İRTİCA & LAİKLİK & TÜRBAN KONUSU

SONER YALÇIN BU KITABI NEDEN YAZDI ?

İşte
o anlamlı ayrıntı

Soner
Yalçın’ın, ‘Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor’ adlı yeni kitabı okuyucudan
büyük ilgi görüyor. Kitabında din sömürücülerini isim isim olay olay deşifre
eden Yalçın, Oray Eğin’in Akşam gazetesindeki köşenin de konusu oldu.

Oray Eğin, Soner Yalçın’ın bu kitabı neden
yazdığını açıkladı. İşte Oray
Eğin’den o anlamlı ayrıntının da bulunduğu yazı:

“Elimde Soner Yalçın’ın yeni yayımlanan
kitabı ‘Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor’ var. Bu kitabın üzerinde tam bir
buçuk sene çalıştı. Ben de bir haftadır bu kitap hakkında yazıp yazmamayı
düşünüyorum. Üzerimde öyle bir baskı var ki… Yazdığım zaman komplo
meraklıları ‘Yine birbirlerini kolluyorlar, yine birbirlerini destekliyorlar’
gibi ucuz polemiklere çekmeye çalışıyorlar. Birileri yine o malum çete lafını
gündeme getirmeye çalışacak; kendileri hayata öyle baktıkları için başkalarını
da öyle görüyorlar.

Bunlardan bağımsız bir kaygım daha var…
Ben zaten bu gibi saldırılara alışkınım. Derim iyice kalınlaştı. Görmezden
gelmeyi de biliyorum; gerektiğinde cevabı yapıştırıp susturmayı da… Ancak
Soner Yalçın medyada hiç gözükmek istemeyen biri… Röportaj vermiyor,
televizyonlara çıkmıyor, pek çok yakın arkadaşını da bu yüzden reddediyor.

Fakat ben yazdığım için onu da bu ucuz
kulvara birileri çeker mi endişesi yaşadım…

Görüyorsunuz, bu yeni medya düzeni,
sonradan mesleğe giren ucuz isimler bize neleri düşündürüyor.

Oysa ortada çok önemli bir kitap var. Bir
gazetecilik çalışması… Dahası bu toplumda karşılığını bulmuş… Soner
Yalçın’ın diğer 10 kitabı gibi, bu sonuncusu da yine çok ilgi görüyor. Millet
iki-üç bin basınca ortalığı yıkıyor, bu kitabın ilk baskısı 100 bin. Böyle bir
toplumsal olay haline gelmiş…

Sırf birtakım adamlar laf söyleyecek,
birileri damga vurmaya çalışacak ve ben de korkup Soner Yalçın’la arkadaşım
diye haber yapmayacak mıyım? Bu olguyu değerlendiremeyecek miyim? Ve bu kitabı
görmezden mi geleceğim?

Kim ne derse desin… Ortada arkadaşlığın
ötesinde benim de savunduğum bir mesleki duruş var… Tıpkı Uğur Dündar gibi…
Bu isimler kendileri hakkında haber yaptırıp, ona buna yanıt yetiştimeden
sadece üreterek varoluyorlar. Ve gazetecilikten sapmıyorlar. Ve işte tam da bu
yüzden toplumda karşılığını buluyorlar.

Benim için her şeyden öte gazetecilikteki
bu tercih önemli…

‘Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor’
kitabını zaten okuyacaksınız… İçinde CIA’in kefil olduğu cemaat liderlerinden
tutun da ‘Yahudi mallarını almayın’ diye yayın yapıp kendisi Yahudilerle
ticaret yapan dinci gazetelere kadar çok ilginç bilgiler var. Türkiye’nin yeni
sermaye sınıfı, yeni figürleri, aktörleri hakkında daha önce yazılmamış pek çok
ayrıntı yer alıyor… Utah’tan ordu aleyhine yayın yapanlar, FBI’ın yetiştirdiği
dinci istihbaratçılar…

Bütün bunlar kitapta…

Ama beni asıl bu kitabın neden yazıldığı
ilgilendiriyor. Kitaptan okuyalım bunu da:

‘Babam 83 yaşında. Beş vakit namaz kılmaya
14 yaşında başlamış. Dedesi medrese hocasıymış. Babam ilk İslami bilgilerini dedesinden
almış. 66 yıl beş vakit namazını kılıp, camiye gitmiş. Bir gün öğle namazı için
camiye gitmiş. Ve imamla tartışmış! Tartışma babamın şu sözüyle başlamış:
‘Hocaefendi, okuduklarınızın Türkçe mealini söyleseniz de tüm cemaat
aydınlansa.’ Vay sen misin camide ‘Türkçe’ sözünü ağzına alan! Dinci imam
küplere binmiş. Babamı Müslümanların arasına fitne sokmakla ve neredeyse
dinsizlikle itham etmiş. Üstelik cemaatten bazı dinciler de imama destek
çıkmış. Hatta biri tutup ‘Bu Halk Partililer hep böyledir’ demesin mi! Yaklaşık
70 yıldır camiye giden babam şaşkınlık içinde kalmış. Camiden hırsla çıkıp eve
gelmiş ve bir daha camiye gitmeyeceğini söylemiş. İbadeti bu derece ifrata
vardırılmasını anlayamamış. İşte dincilik budur, böyledir. Bunlar İslam’ı Kuran-ı
Kerim’i herkes anlasın istemiyor. Bunlar Kuran-ı Kerim’in emrettiklerini
yapmıyor. Yaptıklarına Kur’an’ı uyduruyorlar. Bu kitap bu farkın anlaşılması
için kaleme alınmıştır.’

Girişte bu bölümü okuduğumda çok
yaralandım. Aslında Türkiye’nin dinle ilişkisindeki en temel problem şu küçük
örnekte yatıyor.

Bu hoyratlık bugün her yerde karşılığını
buluyor… Basındaki dinci saldırganlar, dinci tetikçilerin o camideki dinci
imamdan farkızlar. Çok ağır suçlayıp, sizi parmakla gösterip yok edilmenizi
istiyorlar. Tasfiye listeleri çıkarıyorlar, çete diye polise, savcılara ihbarda
bulunuyorlar.

Maalesef, bu dinciler o ahlakı baş dava
haline getirmiş Müslümanlara hiç mi hiç benzemiyorlar…”








































































Odatv.com