İRTİCA & LAİKLİK & TÜRBAN KONUSU

ÖZEL BÜRO NOTU : BİTMİYOR BU
YOBAZLAR BİTMİYOR. HERGÜN PIRTLAK GİBİ BİR ÜNİVERSİTENİN BİR FAKÜLTESİNDEN AKLI
EVVEL SÖZÜMONA BİR AKADEMİSYEN ÇIKIP VATANDAŞA NASIL YAŞAMASI GEREKTİĞİNİ
EMPOZE ETMEYE, AHLAK VE DİN BİLGİSİ DERSİ VERMEYE KALKIYOR. VATANDAŞIMIZIN DA SANKİ
ÇOK İHTİYACI VAR. BU YOBAZLAR GEÇMİŞTE İSTİKLAL MAHKEMELERİNDE ASILDI. ŞİMDİ
HOŞGÖRÜ ORTAMI VE DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN YARARLANARAK TEKRAR CESARET BULDU. AMA
BU İŞLER HİÇ BELLİ OLMAZ. GÜN GELİR DEVRAN DÖNER MAHKEMELER TEKRAR KURULUR.
DEMEDİ DEMEYİN.




“ÇOMÜ
İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Abdullah Akın’ın Cumhuriyeti ve Atatürk
Devrimlerini hedef aldığı basına yansımıştır. Abdullah Akın’ın akıl sınırlarını
zorlayan, insaftan ve izandan yoksun, Cumhuriyete, Mustafa Kemal Atatürk’e
hakaret içeren iddialarının bir bölümü şöyledir:




’12 Haziran 1924.
Camiler kapatılıyor düşünebiliyor musunuz? Camiler satılıyor. Çok özür
diliyorum Çanakkale ve Bursa’da genelev olarak kullanılan camilar var. Ahır
olarak kullanılan camiler var. Türkiye’de camiler kapatıyorlar müessese olarak.
19 Mayıs 1915 gecesi biz burayı savunurken resmi rakamara göre söylüyorum; bir
gecede 51 subay, bunları askeri kaynaklardan söylüyorum, 3 bin 369 er şehit
verdik bir gecede ve 97 subay ile 9 bin 487 askerimiz yaralandı. Toplamda 9 bin
584 yaralımız iki siper arasında 4 gün boyunca kaldı. Sıcak aylardan bahsediyorum.
9 bin 584 yaralı kardeşim bir bardak su verin diye haykırdılar bizler siperden
çıkamadık. Çanakkale koktu. İki taraftan beyaz bayrak çıktı, 8 saatte bunlar
kontrol edilecek. Ortada 16 bin şehit ve yaralımız var. Mümkün olmadı, iki
tarafın da anılarında yazıyor. Büyük kasap kancalarıyla bunları açtığımız
çukurlara çektik, yaralı olanları gömdük. Ezan Türkçeleştirildi. 18 Temmuz 1832
(Kendi ifadesi) birkaç şeyle bunu toparlayayım. 1932, 18 Temmuz sabahı burada
ezan Türkçeleştiriliyor aynı günün akşamı burada akşam, Amerika’da sabah
oluyor. Bizi orada Birleşmiş Milletler’e kabul ediyorlar. Bunun şartı ezanın
Türkçeleştirilmesi idi. Çünkü ezanı Türkçeleştirdiler, camileri kapattılar.
Harf Devrimi yaptılar bizi güya 600 yıllık Osmanlı anayasasından, milleti bir
arada herkesin hakkını vererek yaşatıldığı bir kanundan kopardılar. Bize bir
İsviçre Medeni Kanunu, bir Alman Ceza Kanunu, bir İtalyan Kanunu verdiler.
Başımıza bir şapka, ayağımıza pantolon giydirdiler, güya medeni olduk.’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir