• İRTİCA DOSYASI /// Mustafa ACER : ARAPLAŞMAYA HAYIR !
  • Yayın Tarihi : 5 Temmuz 2018 Perşembe
  • Kategori : İRTİCA & LAİKLİK & TÜRBAN KONUSU & İSLAMİ CİHAD


Mustafa ACER : ARAPLAŞMAYA HAYIR !

Türk Milletini Araplaştırmak; Egemen dış Güçlerin Türkiye’ye biçtikleri bir projedir. Türk Milletini Araplaştırmak adına, 4 Yaşındaki çocuklara Sübyan Mektebi adında Arapça öğretilmekte, her Camide Kuran Kursu adı altında insanlara Arapça ders verilmekte, Vakıflar aracılığı ile Arapça kurslar düzenlenmekte, Medreseler kurulmakta ve İmam-hatip Liseleri ile ihtiyacın üzerinde İmam yetiştirilmektedir.

İnsanlara Arapça öğretmek için yürütülen bu programların amacı, Türk Milletini uyutarak, dünyadaki gelişmelere ayak uydurulmasının önüne geçmektir. Böylece Türkiye’nin gelişmesinin önüne geçilmek, bir Ortadoğu Ülkesi olarak geri kalmışlık içerisine gömülmesini sağlamak istenmektedir.

Lütfen bu tuzağı görelim ve Dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilen bir toplum yapısına kavuşmak için Eğitim sistemimizde gerekli düzenlemeleri yapalım.

İslamiyet Evrenseldir. İslamiyet’i yaşamak için Araplaşmaya gerek yoktur. İslamiyet’in esası; sadece Namaz kılmak, Oruç tutma, Zekat vermek, Hacca gitmek değil, Kuran’ın emir ve yasaklarına uygun olarak yaşayan ahlaklı, iyi insan olmasını sağlamaktır. Allah’ın bu ibadetlere ihtiyacı yoktur. İbadetler; insanın kendi nefsini terbiye etmesi için yapılması emredilmiştir. İbadetleri yapıyor yine de iyi ahlaklı insan olamıyorsanız, siz İslamiyet’i yaşıyor olamazsınız.

Dünyadaki ülkeler Teknoloji 4.0 üzerinde çalışırken, İleri teknolojilerle yeni Araştırma – Geliştirme programları yürütürken, insanların uyutulması amacıyla uygulanan Araplaştırma projesine imkan tanımak, Türk Milletine karşı yapılmış en büyük ihanettir.

Müslümanlık, Çağdaş ve Uygar insan olmayı engelleyen bir inanç sistemi değildir. Yeter ki Kuran’ı okuyup anlayalım, Kuran’da istenen iyi ve ahlaklı insan olma özelliklerine uygun davranışta bulunalım. Taassup ve tutuculuk Kuran’ın anlattığı İslam’da yok, İslam’ı yorumlayan yobaz kafalarda vardır. Onun için herkesin Kuran’ı kendisi okuyup onun kurallarına uyması gerekmektedir. İnsanlar kendi yaptıkları iyi ve kötü şeylerden sorumludur. Bir başkasının yaptıkları ve söyledikleri kişinin zarar ve faydasına olamaz.

Kuran Ayetleri ne demektir? Ayet; delil, örnek demektir. Allah, Kuran’da Ayetlerle İnsanlığa delilleriyle, örnekler vermekte ve öğüt alınmasını istemektedir. Kuran’ı anladığınız lisanda okumazsanız, Arapça okuduğunuz Kuran’dan siz öğüt alabilir misiniz? Kuran’ın ortaya koyduğu Kuralları bilmeden nasıl Müslüman olduğunuzu iddia edebilirsiniz?

Her Müslüman’ın Kuran’ı anladığı lisanda okuması, onun kurallarına uyması İslamiyet’in gereğidir. Her Müslüman anladığı lisanda Kuran’ı kendisi okuyacak ve onun kurallarına uyacaktır. Müslümanların dinini; Şeyhten, dervişten, şıktan, hocadan öğrenmesi gerekmiyor. Her Müslüman’ın İslamiyet’i bilmesi ve kurallarını öğrenmesi için Kuran’ı kendisi okumalı, araştırmalı, öğrenmeli ve uygulamalıdır. Bir başkasının anlatımı ile İslamiyet öğrenilmez ve uygulanmaz.

Kuran Ayetleri birçok yerde “Aklınızı kullanın” diyor. Ayrıca “Allah’tan başka size yol gösterecek veli yoktur” diyor. Kuran’da bu Ayetler açık olarak ifade edilmesine rağmen, siz dininizi aracılardan öğrenmeye kalkarsanız Allah’ın emirlerine uymamış olursunuz.

Kuran’da Allah ile kulu arasında aracı olması ve Müslümanların tefrikaya ayrılması lanetlenmiştir. Allah’ın emirlerine rağmen, Müslümanların birbirine kin beslemesi, Tarikatlara ayrılması, Şeyhlerin peşinden gitmesi İslamiyet ile bağdaşmaz. Tarikatlara ayrılanlar; Kuran’ın emirlerine rağmen ayrımcılık yaptıkları ve Allah ile kulu arasına aracı koymaya çalıştıkları için İslamiyet’i yaşadığını iddia edemezler.

Kuran okuyup, anlamak ve Allah’ın koyduğu kurallara uymak için gönderilmiştir. İslamiyet; sadece Araplara değil, Bütün İnsanlığa gönderilmiş olan bir dindir. Kuran Ayetlerinde de bu açık olarak ifade edilmektedir.

12. Yusuf Suresi 1, 2. Ayet “Elif, Lam, Ra. Bunlar işte sana açıklayıcı kitabın ayetleridir. Biz onu Arapça Kuran olarak indirdik ki siz onu anlayasınız.”

14. İbrahim Suresi 4. Ayet: “Ve gönderdiğimiz her Resulü, bulunduğu kavmin dili ile gönderdik ki onlara bildirsin. Sonra da Allah dilediğini delalette bırakır, dilediğini de hidayete erdirir. O öyle hakim ve azizdir.”

Bu ayetlere rağmen insanlara Arapça öğretmeye çalışmak, Türk Milletini uyutma projesinin bir parçası olmaktır. Allah, Ayetlerini okuyup anlayasınız diye diye gönderdi. Anlamadığınız lisanda Arapça okunsun diye değil.

Lütfen, çocuklarımızı Arapça Kurslara göndermeyelim ve Türk Milletini Araplaştırmak isteyen bu gibi girişimlere destek vermeyelim.

Mustafa Kemal ATATÜRK İslamiyet’i çok iyi incelemiş, araştırmış ve uygulanması için gerekli yasal düzenlemelerin yapmasını sağlamıştır. O dönemde; Tekke ve zaviyeler kaldırılmış, Tarikatlar yasaklanmış, Diyanet İşleri Başkanlığı kurularak dini otorite olması sağlanmış ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarılarak Eğitimde birliktelik sağlanarak ülkenin bölünmez bütünlüğünün temelleri atılmıştır. 

“Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki yol, medeniyet yoludur. Medeniyetin emir ve isteklerini yapmak, insan olmak için yeterlidir.” diyerek, Birlikteliği işaret etmiş ve Türkiye’de ayrışmanın, gruplara ayrılmanın yanlış olduğunu ortaya koymuştur. 

“Dünyada her şey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir. … Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” diyerek, Türkiye’nin her durum ve şartta Çağdaş Uygarlık seviyesine erişebileceğini işaret etmiştir.