Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Faşizm geliyorsa nasıl
yaşamalı ? Yale Üniversitesi’den Prof. Timothy D. Snyder’in öğütleri

Yale Üniversitesi’nde Holokost (Yahudi Soykırımı)
çalışmaları yürüten Profesör Timothy Synder’in faşizm koşullarına göre nasıl
yaşanması gerektiğini anlattığı öğütleri

Faşizm geliyorsa nasıl yaşamalı? Yale Üniversitesi’den
Prof. Timothy D. Snyder’in öğütleri

Timothy D. Snyder’den Öğütler Yale’de Holokost
çalışmalarında Profesör Timothy Snyder’den uyarlanmıştır.

(Çeviren/Derleyen: Prof. Zeynep Dİrek – İstanbul
Üniversitesi)

1. Öğüt

Otoriterliğin gücünün büyük bir kısmı bizim ona
kazandırdığımız bir güçtür: Şimdilerde yaşadığımıza benzer zamanlarda, baskıcı
bir hükümetin uygulamaları yüzünden zarar görmekten çekinen insanlar o
hükümetin kendilerinden daha neler isteyebileceğini düşünürler. Hükümet bunları
talep etmeyi henüz aklına getirmemiş olabileceği veya göze alamadığı halde,
insanlar kendilerine uygulanacağını hayal ettikleri baskıya göre hareket etmeye
başlarlar.

Öngörüye bağlı itaat, hükümete halka daha fazla ne
yapılabileceğini işaret eder ve özgürlüğün kaybını hızlandırır.

Bunu şimdiye kadar yapmış olabilirsiniz, bundan sonra
yapmamaya dikkat edin.

2. Öğüt

Elde kalan kurumları savun. Savunulacak kurum bir gazete,
bir okul, bir üniversite, bir sivil toplum örgütü, bir dergi, bir sanat kurumu,
bir dernek olabilir. O kurumlarda etkin olmaya çalış, hiç olmazsa varlığını
hissettir. Bir davayı takip et. Bir gazeteyi satın alarak yaşat. Biz kurumları
sahiplenmezsek, onlar için ve onlar adına harekete geçmezsek kurumlar hiçbir
zaman bizim olmazlar. Kurumlar kendi kendilerini savunamazlar. Baştan beri
sahiplenilip savunulmazlarsa faşizm geldiğinde kurumlar domino taşları gibi
düşerler.

Ek: Başkalarıyla mutlu hayat ancak adil kurumlar varsa
mümkündür diyor Paul Ricoeur. Kendi hayatına çekilmek, kendini toplumsal
olayların akışına teslim etmek sana mutluluk getirmez, çünkü kurumsal adaletin
olmadığı yerde mutluluk da yoktur. Mutluluk içte yaşanan bireysel bir ruh
haline indirgenemez.

3. Öğüt

“Faşizm koşullarında en büyük devrimcilik, işini iyi
yapmaktır.” (W. Benjamin)

Faşist rejimlerde devlet liderleri kötü örnek oluştururlar:
Onların muktedir kıldığı bazı kişilerin artık yasaya uymama özgürlüğü vardır.
Bazı kişilere, gruplara rant, talan, yalan özgürlüğü verilmiştir; zayıflara da
sadece yalanlara inanma, katledilme, tecavüz edilme özgürlüğü kalmıştır.

Böyle zamanlarda, normal halde işler düzgün yürüdüğü için
kullanılması pek gerekmeyen meslek ahlakı dilinizi hatırlayın. Meslek ahlakı,
adil pratiği savunmaya yarar. Avukatlar işini iyi yaparsa, yargıçlar işini iyi
yaparsa bir hukuk devletini yıkmak zorlaşır. Bu diğer kurumlar için de geçerli.
Kurumlar insanlar sayesinde vardır. Meslek ahlakı, muktedirin sizden yapmanızı
talep ettiği yanlış işleri niye yapamayacağınızı gerekçelendirmeye yarar.

4. Öğüt

Politikacıları dinlerken bazı kelimeleri nasıl
kullandıklarına dikkat edin. Bu kelimeleri sorgulamayı öğrenin.
“Terörist”, “vatan haini” gibi kelimeler çok geniş bir
anlamda kullanılmaktadır. “Olağanüstü hal”, “aciliyet” gibi
çok önemli kavramları duyduğunuzda uyumayın.

Olağanüstü halde hükümet yetkililerine göre terör, devletin
bekasına karşı olduğuna hükmettikleri tutumların bütünüdür. Küçük bir çocuğun
yaptığı yaramazlık, mini etekli bir kadın, öpüşen eşcinsel bir çift, bir
popstarın bir mitinge katılma davetini geri çevirmesi, facebook’ta bir haber
sitesinde çıkmış bir haberi paylaşmak, barış için verilen bir imza, bir
gazeteyi okumak, sembolik dayanışma eylemleri terör ile yan yana getirilebilir.
Terör unsuru olarak algılanan şeyler yeri geldiğinde taş, sopa, flama veya bir
baret dahi olabilir.

Peki, gerçekte terör nedir? Terörist diye kime denir?
Teröristlerin amacı veya hedefi nedir?Terör kelime anlamıyla herhangi bir amaç
uğruna, konu ile ilgisi olmayan bireylere yöneltilmiş şiddet eylemlerinin
bütünüdür. Terörist siyasal davasını kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak
davranışlarda bulunan, eylemler yapan kimsedir. Politikacılar, gazeteciler,
yazarlar terörist değildirler.

Yurtsever dil kullanılarak şiddete başvurmayan insanların
“terörist” olarak adlandırılıp dışlanmasına veya cezalandırılmasına
öfkelenin, öfkenizi uygun bir dille ifade edin.

5. Öğüt

Akıl almaz şeylerle karşılaştığında, örneğin ülkede bir
yerde bir canlı bomba patlayıp yüz kişi öldüğünde veya başka bir terör eylemi
gerçekleştiğinde sakin ol ve şunu hatırla: tüm otoriter rejimler, iktidarlarını
daha da sağlamlaştırmak için böyle saldırılara gerek duyarlar, sivillerin zarar
gördüğü böyle olaylara göz yumar, kışkırtır, hatta planlar ve
gerçekleştirirler. Bu olaylara tanık olan insanlar korkacak, endişeyle
yaşayacak, hayatlarını daraltacak, özgürlüklerini daha az talep edecek,
kendiliğinden hareket etme güçlerini, bir araya gelme isteklerini
kaybedeceklerdir. Bu duygulara kapılan bir halkın, güvenlik gerekçesiyle
özgürlükleri elinden alınsa bile güçlü bir lideri destekleme eğilimi artar.
Reichstag yangınını düşün. Hitler bu olayı bahane ederek güçler ayrımını ve
dengesini ortadan kaldırmış, çok partili siyasal hayatı sona erdirmiştir. Bu
eski bir oyundur, bu oyuna gelme.

6. Öğüt

Dile özen göster. Herkesin kullandığı cümleleri
kullanmaktan kaçın. Herkesin söylediği bir şeyi söyleyeceksen bile onu nasıl
söyleyeceğine kafa yor. Sadece ne dediğin önemli değil, nasıl dediğin de çok
önemlidir. Faşizme karşı mücadele faşistlerin kullandığı dili kullanarak
yapılamaz. Düşünen, kavramaya çalışan, kavramsallaştıran, sorgulayan, şüphe
eden, ötekini dinleyen, duyan, hisseden, hatta konuşturan bir söyleme biçimi
edinmeye çalış. Toplumsal olaylar karşısında kitlelerin kapıldığı heyecan,
hiçbir ‘şok’ seni bu dilden vazgeçiremesin. Tepki dilini o anda kuramıyorsan
tepki verme, daha sonra konuş.

Küfretme: küfrün kadın nefreti, cinsiyet temelli nefret
söylemi, erkek iktidarını güçlendiren bir dil olduğunu aklında tut. Küfür,
öfkesinin sebeblerini açıklayacak kadar düşünmeye ve konuşmaya vakti
olmayanların çaresizliğidir. Lümpen faşistler böyle konuşur. Öfke dilini
kullan, öfkeni ifade et, fakat bunu yaparken düşünmeyi bırakma.

Yatmadan önce internete girme. Elektronik aletlerini yatak
odası dışında bir yerde şarj et ve oku. Bunun sebebi şu: Sadece sosyal medya
okumamalısın. Düşünce dilini inceltmek, geliştirmek için kitap okumalısın.
Yaşadıklarımızı daha iyi düşünmek için ne okumalı? Belki Václav Havel’in
Güçsüzlerin Gücü’nü, George Orwell’in 1984’ünü, Czesław Milosz’un Tutsak
Edilmiş Akıl’ını, Albert Camus’nün Başkaldıran İnsan’ını, Hannah Arendt’ın
Totalitarizmin Kaynakları’nı ya da Peter Pomerantsev’in Hiçbir Şey Doğru Değil
ve Herşey Mümkün’ünü.

7. Öğüt

İtiraz et. Birileri etmeli. Doğruyu söyle. Birileri
doğruyu söylemeyi göze almalı. Bu senin karakterin için de önemli. Ne fazla
gözü kara ol ne de çok korkak biri: Cesaret söyleyeceklerini doğru zamanda,
uygun bir dille söyleyerek iki uçtan kaçınıp ortayı düşünerek bulmaya denir.
Elbette hiçbirimiz kendimizi kolayca ele vermemeli, hapse girmemeye
çalışmalıyız. Ama biz bile konuştuğumuz için hapse giriyorsak dışarısı
içerisinden çok daha kötü hale gelmiş demektir. İnsan cesurca konuşa konuşa
cesur biri olur. Bunu yapamazsak, yavaş yavaş yalanların içinde kendimizi de
kaybederiz. Zamanla bizden eser kalmaz. En büyük kayıp hakikatin kaybı,
kendiliğin kaybıdır.

Sözde ve davranışta etrafa uyum sağlayarak, sürüden biri
gibi davranmaktan vazgeç. Çoğumuza çocukken öne çıkmamayı, göze batmamayı,
böylece daha az zarar göreceğimizi öğretmişlerdir. Şimdi farklı bir şey yapmak
ya da söylemek insana kendisini garip hissettirebilir. Çoğunluk susarken
konuşmak seni tedirgin edebilir. Fakat zaten artık herkes tedirgin değil mi?
Tedirginlikle yaşamayı başarıyorsak biraz daha tedirgin olmayı göze alabiliriz.

Aslında içinde bulunduğumuz şartlarda, bu huzursuzluk
olmadan özgürlük mümkün değil. Sen bir örnek oluşturduğunda, sessiz çoğunluktan
olmanın efsunu ortadan kalkar, korku eşiği daha kolay aşılır, diğerleri de seni
takip edip itiraz etmeye başlayacaktır.

8. Öğüt

Doğru ile yanlışın birbirinden ayırt edilebileceğine,
gerçeği bulabileceğimize ve doğruyu söyleyebileceğimize inan.

Gerçeğe ulaşma çabanda seni yoran, umutsuzluğa kaptıran,
hakikat arayışından vazgeçmene sebep olabilecek bir bilgi kirliliği, siyasi
çarpıtma, algı operasyonu, savaş propagandası var. Ülkede medya iktidarın
söyleminin dışına çıkamıyor. Farklı düşünen gazetecilerin çoğu hapiste. Gerçeğe
savaş açılmış sanki.

Medyaya bakarak savaş bölgelerinde ne olduğuna karar
vermek zor. O bölgede çıkarları olan veya bilfiil savaşan devletler kendi
amaçları doğrultusunda açıklamalar yapmaktalar. Sivil halktan kişiler kendi
deneyimlerini aktarmaya çalıştıklarında onlar da, terörist olmakla suçlanıyor.
Sosyal medyada muktedirlerin binlerce trolü dolaşıyor, sırf söyleme aykırı
deneyimlerin bize iletilmesini engellesinler, biz gerçeğe ulaşamayalım diye.

Faşizmde yalanın toplumsal olarak örgütlendiğine tanıklık
ederiz. Halkın bir kısmının bunu fark ettiğini, kabul ettiğini ve artık
hakikatle, gerçekle, olgularla ilgilenmemeye başladığını hissederiz. Normal
zamanlarda ahlaksızlık olarak görülen edimler artık kanıksanmaktadır.
Muktedirin topluma söyledikleri yalanların, çelişkilerin, tutarsızlıkların,
saçmalıkların artık önemi yoktur. Kitleler güçten yana olmayı varoluşunun
koşulu gibi görmektedir.

Bu durumda sana da çeşitli söylemler arasında dolaşmak,
farklı söylemleri, sözleri, yazıları birbiriyle karşılaştırarak hakikate
ulaşmaya çabalamak kalmıştır. Her okuduğuna inanmaman, bağlamı gözden
kaçırmaman, satır aralarını okuman, safsataları ayırt etmen, yapılan
konuşmaların performatif boyutunu gözden kaçırmaman gerekir.

Dil gerçekliği şekillendiriyor elbette ve bunu yapmaya
aday birden fazla dil var. Gerçeğe ulaşma çabanda başkalarının somut
deneyimlerine, yaşananın diline öncelik vermeyi ilke edin. Tanıklıkları dinle.

Olgular çıplak değilse bile olgular yoksa özgürlük de
yoktur. Eğer hiçbir şey doğru değilse iktidarı da kimse eleştiremez, çünkü
eleştirinin bir zemini yoktur. Hiçbir şey gerçek değilse, herşey gösteriden
ibarettir. Parası olan düdüğü çalıyor demektir.















































































LİNK : http://siyasihaber3.org/fasizm-geliyorsa-nasil-yasamali-yale-universitesiden-prof-timothy-d-snyderin-ogutleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış