İlluminati’nin
doğuşu ve sır perdesinin ardındaki gerçekler

İlluminati, dinin
getirmiş olduğu ön yargılara, batıl inançlara ve sosyal hayat üzerinde getirmiş
olduğu olumsuz birçok etkiye karşı koyan bir örgüt olarak ortaya çıkmıştır.
Ancak zaman içinde hakkında sayısız komplolarla anılan, gerçeklerle
söylentilerin birbirine karıştığı bir kavram haline gelmiştir. Peki İlluminati
nedir? İlluminati ne zaman, kim tarafından kuruldu? İlluminati örgütünün
amaçları ne? İşte İlluminati hakkında komplolar ve gerçekler…




İlluminati;
siyasal ve komplo teorileri ile ilgisi olduğu düşünülen bir kelime anlamı
taşıyan bir örgüt. Dinin getirmiş olduğu ön yargılara, batıl inançlara ve
sosyal hayat üzerinde getirmiş olduğu olumsuz birçok etkiye karşı koyan bir
örgüt olarak ortaya çıkmıştır. Ancak ilk olarak bu niyetle oluşturulsa da
sonrasında amaçlarından saptıkları söylenmektedir. Kanıtlanmış bir varlığı
olmayan örgüt; yeni amaçlarında ise; dünyanın düzenini değiştirmek, dinsel
inançları yok etmek, hükümetleri yıkmak, hâkim olan sosyal düzeni yıkarak
yerine kendi istedikleri sosyal düzeni hakim kılmaktır. Dünyanın kontrol
merkezi şeklinde adlandırılmayı hak eden bir örgüttür.







İlk kuruluş tarihi 1 Mayıs 1776 yılında faaliyete başlayan örgüt; Ingolstadt
Üniversitesi kilise hukuku profesörlerinden olan Adam
Weishaupt
liderliği ile beş kişi tarafından kurulmuştur.
Newton’cu fizik bilimini temel amaç olarak geliştiren örgüt; bu sayede
insanların özgür bir düşünceye sahip olmasını sağlayarak birçok dogmatik
düşünceden uzaklaşmalarını sağlayacak etkiler yaratmaktı. İlluminati sözcük
anlamı olarak aydınlanmış olanlar demektir. Gizli bir örgüt şeklinde faaliyet
sürdüren üyeler de gizlenmesi için kod adları kullanmaktaydılar. Aydınlanma
çağı olarak adlandırılan İlluminati örgütü üyeleri birbirlerine gizlilik
yeminleri ile bağlı olan ve itaat konusunda örgüte asla karşı gelmeyen kişiler
olarak görev almayı kabul etmişlerdir. 80 kişiye ulaşan üye sayısı bu şekilde
kaldığı söylenmektedir.


İlluminati
topluluğu 10 yıl gibi bir süre gelişmesi kalan ve bu arada tartışmalar olan bir
topluluk olarak adı geçer. Bazı araştırmalar sonucunda 80 olan üye sayısının
2000 kadar olduğu söylenmektedir. Avrupa’da birçok şubesinin olduğu ve birçok
politikacı ve entelektüel isimlerin aralarına katıldığı söylenmektedir. Diplomat Franz
Xaver von Zwack, Brunswick dükü Ferdinand,Gotha ile Weimar dükleri, Johann
Wolfgang von Goethe ve Johann Gottfried Herder gibi isimler olan bir topluluk
üyesi olduğu belirtilmektedir.


1777 yılında Bavyera yöneticisi Karl Theodor aydınlanmacı
mutlakiyet tarafı olması nedeniyle; bölgede ortaya çıkan tüm örgütleri
yasakladı. İlluminati de bu şekilde yasaklanmış oldu. 1785 yılında Adam Weishaput’un
kaçmasıyla Bavyera hükemetinin bir bildirisiyle örgüt dağılmak zorunda kaldı.







1874 yılında tam olarak yasaklanmış olan örgüt; Alman filozof olan Hegel
tarafından toparlandı. Hegel’in örgüte tekrar girmesi ile yeni bir hava ve
canlanma oluştu. Yeni Dünya Düzeni kavramının savunmasına yarayan antitez
kuramlarının etkisi ile örgüt yeniden doğdu. İlluminati örgütü geçmiş bir
tarihe dayanması ve bilgilerine ulaşılması açısından zo olduğu düşüncesi taşısa
da hala bu örgüte hizmet eden birçok hükümet adamı olduğu savı sürekli gündemde
olarak yer almaktadır. Birçok yazar ve araştırmacı; birçok ABD başkanının bu
örgüte üye oldukları yönünde açıklamaları bulunmaktadır.


Günümüzde de dünya güçleri arasında yer alan birçok isim ile 10
yönetici ve 300 tane üyesi ile hala geçerliliğini korumaktadır. Toplumsal
hayatın içerisinde yer alan; sanatçı, politikacı, bankacıların da aralarında
bulunduğu söylenmektedir. Bunun yanı sıra Hollywood film sektörü dahi bu güçler
tarafından kontrol edildiği belirtilmektedir.


İlluminati Komplo Teorileri Nelerdir?


İlluminati örgütünün Yeni Dünya Düzeni oluşturmak için birçok
faaliyetleri planlı ve programlı bir şekilde sürdürdükleri birçok araştırmacı
tarafından belirtilmektedir. Tek devlet ve tek din ilkesini yerleştirmek ve var
olan dünya düzenini yıkarak bu amaca ulaşmak için her yolu denemek. Bunun için
ekonomik krizler yaratmak, dünya ülkelerinin birbirine karşı savaşmasını
sağlamak ve devletleri birbirine karşı körüklemek olduğu araştırmacılar
tarafından ortaya sunulan savlardır. İlluminati tarihte ortaya çıkan ve hala
oluşmakta olan birçok savaşta ya da anlaşmazlıklarda etkili olarak görev alıyor
yönünde birçok fikir ortaya atılmaktadır. Waterloo Savaşı, Başkan Kennedy’nin
vurulması ve Fransız İhtilalı bu durumlara örnek olarak gösterilmektedir. Gizli
bir yapısının olması nedeniyle bu savların gerçekleştirilmesi imkansız hale
gelmektedir. Yıl içerisinde bir kez toplanan İlluminati; ona göre strateji
belirleyerek hedefler oluşturuyor. Dünya üzerinde örgüt adına hareket eden kişiler
tarafından planlar ve stratejiler uygulanmak üzere organize ediliyor. Bu örgüt
işlerinde en çok rol alan ülkelerden biri olan ABD bu konuda önde olan
ülkelerden birisidir. Ayrıca ABD doları üzerinde yer alan İlluminati sembolü
olan üçgen bunu açıkça da ortaya koyuyor.


İlluminati ile ortaya atılan bazı gerçekler ise; Deccal ve Şeytana
taptıkları yolunda ortaya atılmaktadır. Bu iddiaların yalan olması halinde dahi
gençlerin dinden uzaklaştırılması için yapılan bir uygulama olarak ortaya
atılıyor. Özellikle genç beyinlerde bilinçaltına yönelik empoze edilmesi
amaçlanan bu durum; filmler, şarkılar ve oyunlar gibi birçok yoldan aşılanarak
hayata geçiriliyor. Hatta birçok Holywood yapımı çizgi filmler de bu konuda
bilinçaltı çalışması yapacak şekilde oyunlar sunuyor.


Örgütün faaliyetlerini yerine getirmek ve dünyada birçok yere
ulaşmak ve her yönden istenileni yaymak ve oluşturmak için bir maddi kaynak
gerekliliği bu konuda birçok aracın olduğu yönünde. Dünyanın en zenginlerinden
olan David Rockefeller; bu oluşturulan yapılanma içerisinde kaynak oluşturarak
yer alıyor. Ayrıca bu durum örgütün ulaşabildiği kaynakların dünya ülkelerinden
fazla olduğuna da şaşmamak lazım! Yalnızca Rockefeller bile dünya ülkelerinden
yarısının çoğundan daha fazla servete sahip. Bunun yanı sıra dünya üzerinde
önemli örgüt üyelerine sahip İlluminati örgütü; sınırsız bir maddi kaynağa
sahip demek zor olmasa gerek. Yani kısacası hayatımızın içerisinde her yerde bu
örgüte dair bir iz ya da bir el bulmak mümkün sanırım.