KITALAR & BÖLGELER : BALKANLAR & KAFKASLAR & ORTADOĞU & KÖRFEZ


CELAL RUŞEN : İran’ı Yeni Yılda Ciddi kriz bekliyor


İran İslam Cumhuriyeti 1979 yılından bu yana öyle yada
böyle şimdiye kadar 40 yıllık ömründe çeşitli iktisadi ve askeri ambargolarda
ayakta kalmış ve şimdiye kadar devam etmiştir. Önceki cumhurbaşkanı
“Ahmedinejad” döneminde nükleer faaliyetlerinden dolayı daha geniş kapsamlı
ambargolara maaruz kalan İran, ABD arasında “Obama” döneminde Avropa birliği,
Çin ve Rusya’nın da girişimiyle bir antlaşma yapıldı ve bilindiği üzere o
zamana kadarki bütün ambargoların büyük bir hissesi kalkmış oldu. İran’ın
ABD’de bloke olmuş paraları uçakla İran’a gönderilerek İran rejimine teslim
edildi. Fakat söz konusu antlaşma o kadarda uzun sürmedi.

Obama’dan sonra başkanlık yarışında demokrat aday Hilari klinton’un aksine
cumhuriyetçi aday Trump seçim propagandasından itibaren Yapılmış olan
antlaşmayı Obama’nın yönetimini eleştirmek için kullanarak “kötü bir antlaşma”
diyerek başkan olduğu taktirde yırtıp atacağının sözünü vermişti. Nitekim
öylede oldu. Trump başkan seçildikten sonra hükümet kadrosunun ve
yardımcılarının seçiminden bile İran’a karşı tavrı aşağı yukarı belli oldu. Söz
konusu antlaşma özellikle Avropa tarafının devam etmesi yönünde yoğun baskısı
ve diplomatik girişimlerine rağmen Trump tarafından tek taraflı olarak askıya
alındı. Fakat ABD’nin sürekli üstünde durduğu esas iki mesele vardı. Birincisi
İran’ın nükleer başlık ve uzun menzilli kıtalararası balistik füze geliştirme
programının ortadan kalkması ve ikincisi İran rejiminin dünyada ve özellikle
ortadoğuda yayılmacı politikası güdmesinin sonlandırılmasına dair garanti
alınması. ABD bu kapsamda yeni bir antlaşma yapılması için hazır olduğunu beyan
etti.

Buna karşın İran yetkilileri tek bir ağızdan bu şartların hiç bir şekilde
değerlendimeğe bile alınmayacağını ve yeni bir antlaşmanın hiç bir zaman
gerçekleştirilmeğeceğini açıkladı. Geçen süre zarfında daha geniş kapsamlı
ambargolar uygulanmaya başladı nitekim 2019 yılında Devrim muhafızları ordusu
ve ona bağlı olan İran ve ya dış menşeli paravan firmalar ambargo kapsamına
alınarak tüm faaliyetleri uluslararası biçimde mercek altına alındı. 2020
yılının ilk günlerinden başlayarak İran’ın Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan başta
olmak üzere tüm iktisadi, askeri hareketleri ABD tarafından yakın takibe
alınarak daha etkin ve keskin bir şekilde karşılık verilmesi yönünde zaten
sinyaller vardı fakat ABD tarafından Devrim muhafızları’nın dış kolu olarak
bilinen Kudus gücü tuğayı komutanı Kasım Süleymani’nin Bağdat’ta öldürülmesi
var olan gerilimi daha da yükseltti. Hemen ardında Devrim muhafızlarının
İrak’ta bulunan ABD üstünü füzeyle vurması daha sıcak bir çatışmanın ve resmi
bir savaşın olacağı yönünde uluslararası bir tedirginliğe neden olmuşken son
iki ayda korona virüsünün Çin’den dünyanın neredeyse tüm ilkelere yayılarak
normal hayatı durdurması ilk gündem madde olarak halen ehemiyyetini
korumaktadır.

İran’da bir anda geniş bir biçimde yayılan Kovid-19 hastalığı şimdiye kadar 2
bin üzerinde can kaybına neden olurken bu hastalığın İran ve Çin arasında
yıllardan beri devam eden iktisadi, askeri ve stratejik işbirliğinin bu pandemi
nedeniyle kısa süreliğine olsa bile durdurulmaması ve uçak seferlerinin devam etmesi
yönünde güçlü olasılıklar var. Vürüs nedeniyle de uluslararası boyutta yaşanan
iktisadi krizin gelecek aylarda daha da vahim boyutlarda yaşanacağı tahmin
ediliyor.

Bu arada İran yönetimi ülkeyi saran hastalık karşısında neredeyse aynı durumda
olan üklkelerin akisine elle tutulur bir icraat göstermeyerek ciddi ber
karantina uygulamasının yapmaması da tartışma konusu oldu. Fakat İran
yönetiminin böyle bir karantina ugulamamasının esas nedeni ülke ekonomisinin
küçük çaplı bir karantina ugulamasının maliyetini karşılamamaktır. Nitekim son
iki hafta içinde İran resmi makamlarının esas gündemi hastalık değil belki
ambargolardır. Bir kaç ülkeden İran’a geniş yardımlar yapılmasına rağmen İran,
ABD ambargolarının ülkenin sağlık sisteminin hastalıkla mucadelede yetersiz
kaldığını savunurken ABD yetkililerinden bir kaç defa yardım çağrısı geldi.
İran isterse her türlü yardıma hazır olduklarını beyan eden ABD’ye İran
yetkilileri başta Hamenei olmak üzere peş peşe olumsuz yanıtlar geldi. Pompeo
son açıklamasında İran’ın ABD’nin 100 milyon dolarlık ilaç ve tıbbi yardımını
kabul etmediğini beyan etti.

Ekonomilerinin petrol ve doğal gaz ihracatına bağlı olan ülkeler son petrol
fiyatlarının düşmesi sonucu ciddi bir biçimde başka ülkerle mukayesede daha
ciddi bir krizle karşı karşıyayken İran’ın durumu çok daha farklı ve çok daha
ciddi gözüküyür. Bir taraftan ambargolardan ciddi bir şekilde etkilenen İran
ekonomisi hiç bir biçimde bölgede yürüttüğü yayılmacı politikasından taviz
vermeyerek ülkenin zaten kısık bütcesinin ciddi bir kısmını güdümünde haraket
ettiği terör örgütlere aktarmağa devam ediyor.

İran merkez bankasının yeni yıl için yüzde otuzun üzerinde bir enfilason
sinyali şimdiden gelecek aylarda özellikle halk açısından ciddi bir şekilde
ekonomik ve geçim zorlıklarının olduğu kaçınılmaz gözüküyor.

Aynı zamnda İran yönetiminin halkı rahatlatmak için yaptıkları açıklamaların
aksine uluslararası piyasalarda petrol fiyatının İran petrolünün üretim
maliyetinin aşağısına düşmesi bu yıl çok ciddi bütçe açığının oluşmasına neden
olacakken, İran yönetimi açısından tümüyle bir değişime sebebiyet vermese bile
şimdiye kadar görülmemiş sistem içi yeni değeşimlere neden olabilme olasılığı
vardır.


Celal Ruşen


Kafkassam İran Masası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir