Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Mustafa ACER : ATATÜRK’ÜN HAVACILIĞA VERDİĞİ ÖNEM 

06 Kasım 2018




İleri görüşlü bir Lider olan
Atatürk
 

* Right kardeşlerin 1903 yılında ilk uçuş denemesinden sonra
havacılık gelişerek devam etmiştir.




* Dünya’da Havacılık gelişirken, dönemin Osmanlı yönetimi de
gelişmeleri takip ediyordu.
 

1910 yılında Mustafa Kemal, Fethi
Bey (Okyar) ile Fransa’da yapılan büyük Picardie
Manevraları’nı
izlemek amacıyla Osmanlı Hükümeti tarafından
gönderilmişti. Bir uçağın deneme uçuşunda ikinci pilot olarak uçacak gönüllü
istenir, Mustafa Kemal gönüllü olmak ister, fakat Fethi Bey ona engel olur.
Gösteriye çıkan Uçak uçuş sırasında düşer ve Pilot ile yardımcı pilot hayatını
kaybeder. Mustafa Kemal uçağa binmediği için kurtulur.




Cumhuriyet Gazetesi yazarı Abidin
Daver, o sırada Paris’te Mustafa Kemal’le yaptığı görüşmeyi şöyle
anlatır: “Mustafa Kemal’le, 1910 yılının Eylül ayında Paris’te,
Lunapark’ta karşılaştım. Yanında Fethi Bey vardı. Bir süre önce, Fransız
ordusunun Picardie’de yaptığı manevraları izlediklerini bildiğimden,
çocukluğumdan beri içimdeki askerlik merakı ile kendisinden manevralar
konusundaki izlenimlerini sordum. Görüşünü şöyle özetledi: “Uçaklar savaşta önemli rol oynayacaktır.
Fransız sahra topçusu mükemmel, fakat Fransız piyadesi kırmızı pantolonlarıyla
çok iyi bir hedef teşkil eder. Fransız ordusu, gereğinden fazla ateşli ve
saldırgan bir ruhla yetiştirilmektedir.
 

O dönemde Uçaklar sadece keşif ve
gözleme amacıyla kullanılıyordu. O dönemde Mustafa Kemal’in havacılık konusundaki
görüşlerine katılmıyordum. Dört yıl sonra, Birinci Dünya Savaşı’nda, hava gücünün kesin etkisi görüldü. Atatürk’ün
görüş ve düşüncelerindeki isabet
daha iyi anlaşılmış oldu.”




* Osmanlı döneminde 01 Haziran
1911 tarihinde Yarbay Süreyya (İlmen) Bey başkanlığında “Havacılık Komisyonu” kurulması ile Hava Kuvvetlerinin temeli atılmış
oldu. daha sonra Süvari Yüzbaşı Fesa ve İstihkam Yusuf Kenan Beyler Uçuş
eğitimi için Fransa’ya gönderildi.
 

Fazıl,
Vecihi, Basri, Muzaffer ve Hayri; Kurtuluş savaşları boyunca uçakla keşif
görevi yapmış
ve isabetli keşifleri ile Kara
birliklerine değerli bilgiler vermişti. Uçakların görevi; düşman cephelerini
gözetlemek, düşman uçaklarının keşif amacıyla cephe gerilerine sızmalarını
engellemek, Bu uçuş sırasında havada düşman uçağı görülürse onunla çatışmaktı.




* Atatürk’ün “Bütün tayyarelerimizin ve motorlarının memleketimizde
yapılması ve harp sanayisinin bu esasa göre inkişaf ettirilmesi icap
eder.”
sözlerinden hareketle 1925 yılında TOMTAŞ denen Tayyare Otomobil ve Motor Türk Anonim Şirketi
kurulmuştur. Bir yıl sonra ‘Kayseri Uçak ve
Eskişehir Bakım Tesisleri’ kurulmuştur. TOMTAŞ 1928 Yılında dağılmış, Fabrika Kayseri Uçak Fabrikası adında üretime
devam etmiştir.
 

* Nuri Demirağ uçak fabrikası  (1936-1943) : İstanbul Beşiktaş’ta
Fabrika ve Yeşilköy’de bir Uçuş okulu olarak kurulan tesislerde; ND-37 Eğitim
uçağından 24 adet üretilmiş ve bu uçaklar pilot eğitiminde kullanılmıştır.




* THK uçak fabrikası (1941-1956) ve MKEK uçak fabrikası (1956-1962) – ANKARA: II. Dünya savaşı sırasında
savaştan kaçan Polonyalı Havacıların da yardımlarıyla, THK’nun Eğitim uçağı
ihtiyacını karşılamak amacıyla 1941
yılında Etimesgut’ta bir uçak fabrikası kurulmuştur
.
 

* Türk
Tayyare Cemiyeti’nin Kuruluşu




Mustafa Kemal, havacılığın hızla
gelişeceğini sezinlemiş, ilgilileri bu konuda uyarmıştır. Türk havacılığının
gelişmesini, güçlendirilmesini sağ­lamak amacıyla zaman geçirilmeden gerekli
girişimler başlatmıştır.
 

Mustafa Kemal 1 Kasım 1924’de,
TBMM’ndeki açış konuşmasında, yurdun havacılık konusuna yer vererek: “…Yurt
savunmasından söz ederken, askerî alanda önemli ve etkin bir nitelik taşıyan
hava kuvvetlerine, yüce Meclis’in özellikle ilgi ve dikkatini çekerim.”




Türk Havacılığına çok büyük
katkısı olan pilot Vecihi Hürkuş; “Türk
Tayyare Cemiyeti’nin tüzüğü
, 1924 yılında Mustafa Kemal’in direktifi
ile, Türk Hava Kuvvetleri Genel Müfettişliğince hazırlanmış ve Bolu Mebusu
Cevat Abbas tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmuştur.
 

“Türk
Tayyare Cemiyeti”
16 Şubat 1925 Tarihinde kuruldu.
1935 yılında Türk Hava Kurumu (THK)
adını aldı. Türk Tayyare Cemiyeti 21 Eylül 1925 tarihinde, altı öğrenciyle,
çift kumandalı uçaklarla teknik program uygulaması ile uçuş eğitimine başladı.
Bir hafta süren bu eğitimle, hemen her öğrenci 30 kez uçuyor ve uçakta kumanda
edebilir seviyeye geliyordu.




Atatürk, havacılık ile ilgili
görüşlerini şöyle açıklar: “İstikbal göklerdedir. Göklerini koruyamayan
uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar”.
 

* Mustafa Kemal, 8 Haziran
1926’da Bursa’da, Öğretmenler Birliği
toplan­tısında
konuşmalarında “Türk ulusunun, Hava Kuvvetlerimizin güçlendirilmesi gereğini anlayıp değerli
yardımlarda bulunması, siyasî uygarlığa erişmesinin en büyük kanıtıdır.”




“Bu alanda ulusa yol gösteren
Türk Tayyare Cemiyeti’nin çalışmalarını takdir ederim. Cemiyet’in sabit ve
muayyen gelir bulması için yurdumuzun çeşitli yerlerinde yapmış olduğu
toplantıların yararlı bir şekilde sonuçlanması için, yurttaşların gayret
göstereceklerinden eminim”. “… Havacılığın toplum içinde tanıtılıp sevdirilmesi
de aynı zamanda gençliği heveslendirip istekli hale gelmesinde Cemiyet’in
çalışması önemlidir.”
 

Anadolu Ajansı: “Türk Tayyare
Cemiyeti’nin ilk satın aldığı okul uçağı, bugün İstanbul üzerinde iki kez uçmuş
ve limandaki bütün vapurlar tarafından sürekli düdükler çalmak suretiyle
selâmlanmıştır. Okul uçağı, şehir üzerinden pek alçak uçarak dolaşmış ve halk
tarafından, hevesle izlenmiştir.” diye anlatmıştır.




İstanbul halkı o gün, çok neşeli
bir gün yaşamıştı. Bu şekilde gösteriler Kurum’a bağış sağlanması yönünden
etkili ve yararlı olmuştur.
 

* Sabiha
GÖKÇEN Atatürk’ün İzinde Bir Ömür Böyle Geçti
adlı
kitabında havacılıkla ilgili anlattıkları; “Gazi Paşa, Geleceğin göklerde olacağına inanıyordu. Mustafa Kemal Havacılıkla
ilgili bütün yabancı yayınları izliyor, bu konudaki gelişmeleri gün geçirmeden
Türkiye’de de uygulama alanına sokmağa çalışıyordu. Ona göre insanlığın
hizmetine girecek en büyük gelişmeler
havacılık alanında olacaktı. Hatta gün gelecek, insanoğlu uzaya, başka
dünyalara gidecek, Ay’ı ve benzeri gezegenleri bile fethedecekti.
İşte
bu çağdaş savaşlar da göklerde üstün olan uluslar tarafından kazanılacaktı.




Gazi Paşa: “Eskimiş teknolojileri
değil, en yeni teknolojiyi ülkeye getirmediğimiz sürece, yabancı ülkelere
bağımlı olmaktan kurtulamayız. Bunun için de, bir yandan mümkün olduğu kadar
kemerleri sıkarak kendi yağımızla kavrulacak, bir yandan da yeni parasal
kaynaklar yaratarak, çağdaş
teknolojilerin en yenilerini topraklarımıza taşıyacağız
. Biz, yeni ve
genç bir Türkiye kuruyoruz. Dost, düşman ülkelerin geride kalmış
teknolojilerine gereksinmemiz yok. Ya en yenisini kurar, onlarla boy ölçüşürüz,
ya da biraz daha sabreder, bunu yapabilecek güce erişmemizi bekleriz” diyordu.
 

“Kanatlı bir gençlik, yurdun
geleceği bakımından en büyük güvencedir. Bir gün batılılar, Ay’a ayaklarının izlerini bırakacaklarsa,
bunların arasında bir de Türk’ün bulunması
için şimdiden çalışmalara
girişmek, aşamalar kaydet­mek gerekir.”


* Adı bizzat Mustafa Kemal ATATÜRK
tarafından konan Türkkuşu, 3
Mayıs 1935 tarihinde; Türk Hava Kurumu’na bağlı olarak açıldı. Açış
konuşmasından sonra, planörle uçuş gösterileri ve paraşütle atlayışlar yapıldı.




Burada gençlerimiz uçuşu, planör kullanmayı, paraşütle atlamayı,
kısacası havacılıkla ilgili her şeyi
bilimsel bir şekilde en iyi
öğretmenlerden, deneyler yaparak öğreneceklerdi.
 

M. Kemal ATATÜRK açış
konuşmasında; “Lâkin yaşadığımız bu çağda, artık insanlar, yalnız karada ve
denizde kalmadılar. Doğanın hava varlığının da içine daldılar. Hayat için,
yaşamak için havayı yalnız nefeslenmenin yeter olmadığı anlaşıldı.




Gerek ve gerçek olan hava
egemenliği, açık olarak ortaya çıktı. Bütün
ulusların büyük bir önemle oluşturmaya çalıştıkları bu alanda, Türk ulusu da
kuşkusuz yerini almalıydı.
Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, kara ordumuzun
yanında, donanmamızı kurarken, hava filolarımızı da, en son hava araçları ile
düzenlemekten geri kalmadı. Kişilikleriyle onur duyduğumuz hava subaylarımız ve
komutanları da yetişmiş bulunuyorlar. Pilotlarımız, her zaman ve her halde,
ulusun yüzünü ağartacak yüksek değerdedir. Lâkin arkadaşlar, bu kadarı yeter
görmek doğru olmazdı. Hava işine, onun
bütün dünyada aldığı önem derecesine göre değer vermek gereklidir
. Bunu
göz önünde tutan Cumhuriyet hükümeti, havacılığı, bütün ulusun işlevi yapmak
kararındadır. Türk, yurdunun dağlarında, ormanlarında, ovalarında,
denizlerinde, her bucağında nasıl bir bilgi ve kendine güvenle yürüyor,
dolaşıyorsa vatan göklerinde de aynı
surette dolaşabilmelidir.
Bu ise Türk’ü, çocukluğundan vatan kuşları ile
yurt havası içinde yarışa alıştırmakla başlar. İşte bugün, burada bizi toplayan
neden, o kutsal işe başlama törenidir. Havacılığın
gelişimine ciddî şekilde sarılmasından
dolayı hükümete, Genel Kurmay
Başkanı Mareşale ve Türk Hava Kurumu Başkanı, değerli arkadaşımız Fuad’a
(Bulca) burada, özel olarak gönül borcumu sunarım.
 

Türk çocuğu,
her işte olduğu gibi, havacılıkta da, en yüksek düzeyde, gökte seni bekleyen
yerini az zamanda dolduracaksın. Bundan, gerçek dostlarımız sevinecek, Türk
ulusu mutlu olacaktır
”.




* Sabiha GÖKÇEN Atatürk’ün isteği
ile 16 Haziran 1938 günü, tek başıma Balkan turuna başladı ve Balkan
ülkelerinin başşehirlerini dolaşarak İstanbul’a döndü. Bu seyahatten amaç,
çağdaş Türk kadınının medeni dünyaya örnek olarak Havacılıkta da yerini
aldığını göstermekti..
 

* Mustafa Kemal ATATÜRK; Bilim ve teknolojinin öncüsü olarak
Havacılığı görmüş, “İstikbal
Göklerdedir”
diyerek, Gelecek için Havacılığa sahip çıkılması
gerektiğini işaret etmiştir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış