• HAYVANLARIMIZ DOSYASI /// Hayvan Bilinci : Çektikleri Acının Farkındalar Mı ???
  • Yayın Tarihi : 29 Mayıs 2019 Çarşamba
  • Kategori : HAYVAN İSTİSMARI & HAYVAN HAKLARI & HAYVAN DÜNYASI


Hayvan Bilinci : Çektikleri Acının Farkındalar Mı ???

Hayvanlar çektikleri acının farkındalar mı? İnanın ya da inanmayın, hepimiz bu soruyu en az bir kere sormuşuzdur. Evcil bir hayvanı olan ve ya bir hayvanı seven bir kişinin bu sorunun cevabından %100 emin olduğunu söylemek güvenlidir. Ancak, sinir bilimi hayvan bilinci hakkında ne diyor? Gerçekte bilim, hayvanların kendi bilinçlerinin olduğuna ve kendi içlerinde neler olup bittiğinin farkında oldukları olgusuna katılıyor ve destekliyor mu?

Sinir bilimi, bütün memelilerin, kuşların ve diğer türlerin kendi acılarının farkında oldukları kesin kanıtından daha fazlasına sahip. 2013 yılında, Cambridge Bilinç Beyannamesi bu konuyu masaya yatırdı.

Araştırmacılar, faaliyetleri bilinçli deneyimle örtüşen insanlar ve hayvanlarda homolog devreler tespit etmişlerdir. Bu tespite göre, hayvanların bir duyguyu hissettiklerinde faaliyete geçen sinirsel devreleri, insanlarda faaliyete geçenle aynıdır. Dünyadaki ünlü sinir bilimciler, gerçekte, hayvanların kendi acılarının, üzüntülerinin farkında oldukları sonucuna katılıyor ve bu çalışmayı destekliyorlar.

“Hem hayvan haklarından hem de insan haklarından yanayım. Bu, bütün insanlığın yoludur.”

– Abraham Lincoln

Cambridge Bilinç Beyannamesi

7 Temmuz 2012 yılında, saygın bir grup bilim insanı Cambridge Bilinç Deklerasyonunu imzaladı. Bu belgeye göre, sadece insanlar değil, aynı zamanda çok sayıda hayvan, omurgalı ve omurgasızlar dahil olmak üzere, sentient (sezgili) varlıklardır. Bu da demek oluyor ki, bütün bu canlılar kendi deneyimlerine ilişkin bilince sahipler ve dolayısıyla da olumlu ya da olumsuz ruh haline sahip olabilirler. 

Ortak bilimsel kanıtlar göstermektedir ki, hayvanlar kasıtlı davranışlar sergileme yeteneği ile birlikte nöroanatomik, nörokimyasal ve nörofizyolojik bilinç durumlarının substratlarını (alt tabanlarını) taşırlar. Diğer bir deyişle, insanlar bilinci oluşturan sinirsel substratlara sahip tek varlıklar değiller.

California’da bulunan nörodiagnostik şirket NeuroVigil’in kurucusu ve CEO’su Philip Low, Seattle’da bulunan Allen Beyin Bilimi Enstitüsünden Christof Koch, La Jolla Sinirbilimleri Enstitüsünden David Edelman ve diğer saygın sinir bilimciler Cambridge Bilinç Beyannamesini imzaladılar.

Olumlu ve olumsuz deneyimlere sahip olma kapasitesinin bir canlıyı bilinçli yapan faktör olduğu kabul edilmiş oldu.

“Dünya üzerindeki hiçbir varlık daha az ya da daha fazla burada olma hakkına sahip değildir.”

– Anthony Douglas Williams

Hayvan bilinci ile ilgili yapılmış son çalışmalar

Çok sayıda çalışma, bu gerçekleri kabul etmeye devam ediyor. 2016 yılında, Jarrod Bailey ve Shiranee Pereira, köpeklerde empati ve duygularla bağlantılı beyin devleri ile ilgili bir araştırma yayınladılar. Bu çalışma, Cambridge Bilinç Deklerasyonunu kabul etmekte ve kapsamını genişletmektedir.

Ayrıca, INRA (Fransız Ulusal Tarım Araştırma Enstitüsü), Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu ile birlikte hayvan bilinci üzerine bir çalışma yürüttüler. Çalışmanın sonuçlarını, 2017 yılında Parma, İtalya’da kamuya sundular. Çalışmanın bu parçası, hayvanların, nosiseptif uyarıcıların neden olduğu olumsuz duyguların da dahil olduğu karmaşık bilginin bilinç sürecini destekleyen, sinir sistemleri ile donatılmış olduğunu kanıtlarla destekler.

Bu çalışmada primatlar, kargagiller, kemirgenler ve gevişgetirenler gibi farklı türler incelendi. Araştırmacılar, primatlar, kargagiller ve kemirgenler gibi otobiyografik hafızaya sahip hayvanların geçmişe ve geleceğe uzanan arzu ve hedefleri olabileceği sonucuna ulaştılar. Sonuç olarak, hayvanlar kaçınmalı deneyimlerle derinden etkilenebilirler.

Hayvan bilinci bir gerçek

Hayvanlara kötü davranan kişiler, bu davranışlarını hayvanların hiçbir şey hissetmediğini söyleyerek meşrulaştırırlar. Ancak, hayvan bilinci ile ilgili yedi yıldan fazladır süre gelen deliller ve sonraki çok sayıda çalışmanın bu sonucu desteklemesiyle birlikte, hayvanları suistimal etmeyi savunmak bir bahane olmaktan çıktı.

Hayvanları birer obje olarak gören, onlara kötü davranan ve farklı yollarla onları suistimal eden bütün insanlar, kendilerini savunmak için başka argümanlar bulmalılar çünkü bilim, bu insanları zerre desteklemiyor. Dahası, hayvan hakları düzenlemesi, hayvanların korunması ve hayvan refahı olağanüstü bir meşru etkiye sahip. Temel olarak, burada bahsettiğimiz bütün çalışmalar ve kanıtlar yasalara dönüşüyor.

Görünen o ki, insan bilinci çalışmanın zorluğuna rağmen, şuandan sonra, insan bilinci hayvan bilinci ile birlikte çalışılacaktır.

“Bir insan kalbini, hayvan tedavisiyle yargılayabiliriz.”

– Immanuel Kant