İran’a uygulanan silah
ambargosu bitiyor Yeni bir gerilim mi yoksa müzakere fırsatı mı ???


Dünyayı tehdit eden koronavirüs salgını
ile birlikte ABD-İran gerilimi bir süredir geri planda duruyor. Ancak İran’a
uygulanan silah ambargosunun bitiş tarihinin yaklaşması nedeniyle iki ülke
arasındaki gerginlik yeniden tırmanacak gibi görünüyor.


2231 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik
(BMGK) kararı uyarınca İran’a uygulanan silah ambargosu Ekim 2020’de sona
eriyor. Söz konusu karara göre, İran’a yönelik silah alım-satım yasağı
kaldırılması öngörülüyor. Bu karar daha önce İran’ı nükleer programı konusunda
müzakere masasına oturmaya zorlamak hedefiyle alındı. BMGK bu çerçevede 1747,
1803 ve 1929 sayılı kararları kabul etmişti.


Bu yasağın kaldırılmasının birtakım
yansımaları olacaktır. Dolayısıyla ilgili taraflar yani ABD ve İran buna
hazırlıklı olmak isteyecektir. Ambargonun bitiş tarihinin yaklaşmasıyla beraber
taraflar arasındaki tansiyon da yükselecektir.


İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Eylül
2019’da yaptığı açıklamada, “Eğer biz nükleer anlaşmada kalmaya devam edersek,
silah alım-satım yasağı kaldırılacaktır. Böylece istediğimiz silahı alıp
satacağız. Eğer nükleer anlaşmada kalmaya devam edersek önümüzdeki yıl çok
önemli siyasi, güvenlik ve savunma hedefimize ulaşacağız” ifadelerini
kullanmıştı.


ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 28 Şubat
2020’de ABD Senatosu’na bağlı Dış İlişkiler Komitesi’nde yaptığı konuşmada,
uluslararası topluma, BM’nin İran’a uyguladığı silah ambargosunun uzatılması
çağrısında bulunacaklarını belirtti.


2015’te Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP)
çerçevesinde devam eden müzakere sürecinde İran, nükleer anlaşma yürürlüğe
girer girmez silah ambargosunun kaldırılmasını talep etti. Rusya ve Çin bu
talebe destek verirken, ABD kısıtlamaların devam etmesi için baskı uyguladı.
Sonuç olarak BMGK’nın 2231 sayılı kararının B Eki uyarınca ambargonun 5 yıl
süreyle uzatılmasına karar verildi.


ABD ambargonun yeniden uzatılması
konusunda en büyük desteği Avrupa’dan bekliyor. Pompeo’nun açıklamalarına
bakılırsa ABD yönetimi ayrıca Çin ve Rusya’yı BMGK’nın ambargoyu uzatma
kararına karşı veto hakkını kullanmamaları hususunda ikna etmenin peşinde.


İran ise ambargonun kaldırılmasının
ardından silah alım-satımı konusunda hazırlıklarını yapıyor. Bu konuda Rus ve
Çinli müşterilerden beklentisi olan İran aynı zamanda hava filosunu yenilemek
için pazarda bu konudaki arayışını sürdürüyor. Nitekim Nisan 2019’da Rusya’nın
başkenti Moskova’da düzenlenen Uluslararası Güvenlik Konferansı katılımcıları
arasında İran da bulunuyordu. İran geçen yıl Rusya ve Çin’in savaş uçaklarının
satışıyla ilgili teklif getirdiğini bildirmişti.


ABD, ambargo süresinin uzatılmasıyla
ilgili birtakım sorunlarla karşılaşabilir. ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi
nedeniyle, BMGK tarafından uygulanan bazı yaptırımların uzatılmasıyla ilgili
‘snapback mekanizmasını’ aktif hale getiremeyecek.


Bu hususta bir başka engel ise ABD’nin
İran ile ilgili almak isteyeceği kararın önünde duran Rusya ve Çin’in veto
hakkı. Rusya’nın bu hususta ABD’nin taleplerine rıza göstereceğine dair
herhangi bir işaret görünmüyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın 3 Mart tarihli
açıklamasında, “Kongre’de, ABD’nin Rusya ve Çin’i İran’a yönelik silah
ambargosunun uzatılmasını öngören BMGK karar tasarısını veto etmemesi için ikna
etmeye çalışacağı söyleniyor. Ancak Güvenlik Konseyi’nde bu konuyu gündeme
getirmenin bir anlamı yok” ifadeleri kullanıldı.


Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan
aktardığı habere göre, Rusya’nın yanı sıra Almanya, İngiltere ve Fransa’dan
oluşan AB troykası’nın da bu meselenin BMGK’ya taşınmasına onay vermesi
beklenmiyor. Ayrıca Rusya’nın ABD ve AB arasında İran’a karşı koordinasyonun
olmamasından faydalanması da mümkün.


Rusya, ABD’nin özellikle silah satışı
konusunda İran’a daha fazla yaptırım uygulama arzusuna muhalefet etse de İran
için çizilen hareket alanının sınırlarını gözetiyor. Şöyle ki, İsrail Başbakanı
Binyamin Netanyahu’nun Danışmanı Ariel Bolstein daha önceki açıklamasında, İsrail’in
İran’a yönelik gelişmiş silahların satılmaması yönündeki talebinin Moskova
tarafından en az iki kez kabul edildiğini, buna karşılık Tel Aviv’in de
Rusya’nın talebi üzerine Gürcistan’ı silahlandırmayı reddettiğini söyledi.


Dolayısıyla Washington, silah ambargosunun
uzatılmasında başarısız olursa muhtemelen Avrupa’yı Tahran’a yaptırım uygulama
konusunda ikna etmek için çabalayacaktır. Ancak Avrupa’nın İran’ı nükleer
anlaşmada kalmaya devam etmesi için ikna etmeye çalıştığı bir dönemde söz
konusu seçeneğin ne derece etkili olacağı tartışma konusu.


İran’a yönelik silah ambargosunun
uzatılması Tahran’ın bölgedeki emellerine darbe indirilmesi açısından büyük
önem taşıyor ama aynı zamanda yeni güvenlik sorunlarını da beraberinde
getirecekti. İran’ın nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltma yönünde attığı
adımlar göz önüne alınırsa, Tahran’a yönelik BM yaptırımlarının yeniden
yürürlüğe konması nükleer anlaşmanın sona ermesiyle sonuçlanabilir.


Uluslararası toplumda İran’a karşı yaşanan
koordinasyon eksikliği Tahran’a ABD baskıları karşısında manevra alanı tanıyor.
İran’ı, 2015’te imzalanan nükleer anlaşmanın aksine bu sefer balistik füzeler,
nükleer dosya ve bölgesel politikaların da yer alacağı daha kapsamlı bir
müzakere masasına oturmaya zorlamak için bu konuda ortak bir tavır
benimsenmeli.


Huda
Rauf


Şarkulavsat