Barış Terkoğlu : DİN VE İNANCIN KUDSİYETİNİ KİRLETENLER &
İRTİCA – YOBAZLIK – BASKI / TAR
İKAT VE
CEMAATLER
 

Posted on August 26, 2019 by Nacikaptan : http://nacikaptan.com/?p=72814




Günahkâr şeyhleri savcılık kapılarından kurtaran
eller




Bir kadın bileği gördüğünde “tövbe estağfurullah” diyen
adamlar, nas
ıl oluyor da
çocuk yaşta merdiven
alt
ında hayatları karartılan çocuklara “sus” işareti yapıyor? Saatler sabaha karşı 04.30u gösteriyordu. Sultangazi Emniyetinde görevli
polislerin telefonu
çaldı. Arayan 20 yaşındaki genç Yunus Ö. idi. Fısıltıyla konuşuyordu.
Kendisini tuvalete kilitlemi
şti.
Polislerden yard
ım
istiyordu.




Genç sesin bulunduğu yer, Sultangazide bir merdiven altı dergâhın adresiydi. Etrafta
Abdulkadir Geylani İlim ve Hizmet Derneği adıyla biliniyordu. Başında ise
Şeyh   üreyde Ö. vardı.


Anlatılanlara göre daha önce bulunduğu
tekkelerde çeşitli vakalara karışmış ve
“kol kırılır yen içinde kalır” diyerek üstü örtülmüştü. Büreyde Ö., 2016 yılının eylül
ayında Sultangazi
de atölyeden bozma bir yer buldu. Burayı kendi dergâhı haline getirdi. Sarık ve cüppesiyle “ilim ve irfan” dağıttığını söylüyordu. Kendisini Kadiri tarikatının şeyhi olarak tanıtıyordu.


Şeyh dediğime bakmayın…


Elimdeki kimlik bilgilerine göre o da 6 Mart
1987 tarihinde doğdu. Başındaki yeşil sarığı ve cüppesi onun, daha 29 yaşında,
otoritesinin kabul edilmesine  
yetiyordu.Dergâh, bir süre sonra çevredeki gençlerin buluşma yeri oldu.
Onlar için de bir tür sosyalleşme alanıydı. Çoğu ya okulu bırakmıştı, ya
işsizdi. Büreyde Ö
nün dergâhtaki
sohbetlerine kat
ılıyorlardı. Şeyh Büreyde, müritlerinin yüzüne bakarak “bilmedikleri
dilde
” kutsal sözler
okuduktan sonra elini kald
ırarak bağırıyordu:   “Merhem
senin nefsinin kabullenmediğidir.
”


Sohbetleri, kendilerinden geçene kadar
kafalarını salladıkları zikir törenleri takip ediyordu. Büreyde Ö. üstlerini
çıkararak yarı çıplak kalan gençlerin vücutlarına şişler sokarak gösterisini
sürdürüyordu. Bu sırada
“Allah” sesleriyle sallanan gençler cezbelenerek kendilerinden geçiyordu.


Saatler süren cehennem


7 Mayıs 2017 günü sabaha karşı polisten yardım
isteyen Yunus Ö
nün, Şeyh Büreyde Ö. ile tanışıklığı ise eskiye
dayan
ıyordu. 4 yıl önce, yani
hen
üz 16 yaşındayken
gittiği dergâhta Büreyde Ö. ile tanışmıştı. Yunus Ö
nün anlattığına göre bir süre sonra Büreyde Ö’nün, Yunus Ö’den cinsel istekleri oldu. Yunus Ö’nün bir türlü
kabullenemedi
ği   cinsel istismar olayları yaşandı. Büreyde Ö., Yunus Ö’ye bu yaptığının bir tür “hizmet” olduğunu anlatıyordu. Bu
ili
şkiyi ne zaman bitirmek istediğini söylese Büreyde Ö’nün tepkisiyle karşılaşıyordu. Yunus Ö’nün ifadesine göre Büreyde Ö., ona
cinleri musallat edece
ğini söyleyerek tehditlerde bulunuyordu.


İkili son kez 6 Mayıs 2017 gece saat 23.00
sularında Sultangazi
deki dergâhta buluştu. Orada
tam 5 bu
çuk saat “bir şeyler” yaşandı. Yunus Ö’nün polislere anlattığına göre uğradığı cinsel
istismara isyan eden Yunus
Ö., dergâhtan ayrılmak istemiş yine Şeyh Büreydenin
tehditleriyle karşılaşmıştı. Saat 3 buçuk olduğunda Yunus Ö. kaçıp gitmeye
çalıştı. Evi dergâha yürüyerek 2-3 dakikalık mesafedeydi. Büreyde Ö.
kilitlediği kapının önüne geçti. Çıkmasına izin vermedi. Yunus Ö. direndi.
Dergâhtan Yunus Ö
nün “imdat polis” sesleri yükseliyordu.
Şeyh Büreyde Ö. kendisine teslim olmayan
“müridini”
yumruklamaya ba
şladı. Ona sarıldı, ağzını kapatarak
susturdu.


Gücün altında ezilen Yunus Ö. bu kez tuvalete
gitmek için izin istedi. Büreyde Ö., ses çıkarmaması şartıyla müsaade etti.
Yunus Ö. tuvalete girdi. Kapıyı kilitledi. Hızla polisi aradı. Şeyhin kendisini
alıkoyduğunu anlattı. Bu sırada içeriden fısıltıları duyan Şeyh Büreyde kapıyı
zorluyordu. Yunus Ö., telefonu kapatıp çıktı. Bir süre sonra dergâhın kapısında
polisler belirince Yunus Ö., yeniden
“yardım edin” çığlıkları atmaya başladı. Kapıyı açmak zorunda
kalan
Şeyh Büreyde Ö’yü ve şikâyetçi Yunus Ö’yü karakola götürdüler. Polislerin hastaneye
götürdüğü Yunus Ö
nün yediği yumruklar
da doktor raporuyla belgelenmi
şti.


Bir el şeyhi kurtarıyor


Tam “yeni bir
istismarc
ı şeyh skandalı” derken alıştığımız bir şey oldu.
Karakola AKP ile iyi ili
şkileriyle
bilinen
“tarikat
dostu
” İbrahim E.
E. isimli avukat geldi.  
“Tarikat dostu” diyorum çünkü halihazırda ünlü bir tarikat vakfının dost avukatıydı. Sosyal medya hesapları ise AKPdeki
faaliyetleri ile doluydu. Sanki uzaktan bir el, onu
Şeyh Büreydeyi kurtarsın diye göndermişti.


Büreyde Ö., Yunus Öye “aşırı ilgi”sini karakoldaki ifadesinde şöyle açıklıyordu: “Kendisine
bu kadar ilgili olmam
ın sebebi
yakla
şık bir sene kadar önce arkadaşlarla
birlikte denize gitti
ğimizde beni
bo
ğulmaktan kurtarmasıdır.”


Büreyde Ö., Yunus Öye cinsel istismarda bulunduğunu tabii ki kabul etmedi. Aralarındaki münakaşayı Yunus Ö’nün istemediği kişilerle
arkada
şlık etmesine
ba
ğladı. O gece
Yunus
Ö’yü zorla alıkoyduğunu, kapıyı kilitleyip
gitmesine izin vermedi
ğini, dövdüğünü, sarıldığını kabul
etti. Hatta
“Bu kapılar tekin değil seninle
u
ğraşırlar” sözüyle tehdit değil manevi
uyar
ıda bulunduğunu iddia etti.


Herkesin geç gelen adaleti beklediği ülkede
sadece iki günde Büreyde Ö
nün iddianamesi hazırlandı. 9 Mayıs 2017de çıkan
iddianamede Yunus Ö
nün anlattığı
cinsel   istismar olaylar
ı nedense araştırılmamıştı. Suçlama sadece Büreyde Ö’nün de kabul
etmek zorunda kald
ığı “cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden
yoksun k
ılmak” maddesine dayandırıldı. Böylece Büreyde Ö., kurtarıldı. Yunus
Ö., ise dergâhtan ayrıldı ve uğradığı tehditlerle susturuldu.


Bu bataklıktan kurtuluş var


Türkiye son dönemde neredeyse her gün
tarikatları, cemaatleri tartışıyor. Başına sarığı ve sırtına cüppeyi geçirenler
milletin aklını, cebini, belini sömürmeye devam ediyor. Devlet içinde
örgütleniyor. Müritleriyle yeni kalkışmalara hazırlanıyor.


Ben ise bu bataklıktan kurtulacağımıza
ümitliyim. Neden mi?


Bir süre önce o telefonu açmasaydım, 2 yıl önce
üstü örtülmüş bu olaydan hiç haberdar olmayabilirdim. Arayan kişi
“Ben sizinle çok farklı dünya görüşüne sahibim” diyordu. Devam ediyordu: “Bizim camia bunu yazmaz”.


Şeyh Büreyde düzenini yine kurmuş, bugün
etrafında yine çocuk yaştaki gençleri toplamıştı.
“Başka çocuklar yanmasın” diyordu. Dini, sömürü için kullanan bu adamların temizlenmesini
istiyordu.


İnsan, kendi kaderini kendisi çizen yegâne
varlıktır. İnsana umudu bir başkası değil, kendi eylemi getirir. Dün attığımız
adımın sesi bugün çok uzaktan duyulmuşsa umutsuzluğa hakkımız var mı?




LİNK : http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1549690/Gunahk_r_seyhleri_savcilik_kapilarindan_kurtaran_eller.html