Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

FARUK
AKSOY : Düzce felâketinin sebebi yağmur bombaları mı ?
??


Önce
işin haber kısmını anlatayım…


Sakarya’nın Karasu ilçesine bağlı Darıçayırı Mahallesi’nde oturan
vatandaşlar son zamanlarda bomba sesine benzer bazı patlamalar duyuyorlar.


Nedir ne değildir araştırırken, bu patlamaların Tarım İşletmeleri
Genel Müdürlüğü TİGEM’in, bir firmaya meyve sebze yetiştirilmek üzere
kiralandığı araziden geldiğini öğreniyorlar.


Bu arada…


Darıçayırı Mahallesi’ne ve yakın çevresine uzun süredir yağmur
yağmıyor.


İlçe merkezini, civardaki yerleşim yerlerini sel götürüyor ama
Darıçayırı’na ve çevre köylere bir damla düşmüyor.


Vatandaşlar firma yetkilileriyle görüşüyorlar, patlamaların
sebebini soruyorlar, ne patlattıklarını öğrenmek istiyorlar.


Kendilerine şöyle bir açıklama yapılıyor:


Hasadı yaklaşan meyve ağaçlarını doluya karşı korumak için su
toplayan bulutları dağıtıyoruz. Attığımız şey bu bölgeyi dolu riskinden
koruyor.


Ee peki, bu attığınız şey sadece doluya karşı mı etkili oluyor,
normal şartlarda bu mevsimde buralara düşmesi gereken yağmur nereye gidiyor,
diye sorunca…


Tısss, ses yok.


Muhtarıydı, azasıydı, yurttaşıydı, toplanıyorlar, bir basın
açıklaması yapıyorlar.


Sakarya Valiliği önce muhtarları uyarıyor, gereksiz yere ortalığı
velveleye vermeyin, diyor.


Etrafta binlerce dönüm ekili dikili araziye yağmur düşmeyince,
fındığıdır, mısırıdır, susuzluktan boynunu bükünce üreticiler daha yüksek sesle
bağırmaya başlıyorlar.


Valilik, bilirkişi heyeti gönderiyor, çeşitli incelemeler
yaptırıyor.


Heyetin raporuna göre TİGEM’in arazisini kiralayan firmaya yaptığı
bu uygulamayı durdurması yönünde talimat veriliyor.


Bulut dağıtıcı bombaların atılması yasaklanıyor ve yasakla
birlikte üç gün içinde şakır şakır yağmur yağmaya başlıyor.


Olay bundan ibaret…


Şimdi biraz analiz yapalım, geniş düşünelim.


Ben Sakaryalıyım, o bölgede doğdum, oraların dağını bayırını,
çayını deresini, ovasını gölünü çok iyi bilirim.


Daha on yıl önce aynı bölgede, derenin kenarına çimento fabrikası
kurmak için birileri arazi satın aldı.


Binlerce dönüm fındık bahçesi, mısır tarlası, bağı bostanı, kurdu
kuşu büyük bir felaketin eşiğinden döndü.


Bizimkiler toplandı…


Günlerce eylem yaptı, kadınlar belediye başkanının makamını bastı,
dişleriyle tırnaklarıyla haklarını aldı.


O çimento fabrikası için düzenlenen usulsüz ÇED raporları ortaya
çıkarıldı.


Uzun süren mahkeme sürecinin ardından vicdanlı yargıçlar, bu
fabrika buraya kurulamaz, bu doğa katledilemez, dedi ve dosya kapandı.


Kader mi dersiniz, kısmet mi dersiniz, ne dersiniz bilemem…


Çimento fabrikasını durduran ahali şimdi de meyve üretmek için
devletin arazisini kiralayan bir firmanın yağmur bombalarıyla uğraşıyor.


Haa, şunu da söyleyeyim…


Elbette fenni tarım yapılacak, üretim artırılacak, milyonlarca
dolar yatırım yapıldı oraya, on binlerce meyve fidanı dikildi, emek verildi.


Fakat bunlar yapılırken oranın esas sahipleri, yerlileri,
köylüleri, üreticileri de hesaba katılacak.


Sen, şeftalimin, kivimin üstüne yağmur düşmesin, leke olmasın diye
bomba atıyorsun da, etraftaki arazilerde yağmur bekleyen fındığın, mısırın,
arpanın, buğdayın hakkı ne olacak?


Sen, malımı Avrupa’ya satacağım diye iklimi değiştiriyorsun da,
altı yüz yıldır orada ekip biçen köylüler ne yapacak, taş mı yiyecek?


Sadece bu değil…


Bakın millet ne konuşuyor, onu da aktarayım size.


İnsanlar diyorlar ki…


Bu bombalar yağmur bulutlarını buradan sürdü, bulutlar bir yerde
toplandı, dağınık halde bütün bölgeye yağması gereken yağmur Düzce’ye yağdı,
sel ortalığı yıktı geçirdi.


Şimdi ne diyeceksiniz bu işe, nereye gitti onca bulut, nereye
yağdı o yağmur?


Etraflıca bir düşünün bakalım, peşin hükümlü olmayın, köylülerin
abartması işte, demeyin.


Bu insanlar gökyüzüne bakınca bir hafta sonraki hava durumunu
tahmin ediyorlar, öyle küçümsemeyin toprak insanlarını.


Son bir şey daha…


Merak ettim, bu yağmur düşmanı bombayı kim yapmış, nerde yapmış,
niçin kullanmış, diye.


İşin o tarafı da enteresan…


Bir otomobil fabrikasında araçları banttan indirip açık otoparka
çekiyorlarmış.


O bölgeye de ara ara dolu yağıyormuş…


Bunlar da sıfır kilometre, cillop gibi otomobiller doluya
tutulmasın, tavanlarında ezikler oluşmasın, camları patlamasın diye böyle bir
yönteme başvurmuşlar.


Havaya attıkları bombalarla bulutları fabrikanın otoparkından
kovmuşlar.


Yahu Allah aşkına…


Allah aşkına uğraşmayın artık doğayla, bozmayın düzeni, zaten
pamuk ipliğine bağlı yaşıyoruz.


Dudakları çatlamış insanlar ellerini ters çevirip yağmur duasına
çıkıyor, siz iki bomba fırlatıyorsunuz havaya, tenezzülüm yok, diyorsunuz.


Vallahi iflâh olmazsınız, çocuğunuz olmaz, çocuğunuz!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış