‘Ne olur beni Kocaeli T Tipi’ne geri gönderin’


İki engelli çocuğu bulunan eski savcı Seyfullah Çakmak tahliye beklerken,
şehir dışına gönderildi. Eski savcı Çakmak’ın eşine “Engelli çocukların
Çocuk Esirgeme’ye alınabileceği” cevabı verildi.


DUVAR – OHAL KHK’sı
ile ihraç edilen ve ‘FETÖ’ye üye olduğu iddiasıyla tutuklanan eski Kocaeli
Savcısı Seyfullah Çakmak’ın ailesi, iki engelli çocuğunun bulunması dolayısıyla
denetimli serbestlik beklerken Çakmak, Kocaeli Cezaevi’nden Silivri Cezaevi’ne
nakledildi. Seyfullah Çakmak’ın çocuklarının engellilik durumunu belirterek
Kocaeli Cezaevi’ne geri gönderilme talebi kabul edilmedi.


Yüzde 98
engelli iki çocuğun babası eski Kocaeli Savcısı Seyfullah Çakmak, 17 Temmuz’dan
beri tutuklu. “FETÖ” soruşturması çerçevesinde tutuklanan Çakmak çocuklarının
özel durumundan dolayı defalarca tutuksuz yargılanma talebinde bulunmasına
rağmen 9 ay sonra iddianame hazırlanmış ve 2 Ekim’e ilk duruşma tarihi verilerek
tutukluluğu devam ettirilmişti.


Seyfullah
Çakmak’ın eşi Hacer Çakmak’ın çocukların bakıma muhtaç olması nedeniyle babanın
tutuksuz yargılanması yönündeki dilekçesine “çocukların Çocuk Esirgeme
Kurumu’na alınabileceği” cevabı verilirken, itiraz dilekçesine için de “hukuk
müşavirliğinin görüşüne ihtiyaç duyulduğu, daha sonra cevap verileceği”
karşılığı iletildi.


Eski savcının,
“tutuksuz elektronik kelepçeyle beni yargılayın” diye çok sayıda dilekçe
verdiği ama kabul edilmediği öğrenildi. Nakil sonrası Savcı Çakmak bu
sefer “ne olur beni Kocaeli T Tipi’ne geri gönderin” şeklinde dilekçe vermiş
fakat isteği yine reddedilmişti.


Seyfullah
Çakmak’ın tutuksuz yargılanması için çaba sarf eden Çakmak ailesi, Seyfullah
Çakmak’ın Kocaeli Cezaevi’nden, Silivri Cezaevi’ne nakledildiği haberini aldı.
Hacer Çakmak, çocuklarını bırakıp İstanbul’a eşini ziyarete gidemeyeceğini
söylerken, eşinin evi geçindiren tek kişi olduğunu ve ileri derecede engelli
olan iki çocuğuna engelli aylığı da verilmediğini belirtti.


Hacer
Çakmak’ın, T24 yazarı Ömer Faruk Gergerlioğlu’na eşinin tutuklanması sonrası
yaşadıklarını anlattığı mail şöyle:


“Eşim
Kocaeli eski savcısı Seyfullah Çakmak FETÖ soruşturmaları kapsamında 17/07/2016
tarihinden itibaren 270 gündür tutukludur. Kocaeli 2 nolu T Tipi kapalı ceza
infaz kurumunda yatmaktadır 7 aydır tek kişilik odadır, günde bir saat
havalandırma, spor hakkını yalnız başına ve kimseyle temas olmadan kullanmasına
izin verilmektedir Üç çocuğumuz vardır, ikisi engelli yatalak tamamen bakıma
muhtaçtır, eşim meslekten ihraç edilmiştir, ben ev hanımıyım, sosyal güvencem
de bulunmamaktadır, başkaca bir gelirimiz, üzerime kayıtlı menkul gayrimenkul
de yoktur, sadece engelli oğluma ait bir engelli arabası vardır. Neredeyse 18
yıllık evlilik hayatımız hastanelerde geçmiştir, 7 yıl çocuğumuz olmadı, 5. tüp
bebek denemesinde 2005 yılı Kasım ayının 9. gününde doğan ikizlerimiz doğumda
öldü, altıncı denememiz başarısız oldu, yedinci tüp bebek tedavisi sonucunda
29/09/2007 tarihinde büyük kızım Tuğba dünyaya geldi, maalesef “nonketotik
hiperglisinemi” adı verilen doğuştan genetik metabolik bir hastalığı vardı, şu
an 9 yaşında sürekli bakıma muhtaç ve yatalaktır ve karnına bağlanan makine
hortumu ile beslenmektedir, 23/03/2009 da tek sağlıklı çocuğumuz olan Tuğçe
Seher dünyaya geldi, 2013 yılında 3. çocuğumuza hamile kaldım hamileliğin 20.
haftasından itibaren eylül 2013 ilâ 29/01/2014 tarihleri arasında hastanede
sürekli yatmak zorunda kalarak (rahim ağzı açıklığı sebebiyle) Ömer Seyfettin’i
dünyaya getirdim ancak O da büyük ablası gibi hastaydı, bir ay hastanede
kaldık, komada kaldı, bu süre zarfında diğer çocuklarıma eşim baktı,
çocuklarımızın bakım ve gözetiminde en büyük yardımcım halen tutuklu olan
eşimdi. Şu an kızım Tuğba’yı ağırlığı nedeniyle kaldıramıyorum ve kızımı
yıkayamıyorum, ne yapmam gerektiğini biri bana söyleyebilir mi?


“Özetle,
hayatımız bir ayağımız hep hastanede, yılın en az 40 ilâ 60 günü refakatçi
yatılı hastanede geçiriyoruz en az bir o kadarda ayakta tedavi vs. oluyor, eşim
ancak rutin dosyalarını ve işlerini yapabilecek zamanı hastane işleri arasında
fedakarlık yaparak bulmuştur, hep çalışkan gayretli ve takdir toplayan bir
kişilik olmuştur Hal böyle iken eşim, “silahlı terör örgütüne üye olmak,
anayasayı ihlal” gibi suçlamalarla tutuklandı, isnat edilen bu suçlamalarla
eşimin hiçbir ilgisi yoktur, dünyamız, evimiz, hastane ve çocuklardan
ibarettir, adli ve idari dosyada izafe edilen hiçbir somut delil, vakıa ve fiil
yoktur, eşime uygulanan tutukluluk bize verilen bir cezadır, meslekten ihraç da
haksızdır. Eşim mesleğinde her daim çalışkan başarılı ve dürüst özgür bir
geçmişe sahiptir sicili ve mesleki kariyeri başarılarla doludur, buna rağmen
hiçbir unvanlı göreve getirilmemiş, herhangi bir zümreye grup ve siyasal
organın emri otoritesi altına girmemiş, hukukun üstünlüğünü ve Anayasayı
kendine rehber edinmiştir, bunun faturasını da ihraç ve tutuklulukla
ödemektedir. Annem kalp hastası yürüyemiyor, 72 yaşında, O’na 79 yaşında olan
babam bakıyor, ablam epilepsi (sara) hastası, eşimin annesi, babası ve hayatta
olan tek kardeşi vefat etmişlerdir. Bu durumda yalnızım ve kimsem yok.


“Eşimin
ne darbeye teşebbüs eden kişilerle ne de herhangi bir oluşumla ilgisi yoktur,
iki tane yatalak halde çocuğu olan bir kişinin, delilsiz bicimde tutuklanması
onu değil çocuklarımız ve bizi cezalandırmaktır, lütfen sesimizi duyun şu an
kimse yoktur, Türkiye’deki hâkim ve savcılar kendilerine de FETO üyesi derler
korkusuyla hukuka uygun karar verememektedirler, gözümüze baka baka “maalesef
elimizden bir şey gelmiyor” diyorlar, eşim hiçbir disiplin cezası almamasına
rağmen bulunduğu cezaevinde hücreye atılmıştır, inanın ne yapacağımı şaşırmış
durumdayım, bir yanda iki tane yatalak çocuk bir yanda hücreye atılan bir eş,
son çare olarak sizlere yazıyorum, konuyla ilgilenmenizi ve yardımlarınızı
bekliyorum, saygı ve hürmetlerimi sunarım, Hacer Çakmak.”


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet