İRTİCA & LAİKLİK & TÜRBAN KONUSU & İSLAMİ CİHAD

Mustafa
ACER : ARAPLAŞMAYA HAYIR !

Türk
Milletini Araplaştırmak; Egemen dış Güçlerin Türkiye’ye biçtikleri bir
projedir.
Türk Milletini Araplaştırmak
adına, 4 Yaşındaki çocuklara Sübyan Mektebi adında Arapça öğretilmekte, her
Camide Kuran Kursu adı altında insanlara Arapça ders verilmekte, Vakıflar
aracılığı ile Arapça kurslar düzenlenmekte, Medreseler kurulmakta ve İmam-hatip
Liseleri ile ihtiyacın üzerinde İmam yetiştirilmektedir.

İnsanlara Arapça öğretmek için
yürütülen bu programların amacı, Türk
Milletini uyutarak, dünyadaki gelişmelere ayak uydurulmasının önüne geçmektir.
Böylece Türkiye’nin gelişmesinin önüne geçilmek, bir Ortadoğu Ülkesi olarak
geri kalmışlık içerisine gömülmesini sağlamak istenmektedir.

Lütfen bu tuzağı görelim ve
Dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilen bir toplum yapısına kavuşmak için Eğitim
sistemimizde gerekli düzenlemeleri yapalım.

İslamiyet
Evrenseldir. İslamiyet’i yaşamak için Araplaşmaya gerek yoktur.
İslamiyet’in esası; sadece Namaz kılmak, Oruç tutma, Zekat
vermek, Hacca gitmek değil, Kuran’ın emir ve yasaklarına uygun olarak yaşayan
ahlaklı, iyi insan olmasını sağlamaktır. Allah’ın bu ibadetlere ihtiyacı
yoktur. İbadetler; insanın kendi
nefsini terbiye etmesi için yapılması emredilmiştir. İbadetleri yapıyor
yine de iyi ahlaklı insan olamıyorsanız, siz İslamiyet’i yaşıyor olamazsınız.

Dünyadaki
ülkeler Teknoloji 4.0 üzerinde çalışırken,
İleri
teknolojilerle yeni Araştırma – Geliştirme programları yürütürken, insanların
uyutulması amacıyla uygulanan Araplaştırma projesine imkan tanımak, Türk
Milletine karşı yapılmış en büyük ihanettir.

Müslümanlık, Çağdaş ve Uygar
insan olmayı engelleyen bir inanç sistemi değildir. Yeter ki Kuran’ı okuyup
anlayalım, Kuran’da istenen iyi ve ahlaklı insan olma özelliklerine uygun
davranışta bulunalım. Taassup ve tutuculuk Kuran’ın anlattığı İslam’da yok,
İslam’ı yorumlayan yobaz kafalarda vardır. Onun için herkesin Kuran’ı kendisi
okuyup onun kurallarına uyması gerekmektedir. İnsanlar kendi yaptıkları iyi ve kötü şeylerden sorumludur. Bir
başkasının yaptıkları ve söyledikleri kişinin zarar ve faydasına olamaz.

Kuran Ayetleri ne demektir? Ayet; delil, örnek demektir. Allah, Kuran’da
Ayetlerle İnsanlığa delilleriyle, örnekler vermekte ve öğüt alınmasını
istemektedir. Kuran’ı anladığınız lisanda okumazsanız, Arapça okuduğunuz
Kuran’dan siz öğüt alabilir misiniz? Kuran’ın ortaya koyduğu Kuralları bilmeden
nasıl Müslüman olduğunuzu iddia edebilirsiniz?

Her
Müslüman’ın Kuran’ı anladığı lisanda okuması, onun kurallarına uyması
İslamiyet’in gereğidir.
Her Müslüman anladığı lisanda
Kuran’ı kendisi okuyacak ve onun kurallarına uyacaktır. Müslümanların dinini;
Şeyhten, dervişten, şıktan, hocadan öğrenmesi gerekmiyor. Her Müslüman’ın
İslamiyet’i bilmesi ve kurallarını öğrenmesi için Kuran’ı kendisi okumalı,
araştırmalı, öğrenmeli ve uygulamalıdır. Bir başkasının anlatımı ile İslamiyet
öğrenilmez ve uygulanmaz.

Kuran Ayetleri birçok yerde “Aklınızı kullanın” diyor. Ayrıca “Allah’tan başka size yol gösterecek veli
yoktur”
diyor. Kuran’da bu Ayetler açık olarak ifade edilmesine
rağmen, siz dininizi aracılardan öğrenmeye kalkarsanız Allah’ın emirlerine
uymamış olursunuz.

Kuran’da
Allah ile kulu arasında aracı olması ve Müslümanların tefrikaya ayrılması
lanetlenmiştir.
Allah’ın emirlerine rağmen,
Müslümanların birbirine kin beslemesi, Tarikatlara ayrılması, Şeyhlerin
peşinden gitmesi İslamiyet ile bağdaşmaz. Tarikatlara ayrılanlar; Kuran’ın emirlerine rağmen ayrımcılık yaptıkları
ve Allah ile kulu arasına aracı koymaya çalıştıkları için İslamiyet’i
yaşadığını iddia edemezler.

Kuran okuyup, anlamak ve Allah’ın
koyduğu kurallara uymak için gönderilmiştir. İslamiyet; sadece Araplara değil, Bütün İnsanlığa gönderilmiş olan bir
dindir. Kuran Ayetlerinde de bu açık olarak ifade edilmektedir.

12. Yusuf
Suresi 1, 2. Ayet
“Elif, Lam, Ra. Bunlar işte
sana açıklayıcı kitabın ayetleridir. Biz onu Arapça Kuran olarak indirdik ki siz onu anlayasınız.”

14. İbrahim
Suresi 4. Ayet:
“Ve gönderdiğimiz her Resulü, bulunduğu kavmin dili ile gönderdik ki
onlara bildirsin. Sonra da Allah dilediğini delalette bırakır, dilediğini de
hidayete erdirir. O öyle hakim ve azizdir.”

Bu ayetlere rağmen insanlara
Arapça öğretmeye çalışmak, Türk Milletini uyutma projesinin bir parçası
olmaktır. Allah, Ayetlerini okuyup anlayasınız diye diye gönderdi.
Anlamadığınız lisanda Arapça okunsun diye değil.

Lütfen,
çocuklarımızı Arapça Kurslara göndermeyelim ve Türk Milletini Araplaştırmak
isteyen bu gibi girişimlere destek vermeyelim.

Mustafa Kemal ATATÜRK İslamiyet’i
çok iyi incelemiş, araştırmış ve uygulanması için gerekli yasal düzenlemelerin
yapmasını sağlamıştır. O dönemde; Tekke ve zaviyeler kaldırılmış, Tarikatlar
yasaklanmış, Diyanet İşleri Başkanlığı kurularak dini otorite olması sağlanmış
ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarılarak Eğitimde birliktelik sağlanarak ülkenin
bölünmez bütünlüğünün temelleri atılmıştır. 

“Türkiye
Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz. En
doğru, en hakiki yol, medeniyet yoludur. Medeniyetin emir ve isteklerini
yapmak, insan olmak için yeterlidir.”
diyerek,
Birlikteliği işaret etmiş ve Türkiye’de ayrışmanın, gruplara ayrılmanın yanlış
olduğunu ortaya koymuştur. 




































































“Dünyada her
şey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en gerçek yol gösterici
bilimdir, fendir. … Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”
diyerek, Türkiye’nin
her durum ve şartta Çağdaş Uygarlık seviyesine erişebileceğini işaret etmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir