ÜMİT ZİLELİ :
“ŞEYHÜLİSLAMLIK YENİDEN TESİS EDİLDİ DE BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK !”

“Artık ‘sözün bittiği’ yerdeyiz”

Sözcü yazarı Ümit Zileli Diyanet İşleri Başkanlığı’na
bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun tepki çeken açıklamalarını ve bazı köşe
yazarlarının ifadelerini değerlendirdi. Zileli “Şeyhülislamlık yeniden
tesis edildi de bizim mi haberimiz yok” ifadesini kullanarak “Artık
‘sözün bittiği’ yerdeyiz eyy halkım” dedi.

Zileli’nin “Kadının şeytan sayıldığı Orta Çağ’a
dönüş!. . ” başlığıyla (16 Aralık 2017) yayımlanan yazısı şöyle:

Osmanlı Devleti’nde din işleri Meşihat Makamlığı
tarafından Şeyhülislam eliyle yürütülürdü…

Bir diğer deyişle şeriat kuralları geçerliydi. Şeyhülislam
dünyevi işlerin şeriata uygunluğunu da izler buna göre fetva verirdi; tabii ki
siyasetin tam göbeğinde bir makam olarak padişahın istediği fetvaları da!. .

Kurtuluş savaşı döneminde İngilizlerin baskısı Padişah
Vahdettin’in talimatıyla Mustafa Sabri denen hainin kaleme aldığı Şeyhülislam
sıfatlı Dürrizade alçağının verdiği fetva ileMustafa Kemal ve Kuvay-ı
Milliciler gıyaplarında idama mahkum edilmişti!. .

İstanbul’da Meclis-i Mebusan’ın İngilizler tarafından
basılarak kapatılmasından sonra 1920 yılında Ankara’da kurulan Meclis
Hükümeti’nde Meşihat “Şeriye ve Evkaf vekaleti” adıyla “Bakanlık” olarak yer
aldı…

Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte “Aydınlanma Devrimi”
Mustafa Kemal tarafından hızla hayata geçirildi. 3 Mart 1924 tarihinde
Hilafetin kaldırılması Öğretim Birliği’nin tesisi ile birlikte Şeriye Vekaleti
de tarihe karıştı. Yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu. 1 Nisan 1924
tarihinde ise Milli Mücadele’nin yurtsever Ankara Müftüsü Börekçizade Mehmet
Rıfat Efendi bu kurumun başkanlığına getirildi. Laiklik ilkesinin anayasaya
resmen girmesine henüz 13 yıl vardı ancak kulluktan yurttaşlığa geçiş devrimi
fiili olarak yürürlüğe girmişti:

-Şeriat yönetimi sona ermişti!. .

Diyanet şeyhülislamlık kurumu mudur?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda bir devlet kurumu olarak
yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı 15 yıllık bu iktidar döneminde 9 bakanlığın
bütçesinden büyük bütçesi 120 bin kişilik yalnızca bir mezhebe hitap eden
personel sayısıyla adeta bir Şeyhülislamlık Müessesesi konumuna yüksel(til)di!.
.

Böyle söylüyorum çünkü Diyanet’e bağlı Din İşleri Yüksek
Kurulu özellikle son yıllarda yalnızca dini değil dünyevi konularda da verdiği
“fetvalarla” gündeme oturdu!. . “Laik bir Cumhuriyet’te “fetva” olur mu?”
sorusu bir yana kurula gelen sorulara hem tüyler ürpertici hem de akıl almaz
derecede vahim yanıtlar yani “fetvalar” veriliyor!. .

Geçmişte insanın kanını donduran “kızıma şehvet duyuyorum
karım beni boşar mı?”türünden sorulara verilen “sapkınlık” derecesinde ürkütücü
yanıtları zaten biliyorsunuz… Son günlerdeki fetvalara bakalım:

-Önce “erkeğin kadına ‘Boş ol” demesi SMS faks telefon
yoluyla olur mu?”sorusuna yüzyıllar önce yaşamış din bilginleri kaynak
göstererek ‘caizdir’ dedi bu Din Yüksek Kurulu!. . Bildiğiniz üzere cep
telefonu SMF faks gayet yoğun olarak kullanılıyordu o dönemlerde!. . Bu kadar
ahmakça laikliğe dibine kadar aykırı bu karar niçin şimdi alındı acaba? Can
alıcı soru budur aslında!. .

-Sonra Milli Piyango bileti almanın haram olduğunu
açıkladı. 1 Ocak 2018 itibarıyla 49 yıllığına Türkiye Varlık Fonu’na devredilen
devlete büyük gelir kazandırması beklenen şans oyunları devletin bir başka
kurumunca haram ilan edildi iyi mi!. . Burada da aynı soru geçerli: niçin bu
zamana kadar beklediniz?. .

-Yetmedi; bu kez “Ahlaksız müzik” fetvası geldi!. Din
İşleri Yüksek Kurulu “Dinimizde müzik dinlemek yasak değildir ancak ahlaksızlık
ve harama sevk eden müzik dinlemek günahtır” açıklaması yaptı. Ancak bu kararı
alan muhterem zevat hangi tür müziğin “hayırlı” hangi tür müziğin “ahlaksız ve
haram” olduğunu açıklamadı!. . Bunu sayın halkımızın ferasetine yani anlayışına
sezgisine bıraktı!. . Yine aynı soruyu soruyorum: Niçin şimdi?. .

Yoksa “şeyhülislamlık” yeniden tesis edildi de bizim mi
haberimiz yok!. .

“Şehvetli kadın sesi de haram!. . ”

Diyanet böyle yapar da kerameti kendinden menkul “din
alimleri” durur mu!. .

Kamuoyunda “AKP’nin fetvacısı” “yolsuzluğu bile kitabına
uyduran din alimi” sıfatlı aynı zamanda Ziraat Bankası danışmanı(ne alakaysa!)
iktidara yakın Yeni Şafak Gazetesi yazarı Hayrettin Karaman da köşesinde kendi
fetvasını verdi:

-Müziğin icrası da dinlenmesi de haramdır. Bir değneğin
bir çubuğun bir yere ahenkli bir şekilde vurulması bile haramdır. . ”

Desenize bateristler hata ramazan davulcuları bile
cehennemlik!. . Karaman bunun yalnızca iki istisnası olduğunu da belirtti
tabii:

-Savaşlarda vurulan kös ile düğünlerde çalınan tef!. .

Sevgili Melih Aşık bu ortaçağ kafasını Milliyet’teki
köşesine taşıyınca Karaman “Helaller ve Haramlar” isimli kitabını işaret ederek
ve İmam Gazali’ye atıfta bulunarak bu kez “özrü kabahatinden büyük” şu cümleyi
çiziktirdi köşesinde:

-Aslında kadının sesi haram değildir; ancak şehveti tahrik
ederse Kur’an okumasını bile dinlemek haram olur!. .

Eyvah desenize özel olarak kurslar alarak öğrendikleri
müzik eserlerini hem de müzik aleti çalarak söyleyen cariyeleri dinleyen
neredeyse tüm Osmanlı padişahları da doğruca cehennem yolcusu!. .

İslam’da ergenlik yaşının kız çocuklar için 9-15 erkek
çocuklar için 12-15 olduğunu anlatıp “Ergenlik yaşındaki çocuklarınızı
evlendirin” diyen Hatay İl Müftüsü Hamdi Kavillioğlu ile İstanbul Kartal’daki
Çınar Anaokulu’nun etkinliğinde 3-6 yaş arası çocuklara oynatılan piyeste
türban takılan kızların erkek çocukların ayağını yıkaması rezaletine ise yerim
bittiği için ancak satırbaşları ile değinebiliyorum. Artık “sözün bittiği”
yerdeyiz eyy halkım…

-Ülkenin getirildiği yer apaçık ortada zaten!. .


























































LİNK : http://t24.com.tr/haber/seyhulislamlik-yeniden-tesis-edildi-de-bizim-mi-haberimiz-yok,513790

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet