İnternette veri
güvenliğini sağlamak için 5 ipucu


Facebook,
Google ve diğer mobil uygulamalar kullanıcıların verilerini toplarken bunlara
karşı nasıl koyabileceğinizi merak ediyor musunuz? Şu 5 adımı takip ederek
internetin hem keyfini sürebilir hem de veri güvenliğinizi korumuş olursunuz.


Facebook’un
kendisi kullanıcıları hakkında hemen her şeyi biliyor. Sosyal ağ, coğrafi
konumdan eğitim seviyesine, gelirden, kredi kartı bilgileri ve kıyafet
tercihlerinize kadar 98 çeşit bilgi topluyor. Facebook,
Google ve diğer birçok sosyal ağ için temel bilgi kaynağının cep telefonları
olduğuna şüphe yok. Her zaman yanımızda taşıdığımız ve internete erişmek için
kullandığımız akıllı telefonlar bu özellikleri itibariyle 21. yüzyılın en iyi
izleme cihazı haline geldi ve kullanıcılar bilinçli bir şekilde attıkları her
adımı 3. tarafların izlemesine izin vermiş oldu.


Peki neden bu şirketler veri topluyor?


Alışveriş
merkezine adımınızı atar atmaz büyük indirimlerle ilgili SMS aldığınız oldu mu?
Ya da yakınlarından geçtiğiniz restoranla ilgili reklamların aniden
telefonunuzda belirdiği oldu mu? Bunlar asla birer tesadüf değil. Telefonlar
hareketleriniz hakkında veriler iletiyor ve bu şekilde reklamlar tam zamanında
ekranınıza düşüyor.


Telefonunuz
coğrafi konumunuzu, internetteki gezinti geçmişinizi, alışveriş geçmişinizi,
izlediğiniz filmleri aktarır ve tüm bunlar belirli zaman damgalarına bağlıdır.
Kişi, bu bilgilere sahip olmakla bütün hareketlerinizi ayrıntılı olarak
izleyebilir ve öğle yemeği için ne kadar zaman harcadığınızı, o öğle yemeğini
nerede yediğinizi ve ne sipariş verdiğiniz gibi bilgilere sahip olabilir.


Kişisel
bilgileri ele geçiren işletmeler, reklam aracını daha etkili bir şekilde kullanabilir.
Yakın gelecekte neye ihtiyacınız olacağını tahmin edebilir, kullanıcıların
davranışlarını analiz edebilir ve hizmetlerini iyileştirebilirler. Bir yandan,
bu tür şeyler hayatı kolaylaştırırken, diğer yandan korunmasız hissetmemize yol
açar.


Bu uygulamalar neden ücretsiz?


En
popüler uygulamaların neden ücretsiz olduğunu hiç düşündünüz mü?
 Reklamlardan para kazanıyor olmaları bir gerçek. Ancak, reklam
göstermeyen birçok ücretsiz uygulama da var ve pratikte çok daha popülerler.
İşte bu tür uygulamaları kullanırken dikkatli olmakta fayda var.


Zira
ücretsiz olmaları karşılığında kişisel bilgilerinizi topluyor olmaları
muhtemel. Bu şu demek oluyor: Facebook, Google Mail, Google Fotoğraflar gibi
“ücretsiz” hizmetler aslında ücretsiz değil. Bu tür hizmetlerin oluşumu ve
desteklenmesi için büyük bir bedel ödemekteyiz: Kişisel verilerimiz.
Dolayısıyla insanlar Google’ın müşterisi değil, Google’ın birer ürünü olduğunu
anlamak durumunda.


Kullanıcılar
çoğu zaman telefonlarına uygulama yüklerken, kullanım şartlarını bile
okumazlar. Böylece uygulamalar tüm kişisel bilgilere erişebilir.


VPN: Girdiğiniz siteleri kayıt eder


Son
zamanlarda, çok popüler hale gelen birçok ücretsiz VPN servisine ne demeli?
Kısaca özetlemek gerekirse VPN, sizin ve ziyaret etmek istediğiniz web sitesi
arasında bir katman, bir proxydir. Bir Netflix dizisi izlemek istediğinizi
ancak uygulamanın ülkenizde yasaklı olduğunu varsayalım. Bir VPN servisinin
yardımıyla, isteğiniz Netflix sunucularından veri isteyeceği Kaliforniya’da bir
yere gider ve ardından size geri döner. Oldukça güvenli görünen bu durumun bazı
tuzakları olduğuna şüphe yok. Bir VPN servisi bütün bunları bedavaya yapmaz.
 Tüm günlükleri tutarlar ve hangi siteleri ziyaret ettiğinizi bilirler.


Hackread.com’daki
haberi kaleme alan David Balaban adlı kişi bu noktada harika diye bahsettiği
bir uygulamadan örnek veriyor. Getcontact adlı uygulama isminizin
arkadaşlarınızın rehberlerine nasıl yazıldığını bilmenizi sağlıyor. Çok özel
bir bilgi içermeyen bu uygulama bir eğlenceden ibaret ancak uygulamayı
geliştiren kişi, sizden aldığı tam yetki ile ‘kişiler’iniz hakkında bilgi
toplama konusunda iyi bir iş çıkarmış durumda. Öyle ki, dilerse daha sonra bu
cep telefonu numarası veri tabanını üçüncü taraflara satabilir. Bu şekilde, hiç
kullanmadığınız taksi hizmetleri, indirimler hakkında size SMS uyarıları
göndermiş olur.


Facebook seçimlerinizi etkiliyor


Facebook’ta
ne kadar zaman geçirirseniz hakkınızda o kadar bilgi toplandığını unutmayın. Ve
Google bu bilgileri 3. taraflara satar. Facebook hakkınızda çok şey bilir. Post
okumaya ve gönderi paylaşmaya ne kadar zaman ayırdığınızı, linklere nasıl
tıkladığınız ve nasıl iletişime geçtiğinizi bilir.


Facebook’un
adının karıştığı skandaldan haberiniz vardır mutlaka. Şirketin tarihindeki en
büyük veri sızıntısına ilişkin skandalda yaklaşık 50 milyon kullanıcıya ait
bilgiler, ABD başkanlık seçimleri sırasında bir şirket tarafından siyasi
propaganda için kullanılmıştı. Facebook, hakkınızda bilgi toplayıp bunları
işlemek suretiyle gerekli haberleri okumanıza, ülkeyi yönetecek kişiyi
seçmenize, değerler oluşturmanıza ve paranızı harcamanıza yardımcı olur. Veri
analizi ve psikoloji insanlara çok şey yaptırabilir. Örneğin gereksiz ürünleri
size sunmak suretiyle her yıl akıllı telefonunuzu değiştirmenize yol açabilir.


Google daha da kötü


Google’ın
dünyadaki en geniş bilgi dizisini toplayan kuruluş olduğu kesin. Hatta
muhtemelen CIA’dan daha fazlasını biliyor. Google’ın birçok uygun hizmeti ve
kendine ait işletim sistemi bulunmakta: Android. Ayrıca Chrome, Takvim, Posta,
Google Foto, Google Pay, vb. uygulamalarla hakkınızda büyük ve karmaşık veri
dizileri topluyor.


Bugün
Google, fotoğraflarınızı tarihe, yere ve hatta fotoğraftaki kişilere göre
albümlere ayırabiliyor. Youtube ilginç videolar önerebiliyor. Gmail otomatik
olarak diş hekimi randevunuz için hatırlatıcı oluşturabiliyor. Google Haritalar
size yakınlarda iyi bir Tayland restoranı olduğunu söyleyebiliyor. Google Pay,
sizi ödeme kartı bilgilerinizi tekrar tekrar girme zahmetinden kurtarıyor. Ve
işin ilginç tarafı Google bunu tamamen sizin izninizle ve gizliliğe yer
bırakmadan yapıyor.


Ayrıca
Google her ne kadar bunu yapmaktan vazgeçeceğini iddia etse de her bir
e-postayı analiz ediyor. Aksi halde, bir mesajı izlemeniz veya yanıtlamanız
veya bununla ilgili bir hatırlatıcı oluşturmanızı önermesi nasıl mümkün
olabilir?


Peki bütün bunlar arasında kendinizi nasıl
korursunuz?


Modern
teknolojilerin
hakkınızda veri toplamasına izin vermemek için yapmanız
gerekenler:


  1. Asla
    ücretsiz ve doğrulanmamış hizmetlerden yararlanmayın.
  2. Uçtan
    uca şifreleme kullanın. Bu özellik, bazı uygulamalarda, varsayılan ayar
    olarak devre dışıdır ve ayrı bir sohbet oluşturulması gerekir. Örneğin,
    Telegram’daki gizli sohbet.
  3. Mümkün
    olduğunca az bilgi paylaşmak istiyorsanız, Google Chrome’u DuckDuckGo gibi
    diğer tarayıcılarla değiştirmeli ve asla Google hizmetlerine giriş
    yapmamalısınız.
  4. Uygulamanın
    neye erişmek istediğini okumak önemlidir. Bazı uygulamalar sizi gerekli
    olduğuna ikna etmeye çalışabilir. Facebook Messenger, henüz arkadaşlarına
    eklemediğin kişileri bulmak için kişilere erişmeni isteyecek.
  5. Günlük
    bazda ve özellkle halka açık Wi-Fi ağları ile VPN servislerini
    kullanmayın.