyeceği kadını aşağılayan ifadeler var. *

Görünen o ki bulunduğumuz durum geçekten üzücü ve insanlık dışı, yalnızca aramızdan birkaçı bu konuları dile getirmekten çekinmese dahi umutsuzluğa kapılmak, susmak ve bu konuları konuşmaktan korkmak bize yakın zamanda zarar ve geride bırakabileceğimiz empoze edilmiş bir toplumdan başka bir şey kazandırmayacaktır. İnsan onuruna aykırı yargıları daha fazla görmemizi sağladığı için Cazim Gürbüz’e teşekkür ederim. 

Not : Cazim Gürbüz’ün kitabını “Gayrimilli Eğitim” ve “Diyanet’in Fetvaları” kitabımla birlikte okumanızı öneririm.

Kitabı buradan satın alabilirsiniz.